Fark makinesi

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:43

Uzun bir aradan sonra 1822 ‘de İngiliz matematikçi Babbage (1791 – 1871), oldukça geliÅŸmiÅŸ bir makinenin tasarımına baÅŸladığını duyurmuÅŸtur. Fark makinesi, bir deÄŸerler serisini otomatik olarak hesaplayabilmeyi öngörüyordu. Sonlu farklar yönteminden yararlanarak, çarpma ve bölme iÅŸlemlerinden yararlanmaksızın hesaplama yapmak mümkündü.

Babbage geliştirdiği ikinci Fark makinesi ile birlikte çalışabilecek, değişken sütun ve satır özelliklerine sahip, çıktı formatı programlanabilmesi gibi şaşırtıcı özelliklere sahip bir tasarlamıştır. Fark makinesinin tamamlanmasından dokuz yıl sonra, Müzesi, 19. yüzyıl cihazları için oldukça karmaşık sayılabilecek bu yazıcıyı da tamamlamıştır.

Fark makinesi, projenin ilk haliyle, 2,5 mt yüksekliÄŸinde, 15 ton ağırlığında olacak ve 25.000 parçadan oluÅŸacaktı. Babbage, projesine mali kaynak bulabilmesine raÄŸmen onu tamamlayamamıştır. Daha sonra Fark makinesinin geliÅŸtirilmiÅŸ bir modelini tasarlamasına raÄŸmen bunun yapımına hiç baÅŸlayamamıştır. 19. Yüzyılın olanak tanıdığı ölçüsel toleranslarla 1989-1991 yılları arasında tamamlanan bu , Londra Bilim Müzesi’nde çalıştırıldığı zaman ortalama bir makinesinden çok daha öteye giderek 31 basamaÄŸa kadar doÄŸru yapabildiÄŸi görülmüştür.

Fark makinesi, polinom iÅŸlevlerin (fonksiyonların) hesaplanması için tasarlanmış bir mekanik hesap makinesidir. Toplama çıkarma yapabilen bir makine yapmak yüzyıllar boyunca bilim adamlarının ilgisini çekmiÅŸtir. 1642 yılında bir vergi memurunun oÄŸlu olan Blaise Pascal, babasına yardım amacıyla böyle bir makine tasarlamıştır. 1694 yılında, Gottfired Wilhelm von Leibniz, Pascal’ın tasarladığı bu makineyi geliÅŸtirerek, aynı zamanda çarpma ve bölme iÅŸlemlerini de yapabilen bir makineyi tamamladığını duyurmuÅŸtur. Daha sonra 1786′da J.H. Müller de benzeri bir makineyi tasarladığını duyurmuÅŸ ancak yapımını gerçekleÅŸtirememiÅŸtir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Fark_makinesi

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

Jack Kilby

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:10

Jack St. Clair Kilby (d. 8 Kasım 1923, Jefferson City, Missouri – ö. 20 Haziran 2005, Dallas, Teksas) Nobel Ödülü sahibi ABD’li mühendisi, mühendisi, adamı ve .

2000 yılında, tümleÅŸik devre buluÅŸuyla Nobel Fizik Ödülü kazanan Texas Instruments mühendisi Kilby, aynı zamanda el makinesi ve termal yazıcının da mucidi olarak bilinmekteydi. 60 civarında patente sahip olan Kirby, bir çok üniversite ile yakın temas içinde oldu. Illinois Üniversitesi, Wisconsin Üniversitesi, Texas A&M Üniversitesi bunlardan birkaçıdır. Kilby 1983 yılında Texas Instruments’den emekli oldu, 81 yaşında uzun yıllar mücadele ettiÄŸi kansere yenik düştü. Bilim adamının ölümünden sonra ailesi, Kilby’nin dünyanın teknoloji ve mühendislik alanında en zengin koleksiyonunu Güney Metodist Üniversitesi’de (Southern Methodist University) kurulu DeGolyer Kütüphanesine bağışladı. Bu koleksiyonda ilk dijital saatler, ilk taşınabilir hesap makineleri, ilk transistörler, ilk mikroçipler, ilk cep telefonlarına ait dökümanlar ve örnekler bulunmaktadır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Jack_Kilby

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

Elisha Gray

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:09

Elisha Gray, (d. 2 AÄŸustos 1835, Barnesville, Ohio – ö. 21 1901, Nevtonville, Massachusetts), ABD’li mühendisi.

Aynı yıl oteller için bir anons sistemi, klavyesi ve yazıcısı geliÅŸtirdi. Bir çok buluÅŸa imza atan, 1893′te ilk Uluslararası Elektrik Kongresi’ni düzenleyen Elisha Gray, 1899 yılında Boston’a taşındı. Gemiler için haberleÅŸmede kullanılacak bir sualtı sinyal cihazının 31 Aralık tarihinde denemeleinin yapılmasından kısa bir süre sonra kalp krizi sonucu yaÅŸamını yitirdi.

ÇocukluÄŸunu bir çiftlikte geçiren Gray, Oberlin Koleji’nde eÄŸitim görürken elektriÄŸe olan ilgisi nedeniyle çeÅŸitli araÅŸtırmalar yaptı, okulun laboratuvar donanımını geliÅŸtirdi.1862 yılında Delia Minerva Shepard ile evlendi. 1865 yılında telgraf hattının yalıtım deÄŸiÅŸkenliÄŸini otomatik olarak ayarlayan bir yaptı. 1867 ve ilerleyen yıllarda otomatik telgraf rölesi, telgraf santralı, telgraf iletme rölesi gibi buluÅŸlarına patent aldı.

Kimi kaynaklarca, 1876 yılında yaptığı prototipi ile telefonun gerçek mucidi olarak kabul edilen Gray, patent alımında uzun süren bir dava sonucu, ’e yenik düşmesine karşın, yaptığı buluÅŸlarıyla 70′ten fazla patent sahibidir.

1869 yılında Chicago’da E.M. Barton’la birlikte Gray ve Barton ÅŸirketini kurdular. 1870′te Anson Stager’in de ortak olduÄŸu kuruluÅŸ, diç doktoru Dr. Samuel S. White of Philadelphia tarafından finanse . Gray’in elyazılarını telle ileten teleotografı buluÅŸu oldukça getirdi.

Gray çok sayıda kitap yazmıştır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Elisha_Gray

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Chester Carlson

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:08

Buradaki çalışmalarının ve patent çizimlerinin kopyalarını çıkarmakta yaÅŸadığı güçlükler sonucu daha çabuk ve pratik ÅŸekilde kopya elde edeileceÄŸi yöntemler aradı. O dönemde pek çok ÅŸirketin çekerek ya da kimyasal yollarla kopya üretmeye çalıştığını biliyordu bu yüzde de Carlson elektrostatiÄŸe yöneldi ve dört yıllık bir çalışmanın sonunda 1938 yılında kserografik kopyayı elde etmeyi baÅŸardı. Bu buluÅŸa daha sonra eski ’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleÅŸiminden “Xerografi” adı verildi. Carlson’ın bu buluÅŸu ileriki yıllarda geliÅŸmiÅŸ , , tarayıcı ve dijital baskı sistemleri gibi ürünlerin de ortaya çıkmasına neden oldu.

Carlson 1940 yılında bu buluÅŸunun patentini aldı ancak sonraki yıllarda geliÅŸtirmek ve pazarlamak konusunda pek çok sıkıntıyla karşılaÅŸtı. 20′den çok ÅŸirket tarafından geri çevrildi, bu buluÅŸa yatırım yapmaya deÄŸecek kadar önemli olmadığını düşündüler. Bu ÅŸirketler arasında IBM, General Electric, Kodak gibi büyük firmalar da vardı.[1] Uzun uÄŸraÅŸlar sonunda 1944 yılında Battelle Anıtsal Enstitüsü bu konuda ikna oldu. Daha sonra 1947 yılında New York’lu küçük bir ÅŸirket olan “Haloid Company” bugünkü adıyla Xerox Corporation kserografinin ticari haklarını satın aldı ve 11 yıl sonra ilk makinesini piyasaya sürdü.

California Teknoloji Enstitüsü bölümünü bitirdikten (1930) sonra bir süreliÄŸine Bell Telephone Company’de çalıştı. Daha sonra New York’ta P.R. Mollary Company’nin patent bölümüne girdi.

Chester Floyd Carlson (d. 8 Åžubat 1906, Washington – ö. 19 Eylül 1968, New York), ABD’li fizikçi. Elektrostatik kuru basım yöntemi olan kserografinin diÄŸer bir deyiÅŸle fotokopinin mucidi.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Chester_Carlson

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

1954 tarihi

Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:32
  • 13 Temmuz – Frida Kahlo (d. 1907)
  • 7 Åžubat – Dieter Bohlen, Alman müzisyen (Modern Talking).
  • 5 Haziran – Haluk Bilginer, oyuncu ve yönetmen.
  • 12 Eylül – Gülsin Onay, piyanist
  • 26 Nisan Burdur ÅŸeker fabrikası kuruldu
  • Edebiyat – Ernest Hemingway
  • 3 Ekim – Stevie Ray Vaughan, ABD’li blues gitaristi.
  • 14 Kasım – Condoleezza Rice
  • 3 Kasım – Henri Matisse (d. 1869)
  • 13 Temmuz – Sezen Aksu
  • 26 Åžubat – Recep Tayyip ErdoÄŸan 59. ve 60. hükumetler dönemi T.C BaÅŸbakanı.
  • 17 Temmuz – Angela Merkel, Alman politikacı, baÅŸbakan.
  • 7 Haziran – (d. 1912)
  • 15 Haziran – UEFA kuruldu.
  • 29 Kasım – Dink Johnson (d. 1892)
  • 9 Ekim – Dennis Stratton, İngiliz gitarist
  • 22 AÄŸustos – Veysel Çolak (ÅŸair, romancı)
  • 20 Temmuz – Keith Scott, Kanadalı müzisyen
  • 14 Temmuz – Jacinto Benavente (d. 1866)
  • 11 Temmuz – Henry Valentine Knaggs (d. 1859)
  • 12 Åžubat – Dziga Vertov (d. 1896)
  • 14 Kasım – Yanni
  • 2 Mayıs – 1954 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri
  • Adanaspor Kuruldu.
  • 15 Temmuz – Mario Kempes, Arjantinli eski milli futbol oyuncusu
  • – Max Born, Walther Bothe
  • 28 Kasım – (d. 1901)
  • 29 – Oprah Winfrey
  • 25 Ocak – Amerika BirleÅŸik Devletleri, BirleÅŸik Krallık, Fransa ve Sovyetler BirliÄŸi, Berlin Konferansı’nda buluÅŸtu.
  • 25 Mayıs – Robert Capa (d. 1913)
  • 24 Ocak – Ferenc Herczeg, Macar yazarı (d. 1863)
  • 20 Temmuz – NevÅŸehir il oldu.
  • Kış aylarında istanbul boÄŸazı karlar altında kalmıştı ve üstünde yürünilebilecek seviyeye kadar gelmiÅŸti.
  • – Linus Carl Pauling
  • 30 Mart – Kanada’nın ilk yeraltı geçidi Toronto’da açıldı.
  • 11 Ekim – Vojislav Å eÅ¡elj, Sırp siyasetçi
  • 25 Aralık – Annie Lennox
  • İnegölspor Kuruldu.
  • 21 Eylül – Åžinzo Abe, Japonya baÅŸbakanı
  • 19 Ocak – Cindy Sherman, ABD’li sanat fotoÄŸrafçısı ve yönetmeni.
  • 18 Nisan – Albay Cemal Abdülnasır, Mısır’da krallığı darbeyle devirerek iktidarı ele geçirdi.
  • 14 Haziran – Sakarya ve Adıyaman il oldu.
  • 20 Mart – Mehmet Emin Kalmuk (d. 1869, İstanbul), hendese (Geometri) muallimi, ve telefon müderrisi (Medrese hocası).
  • Muhsin YazıcıoÄŸlu Büyük Birlik Partisi Genel BaÅŸkanı, 19. – 20. ve 23. dönem Sivas Milletvekili (ö. 2009)
  • 28 Aralık – Denzel Washington
  • DNA keÅŸfedildi
  • 17 Mart – Türkiye Milli Futbol Takımı, Roma’da İspanya ile 2-2 berebere biten maç sonunda kura atışlarıyla tarihinde ilk kez FIFA Dünya Kupası finallerine katılmaya hak kazandı.
  • 27 Ocak – Köy Enstitüleri kapatıldı.
  • Kenan Onuk (ö. 2005)
  • 15 Åžubat – Matt Groening, Simpsonlar’ın yaratıcısı ABD’li karikatürist.
  • 16 AÄŸustos – James Cameron, yönetmenlik yanında senarist ve prodüktördür
  • 26 Kasım – Kapalı Çarşı’da büyük bir yangın çıktı.
  • 30 Kasım – Wilhelm Furtwängler (d. 1886)
  • 22 veya 23 Kasım – Sait Faik Abasıyanık, yazarı (d. 1906)
  • Tıp – John Franklin Enders, Huckle Weller, Frederick Chapman Robbins
  • Barış – BirleÅŸmiÅŸ Milletler Mülteciler Yüksek KomiserliÄŸi Ofisi
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1954

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1948 tarihi

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:28
  • 15 AÄŸustos- Kore, Güney Kore ve Kuzey Kore olarak ikiye ayrıldı.
  • 14 Mayıs – İsrail bağımsızlığını ilan etti.
  • 31 Aralık- Donna Summer, ABD’li sanatçı
  • 10 Åžubat – Sergei Eisenstein, Rus yönetmeni
  • 26 – Musa Kazım Karabekir
  • 16 Kasım – Robert Lange, İngiliz müzisyen ve yapımcı
  • 19 Temmuz – Argentina Menis, Rumen atlet
  • 16 Mart – Cemil İpekçi, İstanbul moda tasarımcısı
  • 7 Nisan – Dünya Örgütü kuruldu.
  • 11 Eylül – Muhammed Ali Cinnah, Nobel Barış Ödülü sahibi Pakistan’ın kurucusu.
  • 21 Temmuz – Cat Stevens
  • 29 Eylül – Theo Jörgensmann, Alman müzisyen
  • 13 Haziran – Osamu Dazai, Japon yazar (d. 1909)
  • ?-Devlet Bahçeli,Mhp genel baÅŸkanı
  • 30 Ocak – Mahatma Gandhi, Hintli düşünür ve önder
  • 29 Temmuz – Ramiz Azizbeyli, Azeri oyuncu
  • 2 Haziran – Recep YazıcıoÄŸlu (ö. 8 Eylül 2003), kaymakam, vali
  • 30 Ocak – Hintli pasifist lider Mahatma Gandhi, Nathuram Godse tarafından öldürüldü.
  • 10 Aralık – DuÅ¡an Bajević, Bosnalı futbolcu, teknik direktör
  • 22 Kasım – 27 Kasım arasında, İstanbul’da, 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleÅŸtirildi, özel giriÅŸimciliÄŸin teÅŸviki istendi.
  •  ? – Rüştü Kazım Yücelen, Türk siyasetçi.
  • 21 Aralık – Samuel L. Jackson, ABD’li oyuncu
  • 15 Mayıs – Arap-İsrail Savaşı
  • 27 Aralık – Gerard Depardieu, oyuncu
  • 23 Aralık – Hideki Tojo, Japon asker, düşünür ve devlet adamı
  • 4 Mart – James Ellroy, ABD’li yazar.
  • 17 Aralık-Kemal KılıçdaroÄŸlu,Chp’li aday.
  • 1 Mayıs – Hürriyet gazetesi kuruldu.
  • 28 Nisan – Terry Pratchett, İngiliz fantastik komedi yazarı
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1948

    Tags: , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

    bilgisayarın mucidi

    Yazan: admin | Mucitler | Cumartesi 7 AÄŸustos 2010 16:27

    20. yüzyılın ilk yarısında ise, birçok bilimsel gereksinim, gittikçe karmaşıklaşan örneksel (analog) bilgisayarlar ile giderildiler. Ancak günümüz bilgisayarlarının yanılmazlık düzeyinden hâlâ uzaktılar.

    BoÅŸluk tüpüne dayalı bilgisayarlar 1950′ler boyunca kullanımda kaldıktan sonra, 1960′larda daha hızlı ve ucuz olan geçirgeç (transistör) tabanlı bilgisayarlar yaygınlık kazandı. Bu etkenlerin sonucunda bilgisayarların daha önce görülmemiÅŸ bir düzeyde toplu üretimine geçirildi. 1970′lere varıldığında tümleÅŸik devre uygulayımı ve 4004 gibi mikroiÅŸlemcilerin geliÅŸtirilmesi sayesinde bir kez daha büyük bir baÅŸarım ve güvenilirlik artışının yanı sıra, maliyet düşüşü de yaÅŸandı. 1980′lerde artık bilgisayarlar, makinesi gibi günlük hayat kullanımındaki birçok makinesel aygıtın denetleyici donanımlarındaki yerlerini almaya baÅŸlamışlardı. Yine aynı dönemde, kiÅŸisel bilgisayarlar yaygınlık kazanıyorlardı. Son olarak 1990′lardaki Internet’in geliÅŸimi ile de bilgisayarlar televizyon ve gibi alışılmış birer hâline gelmiÅŸlerdir.

    Yazılım kavramı bilgisayardaki özdek (maddi) olmayan tüm bileşenleri tanımlar: yazılımlar, iletişim kuralları ve veriler hepsi yazılımdır.


    İstenilen yazılımı kayıt edip istenilen zamanda çalıştırabilmeleri bilgisayarları çok yönlü kılıp hesap makinelerinden ayıran ana özellikleridir. Church-Turing tezi bu çok yönlülüğün matematiksel ifadesidir ve herhangi bir bilgisayarın bir diğer bilgisayarın görevlerini yerine getirebileceğinin altını çizer. Dolayısıyla, karmaşıklıkları ne düzeyde olursa olsun, cep bilgisayarından süper bilgisayarlara kadar, bellek ve zaman kısıtı olmadığı takdirde hepsi aynı görevleri yerine getirebilirler.

    Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

    VikiKitap‘ta ile ilgili kılavuz veya ders kitapları bulunmaktadır.

    Günümüz bilgisayarlarının neredeyse tamamının bu mimariye uyumlu duruma gelmesi ile bilgisayar sözcüğünün tanımı olarak da kullanılmaktadır. Dolayısıyla bu tanıma göre geçmiÅŸteki aygıtlar bilgisayar olarak sayılmasalar da, tarihsel baÄŸlamda yine de o biçimde anılmaktadırlar. Her ne kadar 1940′lardan bu yana bilgisayar uygulayımı köklü deÄŸiÅŸiklikler geçirmiÅŸ olsa da, çoÄŸunluÄŸu von Neumann mimarisine sadık kalmıştır.

    Son bir bellek alt türü ise önbellektir (cache memory). İşlemci içerisinde yer alır ve yazmaçlardan büyük sığaya sâhip olmanın yanı sıra ana bellekten de hızlıdır.

    VikiSöz‘de Bilgisayar ile ilgili özlü sözler bulunmaktadır.

    Bilgisayarlar çok farklı biçimlerde karşımıza çıkabilirler. 20. yüzyılın ortalarındaki ilk bilgisayarlar büyük bir oda büyüklüğünde olup, günümüz bilgisayarlarından yüzlerce kat daha fazla güç tüketiyorlardı. 21. yüzyılın başına varıldığında ise bilgisayarlar bir kol saatine sığacak ve küçük bir ile çalışacak duruma geldiler. Toplumumuz kişisel bilgisayarı ve onun taşınabilir eşdeğeri, dizüstü bilgisayarını, bilgi çağının simgeleri olarak tanıdılar ve bilgisayar kavramıyla özdeşleştirdiler. Günümüzde çok yaygın kullanılmaktadırlar.

    Von Neumann mîmârisine göre bilgisayarlar başlıca dört bileşenden oluşurlar bilgisayarda aritmetik mantık vardır.

    1837 yılında Babbage, adını Analytical Engine (Çözümlemeli veya analitik ) koyduğu, ilk tam yazılımlanabilir makinesel bilgisayarı kavramsallaştırıp tasarladı. Ancak parasal nedenler ve üzerindeki çalışmalarının sonlanamaması nedeniyle bu makineyi geliştirmedi.

    VikiSözlük‘te Bilgisayar ile ilgili kelime açıklaması bulunmaktadır.

    Bir bilgisayarın belleği, sayılar içeren bir hücreler bütünü olarak düşünülebilir. Her hücreye yazılabilir ve içeriği okunabilir. Her hücrenin kendisine özel bir adresi vardır. Bir komut örneğin 34 sayılı hücrenin içeriğini 5.689 sayılı hücreyle toplayıp 78. hücreye yerleştirmek olabilir. İçerdikleri sayılar herhangi bir şey olabilir, sayı, komut, adres, harf, v. b. İçeriğinin doğasını ancak onu kullanan yazılım belirler. Günümüz bilgisayarlarının çoğunluğu veriyi kaydetmek için ikili sayıları kullanır ve her hücre 8 bit (yani bir bayt) içerebilir.

    G/Ç bir bilgisayarın dış dünyadan veri alışverişinde bulunmak için kullandığı araçtır. Yaygın olarak kullanılan giriş birimleri arasında klavye ve fare, çıkış için ise ekran (veya görüntüleyici, monitör) ve yazıcı sayılabilir. Sâbit ve optik diskler ise her iki görevi de üstlenirler.

    Bilgisayar belirli komutlara göre veri işleyen ve depolayan bir makinedir.

    Dolayısıyla bir bayt 255 farklı sayıyı ifade edebilir, bunlar ancak 0 dan 255′e veya -128 den +127′ye olabilirler. Yan yana yerleÅŸmiÅŸ birden fazla bayt kullanıldığında ise (genelde 2, 4 veya 8) çok daha büyük sayıların kaydedilmesi mümkün olur. Çağımız bilgisayarlarının bellekleri milyarlarca bayt içermektedirler.

    Delikli kartların ilk büyük ölçekli kullanımı ise Herman Hollerith tarafından, 1890 yılında iÅŸlemlerinde kullanılmak üzere tasarlanan hesap makinesidir. Hollerith’in o dönemde baÄŸlı olduÄŸu iÅŸletme ise sonraki yıllarda küresel bilgisayar devine dönüşecek IBM’dir. 19. yüzyılın sonlarına varıldığında, gelecek yıllarda biliÅŸim donanım ve kuramlarının geliÅŸimine büyük katkıda bulunacak uygulayımlar (teknolojiler) ortaya çıkmaya baÅŸlamıştılar: delikli kartlar, Boole cebiri, boÅŸluk tüpleri ve teletip aygıtları.

    1930′lar ve 1940′lar boyunca bilgisayar uygulayımı geliÅŸmeye devam etti, ve sayısal bilgisayarın ortaya çıkışı ancak devrelerinin buluÅŸundan (1937) sonra gerçekleÅŸebildi. Bu dönemin önemli çalışmaları arasında aÅŸağıdakiler sayılabilir:

    Ancak, yazılımlanabilir (veya kurulabilir) olmamaları nedeniyle bu aygıtların hiçbiri günümüz bilgisayar tanımına uymamaktadır. 1801 yılında Joseph Marie Jacquard’ın dokuma tezgâhındaki iÅŸlemi otomatikleÅŸtirmek adına ürettiÄŸi delikli kartlar ise bilgisayarların geliÅŸme sürecindeki, kısıtlı da olsa, ilk yazılımlanabilme (kurulabilme) izlerinden sayılır. Kullanıcının saÄŸladığı bu kartlar sayesinde, dokuma tezgâhı kart üzerindeki delikler ile tarif edilen çizime iÅŸleyiÅŸini uyarlayabiliyordu.

    1970′lerde ABD’li mühendisler ordu içerisinde yürütülen bir tasarı çerçevesinde bilgisayarları birbirleri ile baÄŸlayıp (ARPANET), günümüzde bilgisayar ağı olarak bilinen yapının temellerini attılar. Zaman içerisinde bu bilgisayar ağı, ordu ve akademik birimler ile de sınırlı kalmayıp geniÅŸledi ve bugün milyonlarca bilgisayar içerden Bilgisunar (Internet veya Genel aÄŸ) oluÅŸtu. 1990′lara gelindiÄŸinde ise, İsviçre’nin CERN araÅŸtırma merkezinde geliÅŸtirilen Küresel aÄŸ (World Wide Web, WWW) adlı iletiÅŸim kuralları, e-posta gibi uygulamalar ve ethernet gibi ucuz donanımsal çözümler ile bilgisayar aÄŸları yaygınlık kazandılar……

    ENIAC’ın olumsuz yanlarını saptayan geliÅŸtiricileri, daha esnek ve zarif bir çözüm üzerinde çalışıp, artık saklı yazılım mimarisi veya daha çok von Neumann mimarisi olarak tanınan tasarımı önerdiler. Bu tasarımdan ilk olarak John von Neumann (1945) yılında gerçekleÅŸtirdiÄŸi bir yayında söz etmesinden sonra, bu mimariye dayalı olarak geliÅŸtirilen bilgisayarlardan ilki İngiltere’de tamamlandı (SSEM). Aynı mimariye bir yıl sonra kavuÅŸan ENIAC’a ise EDVAC adı verildi.

    Commons‘da Bilgisayar ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

    İlk bilgisayar 1950 yılında yapılmıştır.

    Donanım kavramı bir bilgisayarın tüm dokunulabilir bileşenlerini kapsar.

    Bilgisayarlarda üç adet bellek türü bulunur. İşlemci içerisinde yer alan yazmaçlar, son derece hızlı ancak çok sınırlı sığaya sâhiptirler. İşlemcinin çok daha yavaÅŸ olan ana belleÄŸe olan eriÅŸim gereksinimini gidermek için kullanılırlar. Ana bellek ise Rastgele eriÅŸimli bellek (REB veya RAM, Random Access Memory) ve Salt okunur bellek (SOB veya ROM, Read Only Memory) olmak üzere ikiye ayrılır. RAM’a istenildiÄŸi zaman yazılabilir ve içeriÄŸi ancak güç sürdüğü sürece korunur. ROM’sa sâdece okunabilen ve önceden yerleÅŸtirilmiÅŸ bilgiler içerir. Bu içeriÄŸi güçten bağımsız olarak korur. ÖrneÄŸin herhangi bir veri veya komut RAM’da bulunurken, bilgisayar donanımını düzenleyen BIOS ROM’da yer alır.

    GeçmiÅŸte ‘bilgisayar’ olarak bilinen birçok aygıt günümüz ölçütlerine göre bu tanımı hak etmemektedirler. BaÅŸlangıçta bilgisayar sözcüğü hesaplama sürecini kolaylaÅŸtıran nesnelere verilen bir ad konumundaydı. Bu ilk dönemin bilgisayar örnekleri arasında sayı boncuÄŸu iim(abaküs) ve AntiKitira Makinesi (M. Ö. 150-100) sayılabilir. Yüzyıllar sonra, Orta ÇaÄŸ sonundaki yeni bilimsel ışığında, Avrupalı mühendisler tarafından geliÅŸtirilen bir dizi makinesel hesaplama aygıtlarının ilki ise, Wilhelm Schickard’a (1623) âittir.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilgisayar

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Chester F. Carlson kimdir

    Yazan: admin | Mucitler | Cumartesi 7 AÄŸustos 2010 16:26

    Buradaki çalışmalarının ve patent çizimlerinin kopyalarını çıkarmakta yaÅŸadığı güçlükler sonucu daha çabuk ve pratik ÅŸekilde kopya elde edeileceÄŸi yöntemler aradı. O dönemde pek çok ÅŸirketin çekerek ya da kimyasal yollarla kopya üretmeye çalıştığını biliyordu bu yüzde de Carlson elektrostatiÄŸe yöneldi ve dört yıllık bir çalışmanın sonunda 1938 yılında kserografik kopyayı elde etmeyi baÅŸardı. Bu buluÅŸa daha sonra eski ’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleÅŸiminden “Xerografi” adı verildi. Carlson’ın bu buluÅŸu ileriki yıllarda geliÅŸmiÅŸ , , tarayıcı ve dijital baskı sistemleri gibi ürünlerin de ortaya çıkmasına neden oldu.

    Carlson 1940 yılında bu buluÅŸunun patentini aldı ancak sonraki yıllarda geliÅŸtirmek ve pazarlamak konusunda pek çok sıkıntıyla karşılaÅŸtı. 20′den çok ÅŸirket tarafından geri çevrildi, bu buluÅŸa yatırım yapmaya deÄŸecek kadar önemli olmadığını düşündüler. Bu ÅŸirketler arasında IBM, General Electric, Kodak gibi büyük firmalar da vardı.[1] Uzun uÄŸraÅŸlar sonunda 1944 yılında Battelle Anıtsal Enstitüsü bu konuda ikna oldu. Daha sonra 1947 yılında New York’lu küçük bir ÅŸirket olan “Haloid Company” bugünkü adıyla Xerox Corporation kserografinin ticari haklarını satın aldı ve 11 yıl sonra ilk makinesini piyasaya sürdü.

    Chester Floyd Carlson (d. 8 Åžubat 1906, Washington – ö. 19 Eylül 1968, New York), ABD’li fizikçi. Elektrostatik kuru basım yöntemi olan kserografinin diÄŸer bir deyiÅŸle fotokopinin mucidi.

    California Teknoloji Enstitüsü bölümünü bitirdikten (1930) sonra bir süreliÄŸine Bell Telephone Company’de çalıştı. Daha sonra New York’ta P.R. Mollary Company’nin patent bölümüne girdi.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Chester_F._Carlson

    Tags: , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

    Faksın icadı

    Yazan: admin | icatlar | Cuma 2 Temmuz 2010 13:00

    ÇaÄŸdaÅŸ belgegeçer, 1970′lerin ortalarında geliÅŸtirilmiÅŸtir. 1980′in ikinci yarısından sonra Japonya sayısal belgegeçer makinesini geliÅŸtirmiÅŸtir. İlk dönemlerinde sadece termal kağıtlara yakma yönetmiyle çıktı elde edilirken, sonraki dönemlerde geliÅŸtirilerek her türlü ile çıktı alınabilir olmuÅŸtur.

    Günümüzde modemler ve üzerinden bu hizmeti sunan servis sağlayıcılar aracılığıyla bilgisayarlardan da belge gönderimi yapılabilmektedir.

    1843′te Alexander Bain tarafından patenti alınmış olup, 1851′de Frederick Bakewell tarafından Büyük Londra Fuarında sergilenmiÅŸtir. Günümüz tasarımına, 1924′te Amerikan Radio Corporation of America (RCA) ÅŸirketinden Richard H.Ranger’in araÅŸtırmaları sonucunda ulaÅŸmış olan aygıtla, 24 Kasım 1924′te New York’tan Londra’ya bir aktarılmıştır.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/

    Tags: , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , ,

    Matbaayı kim icat etmiş

    Yazan: admin | icatlar | Cuma 5 Åžubat 2010 18:28

    Matbaacılık, metin ve görüntülerin genellikle kâğıt gibi yüzeyler üzerine basılarak çoğaltılma işidir.

    Matbaanın ilk kez kullanılması UzakdoÄŸu’da baÅŸlamıştır. İlk , aÄŸaç oyma tekniÄŸi kullanarak, M.S. 593′te Çin’de kurulmuÅŸ, ilk basılı de M.S. 700′de Pekin’de çıkmıştır. 8. yüzyılda Japonya’da baskı yapıldığı, İmparatoriçe Shotoko’nun Budizm’in kutsal metinlerini Sanskrit dilinde Çin alfabesiyle bastırdığı bilinmektedir. Bilinen en eski eksiksiz basma kitap olan Tianemmen ruloları Çin’de 868′de basılmıştır. İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı da 1040 yıllarında Pi Sheng adında bir Çinlinin porselenden harfler kullanarak denediÄŸi söylenmiÅŸti.

    Tun-Huang maÄŸarasındaki buluntular, matbaayı Çinlilerden alan Uygurların 9. yüzyıldan itibaren baskı yaptığını göstermektedir. Öte yandan, Çin’den mi geldiÄŸi yoksa bağımsız mı geliÅŸtirildiÄŸi bilinmese de, Mısır’da 4. yüzyıldan itibaren kumaÅŸ üzerine aÄŸaç oyma kalıplarla baskı yapılmaktaydı. Aynı teknikle Arapça metinlerin basılması 9. ve 10 yüzyıllarda gene Mısır’da baÅŸlamıştır.

    Avrupa’da aÄŸaç oyma kumaÅŸ baskısını İslam dünyasından alarak baÅŸlamıştır. Özellikle 15. yüzyılda Avrupa’da matbaacılığın üssü olan Hollanda’da basım tekniÄŸi çok geliÅŸmiÅŸtir. O dönemde hattatlarca yazılan ve hakkaklarca kazılan kalıpların yanısıra Harlem kentinde ilk kez tek tek harflerle baskı denemelerini 1430 yılında Lourens Janszoon Coster’in yaptığı sanılmaktadır.

    Nihayet 1450′de Johannes Gutenberg, ortağı Fust ile birlikte Almanya’nın Mainz ÅŸehrinde harflerle basım tekniÄŸini bulmuÅŸ ve matbaa uygulamıştır. Gutenberg’in üretimi, özellikle de 1455′de bastığı İncil, yüksek kalitesi ve ucuz fiyatıyla kısa sürede baÅŸarılı olmuÅŸ, yeni Avrupa’dan baÅŸlayarak tüm dünyada yaygınlaÅŸmıştır. Daha sonra tipo baskı olarak adlandırdığımız bu teknik sanayi devrimiyle doÄŸan modern baskı makinalarının ve matbaacılık endüstrisinin temeli olmuÅŸ ve 20. yüzyıl sonlarına kadar gelmiÅŸtir.

    Baskı yüzeyinin düz tabaka ya da rulo kağıt (rotatif) olması dışında, matbaacılıkta kullanılan temel baskı yöntemleri şunlardır:

    Bunlardan baÅŸka

    gibi baskı çeşitleri de bulunmaktadır.

    Kısaca matbaacılık denilen karmaşık süreç, farklı teknolojilere ait çok sayıda işlemden oluşur. Uluslararası bir sektörel konsorsiyum olan cip4 tarafından hazırlanan JDF (Job Definition Format) iş tanımlama standardı kapsamında yüzden fazla işlem tanımlanmış, bunlar da geleneksel eğilime uygun olarak baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası şeklinde üç alt süreçte toplanmıştır.

    Öncelikle basılacak iÅŸin tasarımı yapılır. Bu aÅŸamada yazıların ve fotoÄŸrafların bilgisayara aktarılması gerekir. Bilgisayara aktarılan görsel öğeler mizanpaj yazılımında bir araya getirilerek baskıya uygun tasarım oluÅŸturulur. yardımıyla yapılan bu iÅŸleme üstü yayıncılık da denir. Sonrasında, yapılan çalışmanın film çıkışları alınır. Film, baskı için kullanılan kalıbı oluÅŸturmak için kullanılır. Filmden sonra da prova alınabilir. Filmden alınan provaya anolog prova (Dupont firmasının Cromalin sisteminden dolayı sektörde “cromalin” adı ile bilinir) denmektedir. Analog provanın dışında baskıyı taklit eden yazıcılarla dijital prova da alınabilir.

    Film çıkışları alındıktan sonra alüminyum plakalar (kalıp) üzerine tasarımın görüntüsü çıkarılır. Kalıp çekme denilen bu işlem iki aşamada gerçekleşir: film kullanarak kontakt baskı yani pozlandırma ve banyo. Günümüzde tasarımlar bilgisayardan direk kalıba alınabilmekte, CTP adıyla anılan bu sistem ile film ve montaj işlemlerini ortadan kalkmaktadır. Kalıp çekildikten sonra baskıya geçilir.

    Baskı sonrasında selefon, lak gibi malzemelerle yüzey kaplama (laminasyon) uygulanabilir. Mücellithane makinaları kullanılarak da çok sayfalı ürünlerde katlama, harmanlama, dikiş, tel dikiş gibi işlemler, kitap ve dergiler için kapak takarak ciltleme gibi, ambalajlar için kalıplı kesim gibi gibi işlemler uygulanabilir.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Matbaa

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Sonraki Sayfa »