Faksın icadı

Yazan: admin | icatlar | Cuma 2 Temmuz 2010 13:00

Çağdaş belgegeçer, 1970′lerin ortalarında geliştirilmiştir. 1980′in ikinci yarısından sonra Japonya sayısal belgegeçer makinesini geliştirmiştir. İlk dönemlerinde sadece termal kağıtlara yakma yönetmiyle çıktı elde edilirken, sonraki dönemlerde geliştirilerek her türlü yazıcı ile çıktı alınabilir olmuştur.

Günümüzde modemler ve İnternet üzerinden bu hizmeti sunan servis sağlayıcılar aracılığıyla bilgisayarlardan da belge gönderimi yapılabilmektedir.

1843′te Alexander Bain tarafından patenti alınmış olup, 1851′de Frederick Bakewell tarafından Büyük Londra Fuarında sergilenmiştir. Günümüz tasarımına, 1924′te Amerikan Radio Corporation of America (RCA) şirketinden Richard H.Ranger’in araştırmaları sonucunda ulaşmış olan aygıtla, 24 Kasım 1924′te New York’tan Londra’ya bir fotoğraf aktarılmıştır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Faks

Tags: , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Matbaayı kim icat etmiş

Yazan: admin | icatlar | Cuma 5 Şubat 2010 18:28

Matbaacılık, metin ve görüntülerin genellikle kâğıt gibi yüzeyler üzerine basılarak çoğaltılma işidir.

Matbaanın ilk kez kullanılması Uzakdoğu’da başlamıştır. İlk matbaa, ağaç oyma tekniği kullanarak, M.S. 593′te Çin’de kurulmuş, ilk basılı gazete de M.S. 700′de Pekin’de çıkmıştır. 8. yüzyılda Japonya’da baskı yapıldığı, İmparatoriçe Shotoko’nun Budizm’in kutsal metinlerini Sanskrit dilinde Çin alfabesiyle bastırdığı bilinmektedir. Bilinen en eski eksiksiz basma kitap olan Tianemmen ruloları Çin’de 868′de basılmıştır. İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı da 1040 yıllarında Pi Sheng adında bir Çinlinin porselenden harfler kullanarak denediği söylenmişti.

Tun-Huang mağarasındaki buluntular, matbaayı Çinlilerden alan Uygurların 9. yüzyıldan itibaren baskı yaptığını göstermektedir. Öte yandan, Çin’den mi geldiği yoksa bağımsız mı geliştirildiği bilinmese de, Mısır’da 4. yüzyıldan itibaren kumaş üzerine ağaç oyma kalıplarla baskı yapılmaktaydı. Aynı teknikle Arapça metinlerin basılması 9. ve 10 yüzyıllarda gene Mısır’da başlamıştır.

Avrupa’da ağaç oyma kumaş baskısını İslam dünyasından alarak başlamıştır. Özellikle 15. yüzyılda Avrupa’da matbaacılığın üssü olan Hollanda’da basım tekniği çok gelişmiştir. O dönemde hattatlarca yazılan ve hakkaklarca kazılan tahta kalıpların yanısıra Harlem kentinde ilk kez tek tek harflerle baskı denemelerini 1430 yılında Lourens Janszoon Coster’in yaptığı sanılmaktadır.

Nihayet 1450′de Johannes Gutenberg, ortağı Fust ile birlikte Almanya’nın Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini bulmuş ve matbaa uygulamıştır. Gutenberg’in üretimi, özellikle de 1455′de bastığı İncil, yüksek kalitesi ve ucuz fiyatıyla kısa sürede başarılı olmuş, yeni buluş Avrupa’dan başlayarak tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Daha sonra tipo baskı olarak adlandırdığımız bu teknik sanayi devrimiyle doğan modern baskı makinalarının ve matbaacılık endüstrisinin temeli olmuş ve 20. yüzyıl sonlarına kadar gelmiştir.

Baskı yüzeyinin düz tabaka ya da rulo kağıt (rotatif) olması dışında, matbaacılıkta kullanılan temel baskı yöntemleri şunlardır:

Bunlardan başka

gibi baskı çeşitleri de bulunmaktadır.

Kısaca matbaacılık denilen karmaşık süreç, farklı teknolojilere ait çok sayıda işlemden oluşur. Uluslararası bir sektörel konsorsiyum olan cip4 tarafından hazırlanan JDF (Job Definition Format) iş tanımlama standardı kapsamında yüzden fazla işlem tanımlanmış, bunlar da geleneksel eğilime uygun olarak baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası şeklinde üç alt süreçte toplanmıştır.

Öncelikle basılacak işin tasarımı yapılır. Bu aşamada yazıların ve fotoğrafların bilgisayara aktarılması gerekir. Bilgisayara aktarılan görsel öğeler mizanpaj yazılımında bir araya getirilerek baskıya uygun tasarım oluşturulur. Bilgisayar yardımıyla yapılan bu işleme masa üstü yayıncılık da denir. Sonrasında, yapılan çalışmanın film çıkışları alınır. Film, baskı için kullanılan kalıbı oluşturmak için kullanılır. Filmden sonra da prova alınabilir. Filmden alınan provaya anolog prova (Dupont firmasının Cromalin sisteminden dolayı sektörde “cromalin” adı ile bilinir) denmektedir. Analog provanın dışında baskıyı taklit eden yazıcılarla dijital prova da alınabilir.

Film çıkışları alındıktan sonra alüminyum plakalar (kalıp) üzerine tasarımın görüntüsü çıkarılır. Kalıp çekme denilen bu işlem iki aşamada gerçekleşir: film kullanarak kontakt baskı yani pozlandırma ve banyo. Günümüzde tasarımlar bilgisayardan direk kalıba alınabilmekte, CTP adıyla anılan bu sistem ile film ve montaj işlemlerini ortadan kalkmaktadır. Kalıp çekildikten sonra baskıya geçilir.

Baskı sonrasında selefon, lak gibi malzemelerle yüzey kaplama (laminasyon) uygulanabilir. Mücellithane makinaları kullanılarak da çok sayfalı ürünlerde katlama, harmanlama, iplik dikiş, tel dikiş gibi işlemler, kitap ve dergiler için kapak takarak ciltleme gibi, ambalajlar için kalıplı kesim gibi gibi işlemler uygulanabilir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Matbaa

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

yazıcının icadı ve kim icat etti

Yazan: edizz | icatlar | Pazar 22 Şubat 2009 13:03

1953 yılında Remington-Rand, geliştirdiği yüksek hızlı bilgisayar yazıcısını ‘univac’adlı bir bilgisayara bağlayarak kullanmaya başladı. 1976 yılında Remington-Rand’ın yazıcısı temel alınarak ilk mürekkep püskürtmeli yazıcı geliştirildi. 1988 yılına gelindiğinde ise yazıcılar oldukça yaygınlaşmış ve bilgisayar donanımlarının vazgeçilmez bir parçası halini almıştır.

Tags: , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , ,

fotokopi makinesi nasıl icat edildi

Yazan: afe | icatlar | Pazartesi 2 Şubat 2009 14:29

Xerox, doküman kopyalama teknolojisinin mucidi Chester Carlson’un 100. doğum yılını kutluyor. Fotokopinin ilk bulunuşunun ve mucidinin hikayesi SDN’de.

İnsanoğlunun bilgi paylaşım şeklini değiştiren, fotokopinin mucidi Chester Carlson, bundan tam yüz yıl önce, Şubat 1906′da dünyaya geldi. Gelmiş geçmiş en önemli buluşlardan biri kabul edilen fotokopiyi icat eden Chester Carlson aynı zamanda, şu an bir çok büyük firmanın rekabet ettiği, yıllık cirosu 112 milyar dolar olan doküman yönetimi pazarının da yaratıcısı.

Chester Carlson’un buluşu!
Chester Carlson’un bu önemli buluşu, bugün iş yaşamımızda kullandığımız gelişmiş yazıcı, faks, tarayıcı ve dijital baskı sistemleri gibi ürünlerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Tüm bu ürünler aynı çalışma prensibinden hareketle geliştirildi. Konu uzmanları, 2004 yılında ofis makineleri ile 4 trilyon sayfa dokümanın çoğaltıldığını tahmin ediyor.

Chester Carlson fakir bir ailenin çocuğu olarak 1906 yılında Amerika’da dünyaya geldi. Köhne bir barakada büyüyen Chester Carlson, anne ve babasını tüberkülozdan kaybettiğinde, bu yaşantıdan ancak bir şey keşfederek kurtulabileceğini anladı. Küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlayan Chester Carlson, zor koşullara rağmen eğitimini sürdürdü ve Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde Fizik eğitimi aldı. Okuldan sonra bir tescil ofisinde asistan olarak çalışmaya başlayan Chester Carlson’un kağıt ağırlıklı bir işi vardı ve sürekli olarak belge çoğaltıyordu. O zamanlar bir belgenin çoğaltılması için ya fotoğrafının çekilmesi ya da elle yazılarak kopyalanması gerekiyordu. Bu iki yöntem de, çok pahalı ve zaman alıcıydı. Bu şekilde belge kopyalamanın çok zor olduğunu gören Carlson, kopyalamanın daha kolay bir yolunu bulmaya karar verdi.

New York kütüphanesinde aylarca fotoğrafçılık üzerine yazılmış bilimsel araştırmaları inceledi ve bu konuda deneysel araştırmalar yapmaya başladı. Carlson, fotoiletken özellikli materyaller üzerinde elektrostatik denemeler yaptı ve elektrik ışığına maruz kalan nesnelerin görüntülerini yansıttıklarını keşfetti. Carlson, 22 Ekim 1938 tarihinde ilk Xerografik görüntüyü keşfettiğinde 32 yaşındaydı. Bu buluşa daha sonra eski Yunan’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden Xerografi adı verildi.

Dev firmalardan red!
Carlson, Xerografi keşfi için patent başvurusunda bulundu ve buluşunu nihai bir ürün haline getirmek için büyük firmaların kapısını çaldı ve bu firmaları buluşuna yatırım yapmaya ikna etmeye çalıştı. IBM, General Electric, Kodak, RCA gibi büyük firmalar Chester Carlson’u dinlediler ama bu buluşu yatırım yapmaya değecek kadar önemli bir buluş olarak değerlendirmeyerek, Chester Carlson’un teklifini reddettiler. Yıllar süren bu süreç sonunda Haloid adında fotoğraf malzemeleri satan bir firma, Chester Carlson’un buluşunun önemini kavrayarak, bu buluşa yatırım kararı aldı. Bu riskli yatırım kararını alan Haloid şirketi, 1961 yılında ismini “Xerox Corporation” olarak değiştirdi.

Chester Carlson’un keşfinin, kolay ve hızlıca siyah beyaz fotokopi çeken bir ürün haline gelme süreci yıllar aldı. 1949 yılında kamuoyuna tanıtılan ilk ürün denemesinden sonra, 1961 yılında piyasaya sürülen Xerox 914, basitçe ve çabukça siyah beyaz kopyalama yapan ilk otomatik fotokopi makinasıydı. Xerox 914 ürünü o kadar başarılı oldu ki yıllar sonra, Fortune dergisi Xerox 914′ü Amerika’da satışa sunulan gelmiş geçmiş en başarılı ürün seçti. Xerox, 2000′li yıllara gelene kadar Xerox 914′e servis vermeye devam etti.

Chester Carlson 1968 yılında öldüğünde 62 yaşındaydı. Chester Carlson buluşçu kimliğinin ötesinde hayatını başkalarına yardım etmeye adayan bir kişi idi. Ölmeden önce Xerografi keşfi ile elde ettiği 100 milyon doların üzerindeki servetini hayır kurumlarına bağışladı.

Vefatından sonra bile ödül alan bilim adamı
Chester Carlson’un yaşamı ve buluşu ile ilgili yüzlerce makale yazıldı ve bilimsel araştırma yapıldı. Chester Carlson ölmeden önce ve hatta öldükten yıllar sonra bile bir çok başarı ödülüne layık görüldü. Araştırmacı yazar David Owen tarafından 2004 yılında kaleme alınan “Saniyeler içinde kopyalama” adlı kitap, tüm detayları ile Chester Carlson’un bu sıradışı buluşunu ve yaşamını ortaya koyan en son eserlerden biridir.

Chester Carlson’un açtığı buluşçu yoldan ilerleyen Xerox, Xerografi buluşunu temel alarak binlerce yeni buluşa imza attı ve dünya üzerinde yenilikçi ve buluşçu kimliği ile bir çok yeni sektör yaratan ve insanoğlunun günlük yaşamını değiştiren bir firma oldu. Xerox, şu an dünya üzerinde 130 ülkede faaliyet gösteren, üç farklı kıtada yer alan bir çok AR-GE Merkezi, 65.000 çalışanı ve 16 milyar dolar cirosu ile alanında pazar lideri ve teknolojiye yön veren büyük firmalardan biri.

Bilgi için: Xerox Türkiye

SDN

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

2008 yılındaki yeni icatlar

Yazan: admin | icatlar | Pazartesi 8 Aralık 2008 23:00
Polaroid ZINK- Taşınabilir mini yazıcı

Livescribe Pulse – El yazınızı dijital ortama aktarırken çevredeki sesleri de kaydeden kalem

Ugobe Pleo- Gören, duyan ve öğrenen robot oyuncak

Tonium Pacemaker- Mini DJ sistemi.

Sleek Audio SA6- Kişilerin işitme yapısına uygun çalışan kulaklıklar.

Sağlık alanında ise en önemli buluş olarak yeniden hücrelendirilmiş kalp kabul edildi. Böylece bağışlanmış bir organın hücreleri ayrıştırılarak nakledilecek hastanın hücreleri konulabilecek. Böylece vücudun yeni organı kabul etmeme riski ortadan kalkıyor.

CellScope- Cep telefonuna takılabilen mikroskop.

SensAble- Diş tedavisine hız kazandıran bir sistem.

Toshiba Aquilion One CT-En hızlı tomografi makinesi

İlk uzaktan kumandalı mide kamerası

Hewlett Packard Smart Drug Delivery- Deriye yapıştırılan ve zamanı gelince vücuda ilaç salgılayan bandajlar.

Uzay ve Havacılık alanında NASA’nın Mars üzerinde araştırmalar yapan insansız aracı Mars Phoenix Lander en başarılı gelişme seçildi.

White Knight II- Uzay turistlerin bulunduğu aracı, uzaya taşıyacak olan asıl araç.

Büyük Çift Gözlü Teleskop- Hubble’ın 10 katı güçte, en uzağı görebilen ve dünyanın en yüksek çözünürlüklü teleskobu.

Martin Jetpack- Kişisel uçuş aracı

DraganFlyer- Mini casus helikopteri.

Otomobil kategorisinde 2009 Nissan GT-R- 21. yüzyılın ’süper arabası’ seçildi.

Audi Dinamik Direksiyon- En gelişmiş direksiyon sistemi

Infiniti EX-35 kaporta onarıcı boyası- Minik çizikleri derinliklerine göre birkaç gün içinde kendiliğinden onaran boya.

BMW 7 Hız Sınırı Göstergesi- Kameralarla yoldaki hız sınırı tabelalarının fotoğrafını çekip uymanız gereken azami süratı gösteren yazılım.

Honda FCX Clarity- Yakıt piliyle çalışan ve hidrojen üreten ilk otomobil.

Ford Capless Benzin Deposu- Depoya yabancı bir cisim girdiğinde öterek benzin hırsızlarıyla savaşan sistem.

Microsoft PhotoSynth- çektiğiniz fotoğrafları video oyunlarındaki gibi üç boyutlu hale getiren ücretsiz yazılım.
milliyet.com dan alındı
Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,