Barkod kim icat etti

Yazan: admin | icatlar | Salı 28 Aralık 2010 12:05

İçiçe kodlar tek boyutlu bir sembolojinin yatayda birkaç defa tekrarlanması ile oluşur.

Bar kod doğrulayıcı standartları

Barkod, barkod okuyucu olarak da adlandırılan optik okuyucular ile okunabilir veya özel yazılımlarla görüntü içinden taranabilir. Barkod bilgisayara veri girişinin doğruluğunu ve hızını artıran Otomatik Tanıma Veri Toplama (OT/VT) uygulamalarında geniş bir kullanım alanı bulmaktadır.

Bar kod tarayıcıları ayrıca düşük maliyetlidir ve çok doÄŸru okuma yapar – sadece 1/100000 giriÅŸ yanlış olur.

Barkod, çubuk kod ya da çizgi im, verilerin görsel özellikli makinelerin okuyabilmesi için çeşitli kodlama yöntemleriyle sunulmasıdır.

Bar kod doğrulayıcılar bir tarayıcı gibi çalışmaktadır ama sadece bar kodu çözümlemek yerine, bir doğrulayıcı 8 çeşit test uygulamaktadır. Her test sonucuna 0.0-4.0 (F-A) arasında bir değer verilmektedir ve bu testlerin en düşüğü tarama değeri olarak alınmaktadır. Bir çok uygulama için 2.5 (C) değeri kabul edilebilir en alt değerdir.

Tek boyutlu barkod ikili bir koddur (1ler ve 0lar). Çizgi ve boşluklar değişen kalınlıklarda olurlar ve farklı kombinasyonlarda basılırlar. Okunabilme için, iyi bir baskı ve çizgi ve boşluklar arasında yeterli kontrast olmalıdır. Tarayıcılar kodları okumak için farklı teknolojiler kullanır. En genel iki teknoloji laser ve kameradır. Tarayıcılar, birçok süpermarket kasasında olduğu gibi sabit veya envanter takibinde kullanıldığı şekilde el-tipi cihazlar olabilir.

1940′ların sonunda bir lisansüstü öğrencisi olan ABD’li Bernard Silver, öğrenim gördüğü Drexel Teknoloji Enstitüsü’ne gelen bir market zinciri sahibinin kasada tüm ürün bilgilerini otomatik kaydedecek bir sistem geliÅŸtirilmesini istediÄŸini, ama enstitünün konuyla ilgilenmediÄŸini gördü. Bu fikir Silver’in ilgisini çekti ve doktora öğrencisi olan arkadaşı ABD’li Norman Woodland’a bundan söz etti. Konu üzerinde birlikte çalışmaya baÅŸladılar.

Orijinal olarak barkod, veriyi paralel çizgilerin genişlikleri ve boşlukları arasında saklardı, ama günümüzde noktasal şekiller, iç içe daireler ve görüntü içinde gizli şekiller gibi farklı türlerde de görülebiliyorlar.

Tek boyutlu sembolojiler, barkod boyunca doğrusal bir ışın demetini hareket ettirerek barkodun açık-koyu alanlarını algılayan bir laser okuyucu tarafından okunacak şekilde optimize edilmiştir.

Barkodların en iyi bilinen ve en yaygın kullanımı tüketici ürünlerindedir. Evrensel Ürün Kodu, veya U.P.C., bir tanedir çünkü kullanıcıları tarafından geliÅŸtirilmiÅŸtir. Birçok teknolojik yenilik önce bulunur sonradan bu yeniliÄŸe uygun bir ihtiyaç belirlenir. U.P.C. 1970′lerin başında Amerikan meyve-sebze sektörünün belirlediÄŸi bir ihtiyaca cevap vermiÅŸtir.

Bar kod doğrulayıcı üreticileri:

Mesajlar ve barkodlar arasındaki ilişki semboloji olarak adlandırılır. Bir sembolojinin özelliği mesajdaki rakam/karakterlerin ve başlangıç bitiş işaretlerinin çizgi ve boşluklar halinde tek tek kodlanması, barkoddan önceki ve sonraki gerekli boş alanın boyutu ve bir kontrol karakterinin hesaplanmasını içerir.

Satış noktası (POS) yönetiminde, barkod kullanımı önemli konular ile ilgili çok detaylı güncel bilgi sağlayarak kararların daha hızlı ve güvenilir şekilde alınmasına imkân vermektedir. Örneğin:

Uğursuz başlangıcına rağmen, barkod birçok ve farklı uygulamada farkedilir bir başarı kazanmıştır. İlk başarılı barkodlardan olan ve Dr. David Allais tarafından geliştirilen Code 39, lojistik ve savunma sanayi uygulamalarında geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Code 39 daha yeni barkodlara göre daha az karmaşık olması sayesinde bugün hala kullanımdadır. Code 128 ve Interleaved 2 bazı geniş pazarlarda başarı kazanmış diğer kodlardır.

Akıllarına ilkin, kızılötesi ışığın altında parlayacak floresan mürekkeple oluşturulacak desenleri kullanmak geldi ama bunun çok kullanışsız ve yüksek maliyetli olduğu ortaya çıktı. Ardından Norman Woodland, kodu ilkesiyle çalışan ve tarayıcıya okutulabilecek bir etiket düşündü. Mors kodundan tek farkı, noktalar yerine inceli kalınlı çizgiler kullanılması olacaktı.

Tek boyutlu sembolojiler genel olarak iki özelliğe göre sınıflandırılır:

İki boyutlu sembolojiler çok çeşitlidir. En genel olanı kare veya nokta şekilli modülleri bir tablo şeklinde gösteren matriks kodlardır. İki boyutlu sembolojiler başka görsel şekillerde de olabilirler. Dairesel şekillerin yanında, farklı boyut veya şekillerdeki modül dizilerini kullanıcının belirlediği bir görüntünün içine gizleyerek (örneğin DataGlyph) steganografiyi kullanan birçok iki boyutlu semboloji de vardır.

Sebze – meyve endüstrisi komitesinin yürüttüğü ekonomik çalışmalar 1970′lerin ortalarında okuma yöntemiyle sektörde 40 milyon dolardan fazla bir yapılacağını öngörmüştü. Bu rakamlara o zaman diliminde ulaşılamadı, barkod okuma yönteminin öldüğünü söyleyenler bile oldu. Üreticilerin barkodlu etiketleri hemen kullanmaya baÅŸlamalarına raÄŸmen barkodun faydası pahalı tarayıcıların çok sayıda perakendeci tarafından kullanılmasını gerektiriyordu. Hiçbiri ilk olmayı istemiyordu ve Business Week’in yayınladığı “BaÅŸarısız Süpermarket Tarayıcısı” makalesinde olduÄŸu gibi sonuçlar ilk birkaç yıl umut verici görünmüyordu.

İçiçe sembolojiler de barkod boyunca birden fazla geçiş yapabilen laser tarayıcılar için optimize edilmişlerdir.

Sebze-meyve reyonlarındaki iÅŸlemleri otomatik hale getirmenin işçilik maliyetlerini azaltacağı, stok kontrolünü geliÅŸtireceÄŸi, iÅŸleri hızlandıracağı ve müşteri hizmetlerini geliÅŸtireceÄŸine inanan, hem üreticileri hem de süpermarketleri temsil eden altı tane endüstri birliÄŸi endüstri liderlerinden oluÅŸan bir komite kurdu. İki yıl süren çalışmalar Nisan 1, 1973 tarihinde Evrensel Ürün Kodunun ve U.P.C. barkod sembolojisinin anons edilmesi ile sonuçlandı. U.P.C. ticari olarak kendini ilk defa Haziran 1974′te Troy, Ohio’daki Marsh’ın Süpermarketinde bir Wrigley’s sakız paketi üzerinde gösterdi.

İki boyutlu sembolojiler tüm sembolojisi kapsayan bir tarama şekli olmadığı için laser tarafından okunamazlar. Bu tür sembolojiler resim yakalayan kameralı cihazlar tarafından taranmalıdır.

Daha sonra yapılan bir tasarım, “laser tarayıcı”, barkod boyunca laseri tarayan poligonal ayna veya galvanometreye monte edilen ayna kullanır—aslında sadece bir adet düz çizgi içerir, ama barkodları her açıdan okuyabilmek için karmaşık ÅŸekillerde görülür.

1990′ların sonlarında bazı barkod okuyucu üreticileri hem tek boyutlu hem de iki boyutlu barkodları okumak için sayısal kameralarla çalışmaya baÅŸladı. Bu teknoloji günümüzde mükemmel hale geldi ve ÅŸimdilerde çoÄŸu uygulamada laser tarayıcıları performans ve güvenilirlik açısından geride bırakıyor.

Bar kod doÄŸrulayıcı birincil olarak barkod basılan ama tedarik zincirindeki tüm firmaların bar kod kalitesini test edeceÄŸi iÅŸ sahalarında kullanılmaktadır. Barkodun tedarik zincirindeki herhangi bir tarayıcı tarafından okunabilmesini garantilemek çok önemlidir. Perakendeciler uyumlu olmayan barkodlar için yüksek meblaÄŸlı cezalar vermektedir. 13 haneli ve diÄŸer tür barkodlarda son rakam kontrol rakamıdır. ÖrneÄŸin numaralar; 8693043021044 olsun, (1.Sayı=8,2.Sayı=6,3.Sayı=9 ÅŸeklinde)burada tek ve çift sıralı rakmlar kendi içinde toplanır, çift rakamlar grubunun son hanesi 3 ile çarpılır ve çift hanelilerin toplamının son rakamı eklenir. Elde edilen sonucun son hanesi 10 da çıkartılır ve elde edilen sonuçla barkoddaki son rakam aynı olmalıdır. Yani; tek sıralar toplamı8+9+0+3+2+0=22, 6+3+4+0+1+4=18 18×3=54, 54+22=76, birler hanesi 6 yı 10 dan ıkarttığımızda 10-6=4. En sondaki rakamın 4 olduÄŸu görülmektedir.

Yakın zamanda, mağaza raflarından alabileceğiniz sayısal kameralar hem tek hem de iki boyutlu barkodları okuyacak yeterli çözünürlüğe ulaştı. Artan şekilde firmalar barkod tarama yazılımlarını kameralı telefonlara adapte etmenin yollarını arıyor. Ancak, kameralı telefonların optikleri endüstriyel tarayıcılar için optimize edilmiş standart kodlara yeterince uygun değil. Sonuç olarak mobil kullanım için renk kodu ve mCode gibi yeni kodlar tasarlanmakta.

Bunun ardından, tarayıcılarının prototipini yaptılar; prototip, okumakta olduÄŸu kodları yakıp kül etmeden önce fikrin iÅŸe yaradığını gösterecekti. Woodland o dönemde IBM firmasında çalışıyordu ve firma iki kez patent haklarını satın alma önerisi yaptı. Sonunda patent hakkını 1962′de Philco firması aldı ve sonra RCA firmasına sattı. 1970′lerde hâla IBM firmasında çalışmakta olan Woodland, ABDli George Laurer ile birlikte Evrensel Ürün Kodu olarak bilinen ve 1973′te onaylanan 12 basamaklı karmaşık kodu geliÅŸtirdi. Ertesi yıl, 26 Haziran 1974 günü sabah 08.01′de, ABD’nin Ohio eyaletinde bulunan Troy ÅŸehrindeki Marsh Süpermarket’in kasasında iÅŸlenen bir paket sakız, dünyada barkodla satılan ilk ürün oldu.

Matrix kodu, İki boyutlu barkod olarak da bilinen kod, bilgiyi iki boyutlu temsil etme yöntemidir. Tek boyutlu barkoda benzer ama daha fazla temsil kapasitesi vardır.

En eski ve hala en ucuz barkod tarayıcıları sabit bir kaynağı ve barkod boyunca hareket ettirilen bir adet fotosensör ile yapılır.

Geleneksel olarak barkod kodlaması sadece rakamları sembolize ederken, yeni sembolojiler tüm ASCII karakter setine büyük harf ve daha fazlasını eklemiştir. Basit barkodların ihtiyaç duyduğu alana daha fazla bilgi sığdırma gereksinimi çizgiler yerine kare hücreleri içeren (bir tür İki boyutlu barkod) matrix kodların geliştirilmesine sebebiyet vermiştir. İçiçe kodlar iki boyutlu ve tek boyutlu kodların karışımıdır ve geleneksel tek boyutlu sembolojiyi birden fazla satır içerecek şekilde bir çerçeve içinde yeniden boyutlandırma işlemidir.

Barkodun henüz oluÅŸum aÅŸamasında ortaya atılan bu görüş modern barkod fikrine çok yakındı ama Woodland ve Silver bu durumda çizgileri tarayıcıya okutmanın çok güç olacağı düşüncesiyle fikri daha da geliÅŸtirdiler; 1949′da hedef tahtasındakine benzer iç içe geçmiÅŸ halkalar ÅŸeklinde bir veri kodu için patent baÅŸvurusu yaptılar. Böylece tarayıcının barkoda paralel tutulması zorunluluÄŸu ortadan kalkacaktı. Günümüzün lazerli okuyucuları bu sorunu, etiketi aynı anda birkaç yönden birden tarayarak aÅŸar.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Barkod

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

robot nedir

Yazan: admin | icatlar | PerÅŸembe 10 Haziran 2010 12:41

da Robotik konvansiyonel bir görsel efekt tekniği olarak yer bulmuştur. Sanatsal görüş, malzeme bilgisi ve teknik birleştiğinde çok gerçek efektler elde edilebilmektedir. Genellikle bu konuda bilgi azdır, çünkü efekt şirketleri tekniklerini gizli tutmaktadır. Ancak genel olarak Mekatronik konusunda bilgili kişilerin ilgilendiği bir alandır. Sinemada robotikin nasıl gerçekleştirildiğini görmek için korku ve yaratık filmleri

, otonom veya önceden programlanmış görevleri yerine getirebilen elektro-mekanik bir cihazdır. Robotlar doğrudan bir operatörün kontrolünde çalışabildikleri gibi bağımsız olarak bir programının kontrolünde de çalışabilir. Robot deyince insan benzeri makineler akla gelse de robotların çok azı insana benzer.

Robot kelimesi, ilk olarak 1930′larin başında yazılmış bir oyunda karşımıza çıkar. Karel ÄŒapek’in H.U.K adlı oyununda mekanik ve otonom, ama insanca duygulardan yoksun yaratılar olarak kullanılan robot, daha sonra birçok kurgu romanına konu olmuÅŸtur. Isaac Asimov ünlü robot serisiyle teknolojik açıdan tutarlı bir robot kavramı yaratır ve robotların amacının insana hizmet olduÄŸunu, bir robotun kendi amaçlarını insanların amaçlarına hiçbir zaman tercih edemeyeceÄŸini koyduÄŸu 10 Robot Yasası’yla belirler. Bu robot yasaları ÅŸu anda insanla robot arasındaki ahlaksal ve hukuksal iliÅŸkinin temelini oluÅŸturmaktadır.

Bazı görevler için insanın yerini tamamen alabilecek, bazı görevler için ise insanlara yardım edebilecek sistemlerin hazırlanmasıyla ilgili çalışmaları kapsayan bilim dalıdır. Bu bilim dalında çalışan kişiler genel olarak yazılımcılar, elektriksel donanım tasarımcıları, mekanik donanım tasarımcıları ve bunların üreticileridir.

Robot duyargaları () ile çevresini algılayan, algıladıklarını yorumlayan, bunun sonucunda karar alan (yapay zeka), karar sonucuna göre davranan, eylem olarak hareket organlarını çalıştıran veya durduran bir aygıttır. Bu tanıma göre bilgisayara paralel port ile bağlı ve klavyeden kontrol edilen bir robot değildir. Çünkü kendisi tek başına karar vermemekte, bizim klavyeden verdiğimiz talimatları uygulamaktadır. Ancak aynı duyargaları ile algıladıklarını yorumlamak üzere bilgisayarın mikroişlemcisini kullanıp, yorumlatıyor ve kendi karar alabiliyor, algılamalarına gore bizden bağımsız davranabiliyorsa o artık bir robottur.

Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır. Evlere giren ilk robotlar Furby, AIBO gibi oyuncaklardır. BaÅŸta ABD’de olmak üzere ev iÅŸlerine yardımcı olan robotların kullanımı da giderek yaygınlaÅŸmaktadır. Yerleri kendi kendine süpüren robot elektrik süpürgeleri büyük talep görmektedir.

Günümüzde robotların kullanım alanı endüstriyel üretimdir. Özellikle otomotiv endüstrisinde çok sayıda robot kullanılır. Bunların çoğu kol şeklindeki robotlardır. Bunlar parçaları monte eden, birleştiren, kaynak ve boya yapan robotlardır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Robot

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Apple iphone telefonunu icat etti

Yazan: admin | icatlar | Cumartesi 23 Mayıs 2009 16:22

yeniden etti

Cem Şancı

Apple’ın baÅŸkanı Steve Jobs, Apple’ın uzun zamandır beklenen telefonunu tanıttı.

* Resimlerle: Apple iPhone

Apple telefonu yeniden icat etti

Linksys’in, iPhone isimli bir Skype telefonu çıkarmasından hemen sonra bu kez Apple merakla beklenen telefonu iPhone’u, baÅŸkanı Steve Jobs’un aÄŸzından duyurdu.

Hem iPod, hem avuçiçi hem de olan iPhone’un dokunmatik ekranı 3,5 inc geniÅŸliÄŸinde ve mesafe sensörüne sahip. Böylece kullanıcı telefonu yanağına dayadığında, dokunmatik ekranın yanlışlıkla çalışması engelleniyor.

Blutooth ve Wi-fi özelliği de olan , 2 MP kameraya sahip. Ayrıca müzik, video ve veri depolamak için 8 GB depolama kapastesi olan , beklendiği gibi OS X işletim sistemi ile çalışıyor.

8 GB’lik versiyonun yurtdışı satış fiyatı 599 dolar, 4 GB’lık versiyonu ise 499 dolar.

Ayrıca sizler için hazırladığımız 59 fotoğraflık Apple iPhone Galerisini aşağıdaki bağlantıya tıklayarak izleyebilirsiniz.

via CHIP Online – Apple telefonu yeniden icat etti.

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

EGR nedir? (Makine Mühendisliği)

Yazan: admin | icatlar | Cuma 22 Mayıs 2009 16:22

İçten yanmalı motorlardan atmosferi kirleten temel üç kirletici CO, HC, NOx lerdir. Bu kirletici oranlan H/Y oranıyla doğrudan orantılıdır. Bunun içindir ki H/Y oranını değiştirerek CO ve HC oranlan kontrol altına alınmaktadır. Fakat yanma sonu sıcaklığının artması sonucu NOx oranında artış diğer kirleticilerle ters orantılı olduğundan büyük sorunlar ortaya çıkmıştır (2).

Motorlarda NOx (nitrojen oksit) emisyonlarını kontrol edebilmek için iki yol vardır. Birinci yol katalitik konvertör kullanılarak egzoz gazını kimyasal işleme tabi tutmak. Diğer yol ise yanma esnasında nitrojen oksit oluşumunu azaltmaktır. Bir kısım egzoz gazları yanma odası içerisinde tutularak NOx in kontrolü için kullanılır. Bu egzoz resirkülasyonu (geri dönüşüm- EGR) ile sağlanır (1).

H/Y oranı 15/1 oranına getirildiği zaman nitrojenin oksitlenmesi daha da artmaktadır ve NOx oranında büyük bir artış görülmektedir. H/Y oranını 18/1 veya 20/1 seviyelerinde tuttuğumuz zaman yanma sonu sıcaklığı düştüğü için NOx miktarında da düşme meydana gelmektedir. Öte yandan karışım oranının fakirleşmesinden dolayı da performansında büyük bir düşme meydana gelmektedir. Silindir içine giren havanın içeriğindeki gazlar: %75.5 Nitrojen ve %23 ise oksijenden oluşmaktadır. Bu iki element normal koşullarda tehlike arz etmez iken yüksek sıcaklıklarda birleşerek NOx gazını oluşturmaktadır. Bu iki elementin silindir içinde birleşmesi 1370 °C’de olmaktadır. Bu yanma sonundaki sıcaklığı düşürmek amacıyla bir metot uygulanmaktadır (2). Yanma odası içerisindeki egzoz gazları ile seyreltilmesi sonucu yanma sonu sıcaklıkları, dolayısıyla üretilen NOx miktarı düşmektedir(3).

Uygulanan bu metotta karışım içine bir miktar egzoz gazı verilerek yanmayı biraz olsun kötüleştirerek yanma sonu sıcaklığını düşürmek suretiyle NOx miktarını düşürülmektedir (2). Motor dizaynına bağlı olarak emme manifolduna giren egzoz gaz miktarı %6 ile %13 arasında değişir (1). Benzinli motorlarda, egzoz gazı geri dolaşımı yanma odasına emilen toplam dolgunun %10’u düzeyinde olduğunda. NOx emisyonu % 50- 60 kadar azalmaktadır (3). Zengin H/Y karışımını seyreltmek amacıyla N2, su buharı ve CO2 gazı silindir içerisine emdirilerek yanma sonunda egzoz gazlarının emisyonları azaltılmaktadır (2). Benzin motorunda bu yöntemin, yakıtın daha hızlı buharlaşarak karışımın oluşmasını hızlandırma ve tutuşmaya hazırlama gibi bir faydası da vardır. Bu şekilde, özellikle düşük yüklerde HC ve CO emisyonlarında da iyileşme elde edilmektedir (3). Egzoz gazlarındaki NOx miktarı, emme anındaki nitrojene, oksijenin miktarına, yanma sonu sıcaklığına ve bu sıcaklıkta kalma sürecine bağlıdır (2).

EGR Sistemlerinin Çeşitleri

1. Floor- Sistemi

Manifold içerisine giren egzoz gaz miktarını, ayarlayan bu sistem Åžekil l’de görülmektedir. Egzoz gaz kesiÅŸmesine, emme manifoldunun zeminine yerleÅŸtirilen iki küçük fıskiye ile egzoz gazlarının geçiÅŸi saÄŸlanır. Motor çalışırken, egzoz gazının ayarlanan bir miktarı (fıskiyenin çapına baÄŸlı olarak) fıskiyelerden emme manifoldu içerisindeki yakıt hava karışımının içerisine geçer. Ve böylece EGR saÄŸlanmış olur (1). Bu sistem, motorun tüm çalışma koÅŸullarında istenilen randımanı veremediÄŸi için fazla kullanılmaz.

2. Vakum Kontrollü EGR Sistemi

Egzoz manifoldunda bulunan egzoz gazlarını emme manifolduna transfer eden bir boru bağlantısı vardır ve emme manifoldunda vakum değişmesini sinyal şekline getirip bir valfe vererek egzoz geçişini gaz kelebek açıklığına göre kontrol eden bir de vakum yardımlı kesme valfı mevcuttur. Manifold vakumuyla çalışan bu valfe vakum, motor suyu sıcaklığı ile çalışan bir termo valf tarafından sağlanır. Motor henüz ısınma esnasında iken termo valf kapalı olduğu için EGR valfı çalışmaz. Motor ısısı arttıkça termo valf açılarak emme manifoldunda ki vakum değişimlerini EGR valfine iletir ve motor hızına göre geri verilen egzoz gazı miktarı ayarlanmış olur. Isı ile çalışan valf motor su sıcaklığı 40°C’nin üstüne çıktığı anda bimetal disk genleşerek kanalı açar

2.1. Relanti Devrinde EGR’nin Çalışması

Motor relantide çalıştığı durumlarda gaz kelebeği kapalı konumda olduğu için atmosfer basıncı ve diyafram yayı EGR kesme valfini kapatarak egzoz gazlarının emme manifolduna geçmesine izin vermez .

2.2. Düşük ve Orta Devirlerde EGR’nin Çalışması

Motor ara hızlarda çalışırken gaz kelebeği yavaş yavaş açıldığında emme manifoldunda ki kısmen yüksek vakum EGR kesme valfine tesir ederek diyafram yayın kuvvetini yener ve kanalı yavaşça açar. Egzoz gazları emme manifolduna girerek H/Y karışımına karışır. Bu durumda emme manifolduna egzoz gazı akışı çok az olmaktadır Fakat gaz kelebeği açılıp motor devri arttığı anda emme manifoldunda ki vakum miktarı rtacağından EGR kesme valfı daha çok açılır ve egzoz gaz geçişi daha da artarBu anda maksimum bir egzoz gaz akışı vardır (2).

2.3 Tam Yükte EGR’ nin Çalışması

Motor tam yükte çalışırken motordan istenen güç çok fazla olacağından motorun çalışmasını olumsuz yönde etkileyen EGR sisteminin çalışmaması istenir. Motor tam açık gaz kelebeği konumunda çalışırken EGR sisteminde bulunan bir sınırlayıcı emme manifoldunda ki havanın hızının artmasıyla vakum o kadar düşerki sınırlayıcı vakumun EGR kesme valfine ulaşmasına izin vermez. Motor tam yük ve hızlarda çalışırken EGR sistemi devre dışı kalır. Aynen rölanti devrindeki durum gibidir (2).

3. DeÄŸiÅŸik Tip EGR Sistemleri

Valf ile kontrol edilen bir sistemde ayrı bir geçiş ile emme manifoldu egzoz manifoldu bağlanır. Bu geçiş vakum kontrolü ile çalışan EGR valfı ile açılır veya kapanır Valini üst kısmı diyaframlıdır. Karbüratör vakum kanalı vakum borusu ile valfın üzerine bağlanır Vakum kanalında vakum olmadığı zaman EGR valfindeki diyaframa vakum etki etmez. Bundan dolayı yay supabı kapalı tutar. Egzoz gaz resirkülasyonu olmaz. Bu, motorun boşta çalışma durumudur. NOx oluşumu en azdır (1).

Gaz kelebeği açılmaya başlayınca vakum kanalında oluşan vakum, EGR valfinin diyaframına etki eder (Şekil 6). Diyafram supabı açmaya başlar. Egzoz gazları, emme manifolduna geçer. Yakıt-hava karışımı ile egzoz gazlan karışarak silindirler içerisine girer(l).

Gaz kelebeği açıklığı arttığı zaman emme manifoldu vakumu düşer. Yanma oluşumu esnasında, yakıt-hava karışımındaki egzoz miktarının artması yanmayı kötüleştirir. Bundan dolayı gaz kelebeği açıklığı arttıkça egzoz gaz resirkülasyonuna daha az ihtiyaç duyulur. Vakumun azalması ile EGR valfi hemen hemen kapanır (1).

Motor sıcaklığı 37.8 °C ye ulaşıncaya kadar çoÄŸu arabalarda termik vakum deÄŸiÅŸimi egzoz gaz resirkülasyonunu önler. Termik vakum deÄŸiÅŸimi de -ısı düşürücü (CTO) ÅŸalteri ile saÄŸlanır Motorun sıcaklık deÄŸerini hissetmesi için, CTO su ceketlerine yerleÅŸtirilir. Bu sıcaklık 37.8 °C’den (100 °F) düşük olursa ÅŸalter kapalı kalır. Bu EGR valfine vakumun gitmesini önler böylece egzoz gaz resirkülasyonu yapılamaz. Çalışmaya baÅŸladıktan hemen sonra soÄŸuk motorun performansı geliÅŸir. Motor sıcaklığının artması ile egzoz gaz resirkülasyonuna müsaade edilebilmesi için CTO’nun valfı açılır. Vakum EGR valfine ulaÅŸabilir böylelikle egzoz gaz resirkülasyonu baÅŸlayabilir (1).

Temel EGR sistemi üzerine  görüldüğü gibi bazı deÄŸiÅŸiklikler uygulanabilir. Örnekte görüldüğü gibi. bazı EGR valfleri ikinci bir diyaframa sahiptir. Buradaki amaç, motorun ani ivmelerime esnasında ve ağır yüklerde egzoz gaz resirkülasyonunu artırmaktır. Ayrıca, bazı motorlarda kullanılan ek ayarlayıcı sistem arabanın hızından yararlanılarak saÄŸlanır. Åžekil 9′da görülen bu tip bir sistemdir. Ayarlayıcı sistem ÅŸekilde çizgilerle kare içerisine alınmıştır. Bura da normalde açık selenoid valf dahil edilir ve emme manifoldu vakumunun direk geçiÅŸi saÄŸlanır. Motor sıcaklığı yeterince yükseldiÄŸinde termik ÅŸalter açılır, gaz kelebeÄŸi kısmen açıktır ve EGR valfı çalışabilir. Egzoz gaz resirkülasyonu baÅŸlar. Bununla birlikte, belirli seviyeye kadar hızlandığında, hız sensörü yükseltece bir sinyal gönderir. Bu yükselteç selanoid valfın kapanmasına neden olur. Åžu anda vakum hattı kapalıdır ve egzoz gaz resirkülasyonu durur (1).

Åžekil 10″da farklı bir düzenek gösterilmiÅŸtir. EGR vafinin çalışmasında yeterli vakum artışı için bir vakum yükselteci kullanılmıştır. Tam gaz konumunda yükselteç diyaframın iç kısmım düşürmesi ile resirkülasyon sona erer. Devamlı olarak yükseltece gelen vakum sinyalleri EGR valfı ve emme manifoldu vakumu ile kıyaslanır. Benzerlik görüldüğündeki gaz kelebeÄŸinin tam açıklığında (hemen hemen aynı vakum benzerliÄŸinde), yükselteçdeki vakum sinyallerindeki yükseltme durur. Åžu anda EGR valimi açık tutmak için yeterince vakum yoktur bu da valfın kapanmasına neden olur ve resirkülasyon duraksar (1).

Soğuk bir motorun çalışmasının ardından 35 saniye içinde EGR’nin faaliyeti, EGR geciktirme kronometresi ve EGR gecikme selenoidi  ile geciktirilir. Bu motorun ilk harekete kolay geçmesini temin eder. Motor ısınmaya başladıktan sonra motorun çalışmasında bozulma olmaksızın EGR başlayabilir. Motor çalışmaya başladıktan sonra hemen EGR başlar ise motor tekleyebilir veya stop edebilirdi. Bunu EGR geciktirme sistemi önler (1).

EGR’nin Motor Performansına ve Egzoz Emisyonlarına Etkisi

EGR sistemi kullanılan bir araçta  gibi emme manifolduna uygulanan egzoz gazı miktarının CO, HC. ve NOx miktarı nasıl değiştirdiği görülmektedir (2).

Egzoz gazı resirkülasyonunun (EGR) iki etkisi bulunmaktadır.

1. Silindir içine geri dönen egzoz gazlan yanma sonu sıcaklığını düşürür.

2. İçeri giren taze H/Y miktarını azaltır.

Emme manifolduna giren H/Y karışımına direkt olarak etki eden bu egzoz gazları motor gücünü ve NOx miktarım düşürmektedir ve de özgü! yakıt tüketimini artırmaktadır. EGR’nin deÄŸiÅŸik araç hızlarına baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸimi gösterilmiÅŸtir. Gaz kelebek açıklık miktarı arttıkça buna baÄŸlı olarak araç hızı artmaktadır araç hızının artmasına baÄŸlı olarak yapılan EGR miktarında bir artış görülmektedir. Düşük araç hızlarında ve rölanti çalışmasında EGR olmaz (2).

Klasik ve EGR Sisteminin Egzoz Emisyonlarının Karşılaştırılması

Düşük hızlarda ve rölanti devrinde EGR’ de bir kararsızlık meydana gelir. Bu yüzden EGR bu devirlerde çalışmaz.  araç hızına baÄŸlı olarak egzoz emisyonlarının EGR’li ve klasik olarak karşılaÅŸtırılması görülmektedir. Burada klasik araçların aksine EGR’li araçlarda, NOx emisyonlarının araç hızının artmasıyla birlikte bariz bir ÅŸekilde azaldığı görülebilir. Klasik sistemli araçta taşıt 60 km/h hızda seyir esnasında egzoz gazındaki CO ve HC oranında epey bir düşme vardır fakat araç hızı arttıkça NOx miktarında bir artış meydana gelmektedir. Aynı araçta EGR sistemi kullanıldığında 60 km/h hızda CO oranında bir artış olmasına raÄŸmen NOx oranında bir düşme meydana gelmektedir. Araç 20 km/h” in altındaki hızlarda seyrettiÄŸi zaman EGR’ de bir kararsızlık oluÅŸmaktadır (2).

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

ısı sensörleri

Yazan: admin | Genel | Pazartesi 15 Aralık 2008 20:43

Bir ortamdaki ya da bir maddenin ısısını ölçmek için kullanılan sensörlere ısı sensörleri denir.

sensör nedir adlı yazıda da bahsettiğimiz gibi ortamdaki fiziksel değerleri akımına çeviren devre elemanlarıdır.

Isı sensörlerine ayrıca termistör denir. ve diye iki tür termistör vardır.
PTC sıcaklık ile direnci artan ısı sensörlerine,NTC ise ısı ile direnci düşen sensörlerdir.

Ayrıca ısı ve sıcaklık sensörleri ve transdüserleri ile ilgili olarak aşağıdaki siteleri öneririm

www..net

http://www.obitet.gazi.edu.tr/obitet/sensorler/otoda_kullanilan_sensorler.htm

http://www.otomasyonsistemleri.org/isi-sensorleri-ve-transduserleri/

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

ilginç icatlar

Yazan: admin | icatlar | Pazartesi 1 Aralık 2008 22:42

İlginç İcatlar...........

Yeni çıkacak bu yüzükler sayesinde, doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini unutmayacaksınız. Son 24 içinde her , parmağınızı 10 saniye boyunca 120 dereceye kadar ısıtıyor.

İlginç İcatlar...........

Bu tam 444 adet devreler ihtiva eden plaketten yapılmış. Gün boyu ışığı ile şarj olan elbise, geceleyin ise değişik renk ve şekillerde ışımaya başlıyor. Üstelik bu ışık oyunları bir bilgisayarla değiştiriliyor

İlginç İcatlar...........

Güzel bayan nefes aldıkça, pervane dönüp üretiyor ve şiddetine göre led parlıyor.

İlginç İcatlar...........

Ev kadınlarının büyük yardımcısı olmaya aday bir icat.. Yemeklerin lezzeti artacak.. Kesme tahtası üzerinde doğradığınız malzemenin ağırlığını görebiliyorsunuz.

İlginç İcatlar...........

Hijyen günümüzün sorunu. Bir kullanımlık ve hijyenik şartları yerine getiren ürünler revaçta..Ve işte tek kullanımlık sabun.. 18 boyunca mükemmel temizlik. 3-4 cm koparın ve kullanmaya başlayın. Bitkisel bazlı rulo, kullan at sabun.

İlginç İcatlar...........

Dünyada ve Türkiye’de bir ilk.. FOTOSELLİ TAHARET MUSLUÄžU
Elinizi her uzatışta 10 saniye süreyle su verir ve otomatik kapanır.Maksimum hijyeni,su tasarrufu ve sağlamlık.4 adet AAA kalem pille 1 yıldan fazla çalışır.

İlginç İcatlar...........

Geçebileceğiniz şekilde açılabilen otomatik kapılar..Yatay çubukların uçlarında bulunan sayesinde çubuklar geçeceğiniz kadar açılıp, ısı yalıtımında yüksek başarı sağlıyorlar.

İlginç İcatlar...........

Dünyanın en hızlı transistörü…Amerika’da geliÅŸtirilen bu transistör 604 GHz frekansta çalışabiliyor. DiÄŸer bir deyiÅŸle saniyede 604 milyon iÅŸlem yapabiliyor ve kullanılmakta olan en hızlı transistörden tam üç kat hızlı.

İlginç İcatlar...........

LED ( Işık yayan ) teknolojisiyle üretilmiÅŸ süper ışık kaynakları…Yeni nesil aydınlatma araçlarında artık plastik kılıflarından çıkarılarak daha verimli hale getirilen ‘ LED ‘ adı verilen elektronik parçalar kullanılıyor. 22 watt bir elektrik gücü ile 45 – 65 wat arası ışık gücü almak artık mümkün. Sistemin ömrü ısınan bir eleman olmadığı için 50,000 saate kadar, yani yaklaşık olarak 35 seneye çıkıyor.

İlginç İcatlar...........

Teknoloji hız kesmiyor. Ve ÅŸimdi de yer kaplamayan rulo tv….Görüntülemede “OLEDs”, yani organik led teknolojisi kullanılmış kağıdı kalınlığında kıvrılabilir ekran

İlginç İcatlar...........

Bluetooth Sanal Klavye…Åžarjlı pillerle 120 dakika çalışabilen 64 tuÅŸlu bu ‘Q’ sanal klavyeyi kullanabilmek için sadece görüntünün oluÅŸacağı düz bir alan gerekli. Üstelik tuÅŸlar da ‘beep’ sesli!

İlginç İcatlar...........

Suyun basıncı ile çalışan, pil veya elektirik gerektirmeyen ışıklı duÅŸ baÅŸlıkları…Suyun basıncı ile çalışan bu ışıklı duÅŸ baÅŸlıkları, suyun sıcaklığına göre renklerini deÄŸiÅŸtiriyorlar.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

sensör nedir

Yazan: admin | Genel | Perşembe 27 Kasım 2008 19:06

, fiziksel ortam değişikliklerini (ısı,sıcaklık v.s.) bizim yerimize algılayan cihazlara denir.

En çok kullanılan 5 sensör türü:

  1. Isı sensörleri
  2. Manyetik
  3. Basınç sensörleri
  4. Optik sensörler
  5. sensörleri
Tags: , , , ,

Etiketler:, , , ,