John Fitch

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:10

John Fitch (d. 21 1743, South Windsor, Connecticut, ABD – ö. 2 Temmuz 1798) ABD’li yapımcısı ve .

John Fitch , çarklı ve gücünü buhar motorundan alan vapuru üretmiştir. Ürettiği bu vapur ilk buharlı vapur olma özelliğini taşır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/John_Fitch

Tags: , , , ,

Etiketler:, , , ,

John Deere

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:10

Bunlardan inovasyona ayrı bir parantez açmak gerekir; zira John Deere araÅŸtırma ve geliÅŸtirme (Ar-Ge) faaliyetlerine her gün yaklaşık 3 milyon USD ayırmaktadır, yani yılda 1 milyar USD’den fazla bir meblağı mevcut ve tamamen yeni ürün ve hizmetlerin geliÅŸtirilmesi için teknolojik araÅŸtırma ve geliÅŸtirme çalışmalarına aktarmaktadır. Bu çabaların doÄŸal bir sonucu olarak John Deere; en geliÅŸmiÅŸ ve son teknolojiye sahip, müşterilerinin iÅŸlerini ve hayatlarını daha da kolaylaÅŸtırmaya ve verimliliklerini artırmaya yönelik ürünleri arka arkaya piyasa sürebilmektedir. GeçtiÄŸimiz yıllarda piyasaya sürülen ve büyük ilgi ve hayranlık uyandıran destekli tarımsal yönetim çözümleri (AMS) sistemleri buna iyi bir örnektir. Uydudan pozisyonlama yaparak 10 cm. gibi inanılmaz hassasiyetlerle çalışabilme imkânı veren bu sistemlerle hassas tarla ölçümleri, tarla verim analizi ve verim haritası çıkarma gibi daha bir çok iÅŸlem hiç olmadığı kadar zahmetsiz ve hassas bir biçimde yapılabilmektedir. Toprak iÅŸleme verimini arttıran ve yakıt, tohum, gübre gibi maliyetlerden saÄŸlayan yine 10 cm.’ye kadar hassasiyetle çalışabilen kısaca kontrollü otomatik sürüş olarak tanımlanabilecek AutoTrac gibi çözümler de dünya ile eÅŸzamanlı olarak çiftçilerinin hizmetine sunulmuÅŸtur.

Åžirketin dünya çiftçileri tarafından büyük beÄŸeniyle karşılanan traktör, biçerdöver, pamuk hasat makinası, ilaçlama makinası ve benzeri kendi yürür makinaları’nı diÄŸer markalardan ayıran en bariz özellik olarak bu ürünlerde kendi tasarlamakta ve üretmekte olduÄŸu dizel motorları kullanmasıdır. John Deere’ın kendi mühendislik merkezlerinde çiftçilerin ihtiyaçlarına göre tarım faaliyetleri için özel olarak tasarlanan bu motorlar dünyada tarım sektöründe güç ve dayanıklılığın simgesi haline gelmiÅŸtir.

2007 Kasım ayından itibaren John Deere Türkiye’nin; Almanya, İspanya, Fransa, İtalya, Rusya, Portekiz, Finlandiya, İsveç, İngiltere/İrlanda ve Polonya’yla birlikte direkt olarak Deere & Company’e baÄŸlı bir ÅŸube (branch) olarak faaliyetlerine devam edeceÄŸi ilan edilmiÅŸtir. Deere & Company’nin Türkiye’ye olan güveni ve olumlu beklentilerinin bir yansıması olan bu karar ve devamında atılması beklenen adımlar John Deere’ın Türkiye’deki faaliyetlerinin, yatırımlarının ve pazar payının her geçen gün eskisinden daha hızlı bir ÅŸekilde artacağının habercisi olarak yorumlanmaktadır.

John Deere’in üretmekte ve satmakta olduÄŸu ürünler arasında baÅŸta traktör olmak üzere, biçerdöver, pamuk hasat makinası, silaj makinası, ilaçlama makinası, ÅŸeker pancarı hasat makinası, ön yükleyici, balya makinası, mibzer vb. gibi tarım makinalarının yanı ; iÅŸ ve ormancılık makinaları, çeÅŸitli çim biçme ve bahçe bakım makinaları gibi tüketici ürünleri ile güç sistemleri (kendi ürünleri ve baÅŸka birçok marka için dizel motorlar) ürünleri bulunmaktadır. Ayrıca ÅŸirket toprak ve üretimle doÄŸrudan ilgili alanlarda büyüme stratejisine paralel olarak son yıllarda yaptığı atılımlarla hassas sulama sistemleri (precision irrigation) alanında dünyada ilk üç arasına girmeyi baÅŸarmıştır. Yine son yıllarda; gelecekte önemini iyice arttırması beklenen bir alternatif enerji kaynağı olan rüzgâr enerjisi alanında da çeÅŸitli stratejik ortaklıklar vasıtasıyla büyümektedir. 2007 yılında dünya çapında cirosu 24,1 milyar USD civarında olan ÅŸirket, Türkiye’de tarım makinaları alanında faaliyetlerini sermayesinin tamamı Deere & Company ‘e ait olan John Deere Makinaları Ltd. Åžti. vasıtasıyla sürdürmektedir.

Şirketin tarım makinaları alanında bir kült haline gelmesinin süreç içerisinde birçok sebebi olmakla birlikte kuruluşundan kısa bir süre sonra benimsenen ana prensipleri önemlidir. Şirketin ödün verilemez olarak belirlenen bu dört ana prensibi ve değeri şunlardır: Dürüstlük (Integrity), Kalite (Quality), Adanmışlık (Commitment) ve İnovasyon (Innovation-Yenileşim).

John Deere (7 Åžubat, 1804 – 17 Mayıs, 1886), kendi kendine temizlenen, dünyada ticari alanda ilk baÅŸarılı sabanı geliÅŸtiren kiÅŸi. 1837 yılında tek başına baÅŸlattığı macerası ve kurduÄŸu Deere & Company adlı ÅŸirket; günümüzde 55.000′in üzerinde çalışanı olan, John Deere markasıyla 160′tan fazla ülkede satılan, dünyanın tarım makinaları üreticisi haline gelmiÅŸtir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/John_Deere

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

George Westinghouse

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:10

George Westinghouse (6 Ekim 1846, Central Bridge, New York – 12 Mart 1914, New York kenti, ABD), ABD’de iletiminde kullanılmasına öncülük eden ve sanayici.

1880′lerde ABD’de geliÅŸtirilen elektrik iletim sistemlerinde yalnızca doÄŸru kullanılıyordu; Avrupa’da ise alternatif akımlı birkaç sistem geliÅŸtirilmiÅŸti. Bunların en baÅŸarılı olanlarından biri Lucien Gaulard ile John Gibbs’in 1881′de Londra’da kurdukları sistemdi. Westinghouse bir grup Gaulard-Gibbs transformatörü ile bir Siemens alternatif üreteci getirterek Pittsburgh’da bir elektrik dağıtım sistemi kurdu (1885). Üç elektrik mühendisinin de yardımıyla transformatörleri daha geliÅŸkin hale getiren Westinghouse, ürettiÄŸi gerilimin deÄŸeri sabit tutalabilen bir alternatif üreteci de geliÅŸtirdi. 1886′da kurduÄŸu Westinghouse Electric Company, üç yıl sonra Westinghouse Electric Manufacturing Company adını aldı. Nikola ’nın alternatif motoruna iliÅŸkin patentlerini satın alan Westinghouse, Tesla’yı da motorunu geliÅŸtirip kurulucak enerji sistemine uygun duruma getirmesi için iÅŸe aldı. Enerji sistemi pazarlanacak duruma geldiÄŸinde enerji iletiminde doÄŸru kullanılması yanlıları alternatif için yoÄŸun bir kötüleme ve gözden düşürme kampanyası açtılar.Alternatif akıma yöneltilen saldırılar, alternatif akımın insan yaÅŸamı için tehdit oluÅŸturduÄŸu iddiasına dayandırılıyordu. 1893′te düzenlenen Chicago Dünya Fuarı’nın aydınlatılması iÅŸi Westinghouse’un ÅŸirketine verildi; Niyagara Irmağı üzerideki çaÄŸlayanlardan elektrik enerjisi elde etmek üzere alternatif akımlı sistemler kurma hakkını da Westinghouse aldı.

Demiryollarına duyduÄŸu ilgi, ilk büyük icadı olan havalı freni ortaya koymasına yol açtı (1869), aynı yıl Westinghouse Air Brake Company’yi kurdu. Kimi otomatik mekanizmaların da eklenmesiyle havalı frenler trenlerde yaygın olarak kullanılmaya baÅŸladı; 1893′te kabul edilen Demiryolu Güvenlik Aygıtları Yasası, trenlerde bu tür frenlerin kullanılmasını zorunlu kıldı. Otomatik havalı frenlerin Avrupa’da da yaygınlaÅŸması üzerine farklı hatlarda çalışan trenlerde aynı tür frenlerin kullanılabilmesi ve mevcut trenlere frenin sonradan daha geliÅŸmiÅŸ modellerinin takılabilmesi amacıyla havalı fren aygıtlarının standartlaÅŸtırılması konusu üzerinde çalışmalar yapan Westinghouse, böylece modern standartlaÅŸtırma yöntemlerinin de öncülüğünü yapmış oldu.

KurduÄŸu ÅŸirket ticari olarak büyük bir geliÅŸme gösterdi, ama Westinghouse , 1907′deki bir borsa krizi sonucunda ÅŸirket üzerindeki denetimini yitirdi ve 1911′de bütün ÅŸirketleriyle iliÅŸkisini kesti.

İç SavaÅŸ sırasında kara ve deniz kuvvetlerinde görev yaptı. 1865′te dönme hareketi saÄŸlayan bir buhar makinesine iliÅŸkin ilk patentini aldı. Bu makinenin kullanışlı olmadığı sonradan anlaşıldı ama Westinghouse makinede uyguladığı çalışma ilkesinden yararlanarak yeni bir su sayacı geliÅŸtirdi. Aynı yıl raydan çıkmış yük vagonlarını raylar üzerine yerleÅŸtiren bir düzenek icat etti.

Daha sonra demiryolu iÅŸaret sistemleri üzerinde çalışmaya baÅŸlayan Westinghouse, satın aldığı patentlere kendi buluÅŸlarını da ekleyerek elektrik ve basınçlı havayla çalışan tam bir iÅŸaret sistemi geliÅŸtirdi.Havalı frenlere iliÅŸkin bilgi birikiminden yararlanarak 1883′te güvenlikli bir doÄŸal boru hattı sistemi üzerinde çalışmaya baÅŸladı. Bu konuda iki yıl içinde aldığı patentlerin sayısı 38′e ulaÅŸtı (Westinghouse’un almış olduÄŸu patentlerin toplam sayısı 100′ün üzerindedir).

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/George_Westinghouse

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Charles Proteus Steinmetz

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:08

Proteus Steinmetz ( 9 Nisan, 1865– 26 Ekim, 1923), Matematikçi ve Mühendisi.(asıl adı Karl August Rudolf Steinmetz’dir)

1894 yılında General Electric şirketinin Hesaplama Departmanı Başkanlığına getirildi.

Mühendisler için matematiksel teoriler üreterek, Amerikadaki elektrik güç endüstrisinin gelişmesini mümkün kılan alternatif akımın gelişmesine yaptığı katkılarla adını duyurdu. Elektrik motorlarının endüstride en iyi biçimde kullanımı amacıyla ortaya attığı histeriziz (ardıl işlem)in anlaşılması çığır açan bir olaydır.

Aynı yıl, alternetif akımın matematiğini açıklayan en önemli makalesini yayınladı.

Prusya’da doÄŸdu. Dedesi ve babası gibi cücelik, kamburluk ve displazi rahatsızlığı vardı. Lise çaÄŸlarında ve üzerine maharetleri öğretmenlerini ÅŸaşırtmıştı.

WrocÅ‚aw Üniversitesine gitti. 1888 yılında doktorasını vermek üzere iken Alman polisi tarafından soruÅŸturulmaya baÅŸlandı. Zürih’e kaçarak muhtemel bir tutuklanmadan kurtuldu. Oradan da 1889′da göçmen olarak ABD’ye gitti. Rudolf Eickemeyer’in yanında çalıştı ve kısa bir süre içinde “Manyetik Histerizizin Alanı”nı yayınladı. Eickemeyer’in ÅŸirketi, 1893 yılında General Electric ÅŸirketi tarafından satın alınana kadar elektrik enerjisinin mekanik ve elektrik cihazlarda kullanımını kolaylaÅŸtırmak için transformatörleri geliÅŸtirerek bir çok tasarım yaptı ve patent aldı.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Charles_Proteus_Steinmetz

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Bell X-1 nedir

Yazan: admin | icatlar | Salı 28 Aralık 2010 12:05

Bell X-1, orijinal adıyla XS-1, müşterek National Advisory Committee for Aeronautics (NACA)(en)-USAF süpersonik araÅŸtırma projesi ve bu proje dahilinde hızını aÅŸan ilk insanlı . Genellikle gizli tutulan X-serisi uçakların ilkidir. II. Dünya Savaşı’nda Almanların savaÅŸ sonunda motorlu geliÅŸtirmesi o yılların teknolojik rekabeti olan hava hız rekoru için ilham kaynağı oldu. SavaÅŸtan sonra bütün ülkeleler artık klasik içten yanmalı motorun uçaklarda kullanılamayacağını anladı. Bu doÄŸrultuda ABD ses üstü hıza çıkılıp çıkılamayacağını araÅŸtırmak için X-1 projesini baÅŸlattı. X-1 tam anlamıyla bir deÄŸildir. Çünkü yerden havalanamazdı. X-1 USAF’a ait bir tarafından gökyüzüne çıkarıldı ve boÅŸluÄŸa bırakıldı. Bir süre sonra pilot roketi ateÅŸledi ve deney baÅŸlamış oldu. Deney baÅŸarısız olsaydı pilotu kabinden fırlatma sistemi olmadığından pilot ölecekti. Fakat X-1 ses hızını sorunsuz geçti ve süzülerek iniÅŸ yaptı. Aracın pilotu ses hızına yaklaşırken uçağın parçalanacak gibi titrediÄŸini ses hızını geçince ise uzaydaymış gibi kendini boÅŸlukta hissettiÄŸini söylemiÅŸtir. Böylece ABD ses hızının geçilebileceÄŸini kanıtladığı gibi bunu baÅŸaran ilk ülke olmuÅŸtur.

X-21 · X-22 · X-23 · X-24 · X-25 · X-26 · X-27 · X-28 · X-29 · X-30 · X-31 · X-32 · X-33 · X-34 · X-35 · X-36 · X-37 · X-38 · X-39 · X-40

X-1 · X-2 · X-3 · X-4 · X-5 · X-6 · X-7 · X-8 · X-9 · X-10 · X-11 · X-12 · X-13 · X-14 · X-15 · X-16 · X-17 · X-18 · X-19 · X-20

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bell_X-1

Tags: , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , ,

Buldozer icadı

Yazan: admin | icatlar | Salı 28 Aralık 2010 12:05

Bulldozer, toprak tesviyesinde kullanılan paletli bir iş makinası. Dozer olarak da bilinir. Ön tarafından düşey doğrultuda aşağı yukarı hareket edebilen güçlü bir uzun kepçe vardır. Buldozer bu kepçenin alt tarafındaki kesici bıçakla toprağı parçalar ve kazıyarak kaldırır. Kaldırılan toprağı kepçesi vasıtasıyla ileri doğru iterek sürükleyebilir. Kepçe hareket halinde yukarı konumda dururken toprak yüzeyini kazımak için bir miktar aşağıya indirilir. Kepçenin hareketi daha önceleri kablolar vasıtasıyla sağlanırdı. Bugün ise yaygın olarak hidrolikle tahrik edilmektedir. Kepçenin, buldozerin hareket yönüne olan konumuna göre dik ve eğik tipleri vardır. Yan dozer denilen, eğik tipte, kepçeye sahip buldozerlerde kazıyıp sürüklenen toprak kepçenin eğik tarafından yana atılarak toprağın ön tarafta yığılması önlenir. Günümüzde kullanılan gelişmiş tiplerde bıçağın buldozerin hareket yönüne göre konumu istenildiği gibi değiştirilip ayarlanabilmektedir. Ağırlıkları 4-40 t arasında değişen buldozerler, güçlü bir (50-700 BG) dizel motorla donandığından yüksek bir itme ve çekme gücüne sahiptir. Yol yapımı veya tarla açma gibi çeşitli toprak tesviye işlemlerinde kullanılır. Silindir ve benzeri diğer iş makinalarının çekilmesi gayesiyle de kullanılabilir. Engebeli arazilerin düzeltilmesi için çok elverişlidir. Toprak üzerindeki engebeleri, kazıyıp kaldırılan toprağı sürükleyip yayarak ve çukur yerleri doldurarak toprak yüzünün kabaca düzeltilmesini sağlar. Buldozerlerle toprağın sürüklenerek taşınması ancak 20-30 m gibi yakın mesafelerde iktisadi olarak yapılabilir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Buldozer

Tags: , , ,

Etiketler:, , ,

Sybian

Yazan: admin | icatlar | Pazartesi 20 Aralık 2010 21:58

Sybian, kadınlar tarafından kendini tatmin ve tahrik için kullanılan bir cihazdır.

Ortasında delik bulunan, ucunda bu delikten dışarı çıkan bir çubuğa bağlı bir motorun yerleştirilmiş olduğu ve semere benzeyen bir oturaktır. Bu çubuğun ucuna penise benzer çeşitli nesneler takılarak kullanılır. Sybian kullanım sırasında titreyecek ve çubuğa bağlı nesneleri döndürecek şekilde tasarlanmıştır. Bu titreşim klitorisi uyarırken dönen nesneler de G noktasının uyarılmasını sağlarlar. Bu hareketlerin şiddeti cihazın altına bir kabloyla bağlı bulunan kontrol kutusu tarafından artırılıp azaltılabilir. Bu çeşitli cinsel uyarılar kombinasyonunun diğer bilinen yöntemlerle elde edilenlerden daha şiddetli bir orgazm yaşattığı düşünülmektedir.[kaynak belirtilmeli]

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Sybian

Tags: , , , , , ,

Etiketler:, , , , , ,

Segway

Yazan: admin | Genel | Pazartesi 20 Aralık 2010 21:58

Kamuoyuna sunulmadan önce yüzyılın icadı olarak tanıtıldı, ancak tanıtım sonrasında beklenen ilgiyi görmedi. Genellikle turistik şehir turları için turizm firmaları tarafından kullanılmaktadır.

Segway, ya da segway kt (sagway kiÅŸisel taşıyıcı) iki tekerlekli kendi kendini dengeleyen bir ulaşım aracıdır. Mucidi Dean Kamen tarafından 2001 yılı Aralık ayında tanıtıldı. Segway kelimesi, italyancada “takip etmek” kelimesi için kullanılan “segue” kelimesinin sesteÅŸidir.

Segway tarafından geliştirilen iki tekerlekli denge teknolojisini kullanan PUMA, çift motoruyla 56 km (35 mil) hız yapabiliyor ve tam dolu pille 56 km mesafe katediyor. Araç özel algılayıcıları sayesinde yayaları ve diğer araçları algılayarak çarpışma ve kazaları engelliyor.

Algılayıcılar sayesinde iki üzerinde otomatik denge sağlayan Segway, üzerinden düşmeyi başaran ilk insan Bush ile çok daha popüler bir hale geldi. Firma şimdi de General Motors ile işbirliği içerisinde iki kişilik elektrik enerjili şehir aracını üretti. Trafik sıkışıklığı ve kazaları önemli ölçüde azaltacağına inanılan cihaz iki tekerlekli ve iki kişilik olarak tasarlanmış. The Personal Urban Mobility and Accessibility tanımının kısaltılmış hali olan PUMA adıyla anılan araç lityum iyon pille çalışıyor.Ekonomik pratik ve hızlı bir ulaşım aracı olarak çift kişilik bu model nisan 2009 da newyork sokaklarında test için dolaşmaya başladı.

Bu ulaşım aleti, elektrik motoruyla çalışır ve 20 km/h hız yapabilir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Segway

Tags: , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , ,

PageRank nedir

Yazan: admin | icatlar | Pazartesi 20 Aralık 2010 21:57

Google Türkçe siteleri sevmiyor tarzında basit düşünceler yerine, matematiksel modelleme ile olaya yaklaşırsak daha yüksek Pagerank değerliklerine bizim Türkçe içerikli sitelerimizin de kavuşacağını görmüş oluruz.

“Sen bana link ver ben sana link vereyim” mantığının incelemesi

Formüldeki değişkenler şunlardır:

Pagerank =

PR(A) = (1 − 0.85) + 0.85 * (1 / 1) = 0.15 + 0.85x1 = 1

Çapraz link degiÅŸimi yapılırsa ancak o zaman Pagerank’ında artış gerçekleÅŸiyor. Ama Türkiye’deki bir çok webmaster arkadaşımız “sen bana link ver, ben sana link vereyim” mantığı içinde olduÄŸundan ülkemizdeki sitelerin Pagerank deÄŸerleri düşük seviyelerdedir. İşte olayın matematiksel yaklaşımı bu ÅŸekildedir.

Sistemin ortalama Pagerank deÄŸerini kontrol edelim Pr(A)+ Pr(B)=2 2 /2 (Sistemde iki adet site mevcut oldugundan)=Sistemin ortalama Pagerank’ı= 1

Google, aynı zamanda spam amaçlı siteleri Google Ban ile cezalandırıp tüm indexlerini silerken, yeni açılan sitelerin de hızlı bir ÅŸekilde sonuçlarında yükselmesini engelleyen Google Sandbox sistemlerini kullanmaktadır. Sandbox’a giren bir site 3-6 ay boyunca ne kadar iyi olursa olsun, Google tarafından denenir ve belirli bir sürenin sonunda arama sonuçlarında daha iyi bir yere getirilir.

Google bize pagerank konusunda bazı bilgiler vermiÅŸtir. Elimizde olan veriler ÅŸunlar: – Dünyadaki tüm sitelerin pagerankı toplamı 1 sayısına eÅŸittir. – Pagerankın Google tarafından açıklanan resmi formülü aÅŸağıdadır.

Önemli, yüksek kalitesi olan siteler, Google’ın her arama yapıldığında hatırladığı, daha yüksek PageRank’a (Sayfa Sıralaması) sahip olurlar. Tabiki, önemli sayfalar eÄŸer aradığınız sorgu ile uyuÅŸmuyorsa size bir ÅŸey ifade etmez. Bu sebeple, Google aramalarınızda hem önemli hem de konu ile ilgili sayfaları bulmak için PageRank’i karmaşık bir metin uyuÅŸma tekniÄŸi ile birleÅŸtirir. Google aradığınız terimin kaç defa sayfada görüntülendiÄŸinin de ilerisine gidip o sayfanın içeriÄŸini tüm yönleri ile inceleyip (ve o sayfaya link veren sitelerin içeriÄŸini) sizin sorgunuza iyi bir sonuç mu diye karar verir.

Özetlemek gerekirse sitenize geri link veren bir sitede ne kadar çok link varsa hissenize o kadar az Pagerank düşer. Karşılıklı link deÄŸiÅŸimi Pagerank’ın artacağı anlamına gelmez. Daha iyi bir sonuç almak için çapraz link deÄŸiÅŸimi yapılması gerekir.

En basit iki siteli link degiÅŸim örnekli ÅŸu matematiksel denklem ile bile görüldüğü üzere “Sen bana link ver ben sana link vereyim” olayında Pagerank falan kazanılmıyor. Link degiÅŸmeden önce de Pagerank deÄŸeri 1′di. Link degiÅŸimi yaptıktan sonrada Pagerank deÄŸerinin yine 1 olduÄŸunu gördük ve ispatladık. Bu ispatı Google matematik formülü ile yaptık.

d= 0.85 PR(A) = (1 – d) + d*(PR(B)/C(Tn)) PR(B) = (1 – d) + d*(PR(A)/C(Tn))

Bir webmasterın mantıklı bir link degişimi yapabilmesi için en az iki tane sitesi olmalıdır. 1 tane ana sitesi olmalı bir tane de yedek sitesi olmalıdır. Yedek sitesi ile link toplamalı orada biriken link gücünü anasitesine göndermelidir.

Sayfa DeÄŸeri[3], sitenin doÄŸal yapısına ve link[4] içeriÄŸine uygun olarak sitenin deÄŸerinin bir göstergesidir. Google, bir linki A sayfasından B sayfasına, B sayfası için A sayfasını kullanarak baÄŸlar. Aynı zamanda sayfanın hakkının yenmemesi için bazı içerik analizleri de yapar. Kendisini “önemli” yapan kriterlerde iyi yerlerde olan bir site önem sıralamasında diÄŸer sitelerin üzerine çıkacaktır. Yani bir sitenin Google Arama sonuçları sıralamadaki yeri onun için önemli olan birçok kriterlerin birleÅŸimi sonucunda belirir.

A sitesi için pagerank bulma formülü şu şekildedir. PR(A) = (1-d) + d (PR(T1)/C(T1) + … + PR(Tn)/C(Tn))

Bu değer genel olarak özgün bir içeriğe, sayfaya verilmiş bağlantılara ve bağlantı veren sayfaların kalitesine bağlı olarak değişir. PageRank, değer olarak sitenizin Google tarafından arama sonuçlarında sıralanmasını ve Google tarayıcısının sitenizi kontrol etme sıklığını etkiler.[1]

Google Arama motoru ve ÅŸirketi , Stanford’da master yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin tarafından 1998 yılında kurulduÄŸunda, arama sonuçlarını patentli PageRankâ„¢ tekniÄŸi üzerine geliÅŸtirdiler. Bu yüzden PageRankâ„¢ patenti de Google’a deÄŸil Stanford Üniversitesi’ne aittir.[2]

PageRank, Google’ın site sıralamasında kullandığı algoritmanın sonucu sitenize verdiÄŸi deÄŸeri gösteren basitleÅŸtirilmiÅŸ 0′dan 10′a kadar olan bir deÄŸerdir.

PR(A)= A sitesine ait Pagerank degeridir. Tüm siteler için ilk baÅŸta 1 kabul edilmektedir. d = “damped down” faktörü denilen özel bir katsayı ve 0.85 kabul edilmektedir. gibi özel bir katsayıdır. PR(Tn) = A sitesine link veren herhangi bir sitenin pagerank degeridir. C(Tn) = A sitesine link veren sitenin baÅŸka sitelere verdigi link sayısıdır.

PR(B) = (1 − 0.85) + 0.85 * (1 / 1) = 0.15 + 0.85x1 = 1

PR(A)= A sitesine ait ilk Pagerank degeri ilk başka biz 1 kabul ediyoruz. d= 0.85 katsayı degerinde oldugunu google bize söylüyor. PR(B)= B sitesine ait ilk Pagerank degeri 1 kabul . C(Tn) =1 dir. Yani A sitesinden ve B sitesinden dış dünyaya verilen link sayısı adeti 1 oldugundan 1 alıyoruz. Eger A sitesi başka sitelerede link vermiş olsaydı verdiği link sayı adetini yazacaktık. Yukarıdaki örnek için sadece bir adet siteye link verildiğinden 1 rakamını yazıyoruz denkleme.

DeÄŸerleri yerine koyarsak:

Pagerank deÄŸerleri anlık olarak güncellenir ve bu arama sonuçlarna yansır. Buna karşın görünebilir PageRank deÄŸeri 3 ayda bir güncellenir ve bu deÄŸer Google Toolbar’a da yansır. Fakat zaman zaman istisnalar olabilmekte, 3 aydan daha kısa sürede veya daha uzun sürede de güncellemeler yapılabilmektedir. En son 2 Nisan 2010 tarihinde güncellenmiÅŸtir. Fakat bir sonraki güncellemenin olacağını kimse bilememektedir. Sadece tahminler yürütülmektedir.

Ancak site sıralamasını etkileyen tek parametre PageRank deÄŸildir. Site sıralamasını esasen “alakalılık” ve “önemlilik” deÄŸerlerini kombine etmeye çalışan Google algoritması için de Topic Sensitive PageRank olarak tartışılan kavramın etkili olduÄŸu düşünülmektedir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/PageRank

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nükleer denizaltı

Yazan: admin | icatlar | Pazartesi 20 Aralık 2010 21:57

Geleneksel denizaltılar ve nükleer denizaltılar arasındaki ana fark, güç üretim sistemidir. Nükleer denizaltılar bu iÅŸ için nükleer reaktörleri görevlendirir. Biri, mile baÄŸlı olan motorlarına güç saÄŸlamak için üretirken diÄŸeri, buhar türbinlerini çeviren buhar gücünü üretmek için reacktörün ısısına bel baÄŸlar. Denizaltılarda kullanılan reaktörler küçük bir reaktörden yüksek miktarda enerji dağıtma olanağı saÄŸlamak için genel olarak yüksek derecede zenginleÅŸtirilmiÅŸ yakıt (sıklıklar %20′den fazla) kullanırlar.

Nükleer denizaltılar pek çok kaza geçirmiştir (hepsi güç kaynağı ile alakalı değil).

1950′lerde, Sovyetler BirliÄŸi de nükleer güçlü denizaltılar geliÅŸtirme konusunda BirleÅŸik Devletler’in arkasından takip etti. Nautilus’un ABD tarafından geliÅŸtirilmesinin kışkırtıcı etkisiyle, nükleer güç saÄŸlama üzerine Sovyet çalışmaları 1950′lerin baÅŸlarında Obininsk’teki ve Enerji MühendisliÄŸi Enstitüsü’nde, daha sonra Kurçatov Enstitüsü’nün başına geçecek olan Anatoliy P. Alexandrov önderliÄŸiyle baÅŸladı. 1956′da, onun takımı tarafından tasarlanan ilk Sovyet güç reaktörü iÅŸlemsel sınamalara baÅŸladı. Aynı anda, Vladimir N. Peregudov’un önderliÄŸinde bir tasarım takımı, reaktöre ev sahipliÄŸi yapacak tekne üzerinde çalıştı.

Nisan 1994′te Florida’da HMS Vanguard

SoÄŸuk SavaÅŸ’ın ilerleyen günlerinde, dört adet Sovyet tersanesinin (Severodvinsk’teki Sevmash, St. Petersburg’daki Admilralteyskiye Verfi, Nizhniy Novgorod’daki Krasnoye Sormovo ve Komsomolsk on Amur’daki Amurskiy Zavod) her birinden yaklaşık sayısı 5 ten 10 kadar varan nükleer denizaltılar hizmete sokulmuÅŸtu.

Reaktörü yapmak üzere Westinghouse Åžirketi atandı. Denizaltı tamamlandıktan sonra, BaÅŸkan Truman Nautilus’un pruvasında geleneksel ÅŸampanya ÅŸiÅŸesini kırdı. 17 1955′te Nautilus, Groton, Connecticut’taki limandan ayrıldıktan sonra tecrübelerine baÅŸladı. Denizaltı 320 ft (yaklaşık 97,5 ) uzunluÄŸundaydı ve 55 milyon Amerikan Doları’na mal olmuÅŸtu.

Nautilus’un yapımı, BirleÅŸik Devletler Atomik Enerji Komisyonu’nun Deniz Reaktörleri Dalı’ndaki bir grup bilimci ve mühendis tarafından nükleer güç saÄŸlama aracının baÅŸarılı geliÅŸtirimiyle olası kılınmıştır. Temmuz 1951′de, BirleÅŸik Devletler Kongresi dünyanın ilk nükleer güçlü denizaltısının yapımına, kaptan Hyman G. Rickover’ın liderliÄŸi altında izin vermiÅŸtir. Amiral Rickover nükleer denizaltıları fikrini ileri sürmüştü.

Denizaltılar 30 yıllık işletim süresine kadar nükleer yakıtı taşıyabilir. Sualtındaki zamanı kısıtlayan tek kaynak, mürettebat için erzak ve teknenin bakımıdır.

Nükleer denizaltı, bir nükleer reaktör tarafından güç sağlanmış olan denizaltıdır. Nükleer denizaltının performans avantajları, geleneksel denizaltılara (genellikle dizel, elektrik vb.) göre dikkate değerdir: nükleer güç, tamamen havadan bağımsız olduğu için geleneksel denizaltılarda gerekli duyulduğu gibi, denizaltının sıklıkla yüzeye çıkma ihtiyacından kurtarır; bir nükleer reaktör tarafından üretilen büyük miktardaki güç, nükleer denizaltıların yüksek hızda, uzun süre kullanılmasına olanak tanır; ve varış noktalarında sadece yiyecek gibi tüketilir malların depolanması gerekir. Yeni nesil nükleer denizaltılar 25 yıllık ömrü boyunca asla yeniden doldurulma ihtiyacı duymaz. Diğer yandan geleneksel denizaltılarda, elektrik akülerinde depolanan sınırlı güç, en gelişmiş geleneksel denizaltı bile düşük hızda sadece birkaç gün, en yüksek hızda ise sadece birkaç denizin altında kalabilir anlamına gelir. Havasız güç sağlamadaki son geliştirmeler bu dezavantajı biraz azaltmıştır. Nükleer teknolojinin yüksek gideri, pek az ülkenin nükleer denizaltılara sahip olabileceği anlamına gelir.

Bu makinalar bir acil ilerleme mekanizmasına elektrik sağlayabildiği kadar, reaktör bozulma ısısı azaltımı için de acil elektrik gücü sağlayabilir.

Nükleer reaktör ayrıca, hava kalitesinin bakımı, tuzlu okyanus suyunu damıtarak taze su üretimi, ısı düzeni vb. gibi denizaltının diğer altsistemlerine enerji sağlar. Tüm nükleer deniz reaktörleri günümüzde, yedek bir güç sistemi olarak dizel üreteçlerle birlikte çalışır.

Téméraire, sister-ship of Triomphant

Buhar üretimi sorunları, ışınım (radyasyon) sızıntıları ve diÄŸer zorlukları içeren pek çok engeli aÅŸtıktan sonra, bu çabalar üzerinde temellenen Sovyet Donanması’ndaki ilk nükleer denizaltı 1958′de görevine baÅŸladı.

Bugün, ÅŸu altı ülke nükleer güçlü stratejik denizaltının herhangi bir çeÅŸidini kullanmaktadır: BirleÅŸik Devletler, Rusya, Fransa, BirleÅŸik Krallık, Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan. Arjantin ve Brezilya’yı da kapsayan pek çok ülkenin, nükleer güçlü denizaltılar yapmak için geliÅŸmekte olan deÄŸiÅŸik biçimlerdeki tasarıları (projelere) vardır.

BirleÅŸik Devletler, ilk nükleer denizaltı USS Nautilus (SSN-571)’u 1954 yılında denize indirmiÅŸtir. Nautilus, yüzeye çıkmaksızın dünyayı dört aya kadar turlayabilirdi.

20. yüzyılda, Birleşik Devletler (ABD) ve Sovyetler Birliği (SSCB) geleneksel denizaltıların kısıtlamalarının üstesinden gelmek amacıyla nükleer denizaltılar yapmak için teknolojiyi takip ediyordu. Nükleer güçlü denizaltılar geçmiş ABD-Sovyet silahlanma yarışının en güçlü göstergelerinden biridir.

BirleÅŸik Krallık’ta, Kraliyet Donanması’na ait bütün eski ve mevcut nükleer denizaltılar Barrow-in-Furness’te yapılmıştır.

1950′lerin sonlarından 1997′nin sonuna kadar, Sovyetler BirliÄŸi ve ardından gelen Rusya, diÄŸer bütün ülkelerin ürettiÄŸinden daha fazla sayıda, toplam 245 adet nükleer denizaltı yapmıştır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/N%C3%BCkleer_denizalt%C4%B1

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »