Michael Faraday

Yazan: admin | Mucitler | Pazartesi 22 Şubat 2010 14:50

On dört yaşında bir ciltçiye çırak olarak girdi. 1813 Mart ayına kadar devam ettiği bu işte ciltlenmek üzere getirilen kitapları okuyarak bilgisini genişletmeye başladı. Bu sayede gençliğinde pek çok kitap okudu. Bilhassa kitaplarını büyük bir heves ve arzuyla okuyordu. Encyclopedia Britannica’nın üçüncü baskısındaki elektrik maddesinden özellikle etkilendi. Eski şişeler ve hurda parçalardan yaptığı basit bir elektrostatik üreteçten yararlanarak deneyler yapmaya başladı. Gene kendi yaptığı zayıf bir Volta pilini kullanarak elektrokimya deneyleri gerçekleştirdi.İngiltere’nin kuzeyinden 1791 başında Newington köyüne iş aramak amacıyla gelmiş bir demirci ile bir köylünün dört çocuğundan biri olan Faraday ekonomik nedenlerle uzun süreli bir eğitim alamadı. Ailesi Sandemancılar adı verilen bir tarikatın üyesiydi. Faraday daha ziyade kendi kendine yetişmiş bir bilim adamıdır. Kilisenin pazar okulunda okuma yazma ve öğrendi. Küçük yaşta dağıtıcısı olarak çalışmaya başladı.Elektrik Çalışmalarına Dönüş1820 yıllarında fen alimleri çalışmalarına daha ziyade elektriğe ait konularda ağırlık vermişlerdi. Bunlardan en önemlileri Volta’nın elektrik pili ve Hans Christian Ørsted’in elektrik akımından üretilen manyetik mıknatıslı güç kaynağı idi. Ørsted 1820′de bir telden geçen elektrik akımının tel çevresinde bir manyetik alan oluşturduğunu bulmuştu. fizikçi Andre Marie Ampere de tel çevresinde oluşan manyetik kuvvetin dairesel olduğunu, gerçekte de tel çevresinde bir manyetik silindir oluştuğunu göstermişti. Bu durumda soyutlanmış bir manyetik kutup elde edilebilir ve taşıyan bir telin yakınına konursa telin çevresinde sürekli olarak bir dönme hareketi yapması gerekecekti.Michael Faraday, (d. 22 Eylül 1791, Newington, Surrey – ö. 25 Ağustos 1867, Londra), İngiliz ve fizik bilgini.1839′da elektriğe ilişkin yeni ve genel bir kuram geliştirdi. Elektrik madde içinde gerilmeler olmasına yol açar. Bu gerilmeler hızla ortadan kalkabiliyorsa gerilmenin ard arda ve periyodik bir biçimde hızla oluşması bir dalga hareketi gibi madde içinde ilerler. Böyle maddelere iletken adı verilir. Yalıtkanlar ise parçacıklarını yerlerinden koparmak için çok yüksek değerde gerilmeler gerektiren maddelerdir.Faraday manyetik etkiyle ilgili deneyleri gerçekleştirip sonuçlarını bilim dünyasına sunarken elektriğin farklı biçimlerde ortaya çıkan türlerinin niteliği konusunda kuşkular belirmişti. Elektrikli yılan balığının ve öteki elektrikli balıkların saldığı, bir elektrostatik üretecin verdiği bir pilden ya da elektromagnetik üreteçten elde edilen elektrik akışkanları birbirinin aynı mıydı? Yoksa bunlar farklı yasalara uyan farklı akışkanlar mıydı? Faraday araştırmalarını derinleştirince iki önemli gerçekleştirdi.Londra’da bulunan Kraliyet Enstitüsü’nde kimyacı Sir Humphrey Davy tarafından verilen konferanslarına katılma olanağı buldu. Konferanslarda tuttuğu notları ciltleyerek iş isteyen bir mektupla birlikte Davy’ye gönderdi ve 1813′te Davy’nin desteğiyle asistanı oldu. Ekim 1813 ile Nisan 1815 tarihleri arasında Fransa, İtalya ve İsviçre gezisinde Davy’ye refakat etti. 1820′de Davy’nin yanından yardımcılık görevinden ayrıldı. 1825′te laboratuvar müdürlüğüne getirildi. 1833′te enstitüye ders verme mecburiyeti olmaksızın profesörü olarak tayin . Hayatının tümünü enstitünün çalışmalarına adadı.Elektrik enerjisinden manyetizma üretildiğinden bu yana fen adamlarının en büyük düşüncesi, “Manyetizmadan elektrik enerjisi elde edilebilir mi?” sorusu olmuştu. Bu, fen ilimleri tarihinde en büyük mesele haline geldi. Faraday, zaman zaman bu mesele üzerinde çalıştı. Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu. Bir mıknatıs etrafında, tersine karşılıklı dönebilen bir kablo sistemi geliştirdi ve böylece ilk defa elektrik enerjisi mekanik enerjiye dönüştürülmüş oldu. Bu , elektrik motorlarının esası kabul .Faraday, ayrıca mıknatıs kutupları arasında döndürdüğü bir bakır yuvarlak ile devamlı bir akım elde etmeyi de başardı. 1832 ve 1833′te elektrolizin iki temel kanununun formüllerini buldu. 1840 yılında ışık enerjisi ile elektromanyetik enerjinin birbirine çok benzer, hatta aynı olduğu kuramını geliştirdi.1831′de yeniden kimyadan elektriğe döndü. Bundan sonraki deneylerinin en önemlisi galvanometreye bir kablo bobini bağlayarak küçük elektrik akımlarını ölçmeye yarayan bir alet yapmasıydı. Bu kablo, bir mıknatısa değdirildiğinde galvanometrenin iğnesi hareket ediyor, kabloyu ayırdığında iğne ters yöne hareket ediyordu. Böylece Faraday manyetizmadan elektrik enerjisi elde etmenin yolunu bulmuş oldu. Mekanik enerjiyi bir mıknatıs yardımıyla elektriğe dönüştürdü. Bu, elektrik jeneratörlerinin esası oldu.19. yüzyılın en büyük bilimadamlarından biridir. Elektromanyetik indüklemeyi, manyetik alanın ışığın kutuplanma düzlemini döndürdüğünü buldu. Elektrolizin temel ilkelerini belirledi. Klor gazını sıvılaştırmayı başaran ilk kişidir ve elektrik motorunu etmiştir.25 Ağustos 1867′de öldü.Sekiz yıl boyunca aralıksız süren deneysel ve kuramsal çalışmaların sonunda 1839′da sağlığı bozulan Faraday bunu izleyen altı yıl boyunca yaratıcı bir etkinlik gösteremedi. Araştırmalarına ancak 1845′te yeniden başlayabildi. 1855′ten sonra Faraday’ın zihinsel gücü azalmaya başladı. Ara deneysel çalışmalar yaptığı oluyordu. Kraliçe Victoria bilime büyük katkılarını göz önüne alarak Faraday’a Hampton Court’ta bir ev bağışladı.Elektriksel kuvvet kimyasal molekülleri, o güne değin sanıldığı gibi uzaktan etkileyerek ayrıştırmıyordu, moleküllerin ayrışması iletken bir sıvı ortamdan akım geçmesiyle ortaya çıkıyordu. Bu akım bir pilin kutuplarından gelse de, ya da örneğin havaya boşalıyor olsa da, böyleydi. İkinci olarak, ayrışan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik miktarına doğrudan bağımlıydı. Bu bulgular Faraday ‘ı yeni bir elektrokimya kuramı oluşturmaya yöneltti. Buna göre elektriksel kuvvet, molekülleri bir gerilme durumuna sokuyordu.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Michael_Faraday

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Benjamin Franklin

Yazan: admin | Mucitler | Çarşamba 17 Şubat 2010 12:14

, (d. 17 1706, Boston – ö. 17 Nisan 1790[1], Philadelphia ABD’li yayımcı, yazar, , felsefeci, adamı, siyasetçi ve diplomattır. On yedi çocuklu bir sabun ve imalatçısının onuncu oğluydu. Bir bilim adamı olarak aydınlanmada yaptığı ve teoriler önemliydi. Franklin bilim ve teknoloji konusunda yaptığı önemli deneyler ile uluslararası ün kazandı.On yaşında okulu bıraktı. 12 yaşındayken basımevi yöneten ve liberal bir yayınlayan ağabeyi James’ın yanına çırak olarak girdi. Basımcılık mesleğini öğrendi ve edebiyat çalışmalarına başladı. 1730′da Philadelphia’da bir basımevi ve kurdu. Poor Richard’s Almanac’ı (Fakir Richard’ın Almanak’ı) yayınlamaya başladı:1732­-1757 yılları arasında yönetmenliğini yaptığı Almanac’da Richard Sounders imzasıyla yazılar yazdı. Siyaset, felsefe, bilim, iş ilişkileri gibi konuların tartışıldığı Junto adlı bir kulüp; kütüphane, hastane ve yangına karşı sigorta şirketi kurdu. Basımevlerini çoğalttı.Franklin 1736′da Philadelphia meclis sekreteri oldu ve siyasete atıldı. 1750′de Pensilvanya meclisine seçildi, arazi vergisine karşı olan büyük ailelerle mücadele etti. İngiliz Amerikası postalarının genel müdürlüğüne getirildi. Posta servisinde çeşitli düzenlemeler yaptı. Özellikle elektrik olaylarıyla ilgili araştırmalar yapan Franklin, elektrik yüklerindeki artı ve eksi uçlarını keşfetti ve elektrik yükünün korunumu ilkesini ortaya attı. Fırtınalı bir havada uçurtma uçurarak gerçekleştirdiği deneyi sonunda şimşeğin elektriksel bir olay olduğunu keşfetti[2]. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmasına rağmen iki yardımcısının öldüğü bu deneyden yola çıkarak paratoner’i keşfetti, güneş ışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını başlattı.1757′de Kuzey Amerika Sömürgeler isyanının başlangıcında sömürgelerde yaşayanlar Franklin’i, şikayetlerini Londra’ya iletmekle; 1765′te de damga resmi kanununa karşı itirazları Lord Grenville’e bildirmekle görevlendirdi. 1772′de Massachusetts Valisi Hutchinson’un sömürge halkına karşı hakaretlerle dolu mektuplarını ele geçirerek yayınladı. Sömürge halkı karşısındaki itibarı arttı. Amerikan Kongresine milletvekili seçildi. 1776′da Thomas Jefferson ve John Adams ile birlikte bağımsızlık bildirgesini hazırladı. Eylül 1776′da kongre, ekonomik ve askeri yardım istemek üzere aralarında Franklin‘in de bulunduğu üç kişilik bir komisyonu Fransa’ya gönderdi. Franklin, dışişleri bakanı Gravier ile görüşmelerinde çok başarılı oldu. 1775-1783 Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonunda İngiltere ile barış görüşmelerini sürdürmek üzere seçilen diplomatlardan birisi olarak İngiltere’ye gitti. İngiltere ile barış antlaşmasının imzalanmasından sonra 1785′te Amerika’ya döndü. 1787′de Philadelphia Anayasa Kurultayının çalışmalarına katıldı. Bir müddet sonra da öldü.Franklin’in müthiş buluşları oldu. Bunlar; yıldırımsavar (paratoner), bardak Armonica, Franklin sobası, bifokal , ve esnek idrar katetederdi.Posta müdürü yardımcısı olarak, Franklin Kuzey Atlantik Okyanusu’na ilgi duydu. Franklin 1768 yılında posta işleri için ortalama bir tüccar gemisi aldı ve uzun İngiltere’den New York’a ulaşmak için paketlerin birkaç hafta zamanı vardı. Newport’a, Rhode Island’a ulaşabildi.Yani paketleri yerine ulaştırabilmişti.Franklin, keman ve gitar çalabilen bir kişiydi. Kendi icat ettiği Cam Armonica’yı ve birçok onun geliştirilmiş sürümlerini çalardı. Bu Avrupa’daki yerlerini buldu.[5]Franklin, satranca büyük ilgi duyan biriydi. Çok iyi bir oyuncusu idi.. Onun oynaması üzerine Amerikan Colombian Dergisi, Franklin’in ABD’de 2. bilen kişi olduğu yazmıştı.[6] Franklin’in ABD’de beğenilen bir satranç oyuncusu olarak 1999 yılında ün salonu oldu[6].Franklin, 1736 yılında Amerika’nın ilk gönüllü yangın şirketlerini kurdu. Franklin, kamu işleri için gittikçe daha fazla endişe etmeye başladı. 1743 yılında 4. Akademisi’ni açtı. 13 Kasım 1749′da Franklin akademi başkanlığına atandı. Franklin, siyasete dahildi ve hızla gelişmişti. Hep barışçıl olmuştur.Franklin, 17 Nisan 1790 tarihinde, 84 yaşında hayatını kaybetti. Onun cenazesine yaklaşık 20.000 kişi katıldı. Onun ölümü Benjamin Franklin of Dr. John Jones ve hesabından aktardığı kitapta açıklanmıştır:Ne zaman ağrı ve nefes alma zorluğu tamamen başlasa ve Akciğerlerinde bir imposthume, aniden tüm umutlarını ve gururunu kaybetti ve önemli bir miktar o gücü vardı ama solunum organları yavaş yavaş baskı gördü ve başarısız oldu.(17 Nisan, 1790), tarihinde gece usulca, seksen dört yıl ve üç aylık uzun ve faydalı ömrü bitti.[7]“The Princess and the Patriot: Ekaterina Dashkova , Benjamin Franklin and the Age of Enlightenment” sergisi Şubat 2006′da başlayıp Aralık 2006′da bitti. Benjamin Franklin ve Dashkova yalnızca bir kez, Paris’te 1781 yılında bir araya geldi. Franklin 75 ve Dashkova 37 yaşında idi. Franklin ve tek kadın Amerikan Felsefi Toplumu’na katılan ilk kadın olması için Dashkova’yı davet etti. Daha sonra, Dashkova’yı Rus Bilimler Akademisi’ne ilk üye yaptı.Houston, Alan, ed. Franklin: The Autobiography and other Writings on Politics, Economics, and Virtue. Cambridge U. Press, 2004. 371 pp. Ketcham, Ralph, ed. The Political Thought of Benjamin Franklin. (1965, reprinted 2003). 459 pp.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Benjamin_Franklin

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Evangelista Torricelli hakkında

Yazan: admin | Mucitler | Çarşamba 10 Şubat 2010 10:43

Evangelista Torricelli (okunuşu: Evancelista Torriçelli ) (d. 15 Ekim 1608, Feanza-İtalya – ö. 5 Ekim 1647, Floransa) Açık hava basıncı üzerine yaptığı deneyleriyle tanınan İtalyan ve bilgini.

Çocukluğunda matematiğe olan merakıyla dikkatleri çekti. 1627′de Roma’ya giderek, hidrolik biliminin kurucusu ve Galilei’nin talebesi olan Benedetto Castelli ile birlikte çalıştı. 1641′de Galilei ile mektuplaşmaya başladı. Aynı sene, Castelli nin tavsiyesi üzerine Galilei, Torricelli’yi Tuscany’ye davet etti. Galilei ile görüştükten birkaç hafta sonra, Galilei ölünce, Tuscany büyük dükü Torricelli’yi onun makamına tayin etti. 1644 yılında geometri ve mekanik üzerine bir kitap yayınladı. Matematik sahasında mühim bir boşluğu dolduran bu kitapta aynı zamanda Galilei’nin mekanik üzerindeki ilk çalışması, birbirine bağlı cisimlerin ortak ağırlık merkezleri aşağıya doğru hareket ederken, ani hareket edebilecekleri prensibi bir neticeye bağlanıyordu. Torricelli, bu çalışmalarını yaparken açık hava basıncı üzerindeki deneylerinde de devam etti. Basınçtan faydalanarak, civa doldurulmuş tüplerle yaptığı deneyler neticesinde, deniz seviyesinde 1cm2 ye düşen basıncı 1033 g/cm2 olarak tespit etti. Geometri ve mekanik alanındaki fikirlerini ise ilk önceleri kimse önemsemedi. Torricelli aynı zamanda hocası Galileİ’nin teleskobunu ve kendi mikroskobunu geliştirmeye uğraştı.

1643 Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi cıvalı barometre denilen cihazı etti.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evangelista_Torricelli

Tags: , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Jerome Cardan

Yazan: admin | Kategorilenmemiş | Cuma 5 Şubat 2010 20:34

Gerolamo Cardano ya da Girolamo Cardano (İngilizce Jerome Cardan, Latince Hieronymus Cardanus) (24 Eylül 1501, Pavia – 21 Eylül 1576), İtalyan Rönesans matematikçisi, fizikçi, astrolog ve hekimdir.’nin arkadaşı da olan matematiksel yetenekli Avukat Fazio Cardano’nun gayri meşru oğludur.Cardano, Milano’da (1539) Practica Arithmetica’yı basıma hazırladı. Cardano, Tartaglia’yı davet etti ve birçok ısrardan sonra ondan 3. dereceden denklemin sonucunu nasıl çözülebileceğini öğrendi. Tartaglia’dan aldığı bu bilgiyi kendisi kitabında basana kadar gizli kalacağı üzerine Cardano’dan söz aldı, ancak Cardano sözünü tutmadı. 1545′de cebir alanında ilk Latince bilimsel eser olan Ars Magna’yı (büyük sanat) yayımaladı.Cardano bazı belli küplere uyguladığında garip şeylerin olduğunu fark etti. x³=15x+4′ü çözerken -121′i içeren bir ifade buldu. Cardano negatif bir sayının kare kökünün alınmayacağını biliyordu. Ayrıca denkleminin çözümlerinden birinin x=4 olduğunu biliyordu. Bu zorluğu düzeltmek için 4 Ağustos 1539′da Tartaglia’ya bir yazdı. Tartaglia tam olarak anlayamadı. Ars Magna’da Cardano, benzer bir soruyu çözmek için karmaşık sayılarla ilgili bir hesaplama verdi. Fakat gereksiz olduğu kadar anlaşılması da zor olan hesabını kendi de tam olarak anlayamadı.Tartaglia, Cardano’ya 3. dereceden denklemleri nasıl çözeceğini gösterdikten sonra Cardano kendi öğrencisi olan Lodovico Ferrari’yi 4. dereceden denklemleri çözmesi için cesaretlendirdi.Ferrari, bu tür problemleri çözmede bulunan metotların belki de en şık olanıyla 4. dereceden denklem çözmeyi başardı. Cardano Ars Magna’da 4. dereceden denklemlerin 20 türünü bastı.Çeşitli mekanik araçlar buldu. Bunlardan bazıları: şifreli kilit, bir şifre çalışması olan kardan ızgarası, çapraz mavsallı yatak vb. dir. Çapraz mavsallı yatak (istavroz) dönme hareketinin, değişik açılarda iletişimini sağlayan bir olup günümüz araçlarında da , bağlantıyı sağlayan mile Cardano’nun anısına “Kardan Mili” adı verilmiştir.
Hidrodinamik konusunda çeşitli teorileri vardır. “Sonsuz hareket olanaksızdır” teorisini ortaya atmıştır.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Jerome_Cardan

Tags: , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , ,

Amerigo Vespuci kimdir

Yazan: admin | Mucitler | Cuma 5 Şubat 2010 20:34

Amerigo Vespucci, (d. 9 Mart 1454 – ö. 22 Şubat 1512) Amerika kıtasına yaptığı seyahatler hakkında yazdığı yazılarla ünlü olmuş İtalyan bir tüccar ve haritacıdır. Güney Amerika’nın doğu sahillerine yaptığı gezilerinden sonra yeni bir kıtanın keşfedildiğini anladı. O zamana kadar Kristof Kolomb dahil herkes (Portekizliler dışında) Avrupa limanlarından batıya doğru denize açılan gemicilerin Uzak Doğu ve Güneydoğu Asya’ya ulaştıklarına inanıyorlardı.Amerigo Vespucci saygın bir ailenin üçüncü çocuğu olarak Floransa’da doğdu. Babası Floransa’nın Değiştirenler Derneği’nde noterdi.Özellikle iki mektubunun: “Mundus Novus” (Yeni Dünya) ve “Lettera” (ya da “Dört Deniz Yolculuğu”) güvenilirliğine gölge düşmüş olması nedeniyle Vespucci’nin rolü çok tartışılmıştır. Bazıları Vespucci’nin kendi rolünü abarttığı ve kasıtlı olarak sahte kanıtlar ürettiğini, diğerleri iki mektubun da sahte olduğu ve aynı dönemde başkaları tarafından yazıldığı düşüncesini savunurlar. Amerigo, Güney Amerika kıyısı açıklarına vardıktan sonra İtalya’ya yazdığı mektupta, keşif yaptığı kara parçalarının beklenenden çok daha geniş olduğunu, daha önce Avrupalıların anlattıkları Asya gibi bir yer olmadığını ve bu yüzden de bir Yeni Dünya, yani Avrupa’da önceden dördüncü bir kıta (Asya ve Afrika’dan sonra) olması gerektiğini yazdı.Amerigo’nun mektuplarının yayımlanarak yaygın bir şekilde benimsenmesi Martin Waldseemüller’ın 1507 yılındaki “Universalis Cosmographia” (ya da Waldseemüller Haritası) isimli dünya haritasında bu yeni kıtaya Amerika adını koymasına yol açtı. Vespucci, Latince yazdığı yazılarını kendi adının Latincesi olarak düşündüğü Americus Vespucius adıyla imzalamıştı. Waldseemüller o yüzden bu yeni kıtaya, Vespucci’nin ilk adının Latince formundan yola çıkarak, feminin şekli olan America ismini koydu. Amerigo isminin kendisi Ortaçağ Latincesindeki Emericus isminin İtalyanca hali olup, Almanca’daki Heinrich yoluyla (İngilizcedeki Henry), Cermence bir ad olan Haimrich ‘den türemiştir.Bu tartışmalı iki Vespucci’nin Amerika’ya toplam dört deniz yolculuğu yaptığını iddia ederken, bunlardan ancak ikisi diğer kaynaklarca doğrulanabilmektedir. Tarihçiler genel olarak 1497′de hiçbir keşif yolculuğu yapılmadığı konusunda birleşmektedirler (İspanya’nın Cádiz limanından aynı yılın 10 Mayıs’ında başladığı iddia edilen yolculuk).Amerigo’nun bundan sonraki yolculuğu 1499 yılında Hojeda’nın komutasındaki bir İspanyol filosuyla gerçekleşti. Venezuela sahili boyunca seyretti. Kesin bilinen en son yolculuğu Portekiz hizmetinde 1501-1502 yılları arasında gerçekleşti ve sonradan Rio de Janeiro kentinin kurulduğu körfeze kadar ulaştı. Bu seferki yolculuğun lideri Gonçalo Coelho’ydu. Bu yolculuk sırasında Güney Amerika sahilleri boyunca güneye kadar indi. Yazılarına inanılacak olursa, geriye dönüş yapmadan önce Patagonya enlemine kadar ulaştı. Ancak bu şüpheyle karşılanmalıdır, çünkü o kadar güneye inseydi, Río de la Plata halicini görmüş olması gerekirdi. Ancak yazılarında bundan hiç söz edilmemiştir. Coelho ve Vespucci’nin bu yolculuğundan sonra Portekiz’de yapılan Güney Amerika haritalarında 25º güney enleminde bulunan bugünkü Cananéia’dan daha güneyde hiçbir kara parçası gösterilmemektedir ve bu noktanın gittikleri en güney nokta olduğu düşünülebilir. 1501′deki seferlerinin ilk yarısında, Vespucci gökteki iki yıldızı haritasında belirledi, Alfa Centauri ve Beta Centauri ve ayrıca Crux takımyıldızına ait yıldızları işaretledi. Bu yıldızlar eski Yunanlar tarafından bilinmesine rağmen, aşamalı takaddüm dolayısıyla bu yıldızlar Avrupa ufuklarının altına kaydı ve bu yüzden de unutulmuşlardı. 1503-1504 yılları arasındaki deniz seyahati hakkında çok az bilgi mevcuttur. Hatta bu yolculuğun gerçekten yapıldığı dahi şüphelidir. Amerigo Vespucci 1512 yılında İspanya’nın Sevilla kentinde öldü.Vespucci’nin tarihteki önemi, yaptığı keşiflerden ziyade, kendi yazmış olsun veya olmasın, mektuplarında yatmaktadır. Bu mektuplardan dolayı Avrupalı halk Amerika hakkında ilk kez bilgi sahibi oldu. Amerika’nın varlığı bu mektupların yayımlanmasından sonraki birkaç yıl içinde Avrupa’da yaygın olarak bilinir hale geldi.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Amerigo_Vespuci

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

Hulusi Behçet

Yazan: -icat-mucit | Kategorilenmemiş | Cumartesi 9 Mayıs 2009 12:02

Hulusi Behçet (20 Şubat 1889- 1948 İstanbul), dermatoloji uzmanı ve bilim insanı.

1937 yılında, bir kan damarı enflamasyonu (vaskülit) hastalığı olan ve bugün kendi adıyla anılan Behçet hastalığını tarif eden ilk bilim adamı olmuştur.

Zor bir çocukluk geçiren Behçet çok genç yaşta annesini kaybetmiş ve büyükannesi tarafından büyütülmüştür. Babasının Şam’daki işleri sebebiyle ilk eğitimini o dönemler Devleti’nde bulunan Şam’da tamamlamıştır. Fransızca, Almanca ve Latince öğrenmiştir. Tıp eğitimini Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nde almıştır zira o dönemlerde Devleti’nde sivil tıp eğitimi almak mümkün değildir. 1910′daki mezuniyetinden sonra dört yıl boyunca dermatoloji ve cinsel yolla bulaşan hastalıklarda ihtisas yapmıştır.

I. Dünya Savaşı (1914-1918) sırasında Edirne‘deki askerî hastanede dermatoloji ve zührevi hastalıklar uzmanı olarak çalışmıştır. Savaştan sonra (1918-1919 arası) tıbbi bilgisini geliştirmek amacı ile önce Budapeşte’ye sonra da Berlin’e gitmiştir. Birçok ünlü meslektaşı ile tanışma fırsatı bulmuştur.

Türkiye’ye döndükten sonra serbest çalışmaya başlamış; önce Hasköy Cinsel Hastalıkları Hastane‘sinde (Haliç) başhekim olmuş, sonra Vakıf Gureba Hastanesi‘ne geçmiştir. O dönemde İstanbul Tıp Fakültesi’nin bir parçası olan hastanede profesörlük de yapmıştır.

1923′te, meşhur bir diplomatın kızı olan Refika Davaz ile evlenmiştir. Evliliklerinden bir kızı vardır.

Bilimsel çalışmaları

1933′de eski Dar-ül Funun’dan İstanbul Üniversitesi yeni kurulmuştu. Bu reform döneminde İstanbul Üniversitesi’nde dermatoloji o zamanki adıyla Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniğini kurmuş ve profesör seçilmiştir. Hulusi Behçet, Türk akademisinde profesör unvanını alan ilk kişidir. Mesleğinin ilk yıllarından beri dermatoloji konusunda üretken bir bilim adamı olarak, birçok ulusal ve uluslararası kongreye orijinal makalelerle katılmış ve birçok bilimsel dergide makalesi yayınlanmıştır.

Ünlü Alman patolojicisi Prof. Schwartz onun için : « Behçet dünya çapında ünlü bir bilim adamı ama Türkiye’de değil. » demiş ve eklemiştir: « o her zaman yurtdışında buluşlarını tanıtıyor; bunun için onu Türkiye’de bulamıyorsunuz. »

Behçet, yeni jenerasyonların eğitimine yardımcı olmak için çok sayıda makaleyi Türkçe’ye çevirdi ve Kore gibi çok uzak ülkelerle ilişki kurmak için uluslararası derlemelerde orijinal olgu sunuları yayınladı.

1922′den itibaren frengi üzerinde çalışmalar yaptı ve frenginin tanısı, tedavisi, kalıtımsal özellikleri, serolojisi ve toplumsal yönleri üzerine birçok uluslararası makale yayınladı. Leishmaniasis (Oriental sore) 1923′den itibaren Dr. Behçet’in üzerinde çalıştığı bir diğer hastalıktı. Hakkında pek çok makale yayınladı ve diathermi ile tedavisinde başarılı oldu. Bir leishmania olgusunda, kabuk kaldırıldığında görünen “tırnak belirtisini” ilk defa tanımladı. Yayınlanmış eserlerinin bir kısmı parazitoz ile ilgiliydi. 1923 yılında Türkiye’deki “gale cereal – uyuz?” etkenlerini tanımladı.

O, aynı zamanda Türk tıbbının gelişiminde yayıncılıkta da öncüydü ve 1924′de Türkiye’deki “Turkish Archives of Dermatology and Syphilology” isimli ilk dermato-veneroloji dergisinin sorumlusuydu.

Eserleri [değiştir]

MAKALELER

Behçet H. Istanbul’da emrazı cildiye ve efrenciye tebabeti. Ist Ser 1921;1(8); 37-38.

Behçet H. Spiroketa pallida-I. Ist Ser 1921;1(9): 185-188.

Behçet H. Spiroketa pallida-II. Ist Ser 1921;1(10): 221-223.

Behçet H. Spiroketa pallida-III. Ist Ser 1922;1(13): 311-313.

Behçet H. Şereşefski kapilariyle frenginin çabuk teşhisi. Ist Ser 1921;1(11): 247-249.

Behçet H. Pandorf. Ist Ser 1922;1(14): 359.

Behçet H. Blumentalin Wassermann teamülündeki tadili. Ist Ser 1922;1(15).

Behçet H. Memleketimizde frengi tababeti. Ist Ser 1922;1(16): 85-87.

Behçet H. Frengi teşhis ve tedavisi. Ist Ser 1922;1(17).

Behçet H. Emrazı cildiyede laboratuarın kıymet ve ehemmiyeti (1). Ist Ser 1922;1(18): 453-457.

Behçet H. Emrazı cildiyede laboratuarın kıymet ve ehemmiyeti (2). Ist Ser 1922;2(2): 46-51.

Behçet H. Emrazı cildiyede laboratuarın kıymet ve ehemmiyeti (3). Ist Ser 1922;2(3): 71-74.

Behçet H. Emrazı cildiyede ziya tedavisi. Ist Ser 1922;2(1): 8-15.

Behçet H, Hodara M. Mutegayyır arpalardan mütevellit ihmirarı indifaat-ı cildiyei hüveysalinin tekvini marazisi hakkında tetkikat. Ist Ser 1922;2(4): 90-94.

Behçet H. Tabii ciltte (acide salicylique)’in nesci mütaleası. Ist Ser 1922;2(4).

Behçet H. Sporotrichos vak’ası. Ist Ser 1922;2:(6).

Behçet H. Trikofitidler. Ist Ser 1922;2:(7).

Behçet H, Hodara M. Tabii ciltte süblimenin tecrübi mutaleat-ı nesciyesi. Ist Ser 1922;2(8): 171-173.

Behçet H, Hodara M. Bir iyoderma tüberosum vak’ası. Ist Ser 1922;2(10): 240-243.

Behçet H. Recklinghausen Hakkında. Ist Ser 1922;2(10).

Behçet H. Emrazı cildiyede chrysorobine ve nesci mütaleası. Ist Ser 1922;2(12).

Behçet H. Liken tedavisinde neosalvarsan. Ist Ser 1922;2(13): 331-333.

Behçet H. Pelad ve tedavileri. Ist Ser 1922;2(14).

Behçet H. Arsenobenzol kazaları. Ist Ser 1922;2(17).

Behçet H. Jadassonun tıfli pamfigoitleri. Ist Ser 1922;2(17).

Behçet H. Frengi iyi olur mu? (Açık ). Ist Ser 1923;3(3): 151-153.

Behçet H. Piedra. Ist Ser 1923;3(3): 373-375.

Behçet H. Alfred Blasko. Ist Ser 1923;3(4): 22.

Behçet H. Emrazı cildiyede hikemi ve şuai tedaviler.Ist Ser 1923;3(4): 104-114.

Behçet H. Madam Dr. Kaufmann. Ist Ser 1923;3(5): 23.

Behçet H. Frengi tedavisinde tanınmış hekimlerin mütaleaları. Ist Ser 1923;3(7).

Behçet H. Frengi münakaşasına dair (Mustafa Hakkı Bey’e). Ist Ser 1923;3(8): 81-84.

Behçet H. Halep veya Şark çıbanlarının diyatermi ile tedavisi. Ist Ser 1923;3(8).

Behçet H, Hodara M, Süreyya. Arpa ve hububatı saire tozlarından mütevellid ihmirarı hüveysali indifaatı cildiye-i hakkaviyenin menşei hakkında tetkikatı tecrübeyiye ve muayenatı nesciye. Ist Ser 1923;3(9): 243-248. [Darf Tıp Fak Mec 1923;5(1-2): 52-58.]

Behçet H. Psoriasis tuberculosa mı, frengiye mi merbuttur? Kritik. Ist Ser 1924;3(14).

Behçet H. Xeroderma pigmantosum vak’ası. Ist Ser 1924;4(12).

Behçet H. Emrazı cildiyenin tedavisinde mühim hatveler. Ist Ser 1925;4(5).

Behçet H. irsi frengi. Ist Ser 1925;4(6).

Behçet H, Hodara M. Cildi bir aspergillus vak’ası. Ist Ser 1925;4(8): 715-717.

Behçet H. Castellani’nin epidermofizisi. Ist Ser 1925;6(9): 786-788.

Behçet H. Memleketimizde emrazı içtimaiye mücadelesi ve tıp fakültesi. Ist Ser 1925;6(11): 196-198.

Behçet H. İki aktinomikoz vak’ası. Ist Ser 1926;5(9).

Behçet H. Diatermi ile Halep çıbanlarının tedavisi. Ist Ser 1926;7(7): 1013-1015.

Behçet H. Viyana’da frengi tedavisi. Ist Ser 1926;7(7): 1023-1029.

Behçet H. Muhterem Hocam Menahem Hodara. Ist Ser 1926;8(4): 319-322.

Behçet H. İododerma tuberosumlar hakkında. Ist Ser 1927;6(1).

Behçet H. Emrazı cildiyede ürotropin. Ist Ser 1927;6(10).

Behçet H. Semmi iptidai had eritroderminin nesci mütaleası. Ist Ser 1927;6(12).

Behçet H. Kaş ve kirpiklerde görülen trikofizi. Ist Ser 1927;8(9) 1339-1341.

Behçet H. Cüzzam ve tedavisi (1). Sıhh Mec 1928;4(14): 62-81.

Behçet H. Cüzzam ve tedavisi (2). Sıhh Mec 1928;4(15-16): 15-30.

Behçet H. İchtiyolün menfaatları, frengide bizmut mürekkebi intihabı. Ist Ser 1928;7(5).

Behçet H. Rinofimaların tedavisi hakkında. Ist Ser 1928;7(11).

Behçet H. İrsi veya viladi frengi seririyatı. M.T.T.K., Ank. 1929 (Ayrı Baskı).

Behçet H. Unna ve Brocq (1). Ist Ser 1929;10(12): 3227-3233.

Behçet H. Unna ve Brocq (2). Ist Ser 1929;11(1): 3263- 3266.

Behçet H. Felix Balzer. Ist Ser 1929;11(1): 3263.

Behçet H. İrsi frengi ve dahili ifraz teşevvüşleri. Ist Ser 1929;11(3): 3308-3317.

Behçet H. Paris emrazı cildiye ve efrenciye kongresine dair. Ist Ser 1930;11(9): 3444-3451.

Behçet H. Scrofulodermayı taklid eden zamgi ve takarruhi bir aspergillus vak’ası. Ist Ser 1930;12(7): 3667-3671.

Behçet H. Ekzemaların patojenisi hakkında. Ist Ser 1930;12(11): 3815-3820.

Behçet H. Beynelmilel Kopenhag cilt ve frengi kongresi (1). Ist Ser 1930;12(6): 3641-3644.

Behçet H. Beynelmilel Kopenhag cilt ve frengi kongresi (2). Ist Ser 1930;12(8): 3691-3697.

Behçet H. Çelik OS. Müteaddit ve kangren şekli gösteren ciltte difteri tekarruhatı. Ist Ser 1931;12(12): 3826-3828.

Behçet H. Sofya’da ilmi faaliyet. Ist Ser 1931;12(12): 3835-3838.

Behçet H. Menşeini gözden alan ikinci bir cildi difteri vak’ası. Ist Ser 1931;13(1): 3851-3852.

Behçet H. Guogerot’nun konferansı münasebetiyle emrazı zühreviye ile mücadele. Ist Ser 1931;13(1): 2-4.

Behçet H. Fuhş ve heyeti içtimaiye. Ist Ser 1931;13(12): 12-14.

Behçet H. Şark çıbanları ve nadir bir istilası. Ist Ser 1931;13(2): 66-67.

Behçet H. Phthirus inguinalis’in nadir bir istilası. Ist Ser 1931;13(3): 66-67.

Behçet H. Sycosis lupoide’in diyatermi ile tedavisi. Ist Ser 1931;13(8): 147-148.

Behçet H. İncir ağacı dermatitleri hakkında. Pra Doktor 1932;1(5-6): 226-228.

Behçet H. Behandlung des sycosis lupodies mit diathermie. Ist Ser 1932;14(1).

Behçet H. İyodürden mütevellit vechin faavi tenebbüti pamfigoit indifaı. Ist Ser 1932;14(1): 183-184.

Behçet H. Acanthosis nigricans’lar hakkında bazı mülahazalar (1). Ist Ser 1932;14(3): 221-225.

Behçet H. Acanthosis nigricans’lar hakkında bazı mülahazalar (2). Ist Ser 1932;14(5): 271-274.

Behçet H. Poikilodermalar hakkında bazı mütalaat. Ist Ser 1932;14(6): 296-298.

Behçet H. Halep çıbanı. Sıhhat Almanakı 1933; 458-462.

Behçet H. Leishmaniose cutanée ou bouton d’Orient. Ist Ser 1933;15(3): 507-510.

Behçet H, Plevnelioğlu H. Mycotique hastalardan kültür. Ist Ser 1933;15(3): 526-527.

Behçet H. Marsilya Kongresinde leishmanioslar hakkında vaki tebliğler münasebetiyle. Ist Ser 1933;15(6): 632-634.

Behçet H. Deri ve frengi hekimliği (Açılış Dersi). Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(1): 3-16.

Behçet H. Wright çıbanları seririyatında ihmal edilmiş iki mühim nokta. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(1): 18-22.

Behçet H. Frengi başlangıcı ve geçirdiği devreler. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(1): 23-27.

Behçet H. Frenginin mütetabbibler ve şarlatanlar tarafından tedavisi. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(1): 59-65.

Behçet H. Deux point important et négligés dans le tableau clinique de boutons de Wright. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1 (1): 75-75.

Behçet H. İchtyose histrixleri, adi ichtyose’lardan ayrırabilir miyiz? Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(2): 81-86.

Behçet H. Dermatolojide zemin, irsiyet, istidat, fartı hassasiyet, anafilaksi, allerji, idiyosenkrasi, cildin şahsiyeti ve rolleri. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(2): 86-106.

Behçet H. Herxheimer teamülü hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(2): 145-161.

Behçet H. Frengi dersleri (1). Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(2): 106-122.

Behçet H. Frengi dersleri (2). Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(3-4): 234-282.

Behçet H. Frengi dersleri (3). Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(5-6): 367-389.

Behçet H. Frengi dersleri (4). Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(7): 520-533.

Behçet H. Frengi dersleri (5). Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(8): 597-611.

Behçet H. Frengi dersleri (6). Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(9-10): 721-733.

Behçet H. Frengi dersleri (7). Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(11-12): 883-894.

Behçet H. Considérations concernant le fait de savoir si l’on doit ou non distinguer les ichthyoses hystrix des ichthyoses vulgaries. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(2): 220-224.

Behçet H. El ve ayak içlerindeki keratoz, hiperkeratoz ve keratodermiler hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(3-4): 225- 229.

Behçet H. İncir dermatitleri hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(3-4): 300-302.

Behçet H. Nadir görülen bir acanthosis nigricans vak’ası münasebetiyle bazı mülahazalar. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(5- 6): 363-365.

Behçet H. Ravaut. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(5-6): 495-500.

Behçet H. A propose des kératoses, hyperkératoses et kératodermies palmaires-plantaires. Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(7): 574-578.

Behçet H. Prof. Dr. G. Gjorgievic. Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(8): 670.

Behçet H. Wright çıbanları hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(11-12): 825-836.

Behçet H. A propos de boutons de Wright. Deri Hast Frengi Kl Arş 1935;2(11-12): 1020-1040.

Behçet H. Frengi tarihi ve geçirdiği devirler. Deri Hast Frengi Kl Arş 1936;3(13-14): 1041-1068.

Behçet H, Otteinstein B. İncir dermatitleri hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1936;3(15): 1175-1177.

Behçet H. Prof. Beron. Deri Hast Frengi Kl Arş 1936;3(16): 1267-1269.

Behçet H. Viladi frengi tedavisi (1). Deri Hast Frengi Kl Arş 1936;3(16): 1235-1237.

Behçet H. Viladi frengi tedavisi (2). Deri Hast Frengi Kl Arş 1936;3(17): 1271-1274.

Behçet H. Nicolas-Favre hastalığını taklid eden metastatik magben gangliyonlar karsinomu. Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4 (19): 1345-1346.

Behçet H. Ağız ve tenasül uzuvlarında husule gelen aftöz tegayyürlerle aynı zamanda görünen virutik olması muhtemel teşevvüşler üzerine mülahazalar ve mihraki intan hakkında şüpheler. Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(20): 1369-1378.

Behçet H. Cilt difterileri ve nadir lokalizasyonları. Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(20): 1439-1443.

Behçet H, Otteinstein B, Lion K, Dessauer F. İncir dermatitleri hakkında (1). Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(23-24): 1471- 1482.

Behçet H. Chancre mou ve ihtilatı tedavisinde kullanılan Demolcos tedavisi spesifik midir? Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(23-24): 1502-1503.

Behçet H. Nadir lokalizasyona malik bir xanthome en tumeure vak’ası üzerine giriş notu. Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(23- 24): 1503-1504.

Behçet H. Cutis verticis gyrata veya pachydermie vorticellée tabirleri üzerine ufak bir kritik. Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(23-24): 1507-1512.

Behçet H. Considerations sur les lesions aphteuses de la bouches et des parties genitale, ainsi que sur les manifestations oculaires d’origine probablement virutiques et observations concernant leur foyer d’infection. Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(23-24): 1521-1530.

Behçet H, Otteinstein B, Lion K, Dessauer F. Zur frage der freigendermatitis (1). Deri Hast Frengi Kl Arş 1937;4(23-24): 1530-1542.

Behçet H, Otteinstein B, Lion K, Dessauer F. İncir dermatitleri hakkında (2). Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(25-26): 1543- 1551.

Behçet H, Otteinstein B, Lion K, Dessauer F. Zur frage der freigendermatitis (2). Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(25-26): 1649-1657.

Behçet H. Prof. Kummer’in ağız muhat gışasının büllöz, vezikülöz ve aftöz hastalıkları hakkındaki neşriyatı münasebetiyle. Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(25-26): 1590-1593.

Behçet H. Son aylar zarfında kliniğimizde tesbit edilen üç Nicolas-Favre vak’ası münasebetiyle (1). Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(25-26): 1597-1598.

Behçet H. Son aylar zarfında kliniğimizde tesbit edilen üç Nicolas-Favre vak’ası münasebetiyle (2). Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(27): 1718-1721.

Behçet H. Sabouraud. Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(25-26): 1647-1846.

Behçet H. Einige Bemerkungen zu den Arbeiten von Professor Kumer Über die Vesikulosen, Aphtösen und Bullosen Erkrankungen Der Munaschleimhaut. Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(25-26): 1165-1668.

Behçet H. Prof. Dr. Niyazi Gözcü’nün Tebliği Münasebeti ile. Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(28): 1740-1744.

Behçet H, Gözcü N. Üç nahiyede nüksi tavazzular yapan ve hususi bir virus tesiri ile umumi intan hasıl ettiğine kanaat getirdiğimiz entite morbide hakkında (1). Deri Hast Frengi Kl Arş 1938;5(30): 1863-1873.

Behçet H, Gözcü N. Üç nahiyede nüksi tavazzular yapan ve hususi bir virus tesiri ile umumi intan hasıl ettiğine kanaat getirdiğimiz entite morbide hakkında (2). Deri Hast Frengi Kl Arş 1939;6(31): 1915-1920.

Behçet H. Wright çıbanlarında ihtilatları, deri leishmaniasisleri veya metaleishmaniosis’ler ve leishmaidler ve atipik şekilleri hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1941;8(43-45): 2315-2324.

Behçet H. Dr. Nuri Osman Eren. Deri Hast Frengi Kl Arş 1941;8(46): 2433-2434.

Behçet H. Trisymptomes müşahedeleri hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1941;8(47-48): 2477-2487.

Behçet H. Istanbul’da (autocuton) otokton olarak gittikçe artan Wright çıbanları. Deri Hast Frengi Kl Arş 1942;9(49-50): 2535-2539.

Behçet H, Ottenstein B, Toksoy G, Eser S. Pemphigus’un etiyoloji meselesine dair hayvanlarda tecrübi araştırmalar. Deri Hast Frengi Kl Arş 1942;9(51-52): 2581-2593.

Behçet H. Trisymptomes complex, veya syndrom yahut Morbus Behçet nasıl tesbit edilmiştir. Deri Hast Frengi Kl Arş 1942;9(53- 54): 2663-2673.

Behçet H. Anadolu’da şark çıbanları yayını münasebetiyle Profesör Marchionini’ye. Deri Hast Frengi Kl Arş 1943;10(59-60): 2779-2812.

Behçet H. Trisymptomes complex hakkında Prof. Kummer’e (vien) cevap. Ist Tıp Fak Mec 1944;7(2): 3492-3502.
KİTAPLAR

Behçet H. Frengi Dersleri. Istanbul, Akşam Matbaası, 324 sh, 1936.

Behçet H. Klinikte ve Pratikte Frengi Teşhisi ve Benzeri Deri Hastalıkları. 450 sh. (ayrıca 130 sh. Resim), Istanbul, Kenan Basımevi, 1940.
MONOGRAFİLER

Behçet H, Hodara M. Etude histologique expérimentale sur le sublimé appliqué sur la peau normale. Monografi, 55 sh., Keçecian Matb., Istanbul, 1921.

Behçet H, Hodara M. Recherches sur la pathogénie de la dermatose produites par les poussiéres d’orge altérées. Monografi, Istanbul, 1921.

Behçet H, Hodara M. Un cas de iodide noduleuse, pustuleuse, ecthymateuse et vegétante ou ioderma tubéerosum. Monografi, Istanbul, 1921.

Behçet H. Emrazı Cildiyede Laboratuarın Kıymet ve Ehemmiyeti. Monografi, 65 sh., Istanbul, 1922.

Behçet H. Halep veya Şark Çıbanlarının Diatermi ile Tedavisi. Monografi, 22 sh., Orhaniye Matb., Istanbul. 1922.

Behçet H. Frengi tedavisi hakkında beynelmilel anketlerim. Monografi, 45 sh., 1923.

Behçet H. Wassermann Hakkında Noktai Nazar ve Frengi Tedavisinde Düşünceler. Monografi, 120 sh, Istanbul, 1924.

Behçet H. Frengi iptidai karhası ve hurdebini teşhisi. Monografi, 145 sh., 1926.

Behçet H. Halep veya Şark Çıbanlarının Diatermi ile Tedavisi. Monografi, 25 sh., Kader Matb., Istanbul. 1926.

Behçet H, Hodara M, Süreyya. Memleketimizde Arpa Uyuzlarının Menşei Hakkında Etüdler. Monografi, 58 sh., Istanbul, 1927.

Behçet H. Frengi Niçin Ayıp Görülür, Frengiyi Neden Gizli Tutmak Adet Olmuştur. Tabiatta Ayıp Denilen Hastalık Var mıdır? Monografi, 13 sh., Belediye Basımevi, Istanbul, 1935.

Behçet H. Frengi tarihi ve geçirdiği devirler. Üniv. Haft. Ist. Üniv. Yayın., No : 47, Ist. 1937.
ÇEVİRİLER

Behçet H. Frengi ve felaketi içtimaie (Çeviri). Ist Ser 1925;5(5): 565-572.

Behçet H. Beynelmilel 3. lepra kongresi (Çeviri). Ist Ser 1928;10(7): 3079-3083.

Behçet H. Frengiye karşı mücadelei içtimaiye konferansı (Çeviri). Ist Ser 1928;10(7): 3083-3099.

Behçet H. Sérologie, frenginin teşhis ve tedavisi meselesini değiştirir mi? (1)(Çeviri Gate, Nicolas’tan). Ist Ser 1929;11 (7): 3399-3402.

Behçet H. Sérologie, frenginin teşhis ve tedavisi meselesini değiştirir mi? (2)(Çeviri Gate, Nicolas’tan). Ist Ser 1929;11 (8): 3412-3416.

Behçet H. Brezilya mektupları (Çeviri Darier’den). Ist Ser 1930;12(6): 3644-3661.

Behçet H. İskandinav memleketlerinde viladi frengi mücadelesi (1) (Çeviri Ehlers’den). Ist Ser 1931;13(1): 16-19.

Behçet H. İskandinav memleketlerinde viladi frengi mücadelesi (2) (Çeviri Ehlers’den). Ist Ser 1931;13(2): 44-49.

Behçet H. İskandinav memleketlerinde viladi frengi mücadelesi (3) (Çeviri Ehlers’den). Ist Ser 1931;13(3): 67-71.

Behçet H. İskandinav memleketlerinde viladi frengi mücadelesi (4) (Çeviri Ehlers’den). Ist Ser 1931;13(6): 115-118.

Behçet H. İskandinav memleketlerinde viladi frengi mücadelesi (5) (Çeviri Ehlers’den). Ist Ser 1931;13(7): 139-140.

Behçet H. Prof. Gougerot’nın Türkiye seyahati intibaatı (Çeviri Gougerot’dan). Ist Ser 1931;13(5): 93-97.

Behçet H. Tardidi mevzii achromie (Çeviri Gougerot’dan). Ist Ser 1931;13(7): 123.

Behçet H. Kopenhag kongresinden sonra ekzamanın hali hazır tedavisi (Çeviri Darier’den). Ist Ser 1932;14(1).

Behçet H. Abolitonist memleketlerde frenginin ihtiyeri veya mecburi tedavisi (1)(Çeviri). Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(3- 4): 313-317.

Behçet H. Abolitonist memleketlerde frenginin ihtiyeri veya mecburi tedavisi (2)(Çeviri). Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(5- 6): 459-477.

Behçet H. Frenginin mükerrer aşılanması (Çeviri). Deri Hast Frengi Kl Arş 1934;1(3-4): 317-327.

Kaynak: wikipedia.org

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Benjamin Franklin ve icatları

Yazan: -icat-mucit | Mucitler | Çarşamba 15 Nisan 2009 19:11

, (d. 17 1706, Boston – ö. 17 Nisan 1790, Philadelphia) ABD’li yayımcı, yazar, , felsefeci, adamı ve diplomattır. On yedi çocuklu bir sabun ve imalatçısının onuncu oğluydu.

On yaşında okulu bıraktı. 12 yaşındayken basımevi yöneten ve liberal bir yayınlayan ağabeyi James’ın yanına çırak olarak girdi. Basımcılık mesleğini öğrendi ve edebiyat çalışmalarına başladı. 1730′da Philadelphia’da bir basım evi ve kurdu. Poor Richard’s Almanac’ı (Fakir Richard’ın Almanak’ı) yayınlamaya başladı:1732­-1757 yılları arasında yönetmenliğini yaptığı Almanac’da Richard Sounders imzasıyla yazılar yazdı. Siyaset, felsefe, bilim, iş ilişkileri gibi konuların tartışıldığı Junto adlı bir kulüp; kütüphane, hastane ve yangına karşı sigorta şirketi kurdu. Basımevlerini çoğalttı.

Franklin 1736′da Philadelphia meclis sekreteri oldu ve siyasete atıldı. 1750′de Pensilvanya meclisine seçildi, arazi vergisine karşı olan büyük ailelerle mücadele etti. İngiliz Amerikası postalarının genel müdürlüğüne getirildi. Posta servisinde çeşitli düzenlemeler yaptı. Özellikle olaylarıyla ilgili araştırmalar yapan Franklin, yüklerindeki artı ve eksi uçlarını keşfetti ve elektriğin korunumu ilkesini ortaya attı. Fırtınalı bir havada uçurtma uçurarak gerçekleştirdiği deneyi sonunda şimşeğin elektriksel bir olay olduğunu keşfetti. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmasına rağmen iki yardımcısının öldüğü bu deneyden yola çıkarak ’i keşfetti, ışığından daha fazla yararlanmak için uygulamasını başlattı.

1757′de Kuzey Amerika Sömürgeler isyanının başlangıcında sömürgelerde yaşayanlar Franklin’i, şikayetlerini Londra’ya iletmekle; 1765′te de damga resmi kanununa karşı itirazları Lord Grenville’e bildirmekle görevlendirdi. 1772′de Massachusetts Valisi Hutchinson’un sömürge halkına karşı hakaretlerle dolu mektuplarını ele geçirerek yayınladı. Sömürge halkı karşısındaki itibarı arttı. Amerikan Kongresine milletvekili seçildi. 1776′da Jefferson ve John Adams ile birlikte bağımsızlık bildirgesini hazırladı. Eylül 1776′da kongre, ekonomik ve askeri yardım istemek üzere aralarında Franklin’in de bulunduğu üç kişilik bir komisyonu Fransa’ya gönderdi. Franklin, dışişleri bakanı Gravier ile görüşmelerinde çok başarılı oldu. 1775-1783 Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonunda İngiltere ile barış görüşmelerini sürdürmek üzere seçilen diplomatlardan birisi olarak İngiltere’ye gitti. İngiltere ile barış antlaşmasının imzalanmasından sonra 1785′te Amerika’ya döndü. 1787′de Philadelphia Anayasa Kurultayının çalışmalarına katıldı. Bir müddet sonra da öldü. Kendisi bir Amerikan yahudisidir.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Telefonun mucidi Alexander Graham Bell

Yazan: -icat-mucit | Mucitler | Çarşamba 8 Nisan 2009 19:21

Bugün mucitlerden telefonun mucidi Alexandar Bell in hikayesini yazayım dedim.Bu iyi gerçekten çok faydalı olmuştur insalığa.Kendisini anıyoruz..

Alexander Graham Bell, (d. 3 Mart 1847, Edinburgh İskoçya – ö. 2 Ağustos 1922, Baddeck Kanada), 1876′da ile tanınan Alexander Graham Bell önce Ontario’ya, daha sonra Boston‘a yerleşti.

Aslında Graham Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.

ilk icat eden Graham Bell’in annesi doğuştan işitme engelliydi. Dedesi ve babası yıllarını işitme engellilere adadı. Özellikle babası işitme engellilere duymasalar bile konuşmayı öğretmenin yollarını geliştirmeye çalıştı. İki kardeşi veremden ölünce, babası kalan tek oğlunun sağlığı için Kanada’ya göçtü. Babasının ölümünden sonra onun çalışmalarını tanıtmak ve yaymak için çabalayan Graham Bell ABD’ye gitti. Burada bir süre işitme engellilere dil öğretmeni yetiştiren okulda çalıştı. Daha sonra kendi okulunu kurdu.

Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çağrıldı. İngiltere’de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin işitme fizyolojisine ilişkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceği düşüncesi üzerinde yoğunlaştı. Bu sırada başka adamları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Elisha Gray bunlardan biri.

İngiletere’den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaşama geçirmeye ve işitme engelliler için duymalarını sağlayacak aletler yapmaya girişti. Thomas Watson adlı bir mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiğinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir başka yere gittiğini ortaya çıkardı. Ancak ses anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

Bell telefonla konuşurken, 1876

“Bay Watson, çabuk buraya gelin. Sizi istiyorum.”

Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 133 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu buluşu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.

Eşi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiği Mabel’e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi. Eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

Bugün öne çıkan buluşlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoğu işitme engeli konusundaydı. İşitme engelli annesinin ve eşinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi başardı. “Gramofon”dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell İşitme engelliler Kurumu’na harcadı. Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve para ödülü verdi. Verilen parayı Washington’da İşitme engelliler için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliştirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray’a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.

Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiği Bell’e telefonla seslendi “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın.” Bell şapkasını salladığında artık telefon doğumunun ardından emeklemeye başladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon şebekesine sahip kent oldu.

Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduğu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneği başladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya başlayan Emma Nut oldu.

Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan “manyetolu telefon” görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleşmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu değil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eşi telefon şirketinde çalışıyordu. Cenaze işleri için Strowger’ı arayanları bu memur kendi eşine bağlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı başardı. Halk yeni telefona “kızsız telefon” adını taktı.

Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.

Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.

O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:

“Sohbet. Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat.”

Bell 1915 yılında New York’u San Francisco’ya bağlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson’a “Watson seni istiyorum, buraya gel” dedi.

Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaş başladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına bağlanan telefon “Tiyatrofon” hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye başladı. Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.

Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediği National Geographic dergisindeki yöneticiliğiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uğrayan ve ağır yaralanan ABD Başkanı Garfield‘ın bedenindeki kurşunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, Röntgen’in X ışınları ile tanıyı geliştirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleştirdi.

1893 yılında telefon ile ilgili gelişmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: “Şu anda duyabildiğimiz sanatçı ve şarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de başaracak.”

Bu sözler “” özlemi olarak yorumlanmasına karşın gelişen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletişimi işaret ettiğini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise “Uzay Yolu” filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde başka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak değil hissederek elde edeceği günleri tartışıyor…

İşitme engeline karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluşu armağan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı “çan” kullanıldı.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

mucitlerden Michael Faraday

Yazan: afe | Mucitler | Salı 17 Şubat 2009 22:37

Michael Faraday, (d. 22 Eylül 1791, Newington, Surrey – ö. 25 Ağustos 1867, Londra), İngiliz ve bilgini.

19. yüzyılın en büyük bilimadamlarından biridir. Elektromanyetik indüklemeyi, manyetik alanın ışığın kutuplanma düzlemini döndürdüğünü buldu. Elektrolizin temel ilkelerini belirledi. Klor gazını sıvılaştırmayı başaran ilk kişidir ve motorunu etmiştir.

Konu başlıkları

  • 1 Çocukluğu
  • 2 Bilimsel Kariyerinin Başlaması
  • 3 Manyetik Etki Çalışmaları
  • 4 Elektrik Çalışmalarına Dönüş
  • 5 Son Yılları
  • 6 Kaynakça

Çocukluğu

İngiltere’nin kuzeyinden 1791 başında Newington köyüne iş aramak amacıyla gelmiş bir demirci ile bir köylünün dört çocuğundan biri olan Faraday ekonomik nedenlerle uzun süreli bir eğitim alamadı. Ailesi Sandemancılar adı verilen bir tarikatın üyesiydi. Faraday daha ziyade kendi kendine yetişmiş bir adamıdır. Kilisenin pazar okulunda okuma yazma ve öğrendi. Küçük yaşta dağıtıcısı olarak çalışmaya başladı.

On dört yaşında bir ciltçiye çırak olarak girdi. 1813 Mart ayına kadar devam ettiği bu işte ciltlenmek üzere getirilen kitapları okuyarak bilgisini genişletmeye başladı. Bu sayede gençliğinde pek çok kitap okudu. Bilhassa fizik kitaplarını büyük bir heves ve arzuyla okuyordu. Encyclopedia Britannica’nın üçüncü baskısındaki elektrik maddesinden özellikle etkilendi. Eski şişeler ve hurda parçalardan yaptığı basit bir elektrostatik üreteçten yararlanarak deneyler yapmaya başladı. Gene kendi yaptığı zayıf bir Volta pilini kullanarak elektrokimya deneyleri gerçekleştirdi.

Bilimsel Kariyerinin Başlaması

Londra’da bulunan Kraliyet Enstütüsü’nde kimyacı Sir Humphrey Davy tarafından verilen kimya konferanslarına katılma olanağı buldu. Konferanslarda tuttuğu notları ciltleyerek iş isteyen bir mektupla birlikte Davy’ye gönderdi ve 1813′te Davy’nin desteğiyle kimya asistanı oldu. Ekim 1813 ile Nisan 1815 tarihleri arasında Fransa, İtalya ve İsviçre gezisinde Davy’ye refakat etti. 1820′de Davy’nin yanından yardımcılık görevinden ayrıldı. 1825′te laboratuvar müdürlüğüne getirildi. 1833′te enstitüye ders verme mecburiyeti olmaksızın kimya profesörü olarak tayin edildi. Hayatının tümünü enstitünün çalışmalarına adadı.

Manyetik Etki Çalışmaları

1820 yıllarında fen alimleri çalışmalarına daha ziyade elektriğe ait konularda ağırlık vermişlerdi. Bunlardan en önemlileri Volta‘nın elektrik pili ve Hans Christian Ørsted’in elektrik akımından üretilen manyetik mıknatıslı güç kaynağı idi. Ørsted 1820′de bir telden geçen elektrik akımının tel çevresinde bir manyetik alan oluşturduğunu bulmuştu. fizikçi Andre Marie Ampere de tel çevresinde oluşan manyetik kuvvetin dairesel olduğunu gerçektede tel çevresinde bir manyetik silindir oluştuğunu göstermişti. Bu durumda soyutlanmış bir manyetik kutup elde edilebilir ve taşıyan bir telin yakınına konursa telin çevresinde sürekli olarak bir dönme hareketi yapması gerekecekti.

Elektrik enerjisinden manyetizma üretildiğinden bu yana fen adamlarının en büyük düşüncesi, “Manyetizmadan elektrik enerjisi elde edilebilir mi?” sorusu olmuştu. Bu, fen ilimleri tarihinde en büyük mesele haline geldi. Faraday, zaman zaman bu mesele üzerinde çalıştı. Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu. Bir etrafında tersine karşılıklı dönebilen bir kablo sistemi geliştirdi ve böylece ilk defa elektrik enerjisi mekanik enerjiye dönüştürülmüş oldu. Bu , elektrik motorlarının esası kabul edildi.

Elektrik Çalışmalarına Dönüş

1831′de yeniden kimyadan elektriğe döndü. Bundan sonraki deneylerinin en önemlisi galvanometreye bir kablo bobini bağlayarak küçük elektrik akımlarını ölçmeye yarayan bir alet yapmasıydı. Bu kablo, bir mıknatısa değdirildiğinde galvanometrenin iğnesi hareket ediyor, kabloyu ayırdığında iğne ters yöne hareket ediyordu. Böylece Faraday manyetizmadan elektrik enerjisi elde etmenin yolunu bulmuş oldu. Mekanik enerjiyi bir mıknatıs yardımıyla elektriğe dönüştürdü. Bu, elektrik jeneratörlerinin esası oldu.

Faraday manyetik etkiyle ilgili deneyleri gerçekleştirip sonuçlarını bilim dünyasına sunarken elektriğin farklı biçimlerde ortaya çıkan türlerinin niteliği konusunda kuşkular belirmişti. Elektrikli yılan balığının ve öteki elektrikli balıkların saldığı, bir elektrostatik üretecin verdiği bir pilden ya da elektromagnetik üreteçten elde edilen elektrik akışkanları birbirinin aynı mıydı? Yoksa bunlar farklı yasalara uyan farklı akışkanlar mıydı? Faraday araştırmalarını derinleştirince iki önemli gerçekleştirdi.

Elektriksel kuvvet kimyasal molekülleri, o güne değin sanıldığı gibi uzaktan etkileyerek ayrıştırmıyordu, moleküllerin ayrışması iletken bir sıvı ortamdan akım geçmesiyle ortaya çıkıyordu. Bu akım bir pilin kutuplarından gelsede, ya da örneğin havaya boşalıyor olsada böyleydi. Ikinci olarak ayrışan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik miktarına dorudan bağımlıydı. Bu bulgular Faraday ‘ı yeni bir elektrokimya kuramı oluşturmaya yöneltti. Buna göre elektriksel kuvvet, molekülleri bir gerilme durumuna sokuyordu.

1839′da elektriğe ilişkin yeni ve genel bir kuram geliştirdi. Elektrik madde içinde gerilmeler olmasına yol açar. Bu gerilmeler hızla ortadan kalkabiliyorsa gerilmenin ard arda ve periyodik bir biçimde hızla oluşması bir dalga hareketi gibi madde içinde ilerler. Böyle maddelere iletken adı verilir. Yalıtkanlar ise parçacıklarını yerlerinden koparmak için çok yüksek değerde gerilmeler gerektiren maddelerdir.

Faraday, ayrıca mıknatıs kutupları arasında döndürdüğü bir bakır yuvarlak ile devamlı bir akım elde etmeyi de başardı. 1832 ve 1833′te elektrolizin iki temel kanununun formüllerini buldu. 1840 yılında ışık enerjisi ile elektromanyetik enerjinin birbirine çok benzer, hatta aynı olduğu kuramını geliştirdi.

Son Yılları

Sekiz yıl boyunca aralıksız süren deneysel ve kuramsal çalışmaların sonunda 1839′da sağlığı bozulan Faraday bunu izleyen altı yıl boyunca yaratıcı bir etkinlik gösteremedi. Araştırmalarına ancak 1845′te yeniden başlayabildi. 1855′ten sonra Faraday’ın zihinsel gücü azalmaya başladı. Ara sıra deneysel çalışmalar yaptığı oluyordu. Kraliçe Victoria bilime büyük katkılarını göz önüne alarak Faraday’a Hampton Court’ta bir ev bağışladı.

25 Ağustos 1867′de öldü.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Albert Einstein

Yazan: admin | Mucitler | Pazartesi 15 Aralık 2008 20:48

Albert (14 Mart 1879 – 18 Nisan 1955) , Yahudi asıllı Alman teorik fizikçi.

20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görelilik kuramını (diğer adları ile İzafiyet Teorisi ya da Rölativite Kuramı) geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Ödülü’ne layık görülmüştür. (Nobel Ödülü’nün ve Nobel Komitesi’nin o zamanki ilkeleri doğrultusunda, bugün en önemli katkısı olarak nitelendirilen Görelilik kuramı fazla kuramsal bulunmuş ve ödülde açıkça söz konusu edilmemiştir.)
Einstein 1879 yılında Güney Almanya’nın Ulm kentinde dünyaya geldi. Babası küçük bir elektrokimya fabrikasının sahibi; annesi ise, klasik müziğe meraklı, eğitimli bir ev hanımıydı. Konuşmaya geç başlaması ve içine kapanık bir çocuk olması, ailesini tedirginliğe düşürmüşse de, sonraki yıllarda bu korkularının gereksizliği anlaşılacaktı. Giderek meraklı, hayal gücü zengin bir çocuk olarak büyüyordu.

Okulu hiçbir zaman sevemedi. Gerçekten de, genç Einstein’ın ileride ortaya çıkacak dehasının temelleri, kendisinin de sonradan belirttiği gibi, okulda değil başka yerlerde atılmıştı: “Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beş yaşında iken amcamın armağanı pusulada bulduğum gizem; diğeri on iki yaşındayken tanıştığım Öklid geometrisi.Gençliğinde bu geometrinin büyüsüne kapılmayan bir kimsenin, ileride kuramsal bilimde parlak bir atılım yapabileceği hiç beklenmemelidir!”

Lise öğrenimini 1894′te İsviçre’de tamamladı ve 1896′da Zürih Politeknik Enstitüsü’ne (ETH) girdi.

Einstein, Sırp asıllı Mileva Maric adlı bir fizik öğrencisi ile evlendi. Mileva, Einstein’nın 1905′te çıkardığı araştırmanın hesaplarında yardımcı olmuştur.

1955′te hayata gözlerini yumana kadar bilim dünyasına çok şey kattı. 1916′da yayımladığı “Genel Görelilik Kuramı“, 1921′de “fotoelektrik etki ve kuramsal fizik” alanında çalışmalarıyla aldığı Nobel Fizik Ödülü, dahinin en önemli başarılarından sadece ikisi ya dünyası… Bern’de federal patent dairesinde görev aldı. Bu görevden arta kalan zamanlarda çağdaş fizikte ortaya atılmaya başlanan problemler üzerinde düşünme fırsatı buldu. Önce atomun yapısı ve Max Planck’ın kuantum teorisi ile ilgilendi. Brown hareketine ihtimaller hesabını uygulayarak bunun teorisini kurdu ve Avogadro sayısının değerini hesaplayarak teorisini test etti. Kuantum teorisinin önemini ilk anlayan fizikçilerden birisi oldu ve bunu ışıma enerjisine uyguladı. Bu da onun, tanecikleri veya fotonlar hipotezini kurmasını ve fotoelektrik olayını açıklayabilmesini sağladı.

1905 yılında “Annalen der Physik” dergisinde bu çalışmalarını açıklayan iki yazısından başka, üçüncü bir yazısı daha çıktı ve bu yazıda görecelik teorisinin temelini attı. Teorileri sert tartışmalara yol açtı. 1909′da Zürih Üniversitesi’nde öğretim görevlisi oldu. Prag’da bir yıl kaldıktan sonra, Zürih Politeknik Enstitüsü’nde profesör oldu. 1913′de Berlin Kaiser-Wilhelm Enstitüsü’nde ders verdi ve Prusya Bilimler akademisine üye seçildi.Bir bilim adamı olarak 1. Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldı. . İlk eşinden Hans ve Eduard isminde iki erkek çocuk sahibi olan bilim adamını 1914 yılında eşi terk etti. 1. Dünya Savaşı nedeniyle yiyecek kıtlığı sırasında mide ağrıları çeken bilim adamına kuzeni Elsa bakmış ve ikinci defa kuzeni Elsa (takma ismi Else) ile evlenmiştir.

Birçok özlü inceleme yazısı yayımladı ve bunlarda teorilerini geliştirdi. 1921′de Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.

Yabancı ülkelere birçok gezi yapmakla birlikte 1933′e kadar Berlin’de yaşadı. Almanya’da yönetime gelen Nasyonal Sosyalist (Nazi) rejimin ırkçı tutumu dolayısıyla, pek çok Musevi asıllı bilim adamı gibi o da Almanya’dan ayrıldı. Paris’te College de France’ta ders verdi; burdan Belçika’ya oradan da İngiltere’ye geçti. Son olarak Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Princeton Üniversitesi kampüsünde etkinlik gösteren Institute for Advanced Study’de (İleri Araştırma Enstitüsü) profesör oldu. 1940 yılında Amerikan yurttaşlığına geçti.

Küçük oğlu Eduard akıl hastalığı nedeni ile Zürih yakınlarında bir bakım evinde hayatını geçirmiş; büyük oğlu Hans, babası ve annesinin karşılaştığı Zürih Polytecnic’te mühendislik okumuş ve daha sonra University of California, Berkley’de profesörlük yapmıştır. 1955′de Princeton’da ölmüştür; oğlu Hans yanında bulunmuştur.

Üvey kızı Margot Einstein, bilim adamının kişisel mektuplarını özenle herkesten saklamış ve kendisinin ölümunden 20 yıl sonra daha saklı kalmasını vasiyet etmisti. Günümüzde Princeton Üniversitesi tarafından basılan bu mektuplar bilim adamının gizli kalmış özel yaşamı hakkında ilginç bilgiler sunmaktaydı.

Buluşları

Einstein’ın gazetecilere dil çıkarması

Einstein’ın fizik alanındaki çalışmaları modern bilimi büyük ölçüde etkiledi.

Bu teori üç bölüme ayrılır:

  1. Newton mekaniğinin yasalarını değiştiren ve kütle ile enerjinin eşdeğerli olduğunu öne süren Özel Görelilik (1905);
  2. Eğrisel ve sonlu olarak düşünülen dört boyutlu bir evrene ait çekim teorisini veren Genel Görelilik (1916);
  3. Elektro-manyetizma ve yerçekimini aynı alanda birleştiren daha geniş kapsamlı teori denemeleri.

İlk iki teorinin geçerliliği fiziği ve astronomi alanında yapılan deneylerle çok başarılı bir biçimde sınanmıştır; çağdaş fiziğin temel taşları arasında yer alırlar. Einstein ile ilgili olarak: “Ben atomu iyi bir şey için keşfettim,ama insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar.” demiştir. Ayrıca birçok kişinin ilgisini çeken “Neden Sosyalizm?” adlı yazısı Monthly Review adlı aylık dergisinin, ilk sayısının, ilk yazısıdır.

Bazı Eserleri

  • Einstein, Albert, İzafiyet Teorisi
  • Einstein, Albert (1954), Fikirler ve Tercihler
  • Einstein, Albert (1940), “On Science and Religion”, Nature 146: 605
  • Einstein, Albert (Mayıs 1949) “Neden Sosyalizm?”, dergi yazısı.
  • Einstein, Albert (1950), “On the Generalized Theory of Gravitation”, Scientific American CLXXXII (4): 13–17
Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

« Önceki Sayfa