İnternet nedir icadı

Yazan: admin | Türk Mucitler | Çarşamba 22 Aralık 2010 20:25

İnternet Türkiye’ye 1994 yılında gelmiÅŸtir ve geldikten sonra Türkiye’de kullanımı yaygınlaÅŸmıştır.İnternet günümüzde de yaygın olan 7 den 70′e herkesin kullandığı teknoloji ürünü olan ve hergün yenilenen bir bilgi kaynağı teknoloji ürünüdür.

WWW. dünyası yanında dosya indirimi sanal sohbet odaları, eCommerce (sanal ticaret), tartışma mekânları (forum), İnternet üzerinden sohbet doğrudan mesaj (IM) gibi kullanım alanlarını, bugün bütün dünyada yüzmilyonlarca insan kullanmaktadırlar.

Pornografiye erişimin hızlı ve kolay olması, her yaşta pornografi bağımlılığı riskini artırmakta, şahısların cinsel hayatını, aile hayatını ve zaman zaman da psikolojilerini tehdit etmektedir. Çocukların çok küçük yaşta pornografiye kolayca erişebilmeleri, ileriki yaşlarda ciddi cinsel ve psikolojik rahatsızlıklara gebe olmalarına neden olabilmektedir.

E-posta hesapları bu hizmeti veren çeşitli sitelerden ücretsiz veya belirli bir ücret karşılığında açılabilir. E-posta adresleri; kullanıcı adı, adres işareti, hesabın oluşturulduğu sitenin e-posta sunucusunun adı, nokta (.) ve site uzantısının aralık bırakılmadan yazılması ile oluşur. Örneğin: vikipedist@vikipedi.com

1985 yılında kullanılmaya baÅŸlayan[1] İngilizce Internet sözcüğü, “kendi aralarında baÄŸlantılı aÄŸlar” anlamına gelen Interconnected Networks teriminin kısaltmasıdır.[kaynak belirtilmeli] Inter- öneki İngilizce’de arasında ve karşılıklı anlamlarına gelir. Net sözcüğü ise aÄŸ anlamına gelir.[4]

Çocukların internet eriÅŸimi kısıtlanmalı, internetteki faaliyetleri sıkı denetim altında tutulmalıdır. Günümüzde bir çok internet güvenlik yazılımı, “ebeveyn kontrolü” özellikleri ile birlikte gelmektedir. Ebeveyn kontrol paneli eriÅŸim saatlerinin ayarlanmasına, istenmeyen sitelere eriÅŸimin engellenmesine imkân vermekte, bu ayarlar ÅŸifreler aracılığıyla korunabilmektedir.

Olumlu geliÅŸimi yanında maalesef internet üzerinden çeÅŸitli tehlikeler oturma odamıza, en azından bilgisayarımıza kadar girebilmektedir. Bilgisayar ile internet ağına baÄŸlandığınız andan itibaren çeÅŸitli zararlı yazılımların saldırılarına mazur kalabilir; “hacker” diye tanımlanan bilgisayar korsanlarının bilgisayarınızı ele geçirebileceÄŸine ÅŸahit olabilir; çevrim içi bankacılık aracılığı ile hesabınız talan olabilir; bilgisayarınız anlayamadığınız garip davranışlarda bulunmaya baÅŸlayabilir.

KiÅŸisel bilgisayarlar ile İnternet’e baÄŸlanabilmek için genellikle bir hattına ihtiyacı vardır. Bunun yanında , kablo ve Wi-Fi diye adlandırılan yayınlarla da İnternet’e baÄŸlanılabilir. En yaygın olanı ise bir analog modem ile belli hızda bir İnternet servisi veren bir ÅŸirketin hizmetinden yararlanmaktır. Modemin ayarları ÅŸirketin verdiÄŸi servis telefon numarası ve özelliklerine göre ayarlanıp, baÄŸlan komutu verilir. Analog modem bilgisayarın dijital verileri (bits) çeÅŸitli frekanslarına çevirip telefon hattından internet servisine ulaÅŸtırmakta olup tersine aynı yöntemle verileri almaktadır.

İnternet ortamında kimliğini, yaşını, görünüşünü, ekonomik durumunu, eğitim durumunu, kısaca bir şahsa ait herşeyi gizlemek ya da sahte bir kimlik oluşturmak çok kolay olduğu için, arkadaşlık kurarken çok daha dikkatli olunması gerekir. Özellikle yeterince tanınmayan kişilere adres ve telefon vermekten özellikle kaçınılmalı, karşıdaki kişinin bunlara ulaşmasını sağlayacak ipuçları vermekten de sakınılmalıdır.

İnternet, çok protokollü bir ağ olup birbirine bağlı bilgisayar ağlarının tümü olarak da tanımlanabilir. Binlerce akademik, ticari, devlet, ve serbest bilgisayar ağlarının birbirine bağlanmasıyla oluşmuştur. Bilgisayarlar arasında bilgi çeşitli protokollere göre paketler halinde transfer edilir. İnternet üzerinde posta ve birbirine bağlı sayfalar gibi çok çeşitli bilgiler ve hizmetler vardır. İnternet üzerinden oyunlar da oynanabilir.

İnternet’i çağın haberleÅŸme ortamı yapan ise TCP/IP dosya iletiÅŸim protokolüdür. Açılımı; Transmission Control Protocol/Internet Protocol’dur (Aktarım Denetim Kuralı/İnternet Kuralı).

Telefon sinyallerini sayısal verilere çeviren ve bilgisayarın internete bağlanmasını sağlayan elektronik alettir.ve modem 4 terimden oluşur

Zaman zaman İnternet sözcüğü yerine kullanılan “WWW” kısaltması ise World Wide Web (Dünya Çapında AÄŸ) sözcüklerinin akronimidir ve İnternet ile eÅŸ anlamlı deÄŸildir.

İnternetin yaygınlaşması sonucu her gün milyonlarca insanın hiç tanımadığı insanlarla şahsi bilgilerini paylaşması, virüslerden çok daha vahim bir tehdit oluşturmaktadır. İnternetin dikkatsiz kullanımı, kimlik bilgilerinin çalınması ya da polisiye olaylara istemeden karışmak gibi sonuçlar doğurabilir.

Malware, adware, spyware gibi çeşitli şekillerde adlandırılan casus programlar, bilgisayarlardan bilgi toplamak amacıyla oluşturulmuş küçük yazılımlardır. Virüs gibi faaliyet gösterirler bu nedenle bir kısmı virüs olarak da adlandırılır. Bilgisayar kullanıcısının internet alışkanlıkları, numaraları gibi bilgileri zararlı kişi ve kuruluşlara ulaştırırlar. Bazıları çok zararlı olmamakla birlikte, veri toplarken arka planda çalışarak bilgisayar hafızasını gereksiz yere işgal ederler. Bazı casus programlar ise resmi kuruluşlar tarafından suçluları ve terörist faaliyetleri izlemek amacı ile geliştirilmiştir. Ayrıca devletler eski casusluk yöntemleri yerine bilgisayar ortamında casusluk yöntemlerine başvurmakta buna bağlı olarak risk ve maliyeti düşürmektedirler.

Başka insanların bilgisayar, telefon gibi elektronik cihazlarlarının bilgilerine izinsiz olarak ulaşarak kişisel bilgilerini çalan kişilerdir.

E-postalar, İnternet üzerinden gönderilen ve alınan dijital mektuplardır. E-posta (İng: e-mail) “elektronik posta” sözcüklerinin kısaltmasıdır. Görsel olarak kâğıt bir ile aralarında büyük bir fark yoktur. E-postalara resim, müzik, video gibi her türlü dosya türü eklenebilir ve alıcının bilgisayarına transfer edilebilir. Her gün dünyada milyarlarca e-posta gönderilmektedir. UcuzluÄŸu ve kolaylığı nedeniyle kâğıt mektuplardan daha yaygın olarak kullanılmaktadır ancak güvenilirliÄŸinin yetersizliÄŸi nedeniyle resmi iÅŸlerde kullanımı oldukça kısıtlıdır.

Her görüntülenen sitenin bir adresi numarası vardır Bu, 4 yuvadan oluşan ve her yuvanın 0 ile 255 arası değeri olan bir adresdir. Böylece tüketilemez bir adres sıralama özelliği oluşmaktadır. Fakat kullanıcı bu yalın sayı değerini her çağıracağı site için aklında tutamayacağı için bu adresleri web sayfasına eş değer tutan DNS bilgisayarları vardır. Bunların görevi ise görüntülenecek her site ismine eş değer IP adresini hazır tutmak ve bilgi taşıma protokolünün paketlerini (TCP/IP) bu adrese yönlendirmektir. Böylece az uğraşla İnternet gezgincisinin çağırdığı sitedeki bilgilere ulaşılabilinir.

İnternet, dünya genelindeki bilgisayar aÄŸlarını ve kurumsal bilgisayar sistemlerini birbirine baÄŸlayan elektronik iletiÅŸim ağıdır.[1] TDK, İnternet sözcüğüne karşılık olarak Genel AÄŸ‘ı önermiÅŸtir.[2] İnternet yerine zaman zaman sadece Net sözcüğü de kullanılır.[3]

İnternet’te sık kullanılan sembollerden birisi @’dir (okunuÅŸu: et). Elektronik posta adreslerinde kullanıcı ismi ile gönderilen hedef alanını (site adı) ayırır. Adres iÅŸareti, güzel a olarak da bilinir. Türk Dil Kurumu çengelli a ya da kuyruklu a karşılıklarını önermiÅŸtir.

Sohbet ve oyun odaları, çok güzel dostluklara ve ilişkilere vesile olabildiği gibi, hırsızlık, sübyancılık, teşhir, taciz, tecavüz ve hatta cinayete varan tehditlere de kapımızı sonuna kadar açmaktadır.

Günümüzde, analog modemlerin yerini daha hızlı ve daha az hatalı olan dijital ( ADSL) modemler almaktadır. Bunların kullanım ücretleri, çoÄŸul katılımın artması sayesinde makul ödenebilir düzeye inmektedir. ADSL bir analog modemden 10x – 1500x kez hıza sahip olup, canlı videolu sohbet imkânı yanında bir filmini kısa bir zaman dilimi içinde yükleme imkânı vermektedir.

Radyo, televizyon ve İnternet’in bulunuÅŸundan 50 milyon kullanıcıya ulaÅŸmak için geçen süre incelendiÄŸinde; radyo için 38 yıl, televizyon için 13 yıl iken, İnternet için sadece 5 yıldır.

60′lı yıllarda savunma bakanlığının isteÄŸi üzerine olası felaket senaryolarının (doÄŸal afet, nükleer saldırı) ardından dahi iÅŸlevselliÄŸini koruyabilecek bir iletiÅŸim sistemi yaratmak amacı ile ARPANET adı altında baÅŸlatılan askeri bir projedir. 70′li yılların başında Amerikan üniversitelerinde bu projeden yararlanma imkânı verilmesinin ardından e-posta (SMTP) ve NNTP uygulamaları yaygınlık kazanmaya baÅŸlamıştır. Bunları FTP ve HTTP izlemiÅŸtir.

İnternet ve “World Wide Web” sözcükleri günlük kullanımda genelde aynı anlamda kullanılır fakat aynı ÅŸey deÄŸillerdir. İnternet yazılım ve donanım altyapısı ile saÄŸlanan küresel veri iletiÅŸim dizgesidir fakat web internet ile saÄŸlanan iletiÅŸim ÅŸekillerinden yalnızca birisidir.

Bazı virüsler bir programın zaman aşımına uğramış veya bozunmuş yani istem dışı çalışan ve genellikle görevleri belli olmayan halleridir. Kötü emeller için hazırlanan Trojan, Win32, Win29, Solucan vb. virüsler başkaları tarafından bulaştırılırlar. Virüslerin kendi kendine oluşması zordur, farkedildiğinde derhal temizlenmesi gerekir.

TCP/IP, özde makinelerin konuÅŸmasını saÄŸlayan, iÅŸletim sisteminden veya uygulama yazılımlarından bağımsız bir kuralıdır. Bu özelliÄŸi sayesinde, , kiÅŸisel bilgisayar veya bir dahi İnternet’e baÄŸlı diÄŸer cihazlarla konuÅŸabilir.

Bilgisayarları internetten gelebilcek tehditlere karşı korumanın en etkin yolu anti-virüs, anti-casus yazılımları ve güvenlik duvarı yazılımları kullanmaktır. Norton, Kaspersky, McAfee gibi günümüzdeki birçok ticari güvenlik yazılımı, bu üç korumayı da içerir.

İnternet sitesi, internet üzerinden yazı, resim ve diÄŸer dosyaların paylaşıldığı dijital sayfalar grubudur. İnternetin, ekran aracılığıyla görsel olarak, hoparlörler aracılığıyla da iÅŸitsel olarak kullanıldığı ortamlardır. Bir internet sitesi bir sayfadan ya da binlerce sayfadan oluÅŸabilir. Bir sitenin kullanıcının karşısına çıkan ilk sayfasına “ana sayfa” denir. Ana sayfadan, linkler (baÄŸlantılar) aracılığıyla sitenin diÄŸer kısımlarına veya yabancı sitelere ulaşılabilir.

Bilgisayar virüsleri, zararlı kod ve programcıklardır. Bilgisayarlara veri taşıyan diskler, taşınabilir hafızalar, yerel ağlar ya da internet aracılığıyla girerler. Kendini kopyalamak, verileri silmek, istenmeyen programları çalıştırmak, kişisel (şifre vb.) bilgileri yaymak gibi zararlı faaliyetleri gerçekleştirirler. Bilgisayarlara zarar verme yöntemleri canlılarda hastalık meydana getiren virüslere benzediği için bu isim uygun görülmüştür.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nternet

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Faksın icadı

Yazan: admin | icatlar | Cuma 2 Temmuz 2010 13:00

ÇaÄŸdaÅŸ belgegeçer, 1970′lerin ortalarında geliÅŸtirilmiÅŸtir. 1980′in ikinci yarısından sonra Japonya sayısal belgegeçer makinesini geliÅŸtirmiÅŸtir. İlk dönemlerinde sadece termal kağıtlara yakma yönetmiyle çıktı elde edilirken, sonraki dönemlerde geliÅŸtirilerek her türlü ile çıktı alınabilir olmuÅŸtur.

Günümüzde modemler ve üzerinden bu hizmeti sunan servis sağlayıcılar aracılığıyla bilgisayarlardan da belge gönderimi yapılabilmektedir.

1843′te Alexander Bain tarafından patenti alınmış olup, 1851′de Frederick Bakewell tarafından Büyük Londra Fuarında sergilenmiÅŸtir. Günümüz tasarımına, 1924′te Amerikan Radio Corporation of America (RCA) ÅŸirketinden Richard H.Ranger’in araÅŸtırmaları sonucunda ulaÅŸmış olan aygıtla, 24 Kasım 1924′te New York’tan Londra’ya bir aktarılmıştır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/

Tags: , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , ,

pusulanın icadı

Yazan: admin | icatlar | Pazartesi 8 Åžubat 2010 01:20

, yön gösteren, kerteriz alıp mevki bulmaya yardım eden mıknatıslı veya cayro ile çalışan seyir aletidir. İtalyanca Bussola kelimesinden Türkçeye girmiştir.Kırmızı kolu kuzeyi gösterir.

Isın sülâlesi zamanında (265-419), Çinlilerin kendilerine mal ettikleri bu icadın gerçek mucitleri Normanlardır. Normanlar bu icadı MS 100 yılında bulmuÅŸlardır . Normanlar 874′te İzlanda’yı fethetmiÅŸler, 932′de Grönland’ı keÅŸfetmiÅŸler ve 1000 yılında; yani Kolomb’dan beÅŸ yüzyıl önce, Amerika’ya ayak basmışlardı.

Fransa’da pusuladan ilk olarak 1200′de söz edilmeye baÅŸlandı. Bunu, 1207′de İngiltere ve 1213′te İzlanda izledi. O zamanlar pusulanın ilkel bir yapısı vardı. İlk önemli geliÅŸmeyi gerçekleÅŸtiren Pierre de Maricourt oldu (1269). İğneyi bir mile geçirdikten sonra, bunu bir yanı saydam ve derecelenmiÅŸ bir kutunun içine yerleÅŸtirdi. Mıknatıslı pusula, yerin mıknatıssal alanı ile çalışarak yön gösterir.

Pusula yönleri nasıl doğru gösterir??

Pusulanın en önemli parçası manyetik bir iğnedir. Bu iğne serbestçe hareket edebilecek şekilde pusula gövdesine monte edilmiştir. İğne serbest kaldığında her zaman aynı yönü gösterir. Bunun nedeni yeryüzünde iğneyi çeken bir gücün olmasıdır. Yeryüzü bir ucu kuzeyde, diğer ucu güneyde olan devasa bir gibidir. Dünyanın manyetikliği pusula iğnesinin manyetik kuzeye doğru dönmesine neden olur.

Doğada kullanılan modern pusulaların çeşitleri standart plaka (a), aynalı (b), askeri (d) ve kutu(prismatik) (c) olarak sıralanabilir. Askeri tip ve kutu pusulalar doğa sporcusunun ihtiyaç duymadığı kadar hassas ölçüm yapabilirler, bu sebeple kullanımları biraz daha karmaşıktır. Çoğu kişinin ihtiyacı standart ya da aynalı pusulalardır. Orienteering yapmak için ise en kullanışlı model parmak pusulalardır (e). Haritaya takılan pusulalar (f) temel oryantiring için uygundur; tek başına veya yedek olarak taşınabilir

Mıknatıs ile çalışan pusulalarda sapmalar olabilir bunlar iki bölüme ayrılır:

Mavi Deniz, Silva, Suunto, Recta ve Brunton

Bilgiler o-tr ve offshop internet sitelerinden alınmıştır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Pusula

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

En önemli 10 icat

Yazan: admin | icatlar | PerÅŸembe 11 Haziran 2009 00:48

tarihinin 10 icadı

11 Haziran 2009 PerÅŸembe 01:34

Bilim tarihinin en büyük 10 icadı açıklandı. Bu icadların tümü insanlık tarihinde çığır açmış yenilikler!

22 Haziran’da kuruluşunun 100. yılını kutlayacak olan Londra Bilim Müzesi, insanlık tarihine damga vuran en büyük 10 icadı açıkladı.

Tarihi değiştiren şöyle sıralandı:

1-Buharlı ,

2-Madame ’nin X ışınını keşfi,

3-Apollo 10 kapsülü,

4-,
5-Wernher von Braun’un V2 roketi,
6-İlk
7-DNA sarmalı,

8-İki saniye elçevirmeli manyetolu telsiz-radyosu.
9- Ford’un ilk seri otomobil modeli T,
10-”Pilot-ACE” .

via Bilim tarihinin en büyük 10 icadı haberi – 11 Haziran 2009 PerÅŸembe 01:34.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tarihin en kötü iki icatı

Yazan: admin | icatlar | Cumartesi 23 Mayıs 2009 16:26

Yüzkarası

22 Mayıs 2008, 17:05

Tarihin en kötü iki icadı

İngiltere’de yapılan bir araÅŸtırma, gelmiÅŸ geçmiÅŸ en kötü gözler önüne serdi.

Tarihin en kötü iki icadı

bombası, tarihteki en kötü olarak değerlendirildi.

İngiltere’de yapılan bir araÅŸtırma, ile televizyonlardaki “Reality Show”un tarihte gelmiÅŸ geçmiÅŸ en kötü icatlar olduÄŸunu ortaya koydu.

İngiliz hükümetinin müzeler ve sanat galerilerinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla finanse ettiği araştırmada, ve internetin en iyi icatlar listesinin başında bulundukları belirtilirken, idam cezası, naylon torba ve kredi kartları, insanlığın en kötü icatları sıralamasında 3. ,4. ve 5. sıralarda yer aldılar.

Buna karşılık , kadınlar için hak eÅŸitliÄŸi, doÄŸum kontrol hapları, insanlığın en iyi icatlarının başında geliyor. AraÅŸtırmaya katılan 1.000 kiÅŸi, tarihteki en büyükleri de Rönesans’ın dahisi , İngiliz Darwin ve Martin Luther King olarak sıraladı.

via CHIP Online – Tarihin en kötü iki icadı.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

20. yüzyılda yapılan icatlar – II

Yazan: -icat-mucit | Yeni icatlar | Perşembe 14 Mayıs 2009 12:15

bugün chipin sitesinde yirminci yüzyılda yapılan icatları gördüm.Ekliyeyim dedim.

1944 yılında EDVAC computer’da danışman olarak görev alan Von Neumann, ikinci dünya savaşı boyunca askeriye için çalışarak, ilk elektronik hesaplayıcı olan ENIAC’ı 1945 yılına kadar tamamladı; ancak 1957 yılında radyasyona baÄŸlı bir hastalık nedeniyle yaÅŸamını yitirdi.

Alan Turing

biliminin kurucusu da sayılan İngiliz matematikçi Alan Turing, özellikle geliştirdiği ve tüm dünyaya damgasını vuran ve soyadını taşıyan Turing testi ile bilgisayarların düşünme kapasitesine sahip olup olamayacağına dair bir fikirle ortaya çıkmıştır. Bugün için hala bilgisayarların düşünüp düşünemediğinin belirlenebilmesi için kullanılmakta olan Turing testinin mimari olan Turing, bu parlak kariyerine rağmen homoseksüel olmasından ötürü suçlu bulunarak gen terapisine mahkum edilmiş, daha sonra ise Turing yaşamına kendi elleriyle son vermiştir.(O yıllarda İngiltere bu bir suç teşkil ediyordu.)

1958 yılı içinde Texas Instruments’ta ilk mikroçipi eden Jack Kilby’in bu ilk mikroçipi, verileri depolamak için içerisinde sadece bir transistör barındırıyordu, ki günümüzde üretilen mikroçiplerin transistör sayısı milyarlarla ifade ediliyor. Bu ilk mikroçip sayesinde çok geçmeden ilk bilgisayar iÅŸlemcisi de ortaya çıktı ve bugün için 60 inç’lik HDTV ve araçlarda bulunan GPS alıcıları da dahil birçok cihazda mikroçipler yoÄŸun bir ÅŸekilde kullanılıyor.

1959 yılına gelindiÄŸinde, hemen herkes bilgisayarların sadece temel hesapların çözebildiÄŸini düşünüyor ve bilgisayarlarının gücünün bununla sınırlı olduÄŸuna inanıyordu. Ancak Amerikan Deniz kuvvetlerinde Amiral olarak görev alan Grace Hopper, compiler yani derleyici icat ederek hakim olan bu düşünceyi tamamen yıkmayı baÅŸarmıştır. Matematiksel kodları makine diline çevirebilen derleyicinin ardından çalışmalarına devam eden Hopper, iÅŸ dünyası için geliÅŸtirilen ve dünyanın en yaygın olarak kullanılan programlama dillerinden biri olan COBOL ile tekrar adını tüm dünyaya duyurmayı baÅŸardı. Bilgisayar programlarındaki hatalardan kurtulmak anlamına gelen ‘Debug’ terimini de ilk kez ortaya çıkaran Hopper, 1969 yılında Data Management Processing Association tarafından ‘Yılın Bilgisayar Bilimcisi’ ödülünü almaya hak kazandı.

Martin Cooper, dünya üzerinde caddede yürürken elinde telefonuyla konuÅŸma yapan ilk kiÅŸi olma unvanını elinde bulunduruyor. 1973 yılında Motorola’da çalıştığı yıllarda icat ettiÄŸi cep telefonuyla adını tüm dünyaya duyurmayı baÅŸaran Cooper, cep telefonunu geliÅŸtirme fikrini izlediÄŸi ve hayran kaldığı Star Trek filmindeki Kaptan Kirk’in kullandığı konuÅŸma telsizinden aldı. DynaTAC8000X adını taşıyan ve ağırlığı yaklaşık 1 kg’ı bulan bu cep telefonun fiyatı da 3.500 Dolar seviyelerindeydi. Sadece 30 dakikalık bir görüşmeye olanak saÄŸlayan bu telefonun ardından bugün neredeyse 1.35 milyar kiÅŸi kullanıyor.

Fujio Masuoka

Fujio Masuoka, günümüzde dijital kameralarda yoÄŸun bir ÅŸekilde kullanılan ve çekilen fotoÄŸraf ve videoların depolanmasına izin veren depolama birimi flash hafızayı ortaya çıkaran isimdi. Japonya’da bulunan Toshiba’da orta seviye bir yönetici olarak görev alan Masuoka, daha sonra çip üzerine verileri geçici olarak depolayabilen bir sistem geliÅŸtirdi. Geçici olarak verilerin kaydedildiÄŸi bu platformda, daha sonra veriler otomatik olarak silibiyordu. Flash hafızalar, hızı, küçük ebatları ve tekrar tekrar kullanılabilmesi, yüksek kapasitesiyle de bir araya gelince günümüzün en çok kullanılan depolama birimlerinden biri oldu.

Adam Osborne

Adam Osborne, 1981 yılında dünyanın ilk portatif, yani taşınabilir bilgisayarını geliÅŸtirdi. Osborne-1 adını taşıyan bu dünyanın ilk taşınabilir bilgisayarı, yaklaşık 11kg ağırlığındaydı ve 5 inç’lik monokrom bir ekrana sahipti. eriÅŸimine izin vermeyen Osborne-1′in geliÅŸtirilmesinden 10 yıl geçmesinin ardından , taşınabilir bilgisayarlarda görülmeye baÅŸlandı.
Kaynak: http://www.chip.com.tr/
Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

21 yüzyılda yapılan icatlar ve buluşlar

Yazan: -icat-mucit | Yeni icatlar | Pazar 26 Nisan 2009 18:52

1901 ılk kez okyanus aşırı radyo yayını yapıldı
“     1902 Polonya Marie CURıE ve kocası Pierre CURıE Radyumu keÅŸfettiler
“     1903 ABD WRIGHT kardeÅŸler ilk motorlu uçağı tasarladılar
“     1903 Fransız Gustave LıEBAU ilk emniyet kemerini tasarladı ve patentini aldı
“     1903 Hollanda Dr Willem EıNTHOVEN Elektro kardiografi cihazını etti
“     1904 ıngiliz John FLEMıNG ilk elektronik vakum tüpü () icat etti
“     1905 ABD (Musevi asıllı Alman) görecelik kuramını yayınladı. Bu yazısını 1915 ve 1919 da tamamladı
“     1906 ABD Alva FıSHER ilk çamaşır makinesını ict etti
“     1907 Kanada Reginald FESSENDEN radyo aracılığıyla ilk insan sesini iletti
“     1907 Fransız Paul CORNU ilk motorlu helikopteri uçurdu
“     1908 Alman GEIGER kendi adını verdiÄŸi ve Radyasyonun varlığını saptayan cihazı geliÅŸtirdi
“     1908 ABD Henry FORD T modeli adındaki ilk seri üretim otomobili yaptı. ılk üretim bandı fikrinin de babası olan Ford 1913 de günde   1000 araba üretebiliyordu
“     1911 Norveç Roald AMUNDSEN Güney kutbunu keÅŸfetti
“     1913 ABD Elmer SPERRY ilk Robotu yaptı (ROBOT kelimesi Çek dilinde “zorunlu emek” anlamındadır ve deyim tarlada köle gibi sürekli çalışan işçiler için kullanılmıştır)
“     1913 ıngiliz Sheffield Paslanmaz çeliÄŸi buldu
“     1914 ABD Ohio kentinde ilk trafik lambaları kullanıldı
“     1914 I Dünya savaşı baÅŸladı ve 1918 de bitti
“     1915 Isıya dayanıklı Pyrex cam üretildi
“     1918 Fransız Pierre LANGEVIN ve ekibi ilk kez SONAR sistemini ict ettiler (SONAR : Sound Navigation and Ranging: yardımıyla yer belirleme ve mesafe ölçme anlamına gelmektedir)
“     1921 Almanya ılk otoyol hizmete girdi
“     1922 Alman Arthur KORN radyo dalgalarıyla fotoÄŸraf gönderebilen Faks tasarladı ve Amerika’ya gönderdi
“     1922 Kanada ılk kez bir ÅŸeker hastasına Ensülin tedavisi uygulandı
“     1923 ısveç Platen ve Munters adlı iki mühendis ilk elektrikli buzdolabını tasarladı
“     1926 ıskoç John Logie BAıRD ilk kez insan yüzünün görüntüsünü Televizyonda elde etti
“     1926 ABD Robert GODDART ilk sıvı yakıtlı roketi baÅŸarıyla fırlattı
“     1928 ABD’li Richard DREW genel amaçlı yapışkan bandı üretti (Avrupada seloteyp diye bilinir)
“     1928 ıskoç Alexander FLEMING penisilini buldu
“     1929 ABD AT&T Laboratuarlarında Coaxial kablonun patenti alındı
“     1930 ABD ilk elektronik cihaz yaratıldı
“     1930 Wallace CAROTHERS naylonu üretti
“     1930 ABD Clyde TOMBAUGH Plüton u keÅŸfetti
“     1933 Almanya ilk Teleks kullanıldı
“     1934 ıngiliz Percy SHAW kedi gözü adını verdiÄŸi yansıtıcı tasarladı ve çok para kazandı
“     1935 ıskoç Robert Watson-Watt, Radarı icat etti Bu radar uçakları 65 Km den tanıyabiliyordu
“     1935 Rus asıllı Amerikan ıgor SKORSKY VS 300 adlı ilk modern helikopteri yaptı
“     1936 ıngiltere BBC siyah beyaz yayınına baÅŸladı
“     1937 ıngiltere Frank WHITTLE ilk jet motorunu tasarladı
“     1938 Macar Lazla BıRO tükenmez kalemi ict etti
“     1938 ABD Chester CARLSON ilk fotokopi makinesını ict etti
“     1939 ıngiltere ılk Çamaşır makinesi üretildi
“     1939 ABD de HP ÅŸirketi Analog verileri dijitale çeviren Pulse-code modulation sistemini geliÅŸtirdi
“     1939 II Dünya savaşı baÅŸladı ( 1945 de sona erdi )
“     1942 ABD Von BRAUN (Alman göçmeni) V-2 adlı uzun menzilli roketi tasarladı
“     1942 ıtalyan Enrico FERMı ilk Nükleer Reaktörü tasarladı
“     1943 Holanda Wilhelm KOLFF ilk yapay böbreÄŸi tasarladı
“     1945 ABD Robert OPPENHEıMER ilk atom bombasını geliÅŸtirdi ve denedi. Ayni yıl Japonya’nın Nagazaki ve HiroÅŸima ÅŸehirlerine atıldı ve binlerce sivil öldürüldü. II. Dünya Savaşı sona erdi
“     1945 ABD Percy SPENCER ilk Mikro dalga fırının patentini aldı
“     1946 ABD J.MAUCHLY ve J.ECKERT askeri amaçlı balistik hesaplamalarda kullanılmak üzere ENIAC adlı ilk elektronik bilgisayar sayılan aleti tasarladılar
“     1947 ABD Sesten hızlı uçuÅŸ denemesi baÅŸarıldı
“     1947 ABD’li Edvin LAND polaroid fotoÄŸraf makinesini icat etti
“     1947 ABD Transistorun teorisi geliÅŸtirildi
“     1948 ABD BARDEEN, BRATTAIN ve SCHOCKLEY adlı üç bilim adamı Transistoru icat ettiler
“     1951 ABD IBM ÅŸirketi tarafından ilk ticari bilgisayar yaratıldı
“     1951 ABD John ECKERT ve John MAUCHLY ilk sayısal bilgisayar olan UNIVAC ı yaptılar
“     1953 ABD ılk Renkli TV yayını yapılmaya baÅŸladı
“     1953 ıngiliz Francis CRıCK ve ABD James WATSON DNA moleküllerinin yapısını keÅŸfettiler
“     1957 SSCB uzaydaki ilk insan yapımı cisim olan SPUTNıK 1 adlı uyduyu fırlattı
“     1958 ABD Fizikçiler TOWNES ve SCHAWLOW LAZER kuramını ortaya koydular
“     1958 ABD yonga / Mikro Chip icat edildi
“     1958 ABD Alman asıllı Von BRAUN tasarladığı sistemleriyle uzaya ilk uydunun fırlatılmasını saÄŸladı
“     1960 ABD Theodor MAIMAN ilk LAZER tabancasını gerçekleÅŸtirdi
“     1961 SSCB Yuri GAGARıN uzaya giden ilk insan oldu
“     1962 ABD ilk TV uydusu olan Telstarı fırlattı
“     1964 ABD IBM ÅŸirketi ilk kelime iÅŸlemciyi üretti
“     1966 ABD Tek transistörlü hafıza yongası yaratıldı
“     1967 G.Afrika Christian BERNARD ılk kalp naklini gerçekleÅŸtirdi
“     1969 ABD Bilgisayar platformlarında UNIX ışletim sistemi çalıştırılmaya baÅŸlandı
“     1969 ABD Neil ARMSTRONG ve Edwin ALDRIN Aya ayak basan ilk insanlar oldular
“     1970 ABD IBM firması ilk Floopy denilen esnek disketi üretti
“     1971 SSCB ilk uzay istasyonu olan Solyut 1 fırlatıldı ve dünya yörüngesine oturtuldu.
“     1972 ıngiliz Godfrey HOUNSFIELD Bilgisayarlı Tomografi cihazını üretti
“     1973 SSCB Lunokhod adlı robot aya iniÅŸ yapan insansız ilk araç oldu
“     1974 ABD DeÄŸiÅŸik bilgisayarların komünikasyonu için TCP/IP protokolü geliÅŸtirildi
“     1974 ABD Bar Code uygulaması baÅŸlatıldı
“     1975 ABD Microsoft adlı yazılım ÅŸirketi kuruldu
“     1976 ABD Intel tarafından 4.77 MHZ hızında 8086 koduyla Mikro iÅŸlemci gerçekleÅŸtirildi
“     1981 ABD IBM firması IBM-PC with MS DOS adıyla kiÅŸisel bilgisayar yaratıldı
“     1982 Hollanda ÅŸirketi olan PHILIPS ilk kompact diski (CD) üretti ( Sony ile ayni zamanda)
“     1982 ABD ılk yapay kalp nakli gerçekleÅŸtirilir.
“     1983 ABD de MicroSoft firması Windows iÅŸletim sistemini yarattı
“     1984 ABD Milyon bitlik hafıza yongası yapıldı
“     1984 ABD Apple firması MACıNTOSH adlı bilgisayarı anons etti
“     1985 ABD ARPA nın adı INTERNET olarak deÄŸiÅŸtirildi
“     1985 Avrupa’da Mobil telefonlar kullanılmaya baÅŸlanır.
“     1986 SSCB Çernobil Nükleer kazası meydana geldi
“     1986 ABD National Instruments firması LabVIEW adı altında GUI tabanlı bir endüstri yazılımı geliÅŸtirdi
“     1990 ABD World Wide Web anons edildi
“     1991 ABD Avrupa’nın ilk çevre uydusu ERS-1 yörüngeye oturtuldu
“     1992 ABD Sanal gerçeklik tasarlandı
“     1992 Ozon tabakasındaki delik Güney Amerika sahillerine kadar geniÅŸlediÄŸi saptandı
“     1997 ABD NASA tarafından fırlatılan Pethfinder Robotu Marsa iniÅŸ yaptı
“     1997 ABD Genetik kopyalamada ilk somut baÅŸarı saÄŸlandı. DOLLY adı verilen bir koyun kopyalandı
“     1997 ABD IBM tarafından gerçekleÅŸtirilen DEEPER BLUE adlı bilgisayar Satranç ustası Kasparov’u yendi
“     2000 ABD Bilim adamları ortak bir projede genetik ÅŸifrenin çok büyük oranda çözüldüğünü açıkladılar

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Telefonun mucidi Alexander Graham Bell

Yazan: -icat-mucit | Mucitler | Çarşamba 8 Nisan 2009 19:21

Bugün mucitlerden telefonun mucidi Alexandar in hikayesini yazayım dedim.Bu iyi gerçekten çok faydalı olmuştur insalığa.Kendisini anıyoruz..

, (d. 3 Mart 1847, Edinburgh İskoçya – ö. 2 AÄŸustos 1922, Baddeck Kanada), 1876′da ile tanınan Alexander Graham Bell önce Ontario’ya, daha sonra Boston‘a yerleÅŸti.

Aslında Graham Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.

Telefonu eden Graham Bell’in annesi doÄŸuÅŸtan iÅŸitme engelliydi. Dedesi ve babası yıllarını iÅŸitme engellilere adadı. Özellikle babası iÅŸitme engellilere duymasalar bile konuÅŸmayı öğretmenin yollarını geliÅŸtirmeye çalıştı. İki kardeÅŸi veremden ölünce, babası kalan tek oÄŸlunun saÄŸlığı için Kanada’ya göçtü. Babasının ölümünden sonra onun çalışmalarını tanıtmak ve yaymak için çabalayan Graham Bell ABD’ye gitti. Burada bir süre iÅŸitme engellilere dil öğretmeni yetiÅŸtiren okulda çalıştı. Daha sonra kendi okulunu kurdu.

Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çaÄŸrıldı. İngiltere’de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin iÅŸitme fizyolojisine iliÅŸkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceÄŸi düşüncesi üzerinde yoÄŸunlaÅŸtı. Bu sırada baÅŸka da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Elisha Gray bunlardan biri.

İngiletere’den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaÅŸama geçirmeye ve iÅŸitme engelliler için duymalarını saÄŸlayacak aletler yapmaya giriÅŸti. Thomas Watson adlı bir mühendisi ile birlikte çalışmaya baÅŸladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiÄŸinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir baÅŸka yere gittiÄŸini ortaya çıkardı. Ancak ses anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Åžubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı baÅŸvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediÄŸi patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

Bell telefonla konuÅŸurken, 1876

“Bay Watson, çabuk buraya gelin. Sizi istiyorum.”

Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 133 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluÅŸ yıldönümüne denk gelen bu buluÅŸu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.

EÅŸi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiÄŸi Mabel’e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eÅŸini ne de iÅŸitme engellileri göz ardı etmedi. EÅŸine yazdığı bir mektupta “EÅŸin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol iÅŸitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

Bugün öne çıkan buluÅŸlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoÄŸu iÅŸitme engeli konusundaydı. İşitme engelli annesinin ve eÅŸinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi baÅŸardı. “Gramofon”dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell İşitme engelliler Kurumu’na harcadı. Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve para ödülü verdi. Verilen parayı Washington’da İşitme engelliler için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliÅŸtirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray’a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.

Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiÄŸi Bell’e telefonla seslendi “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip ÅŸapkanızı sallayın.” Bell ÅŸapkasını salladığında artık telefon doÄŸumunun ardından emeklemeye baÅŸladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon ÅŸebekesine sahip kent oldu.

Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduÄŸu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneÄŸi baÅŸladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya baÅŸlayan Emma Nut oldu.

Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan “manyetolu telefon” görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleÅŸmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu deÄŸil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eÅŸi telefon ÅŸirketinde çalışıyordu. Cenaze iÅŸleri için Strowger’ı arayanları bu memur kendi eÅŸine baÄŸlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı baÅŸardı. Halk yeni telefona “kızsız telefon” adını taktı.

Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.

Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.

O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:

“Sohbet. Ağızdan kulaÄŸa telefonla konuÅŸarak çok daha rahat.”

Bell 1915 yılında New York’u San Francisco’ya baÄŸlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson’a “Watson seni istiyorum, buraya gel” dedi.

Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaÅŸ baÅŸladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına baÄŸlanan telefon “Tiyatrofon” hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye baÅŸladı. Bu evlere ve iÅŸ yerlerine yayıldı.

Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediÄŸi National Geographic dergisindeki yöneticiliÄŸiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uÄŸrayan ve ağır yaralanan ABD BaÅŸkanı Garfield‘ın bedenindeki kurÅŸunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, Röntgen’in X ışınları ile tanıyı geliÅŸtirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleÅŸtirdi.

1893 yılında telefon ile ilgili geliÅŸmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: “Åžu anda duyabildiÄŸimiz sanatçı ve ÅŸarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de baÅŸaracak.”

Bu sözler “” özlemi olarak yorumlanmasına karşın geliÅŸen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletiÅŸimi iÅŸaret ettiÄŸini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise “Uzay Yolu” filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde baÅŸka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak deÄŸil hissederek elde edeceÄŸi günleri tartışıyor…

İşitme engeline karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluÅŸu armaÄŸan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı “çan” kullanıldı.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Dünyayı değiştiren buluşlar

Yazan: edizz | buluÅŸlar | Pazar 15 Mart 2009 13:35

1. 1978’de geliştirilen ve yeryüzündeki herhangi bir alıcının yerini tam olarak tespit etmeye yarayan GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) Teknolojisi

2. Sony’nin 1979’da ürettiği Walkman

3. Satın aldığımız hemen her şeyin üzerinde bulunan barkod

4. Zaman kazandıran hazır ya da donmuş yiyecekler

5. 1994’te piyasaya sürülen PlayStation

6. Her gün 3 milyar dakikadan fazla zaman harcanan Facebook gibi sosyal iletişim ağları

7. Özellikle 13-17 yaş arasındaki gençlerin tercih ettiği kısa mesaj

8. Kredi ve hesabı kartlarıyla harcadığımız

9. , internet ile uydularda kullanılan mikrodalgalar

10. 1970’lerde popüler olan spor

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

Düşünceyi okuyan cihaz icat edildi

Yazan: afe | Genel | Cumartesi 21 Åžubat 2009 12:23

Düşünceyi okuyan cihaz yapıldı
Düşünceyi okuyan cihaz yapıldı
20 Åžubat 2009 Cuma 11:20
Artık hiç bir şey gizli kalmayacak! Bütün düşündükleriniz ortaya çıkacak. Çünkü beyindeki düşünceleri okuyacak bir tarayıcı geliştirildi.

dünyasında heyecanla karşılanan gelişme, Nashville’deki Vanderbilt Üniversitesi tarafından kaydedildi. Nature dergisinde yayımlanan gelişmeye göre, altı gönüllüye baktıkları resimlerle ilgili ne düşündükleri soruldu.

Kişilerin beyinlerinin monitör görüntüleri sayesinde ne düşündükleri belirlendikten sonra cevaplar alındı ve MRI beyin tarayıcının yüzde 80 oranında düşünceyi okuyabildiği görüldü.

Daha önce de California Üniversite’sinde benzer teknikler geliÅŸtirilmiÅŸti. tarayıcının yüzde 80 oranında düşünceleri okuyabilmesinin insanlık için çok önemli bir geliÅŸme olduÄŸunu, ancak hastanın rızası dışında, kötü emeller için kullanılma ihtimalinin de “korkutucu” olduÄŸunu söylediler.

Özel sırların açığa çıkması, gizliliğin kalmaması gibi rahatsız edici unsurlarla birlikte, beyin okuma tekniklerinin pek çok suç olayını açığa kavuşturacağı da vurgulanıyor.

www.internethaber.com

Tags: , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , ,

Sonraki Sayfa »