Elisha Gray

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:09

Elisha Gray, (d. 2 Ağustos 1835, Barnesville, Ohio – ö. 21 1901, Nevtonville, Massachusetts), ABD’li mühendisi.

Aynı yıl oteller için bir anons sistemi, klavyesi ve yazıcısı geliştirdi. Bir çok buluşa imza atan, 1893′te ilk Uluslararası Elektrik Kongresi’ni düzenleyen Elisha Gray, 1899 yılında Boston’a taşındı. Gemiler için haberleşmede kullanılacak bir sualtı sinyal cihazının 31 Aralık tarihinde denemeleinin yapılmasından kısa bir süre sonra kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Çocukluğunu bir çiftlikte geçiren Gray, Oberlin Koleji’nde eğitim görürken elektriğe olan ilgisi nedeniyle çeşitli araştırmalar yaptı, okulun laboratuvar donanımını geliştirdi.1862 yılında Delia Minerva Shepard ile evlendi. 1865 yılında telgraf hattının yalıtım değişkenliğini otomatik olarak ayarlayan bir yaptı. 1867 ve ilerleyen yıllarda otomatik telgraf rölesi, telgraf santralı, telgraf iletme rölesi gibi buluşlarına patent aldı.

Kimi kaynaklarca, 1876 yılında yaptığı prototipi ile telefonun gerçek mucidi olarak kabul edilen Gray, patent alımında uzun süren bir dava sonucu, ’e yenik düşmesine karşın, yaptığı buluşlarıyla 70′ten fazla patent sahibidir.

1869 yılında Chicago’da E.M. Barton’la birlikte Gray ve Barton şirketini kurdular. 1870′te Anson Stager’in de ortak olduğu kuruluş, diç doktoru Dr. Samuel S. White of Philadelphia tarafından finanse . Gray’in elyazılarını telle ileten teleotografı buluşu oldukça getirdi.

Gray çok sayıda kitap yazmıştır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Elisha_Gray

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Alexander Graham Bell mucit

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:08

Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan “manyetolu ” görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleşmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu değil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eşi şirketinde çalışıyordu. Cenaze işleri için Strowger’ı arayanları bu memur kendi eşine bağlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı başardı. Halk yeni telefona “kızsız ” adını taktı.

İngiltere’den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaşama geçirmeye ve işitme engelliler için duymalarını sağlayacak aletler yapmaya girişti. Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiğinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir başka yere gittiğini ortaya çıkardı. Ancak anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:

“Sohbet. Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat.”

Bell 1915 yılında New York’u San Francisco’ya bağlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson’a “Watson seni istiyorum, buraya gel” dedi.

Aslında Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.

Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 134 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu buluşu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.

Bu sözler “” özlemi olarak yorumlanmasına karşın gelişen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletişimi işaret ettiğini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise “Uzay Yolu” filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde başka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak değil hissederek elde edeceği günleri tartışıyor…

Kalın metin

İşitme engeline karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluşu armağan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı “çan” kullanıldı.

AHMET BOZKURT TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

Bugün öne çıkan buluşlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoğu işitme engeli konusundaydı. İşitme engelli annesinin ve eşinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi başardı. “Gramofon”dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell İşitme engelliler Kurumu’na harcadı. Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve para ödülü verdi. Verilen parayı Washington’da İşitme engelliler için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliştirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray’a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.

Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.

1893 yılında telefon ile ilgili gelişmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: “Şu anda duyabildiğimiz sanatçı ve şarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de başaracak.”

. Watson —Come here —I want to see you” (“Bay Watson. Buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.”)

Eşi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiği Mabel’e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi. Eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiği Bell’e telefonla seslendi “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın.” Bell şapkasını salladığında artık telefon doğumunun ardından emeklemeye başladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon şebekesine sahip kent oldu.

Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduğu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneği başladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya başlayan Emma Nut oldu.

Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediği National Geographic dergisindeki yöneticiliğiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uğrayan ve ağır yaralanan ABD Başkanı Garfield’ın bedenindeki kurşunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, ’in X ışınları ile tanıyı geliştirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleştirdi.

Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaş başladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına bağlanan telefon “Tiyatrofon” hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye başladı. Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.

Alexander Graham Bell, (d. 3 Mart 1847, Edinburgh İskoçya – ö. 2 Ağustos 1922, Baddeck Kanada), 1876′da telefonun icadı ile tanınan Alexander Graham Bell önce Ontario’ya, daha sonra Boston’a yerleşti.

Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.

Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çağrıldı. İngiltere’de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin işitme fizyolojisine ilişkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceği düşüncesi üzerinde yoğunlaştı. Bu sırada başka bilim adamları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Elisha Gray bunlardan biri.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Alexander_Graham_Bell

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1922 tarihi

Yazan: admin | Önemli tarihler | Cuma 2 Temmuz 2010 13:00
  • 2 Kasım – TBMM’nin gizli oturumunda Lozan Konferansı’na katılacak heyetin Hükümetçe belirlenmesi kararı alındı.
  • 11 Ekim-Mudanya Konferansı bitti.Doğu Trakya,İstanbul,Boğazlar,Gökçeada ve Bozcaada savaşsız kurtarıldı.
  • 18 Kasım – Marcel Proust, yazar.
  • 30 Ağustos – Büyük Taarruz zaferle sonuçlandı.
  • 25 Kasım – Edirne’nin kurtuluşu.
  • 17 Kasım – Halife Vahdettin, sığınma talep ettiği ingilizler tarafından gizlice Malaya zırhlısına bindirilerek, Malta’ya götürüldü.
  • 25 Kasım – Sütçü İmam, Kurtuluş Savaşı’na katılmış dinadamı.
  • 11 Eylül -Bursa ilinin kurtuluşu.
  • 12 Mart – Jack Kerouac, ABD’li yazar.
  • 3 Ekim-Mudanya Konferansı başladı.
  • 22 Mart – İtilaf Devletleri 22 Mart 1922′de, ve Yunan kuvvetlerine yeni bir barış önerisi sundu.Ancak bu öneride yer alan askeri denetim hükmü,tam bagımsızlık iklesiyle çelistigi için, TBMM hÜKÜMETİ tarafından reddedildi.
  • 2 Ağustos – Bell, .
  • 3 Eylül – Emet’in kurtuluşu ( Gazi EMET’li efelerin düşmanı önüne katıp abideye kadar çıkarıp izmirden denize dökülmesinin fitilinin ateşlenmesi)
  • 7 – Osmaniye’nin kurtuluşu
  • 8 Nisan – Erich von Falkenhayn
  • 16 Aralık – Gabriel Narutowicz, seçilen ilk Polonya devlet başkanı (d. 17 Mart 1865).
  • 5 Ocak – Adana’nın kurtuluşu
  • 22 Kasım – José Saramago, Portekizli yazar
  • 12 Kasım – Tadeusz Borowski, Polonyalı şair ve yazar.
  • Büyük İzmir Yangını
  •  ?? Mayıs – Nihat Akyunak, (ö. 23 Ocak 1986, Aydın) ressam.
  • 30 Aralık -Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kuruldu
  • 6 Aralık – İrlanda Bağımsız Eyaleti kuruldu.
  • 18 Kasım – TBMM, II. Abdülmecit efendiyi Halife olarak seçti.
  • 3 Haziran – Duiliu Zamfirescu, Rumen yazar
  • 28 Şubat – Mısır, Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını ilan etti.
  • 11 Kasım – Kurt Vonnegut Jr., ABD’li yazar, humanist.
  •  ? – Fatmir Gjata – Arnavut yazar
  •  ? – Yaşar Kemal – Türk yazar
  • 3 Ocak – Mersin’in kurtuluşu
  • 2 Ocak – Ankara Hükümeti ile Ukrayna Hükümeti arasında dostluk antlaşması imzalandı
  • 9 Eylül -Yunanlılar İzmir’i boşalttılar.Aynı gün General Fahrettin Paşa(Altay)komutasındaki Türk birlikleri İzmir’e geldiler ve burada denetimi sağladılar.Hükümet konağına ve diğer resmi dairelere Türk bayrakları çekildi.Yunan askerleri İzmir’de denize döküldüler.
  • 24 Temmuz – Namık Kemal Şentürk, İzmir valisi
  • 21 Temmuz – Ahmet Cemal Paşa, asker ve siyaset adamı.
  •  ? – Ankara İlköğretim Okulu (İzmir) açıldı.
  • 13 Aralık – Ali Fuat Paşa, TBMM İkinci Başkanı seçildi.
  • 17 Eylül – Agostinho Neto, Angola’lı yazar, bağımsızlık önderi, ilk Devlet Başkanı.
  • 4 Ağustos – Enver Paşa, Osmanlı Komutanı.
  • 30 Ağustos – Kütahya’nın kurtuluşu.
  • 4 Nisan – Hayrettin Karaca, TEMA kurucularından ve ilk genel başkanı
  • 1 Kasım – Saltanatın Kaldırılması. Saltanatın,İstanbul’un işgal tarihinden (16 Mart 1920) başlayarak kalkmış olduğu TBMM’de oy birliği ile kabul .
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1922

    Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

    Alexander Graham Bell kimdir

    Yazan: admin | Mucitler | Salı 16 Mart 2010 18:31

    İngiltere’den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaşama geçirmeye ve işitme engelliler için duymalarını sağlayacak aletler yapmaya girişti. Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiğinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir başka yere gittiğini ortaya çıkardı. Ancak anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Şubat 1876 günü Bell ve Gray patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

    İşitme engeline karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluşu armağan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı “çan” kullanıldı.

    Alexander Bell, (d. 3 Mart 1847, Edinburgh İskoçya – ö. 2 Ağustos 1922, Baddeck Kanada), 1876′da ile tanınan Alexander Graham Bell önce Ontario’ya, daha sonra Boston’a yerleşti.

    O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:

    “Sohbet. Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat.”

    Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 134 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu buluşu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.

    Eşi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiği Mabel’e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi. Eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

    Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz tahta taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.

    Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.

    Aslında Graham Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.

    Bugün öne çıkan buluşlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoğu işitme engeli konusundaydı. İşitme engelli annesinin ve eşinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi başardı. “Gramofon”dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell İşitme engelliler Kurumu’na harcadı. Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve ödülü verdi. Verilen parayı Washington’da İşitme engelliler için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliştirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray’a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.

    1893 yılında telefon ile ilgili gelişmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: “Şu anda duyabildiğimiz sanatçı ve şarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de başaracak.”

    Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çağrıldı. İngiltere’de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin işitme fizyolojisine ilişkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceği düşüncesi üzerinde yoğunlaştı. Bu sırada başka bilim adamları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Elisha Gray bunlardan biri.

    Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiği Bell’e telefonla seslendi “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın.” Bell şapkasını salladığında artık telefon doğumunun ardından emeklemeye başladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon şebekesine sahip kent oldu.

    Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediği National Geographic dergisindeki yöneticiliğiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uğrayan ve ağır yaralanan ABD Başkanı Garfield’ın bedenindeki kurşunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, Röntgen’in X ışınları ile tanıyı geliştirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleştirdi.

    Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduğu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneği başladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya başlayan Emma Nut oldu.

    “Mr. Watson —Come here —I want to see you” (“Bay Watson. Buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.”)

    Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan “manyetolu telefon” görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleşmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu değil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eşi telefon şirketinde çalışıyordu. Cenaze işleri için Strowger’ı arayanları bu memur kendi eşine bağlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı başardı. Halk yeni telefona “kızsız telefon” adını taktı.

    Bell 1915 yılında New York’u San Francisco’ya bağlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson’a “Watson seni istiyorum, buraya gel” dedi.

    Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaş başladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına bağlanan telefon “Tiyatrofon” hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye başladı. Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.

    Bu sözler “” özlemi olarak yorumlanmasına karşın gelişen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletişimi işaret ettiğini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise “Uzay Yolu” filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde başka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak değil hissederek elde edeceği günleri tartışıyor…

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Alexander_Graham_Bell

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1876 bitmedi gitti

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Salı 16 Mart 2010 18:31
  • ABD’li kütüphaneci Melvil Dewey kütaphanedeki kitapları sınıflandırmak ve düzenlemek için Dewey ondalık sınıflandırmayı geliştirdi.
  • İmparatorluğunda 1.Meşrutiyet İlan .
  • 7 Ağustos – Mata Hari
  • 14 Şubat ABD’li adamı Alexander , etti
  • Rutherford Birchard Hayes ABD’nin 19. başkanı oldu
  • 30 Mayıs – Padişah Abdülaziz tahttan indirildi, yerine V. Murat getirildi.
  • Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı yayımlandı.
  • Bediüzzamanın doğum yılı (asrın mücedidi) Risale-i nur müellifi
  • 23 Aralık – İlk Osmanlı anayasası olan Kanun-i Esasi ilan edildi.
  • 25 Haziran – ABD ile Kızılderililer arasında Little Big Horn Savaşı oldu
  • 12 Şubat – Thubten Gyatso, 13. Dalay Lama (ö. 1933)
  • 23 Mart – Ziya Gökalp, ünlü düşünürü (ö. 1924)
  • 4 Haziran – Abdülaziz, 32. Osmanlı padişahı
  • 21 Mart – Risale-i Nur Müellifi SON MÜCEDDİD Bediuzzaman Said-i Nursi (Vefatı. 1960)
  • Kraliçe Victoria Hindistan İmparatoriçesi ünvanını aldı
  • Alman mühendis Nikolaus August Otto, dört zaman ilkesine göre çalışan motoru yaptı
  • 25 Aralık – Muhammed Ali Cinnah, Nobel Barış Ödülü sahibi Pakistan’ın kurucusu.
  • 26 Şubat – Agustín Pedro Justo, Arjantin’in devlet başkanlarından (ö. 1943)
  • 12 – Jack London, ABD’li yazar (ö. 1916)
  • 31 Ağustos – Akıl sağlığı yerinde olmayan V. Murat tahttan indirildi, yerine II. Abdülhamit padişah oldu.
  •  ? – André Alwal, heykeltraşı (ö. 1953).
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1876

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1876 yılı

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Salı 9 Mart 2010 16:18
  • Alman mühendis Nikolaus August Otto, dört zaman ilkesine göre çalışan motoru yaptı
  • 25 Haziran – ABD ile Kızılderililer arasında Little Big Horn Savaşı oldu
  • 31 Ağustos – Akıl sağlığı yerinde olmayan V. Murat tahttan indirildi, yerine II. Abdülhamit padişah oldu.
  • 14 Şubat ABD’li adamı Alexander Bell, etti
  • 25 Aralık – Muhammed Ali Cinnah, Nobel Barış Ödülü sahibi Pakistan’ın kurucusu.
  • Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı yayımlandı.
  • 12 Şubat – Thubten Gyatso, 13. Dalay Lama (ö. 1933)
  • Bediüzzamanın doğum yılı (asrın mücedidi) Risale-i nur müellifi
  • 23 Aralık – İlk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan .
  • 21 Mart – Risale-i Nur Müellifi SON MÜCEDDİD Bediuzzaman Said-i Nursi (Vefatı. 1960)
  •  ? – André Alwal, heykeltraşı (ö. 1953).
  • 30 Mayıs – Padişah Abdülaziz tahttan indirildi, yerine V. Murat getirildi.
  • Rutherford Birchard Hayes ABD’nin 19. başkanı oldu
  • ABD’li kütüphaneci Melvil Dewey kütaphanedeki kitapları sınıflandırmak ve düzenlemek için Dewey ondalık sınıflandırmayı geliştirdi.
  • 4 Haziran – Abdülaziz, 32. Osmanlı padişahı
  • Kraliçe Victoria Hindistan İmparatoriçesi ünvanını aldı
  • 7 Ağustos – Mata Hari
  • Osmanlı İmparatorluğunda 1.Meşrutiyet İlan Edildi.
  • 23 Mart – Ziya Gökalp, ünlü düşünürü (ö. 1924)
  • 26 Şubat – Agustín Pedro Justo, Arjantin’in devlet başkanlarından (ö. 1943)
  • 12 – Jack London, ABD’li yazar (ö. 1916)
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1876

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1876 tarihi

    Yazan: admin | Mucitler | Salı 9 Mart 2010 16:18
  • Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı yayımlandı.
  • Rutherford Birchard Hayes ABD’nin 19. başkanı oldu
  • 25 Haziran – ABD ile Kızılderililer arasında Little Big Horn Savaşı oldu
  • Kraliçe Victoria Hindistan İmparatoriçesi ünvanını aldı
  • 12 – Jack London, ABD’li yazar (ö. 1916)
  • 7 Ağustos – Mata Hari
  • 25 Aralık – Muhammed Ali Cinnah, Nobel Barış Ödülü sahibi Pakistan’ın kurucusu.
  • Alman mühendis Nikolaus August Otto, dört zaman ilkesine göre çalışan motoru yaptı
  • İmparatorluğunda 1.Meşrutiyet İlan .
  •  ? – André Alwal, heykeltraşı (ö. 1953).
  • 26 Şubat – Agustín Pedro Justo, Arjantin’in devlet başkanlarından (ö. 1943)
  • 23 Aralık – İlk Osmanlı anayasası olan Kanun-i Esasi ilan edildi.
  • 14 Şubat ABD’li adamı Alexander , etti
  • Bediüzzamanın doğum yılı (asrın mücedidi) Risale-i nur müellifi
  • 30 Mayıs – Padişah Abdülaziz tahttan indirildi, yerine V. Murat getirildi.
  • ABD’li kütüphaneci Melvil Dewey kütaphanedeki kitapları sınıflandırmak ve düzenlemek için Dewey ondalık sınıflandırmayı geliştirdi.
  • 23 Mart – Ziya Gökalp, ünlü düşünürü (ö. 1924)
  • 31 Ağustos – Akıl sağlığı yerinde olmayan V. Murat tahttan indirildi, yerine II. Abdülhamit padişah oldu.
  • 4 Haziran – Abdülaziz, 32. Osmanlı padişahı
  • 12 Şubat – Thubten Gyatso, 13. Dalay Lama (ö. 1933)
  • 21 Mart – Risale-i Nur Müellifi SON MÜCEDDİD Bediuzzaman Said-i Nursi (Vefatı. 1960)
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1876

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1876 tarihi

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Salı 9 Mart 2010 16:18
  • 23 Aralık – İlk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan .
  • Kraliçe Victoria Hindistan İmparatoriçesi ünvanını aldı
  • 26 Şubat – Agustín Pedro Justo, Arjantin’in devlet başkanlarından (ö. 1943)
  •  ? – André Alwal, heykeltraşı (ö. 1953).
  • Alman mühendis Nikolaus August Otto, dört zaman ilkesine göre çalışan motoru yaptı
  • 7 Ağustos – Mata Hari
  • 23 Mart – Ziya Gökalp, ünlü Türk düşünürü (ö. 1924)
  • 31 Ağustos – Akıl sağlığı yerinde olmayan V. Murat tahttan indirildi, yerine II. Abdülhamit padişah oldu.
  • 25 Aralık – Muhammed Ali Cinnah, Nobel Barış Ödülü sahibi Pakistan’ın kurucusu.
  • Osmanlı İmparatorluğunda 1.Meşrutiyet İlan Edildi.
  • 21 Mart – Risale-i Nur Müellifi SON MÜCEDDİD Bediuzzaman Said-i Nursi (Vefatı. 1960)
  • 25 Haziran – ABD ile Kızılderililer arasında Little Big Horn Savaşı oldu
  • ABD’li kütüphaneci Melvil Dewey kütaphanedeki kitapları sınıflandırmak ve düzenlemek için Dewey ondalık sınıflandırmayı geliştirdi.
  • 12 – Jack London, ABD’li yazar (ö. 1916)
  • 14 Şubat ABD’li adamı , etti
  • 4 Haziran – Abdülaziz, 32. Osmanlı padişahı
  • 30 Mayıs – Padişah Abdülaziz tahttan indirildi, yerine V. Murat getirildi.
  • Rutherford Birchard Hayes ABD’nin 19. başkanı oldu
  • Bediüzzamanın doğum yılı (asrın mücedidi) Risale-i nur müellifi
  • 12 Şubat – Thubten Gyatso, 13. Dalay Lama (ö. 1933)
  • Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı yayımlandı.
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1876

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    elektrik

    Yazan: admin | icatlar | Cuma 5 Şubat 2010 20:34

    elektriksel yükün varlığı ve akışından meydana gelen çeşitli olguları tanımlayan sözcüktür. Mıknatıslık (manyetizma) ile birlikte doğadaki temel etkileşimlerden biri olan elektromıknatıslığı oluşturur. Yıldırım, elektrik akımı ve alanı gibi yaygın olarak bilinen birçok olguyu bünyesinde barındırmanın yanı sıra, en önemli endüstriyel uygulamaları arasında ve elektrik gücü sayılabilir.Elektriğin çoğu özellikleri 19. yüzyıl esnasında anlaşılmış olup, sanayi devriminin önemli etkenlerinden biridir. Günümüzde ise, elektrik uygarlığın ayrılmaz parçası konumundadır.Antik Yunan’da kehribarın ( ήλεκτρον-ilektron) sürtünmesi ile diğer nesneleri çektiğini gözlemlemiş ve bu güce elektrik adını vermişlerdir.Yüzyıllar sonra, 1752′de, elektrik üzerine deneyler gerçekleştirmiş ve yıldırım ile dural elektrik (statik elektrik) arasındaki bağı tanınmış uçurtma deneyi ile incelemiştir. Bilimsel toplulukta elektriğin tekrar ilgi odağı olması ile, Luigi Galvani (1737-1798), Alessandro Volta (1745-1827), Michael (1791-1867), André-Marie Ampère (1775-1836), ve Georg Simon Ohm (1789-1854) çalışmaları ile önemli katkıda bulunmuşlardır.19. ve 20 yüzyılların sonunda ise, elektrik mühendisliği tarihinin en önemli isimlerinden bazıları belirmiştir: Nikola , Samuel , Antonio Meucci, , George Westinghouse, Werner von Siemens, Steinmetz, ve .Ayrıca bakınız: elektron, proton, nötronKütle gibi, elektriksel yük de soyut bir özellik olup, fizikçiler tarafından maddenin davranışlarını tanımlamak için kullanılır. Bir diğer deyişle, hiç kimse doğrudan bir elektriksel yük görmemiştir, ancak bazı parçacıkları inceleyerek benzerliklerin varlığı saptanmıştır.Kütlenin tersine, biri diğerinin tersi davranışlar sergileyen iki tür elektriksel yükten söz edilir, ve uzlaşımsal (konvansiyonel) olarak, artı (veya pozitif) ve eksi (veya negatif) diye adlandırılırlar.Eşit miktarda artı ve eksi yüke sahip parçacıklar ise, biri diğerini elediğinden, yüksüz veya nötr olarak adlandırılırlar. Parçacıklar arasındaki bu gücün nicel değerlendirilmesi ise Coulomb yasası ile hesaplanmaktadır.Elektrik alanı kavramı ilk kez Michael Faraday tarafından kullanılmıştır. Kütlelere etki eden gücü gibi elektrik alanı gücü de elektrik yüklerine etki etmektedir. Ancak aralarında birkaç farklılık söz konusudur. gücü ancak nesnelerin kütlelerine bağlıyken, elektik alanı gücü bu nesnelerin elektrik yüklerine bağlıdır. gücü iki kütleyi her zaman yaklaştırmaya uğraşırken, elektrik alanı gücü, söz konusu yüklerin türüne göre, nesneleri yaklaştırabilir veya tam tersine uzaklaştırabilir.İki konum arasındaki elektriksel gerilim farkı, artı yüklü bir noktasal yükü bu iki konum arasında ilerletmek için (elektriksel güce karşı) üretilen iş olarak tanımlanır. Bu iki konumdan biri sıfır gerilim noktası olarak düşünüldüğü takdirde, çevresindeki her hangi bir konumun gerilimi, noktasal bir yükün oraya ulaşması için gereken iş olarak tanımlanabilir. Tek yüklerin geriliminin hesaplanabilmeksi için, ikinci konumun sonsuzda yer aldığı varsayılır. Elektriksel gerilimin ölçüm birimi volt’tur (1 volt = 1 joule/coulomb).Bu kavram, sıcaklığa benzetilebilir. Uzayın her hangi bir konumu için bir sıcaklık değeri söz konusudur, ve iki konum arasındaki fark ısının hangi yön ve miktarda değiştiğini gösterir. Benzer biçimde, uzayın her konumu elektriksel gerilim değerine sahiptir, ve iki konum arasındaki gerilim farkı, bu kavramın arkasındaki gücün yön ve şiddetini gösterir.Parçacıkların maddelerdeki akış ilkelerini kullanan aygıtlara elektronik aygıtlar denir.Düz , yüklerin tek yönlü hareketini tanımlarken, dalgalı (alternatif , AC) düzenli olarak akış yönünün tersine çevirildiği akımı tanımlar. Ohm yasası elektrik akımı ile gerilimi bağlayan önemli bir bağıntıdır.Her ne kadar elektriğin doğada gözle görünen hâlleri sayı olarak sınırlı olsa da, elektrik (veya kıvıllık) doğanın en temel olguları arasında yer alır. Mıknatıslık ile birlikte evrenimizin yapı taşları arasında sayılırlar.Yıldırım, sürtünme ile üretilen elektriğe örnek olarak sayılabilir. Bu sürtünme, bulutlar arasında gerçekleşip, su buharı kümelerinin elektrik yükü edinmesine neden olur. Olağan şartlar altında, hava yalıtkan olarak işlev görür, ve bu yük bulutlarda bulunmaya devam eder. Ancak bulutlar birikip elektrik yükleri arttığında, havanın yapısını yerel olarak değiştirip plazmaya dönüştürürler. Ve bu plazma aracılığı ile yüklerini yeryüzüne iletirler; sonuç yıldırımdır.Özdeğin yapı taşları olan atomlar, kendi aralarında birleşip özdecikleri (molekülleri) oluşturmaları, elektrik sayesinde gerçekleşir. Örneğin kristal ve tuzlarda atomları elektrik bir arada tutar.Ayrıca gezegenimizin de elektromıknatıssal alanı, çekirdeğinde yer alan elektrik akımlarından doğar.Birçok balık türü, kendilerini yönlendirmek, korumak ve hatta iletişimde bulunmak amacıyla kullandıkları elektrik akımı üretebilirler. Göreceli olarak yüksek sayılan bu gerilimi, kasa benzer yapılar ile üretip, genelde avlarını sersemletmek için kullanırlar.Özellikle köpek balıkları gibi kıkırdaklı balıklar baş bölgelerinde bulunan elektrik akımına duyarlı bölgeler sayesinde avlarının yerini tespit edebilirler. Bu duruma en iyi örnek başlı köpek balığıdır son derece geniş olan burun bölgesinde bulunan duyarlı noktacıklar sayesinde son derece keskin bir elektriksel algılamaya sahiptir.Aslında, çoğu canlı türü elektrik üretir, ve bu elektrik kasları hareket ettirmek ve sinir hücreleri arasında iletişimi sağlamak için kullanılır.
    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Elektrik

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Telefonun mucidi Alexander Graham Bell

    Yazan: -icat-mucit | Mucitler | Çarşamba 8 Nisan 2009 19:21

    Bugün mucitlerden telefonun mucidi Alexandar Bell in hikayesini yazayım dedim.Bu iyi gerçekten çok faydalı olmuştur insalığa.Kendisini anıyoruz..

    , (d. 3 Mart 1847, Edinburgh İskoçya – ö. 2 Ağustos 1922, Baddeck Kanada), 1876′da telefonun icadı ile tanınan Alexander Graham Bell önce Ontario’ya, daha sonra Boston‘a yerleşti.

    Aslında Graham Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.

    Telefonu ilk eden Graham Bell’in annesi doğuştan işitme engelliydi. Dedesi ve babası yıllarını işitme engellilere adadı. Özellikle babası işitme engellilere duymasalar bile konuşmayı öğretmenin yollarını geliştirmeye çalıştı. İki kardeşi veremden ölünce, babası kalan tek oğlunun sağlığı için Kanada’ya göçtü. Babasının ölümünden sonra onun çalışmalarını tanıtmak ve yaymak için çabalayan Graham Bell ABD’ye gitti. Burada bir süre işitme engellilere dil öğretmeni yetiştiren okulda çalıştı. Daha sonra kendi okulunu kurdu.

    Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çağrıldı. İngiltere’de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin işitme fizyolojisine ilişkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceği düşüncesi üzerinde yoğunlaştı. Bu sırada başka bilim adamları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Elisha Gray bunlardan biri.

    İngiletere’den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaşama geçirmeye ve işitme engelliler için duymalarını sağlayacak aletler yapmaya girişti. Thomas Watson adlı bir mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiğinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir başka yere gittiğini ortaya çıkardı. Ancak anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

    Bell telefonla konuşurken, 1876

    “Bay Watson, çabuk buraya gelin. Sizi istiyorum.”

    Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 133 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu buluşu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.

    Eşi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiği Mabel’e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi. Eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

    Bugün öne çıkan buluşlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoğu işitme engeli konusundaydı. İşitme engelli annesinin ve eşinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi başardı. “Gramofon”dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell İşitme engelliler Kurumu’na harcadı. Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve para ödülü verdi. Verilen parayı Washington’da İşitme engelliler için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliştirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray’a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.

    Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiği Bell’e telefonla seslendi “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın.” Bell şapkasını salladığında artık telefon doğumunun ardından emeklemeye başladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon şebekesine sahip kent oldu.

    Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduğu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneği başladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya başlayan Emma Nut oldu.

    Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan “manyetolu telefon” görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleşmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu değil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eşi telefon şirketinde çalışıyordu. Cenaze işleri için Strowger’ı arayanları bu memur kendi eşine bağlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı başardı. Halk yeni telefona “kızsız telefon” adını taktı.

    Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.

    Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz tahta taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.

    O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:

    “Sohbet. Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat.”

    Bell 1915 yılında New York’u San Francisco’ya bağlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson’a “Watson seni istiyorum, buraya gel” dedi.

    Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaş başladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına bağlanan telefon “Tiyatrofon” hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye başladı. Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.

    Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediği National Geographic dergisindeki yöneticiliğiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uğrayan ve ağır yaralanan ABD Başkanı Garfield‘ın bedenindeki kurşunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, Röntgen’in X ışınları ile tanıyı geliştirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleştirdi.

    1893 yılında telefon ile ilgili gelişmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: “Şu anda duyabildiğimiz sanatçı ve şarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de başaracak.”

    Bu sözler “” özlemi olarak yorumlanmasına karşın gelişen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletişimi işaret ettiğini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise “Uzay Yolu” filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde başka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak değil hissederek elde edeceği günleri tartışıyor…

    İşitme engeline karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluşu armağan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı “çan” kullanıldı.

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Sonraki Sayfa »