Film (sinema)

Yazan: admin | Genel | Çarşamba 9 Mart 2011 17:43

, tarihi bakımdan ilkin hareketli resimlerin kaydı ve gösterilmesi için kullanılan bir terimdi. Ancak daha sonra genelleÅŸtirilmiÅŸtir. Film terimi ile birlikte ”, “Gümüş ekran” gibi terimler de kullanılmaktadır. Herhangi bir oyuncu veya yönetmenin; oynadığı, yönettiÄŸi, yazdığı vb. tüm filmlerin listesine ise filmografi denir.

Bağımsız filmler genellikle Hollywood dışında veya diğer büyük stüdyo sistemleri tarafından yapılır. Bağımsız bir film büyük sinema stüdyoları tarafından finansmanı veya dağıtımı yapılmayan filmdir. Alternatif arayışlar, iş dünyası ve teknolojideki gelişmeler 20.yüzyılın sonunda ve 21.yüzyılın başlarında bağımsız film yapımının gelişmesine katkıda bulunan unsurlardır.

Film eleştirisi filmlerin analiz ve değerlendirmesidir. Genellikle akademisyenlerce yapılan akademik eleştirmenlik ile ve diğer medyalarda görülen gazeteci film eleştirmenliği şeklinde ikiye ayrılır.

Film kuramı film/sinemaya bir sanat olarak uygulanacak özlü, sistematik kavram arayışıdır. Klasik film kuramı teknik, öyküleme, tür, öznellik, yazarlık gibi klasik konular için uygulanacak yapısal bir çatı sağlamaktadır. Daha yakın dönemde analizler psikoanalitik film kuramı, yapısalcı film kuramı, feminist film kuramı ortaya çıkmıştır.

İki boyutlu imajların hareketli olarak gösterilmesi mekanizmasının varlığı 1860′lı yıllara kadar geri gider. Bu yıllarda zoetrope ve praxinoscope denilen basit optik aygıtların geliÅŸmiÅŸi olan aygıtlar kullanılmaktaydı.

Filmler gerçek insan ve objelerin kamerayla kayıt edilmesiyle veya animasyon teknikleri ve/veya özel efektlerle her iki unsurun yaratılmasıyla üretilir. Filmlerle bir seri tekil çerçeveler oluşturulur ancak bu imajlar ardışık ve hızlıca gösterildiğinde, izleyicide hareket illüzyonu denilen bir göz yanılgısı oluşur. Çerçeveler arası geçişler görülmediğinden göz imajı sürekli bir akış halinde algılar.

İlk öykülü film 1902 yılında Georges Méliès tarafından Le Voyage dans la Lune (Aya Seyahat) adlı filmle gerçekleÅŸtirildi. 19. yüzyıla kadar hareketli resimler tamamen görsel bir sanat olmasına karşın ilk sessiz filmlerin kamu tarafından beÄŸenilmiÅŸti. 20. yüzyılın başında filmler öyküsel bir yapı geliÅŸtirmeye baÅŸladı. hareketleri filmin hikâyesini daha etkili kılacak ÅŸekilde uygulanmaya baÅŸladı. Filmler sessiz olduÄŸundan seyirciler salon sahipleri filmdeki hikâyenin geçiÅŸ ÅŸekline göre müzik üretecek bir piyanist veya orkestra kiralamaya baÅŸladılar. 1920′lerin baÅŸlarında çoÄŸu film için bu amaçla hazır müzik listeleri oluÅŸturuldu.

Gazete, dergi ve kablolu yayıncılıkta görülen film eleştirmenliği temelde yeni yapımlara göz atıştır. Bu alanlarda yer alan eleştirmenlerin filmleri seyredip görüşlerini yayına hazırlamaları için önlerinde kısa bir süre vardır. Bundan dolayı bu tarz eleştiriler, derin bir film analizi olmayıp izleyicileri filmin konusu, türü, yönetmeni hakkında kısaca bilgilendiren ve filme karşı eleştirmenin tavrını (beğeni ya da hoşnutsuzluğunu) gösteren tanıtıcı makalelerden ibarettir. Kitlesel tüketime giren aksiyon, korku ve komedi filmleri için yapılan eleştirilerin bu tarz filmlerin hasılatına yapabileceği etki azımsanamayacak boyuttadır. Kitleleri etkileme gücü nedeniyle gazeteci film eleştirileri, sinema sektöründe önemli bir yere sahiptir.

Akademik film eleştirmenleri ise filmlere daha akademik bir bakış açısıyla yaklaşır, filmi gerçek anlamda analiz etmeyi amaçlar. Bu tip çalışmalar film kuram veya film çalışmaları şeklinde bilinir. Bu film eleştirilerinde filmin niçin yapıldığı, nasıl sürdüğü ve insanlar üzerindeki etkileri anlaşılmaya çalışılır. Bu tip eleştiriler bilimsel dergilerde veya kitap olarak yayımlanır.

FotoÄŸrafçılıkta hâlâ kullanılan selüloid filmin geliÅŸtirilmesiyle nesnelerin gerçek zamanlı hareketini yakalamak mümkün olmuÅŸtur. İlk versiyonlarda izleyicinin akış halindeki görmesi için özel bir aygıtın içine bakması gerekiyordu. 1880′lere kadar olan geliÅŸmelerle kameraların gerçek zamanlı görüntüleri yakalaması filme kayıt etmesi ve perde üzerine yansıtarak tüm bir izleyici kitlesine izletilmesi mümkün olmuÅŸtur. “Hareketli resimler” (motion pictures) denilen bu gösterilerde görüntüler üzerinde herhangi bir sinema tekniÄŸi kullanılarak oynanamamaktaydı.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Film_(sinema)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Justus von Liebig

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:12

Paris’i terkeden Liebig Darmstadt’a dönerek eyalet baÅŸkanının kızı Henriette Moldenhauer ile evlendi. Ancak bu evlilik Liebig’in eski sevgilisi olan ÅŸair Platen ile iliÅŸkileri yüzünden sona erdi. 1824′de 21 yaşındayken, Liebig, Humboldt’un önerileriyle Giessen Üniversitesi’nde profesör oldu. Bundan kısa süre sonra dünyanın ilk kaydadeÄŸer okuluna imza attı. Bu nedenle Bavyera kralı 1852′de Liebig’i Münih Üniversitesi’ne atadı. Liebig burada 1873′te Münih’teki ölümüne kadar kaldı. Sonrasında ise 1845′te Liebig Freiherr yani baron ünvanını aldı. 1832′den baÅŸlayarak kurduÄŸu Annalen der Chemie gazetesinde yazarlık yapan Liebig, bu gazeteyle en prestijli Almanca kimya gazetesi oldu.

Minimum yasası

Liebig, sonrasında Bonn Üniversitesi’nde eÄŸitim almaya baÅŸladı. Burada aynı zamanda babasının iÅŸ ortağı olan Karl Wilhelm Gottlob Kastner adlı öğretmenin öğrencisi oldu. Kastner, Erlangen Üniversitesi’ne geçince, Liebig de onunla beraber bu üniversiteye geçti ve doktorasını burada tamamladı. Ancak buradan doktora diplomasını uzunca bir süre alamadı. Yine Liebig, Erlangen’de kendi adına soneler yazan ÅŸair August von Platen-Hallermünde (1796-1835) ile birlikte olmaya baÅŸladı.[1] Liebig, Erlangen’i 1822′de terketti. Bunun gerekçesi olarak Korps Rhenania adı verilen milliyetçi bir örgütte yer alması gösterildi.

Liebig, Alman eyaletlerinde bilimsel odaklı tarımı ve gübrelemeyi destekledi ve ülke çapında önemli bir rol oynadı. Liebig ayrıca yanan etin vücut salgılarında damgalandığını öne sürdü.[3] Bu fikir günümüzde de yaygındır ancak doÄŸru deÄŸildir. Yine II. Dünya Savaşı sonrası, Giessen Üniversitesi, onun adına atfen, Justus-Liebig-Universität Giessen olarak deÄŸiÅŸtirildi. 1953′te Batı Almanya posta teÅŸkilatı, onun adına bir pul yayımlandı.[4]

1822 sonbaharında Liebig, Paris’e öğretmeni Kastner’in güvencesiyle beraber hükümet tarafından gönderildi. Burada ünlü kimyacı Joseph Gay-Lussac’ın lâboratuvarında çalışma fırsatı buldu. Yine Alexander von Humboldt ve Georges Cuvier (1769-1832) adlı öğretmenlerden de yardım aldı.

Justus von Liebig (12 Mayıs 1803 – 18 Nisan 1873) tarımsal kimya ve biyokimya üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan ve organik kimya üzerine yaptığı fikirlerle bilinen Alman kimyacıdır. Bir profesör olarak lâboratuvar destekli öğretim yöntemleri ve yenilikleriyle bilinen Liebig, gelmiş geçmiş en başarılı kimya öğretmenleri arasında gösterilmektedir. Bunların dışına gübreleme sanayisinin babası olarak tanınan Liebig, tarımda bitkilerin ihtiyaç duyduğu temel maddelerden olan azotun önemini keşfetti ve Minimum yasasında her bitkinin ihtiyaç duyduğu besinleri belirtti. Et üzerinde de çalışmalar yapan bilimadamı, kendi adıyla bilinen bir et şirketi de mevcuttur.

Liebig, ayrıca günümüzde bilinen lâboratuvarların ilk kurucusudur. Buhar buğusu plânı, her ne kadar öncesinde kullanılan bir yöntemse de, onun kullandığı yöntemlerden biridir. 1835 yılında gümüşleme yöntemini keşfeden Liebig, ayrıca yapımında da önemli bir yere sahip oldu. Jöns Jakob Berzelius adlı meslektaşının aksine, Liebig, organik ve inorganik bileşiklerin kesin bir kuralla ayrılmadığını, ileride şeker, salisin () ve morfin gibi maddelerin yapay olarak üretilebileceğini söyledi.

Liebig, Darmstadt kentinde, orta gelirli bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğundan başlayarak, kimyaya büyük bir ilgi duymaya başladı. Gottfried Pirsch (1792-1870) adlı bir eczacıya çırak olarak verilen Liebig, bu dönemde Heppenheim kentinde yaşadı.

Liebig, potasyum hidroksit çözeltisini karbon dioksit üreten organik tepkimelerde kullanan beÅŸ ampüllü bir aparat olan Kaliapparat üzerinde yapılan analizleri geliÅŸtirdi.[2] Liebig, humusun bitki yetiÅŸtiriciliÄŸinde olan etkisini önemsemeyerek bitkilerin topraktaki azotlu bileÅŸikler, havadaki karbon dioksit ve topraktaki minerallerle beslendiÄŸini ortaya koydu. Liebig’in günümüze deÄŸin en çok bilinen ve en çok sonuca sahip çalışmalarından biri, azot bazlı gübre üretmesidir. Bitkilerin köklerinde amonyak ve türevlerinin bulunması gerektiÄŸine inanan Liebig, azota çok önem verdi. Birtakım pratik ve günlük engellere raÄŸmen, gübreleme konusundaki bu keÅŸfi, kimyasal gübrelerin doÄŸal hayvan dışkıları yerine kullanılabileceÄŸini gösterdi. Liebig ayrıca bunu Minimum yasasında formülize etti. Buna göre bir bitkinin geliÅŸmesi, çevresindeki azota ve topraktaki minerallerle sınırlıydı.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Justus_von_Liebig

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

Charles Lindbergh

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:10

Savaştan sonra Lindbergh kendi kabuğuna çekilerek çeşitli havacılık firmaları için danışmanlık yaptı. Boeing 747 jetinin tasarımına yardım etti. Başkan Dwight D. Eisenhower ona itibarını iade etti. 1953’te Lindbergh, 1927’deki Atlas Okyanusunu tek başına geçişini anlatan The Spirit of St. isimli kitabını yayınladı. Bu kitapla 1954’te Pulitzer Ödülünü kazandı. 1960’ların sonunda Lindbergh çevre koruması faaliyetlerine ayırarak geçirdi. Son yıllarını Hawaii adalarından biri olan Maui’de geçirdi. 26 August 1974’te aynı ada da kanserden öldü ve burada gömüldü. Ölmeden önce, gömüleceği yerin ve mezarının tasarımını ve tabutunu kendi yaptı.

Charles Augustus Lindbergh, Jr. (d. 4 Åžubat 1902 – ö. 26 AÄŸustos 1974), “Åžanslı Lindy” ve “Yalnız Kartal” adlarıyla da bilinen ABD’li pilottur. 1927 yılında Atlas Okyanusu’nu uçakla tek başına geçen ilk pilottur.

Charles Augustus Lindbergh 4 Åžubat 1902 yılında Detroit’te doÄŸdu. Minnesota’nın Little Falls ÅŸehrinde ki bir çiftlikte büyüdü. Babası Charles Augustus Lindbergh, Sr isimli bir avukat annesi ise Evangeline Lodge Land isimli bir öğretmendi. Babası 1907′de Amerikan Senatosu’na Minesota’dan seçilerek 1917′ye kadar orada kongre üyeliÄŸi yaptı. Lindbergh, çocukken makinalara karşı çok büyük bir ilgi duyuyordu. 18 yaşına geldiÄŸinde Wisconsin Üniversitesi’ne girdi. Üniversitede iki yıl mühendislik okuduktan sonra uçaklara olan ilgisi yüzünden okulu terkederek yeni geliÅŸmekte olan havacılık alanına girdi. Kasaba fuarlarında havada uçmakta olan uçakların kanatlarında yürümek, yüksek hızla uçan uçaklardan aÅŸağı sarkınmak ve paraşütle uçaktan atlamak gibi o günler için çok yeni ve tehlikeli olan gösteriler yapmaya baÅŸladı. Gözü pekliÄŸiyle ünlendi. 1923 yılında babasının kefilliÄŸiyle bankadan 900 dolar krediyle ordudan çıkma bir Curtis JN-4 model, 90 beygir gücünde bir satın aldı. 1924′te Lindbergh pilot olmak için orduya yazıldı. 1925′de Ordu’nun uçuÅŸ eÄŸitim okulunu birincilikle tamamlayarak mezun oldu. UçuÅŸ okulundan mezun oluduktan sonra Robertson Aircraft Corporation adlı firmada posta uçağı pilotu olarak iÅŸe baÅŸladı. St. Louis’den Chicago’ya posta taşıdı.

Lindberghler Avrupa’da yaÅŸarken, Fransa ve Almanya havacılık alanındaki katetmiÅŸ oldukları endüstriyel geliÅŸmeleri göstermek için Lindberg’ü ülkelerine davet ettiler. Lindbergh özellikle Nazi Almanyasının havacılık endüstrisinde yapmış olduÄŸu geliÅŸmelerden çok etkilendi. Bu ülkedeyken 1938 yılında Hermann Goering tarafından Almanya ÅŸeref madalyası ile taltif . Lindbergh ve ailesi 1939 yılında Amerika’ya geri döndüler. Lindbergh’de babasının Amerika’nın gönüllü olarak I. Dünya Savaşına girmesini protesto etmek için Amerikan Kongresinden istifa ettiÄŸi gibi, o da Amerika’nın gönüllü olarak II. Dünya Savaşına katılmasını önlemek için Önce Amerika Komitesine katıldı ve komitenin baÅŸ konuÅŸmacısı oldu. Franklin D. Roosevelt’i, Yahudileri ve İngilizleri gereksiz yere ABD’yi savaÅŸa sürüklemekle suçladı. Fakat Japonların 7 Aralık 1941’de Pearl Harbour’u bombalaması üzerine bu aktivitelerini durdurup orduya yazılmak istedi. Bu isteÄŸi yetkililer tarafından kabul edilmedi. Lindbergh’de ülkesine hizmet edebilmek için Ford Motor Company ve United Aircraft Corporation’ın kendisine teklif ettiÄŸi teknik danışmanlık ve test pilotluÄŸu görevlerini kabul ederek ABD’nin Büyük Okyanusunda bulunan uçak filolarını denetlemek ve teknik danışmanlıkta bulunmak üzere buraya gitti. Böylece, Lindbergh ABD’nin Büyük Okyanus’ta Japonlara karşı yaptığı savaÅŸta yerini aldı ve gayri resmi olarak 50 uçuÅŸ görevine katıldı ve Japonlara karşı en ön saflarda savaÅŸtı.

1919 yılında, Raymond Orteig adında bir asıllı Amerikalı otel sahibi New York’ tan Paris’ e kesintisiz uçan ilk pilota 25.000 dolar vaad etti. Orteig ödülünü kazanmaya çalışan birkaç pilot da hayatlarını kaybetti. 1927 yılına gelindiÄŸinde hala kimse Orteig ödülünü kazanmaya baÅŸaramamıştı. Bu arada, Lindbergh doÄŸru uçakla bu iÅŸi yapabileceÄŸine yani Atlas Okyanusunu tek başına geçip Paris’ e inebileceÄŸine inandı. Fakat yeni bir uçak alabilmesi için gerekliydi. Gerekli olan parayı da dokuz St. Louis’ li iÅŸ adamından buldu. Lindbergh, eÄŸer Atlas Okyanusunu geçecekse bunun bir tek motorlu uçakla mümkün olabileceÄŸine inanıyordu ve böyle bir uçak inÅŸa ettirmek istedi. Görüşme yaptığı bazı uçak üreticileri onun bu fikrini gerçekçi bulmadı ve uçağın güvenlik açısından iki veya daha fazla motorlu olması gerektiÄŸini söylediler. Buna karşılık Lindbergh iki motorun riski ikiye katlayacağına inandığı için bu önerileri kabul etmedi. Åžubat 1927’ de beklediÄŸi teklif Ryan Havayoları adlı San Diego, Kaliforniya’ da bulunan bir uçak üreticisinden geldi. Lindberg hemen Kaliforniya’ ya giderek firmayı ziyaret etti. İlk baÅŸta firmayı beÄŸenmese de firmanın sahibi ve baÅŸ mühendisiyle yaptığı toplantıdan sonra ikna oldu. The Spirit of St. Louis (uçak ismini yatırım yapan iÅŸ sahiplerinin yaÅŸadığı ÅŸehirden aldı) bu firma tarafından inÅŸa edilecekti. OlaÄŸanüstü özverili bir çalışmadan sonra uçak iki ay sonra 28 Nisan 1927’ de bitirildi. Lindbergh’ün isteÄŸi üzerine uçakta bazı deÄŸiÅŸiklikler yapıldı. Yakıt deposu uçağın arkası yerine ön tarafa motorun hemen arkasına konuldu. Bunun nedenini ise Lindbergh: “uçuÅŸ sırasında zorunlu iniÅŸ yapmak mecburiyetinde kalırsam motorla yakıt deposu arasında sıkışıp kalmak istemem” diye açıkladı. Bu yüzden de uçaÄŸa ön cam takılmadı. Uçarken önünü görmek için ya periskobu kullandı ya da başını camdan çıkarmak suretiyle ilerisini görmeye çalıştı. Lindbergh uçağını 10-11Mayıs, 1927’de San Diego’dan New York’a 20 21 dakika da uçarak test etti. Aynı zamanda bu kıtaiçi hız rekoruydu. Bu arada 10 Mayıs’ta Charles Nungesser ve François Coli (yön bulucu) isimli iki Fıransız ödülü kazanmak için Paris’ten New York’a doÄŸru uçuÅŸa geçti. İşte bu anda Lindbergh bütün umutlarının kaybolduÄŸunu hissetti. Fakat kalkıştan sonra bu ikiliden bir daha haber alınamadı. Bu haberden sonar Åžanslı Lindy’nin bu uçuÅŸu yapabilme umudu hala devam ediyordu. Lindbergh, New York’un Long Island bölgesinde bulunan Curtis Havaalanına 12 Mayıs’ta indi ve Garden City Oteli’ne yerleÅŸti. Kıtalararası uçuÅŸunu hava ÅŸartlarından birkaç kez ertelemek zorunda kaldı ve havanın düzelmesini beklemeye baÅŸladı. Bu arada rakiplerinin de her an bu uçuÅŸu gerçekleÅŸtirebilecekleri haberlerini alıyor, acele etmesi gerektiÄŸini hissediyordu. Hava ÅŸartları uygun olmadığı halde 20 Mayıs 1927’de uçuÅŸu denemeye karar verdi. 19’u akÅŸamı oteldeki gazeteciler ve kalabalıktan uyuyamadı. Ertesi sabah uykusuz bir ÅŸekilde sisli ve buzlu bir havada Long Island’da bulunan Roosevelt Havaalanı’ndan (Åžu anda bu pistin yerinde “Roosevelt Mall” adında bir alışveriÅŸ merkezi yükselmektedir) tek başına Paris’e gitmek üzere havalandı. 21 Mayıs 1927, 10:22:30’da Paris’in Le Bourget Havaalanı’na indi. “The Spirit of St. Louis” onu 33,5 saatte 5.800 km taşımıştı. Bu kıtalararası uçuÅŸ onu aniden dünyada en tanınan insanlardan biri haline getirdi. Fakat Atlas Okyanusu’nu tek motorlu bir uçakla geçmesi hiç de kolay olmamıştı. Uykusuz baÅŸladığı bu 33,5 saatlik uçuÅŸ sırasında zaman zaman uykusuzluÄŸa yenik düşmüş, zaman zaman da yaÄŸmur ve fırtınalar atlatmış, hatta halisülasyonlar görmüştü. Okyanusa çok yakın uçması ve kontrolünün hassas olması sayesinde Lindbergh uykuya daldığı zaman uçağın tekerlekleri su yüzeyine çarparak onu uyandırmış ve kontrolü tekrar ele almasını saÄŸlamıştır. UçuÅŸun zorluklarından bir baÅŸkası ise, gideceÄŸi istikameti sadece bir yardımıyla bulmuÅŸ olmasıdır. Bu uçuÅŸun dünyada yarattığı büyük heyecanın sebepleri; Lindbergh’in gençliÄŸi ve daha önce haftalar süren Atlas Okyanusu geçiÅŸini saatlerle ölçülen bir süreye indirmesidir.

Amerikan Hükümeti Lindbergh’ün bu ününden yararlanmak için onu iyi niyet elçisi olarak davet edildiÄŸi ülkelere göndermeÄŸe baÅŸladı. Latin Amerika ülkelerine düzenlediÄŸi gezinin Meksika durağında Amerikan Konsolosunun kızı olan Anne Spencer Morrow’la tanıştı ve 1929 yılında evlendi. Bu evliliÄŸinden 6 çocukları oldu; Charles Augustus Lindbergh III (1930-1932), Jon Lindbergh (d. 1932), Land Morrow Lindbergh (d. 1937), Anne Lindbergh (1940-1993), Scott Lindbergh (d.1942) ve Reeve Lindbergh (d.1945). 1 March 1932’de Charles Augustus Lindbergh III, daha 20 aylıkken New Jersey’deki evlerinde beÅŸiÄŸinde uyurken çocuÄŸun yatak odası penceresine dayanan bir mediven vasıtasıyla bir kiÅŸi tarafından kaçırıldı. 10 hafta süren ve fidye pazarlıklarından sonra oÄŸlunun cesedini evlerinden birkaç kilometre ötesinde buldular. Bruno Hauptmann adındaki bir Alman göçmeni oÄŸlunun katili olarak yakalandı. Mahkeme edilip suçlu bulunduktan sonra 1938’de idam edildi. Katili yakalayan Amerikali Albay Norman H. Schwarzkopf daha sonralari Iran baskenti Tahran da jandarma kurmakla gorevlendirildi. Bu dava basının ve halkın ilgisinden dolayı “yüzyılın davası” olarak tarihe geçti. Bu davanın görülmesinden sonra Lindberghler kamuoyunun gözlerinden uzak kalabilmek için İngiltere’ye yerleÅŸtiler.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Charles_Lindbergh

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Alexander Graham Bell mucit

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:08

Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan “manyetolu ” görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleÅŸmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu deÄŸil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eÅŸi ÅŸirketinde çalışıyordu. Cenaze iÅŸleri için Strowger’ı arayanları bu memur kendi eÅŸine baÄŸlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı baÅŸardı. Halk yeni telefona “kızsız ” adını taktı.

İngiltere’den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaÅŸama geçirmeye ve iÅŸitme engelliler için duymalarını saÄŸlayacak aletler yapmaya giriÅŸti. Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya baÅŸladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiÄŸinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir baÅŸka yere gittiÄŸini ortaya çıkardı. Ancak anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Åžubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı baÅŸvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediÄŸi patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:

“Sohbet. Ağızdan kulaÄŸa telefonla konuÅŸarak çok daha rahat.”

Bell 1915 yılında New York’u San Francisco’ya baÄŸlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson’a “Watson seni istiyorum, buraya gel” dedi.

Aslında Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.

Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 134 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluÅŸ yıldönümüne denk gelen bu buluÅŸu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.

Bu sözler “” özlemi olarak yorumlanmasına karşın geliÅŸen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletiÅŸimi iÅŸaret ettiÄŸini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise “Uzay Yolu” filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde baÅŸka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak deÄŸil hissederek elde edeceÄŸi günleri tartışıyor…

Kalın metin

İşitme engeline karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluÅŸu armaÄŸan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı “çan” kullanıldı.

AHMET BOZKURT TARAFINDAN HAZIRLANMIÅžTIR

Bugün öne çıkan buluÅŸlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoÄŸu iÅŸitme engeli konusundaydı. İşitme engelli annesinin ve eÅŸinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi baÅŸardı. “Gramofon”dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell İşitme engelliler Kurumu’na harcadı. Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve ödülü verdi. Verilen parayı Washington’da İşitme engelliler için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliÅŸtirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray’a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.

Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.

1893 yılında telefon ile ilgili geliÅŸmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: “Åžu anda duyabildiÄŸimiz sanatçı ve ÅŸarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de baÅŸaracak.”

“Mr. Watson —Come here —I want to see you” (“Bay Watson. Buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.”)

EÅŸi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiÄŸi Mabel’e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eÅŸini ne de iÅŸitme engellileri göz ardı etmedi. EÅŸine yazdığı bir mektupta “EÅŸin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol iÅŸitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiÄŸi Bell’e telefonla seslendi “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip ÅŸapkanızı sallayın.” Bell ÅŸapkasını salladığında artık telefon doÄŸumunun ardından emeklemeye baÅŸladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon ÅŸebekesine sahip kent oldu.

Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduÄŸu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneÄŸi baÅŸladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya baÅŸlayan Emma Nut oldu.

Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediÄŸi National Geographic dergisindeki yöneticiliÄŸiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uÄŸrayan ve ağır yaralanan ABD BaÅŸkanı Garfield’ın bedenindeki kurÅŸunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, ’in X ışınları ile tanıyı geliÅŸtirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleÅŸtirdi.

Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaÅŸ baÅŸladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına baÄŸlanan telefon “Tiyatrofon” hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye baÅŸladı. Bu evlere ve iÅŸ yerlerine yayıldı.

Alexander Graham Bell, (d. 3 Mart 1847, Edinburgh İskoçya – ö. 2 AÄŸustos 1922, Baddeck Kanada), 1876′da telefonun icadı ile tanınan Alexander Graham Bell önce Ontario’ya, daha sonra Boston’a yerleÅŸti.

Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz tahta taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.

Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çaÄŸrıldı. İngiltere’de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin iÅŸitme fizyolojisine iliÅŸkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceÄŸi düşüncesi üzerinde yoÄŸunlaÅŸtı. Bu sırada baÅŸka adamları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Elisha Gray bunlardan biri.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Alexander_Graham_Bell

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oyuncak ayı

Yazan: admin | icatlar | Pazartesi 20 Aralık 2010 21:57

ayı, çoğunlukla içi doldurularak üretilen ve bütün dünyada Teddy Bear adı ile popülerlik kazanmış oyuncak.

Çocuk oyuncağı olarak nitelendirilen ayılar, Sherlock Holmes’dan Marilyn Monroe’ya kadar özel yere sahip birçok ünlü kiÅŸilikle özdeÅŸleÅŸtirilerek yetiÅŸkinlerin de yoldaşı haline gelmiÅŸtir.Tüm dünyada bir klasik olarak, insanlararası iletiÅŸimin sembolü, her durumda teÅŸvik ve teselli unsuru oldu.Oyuncak ayılar, pozitif duyguların sembolü ve sempati kaynağı olarak özellikle reklamlarda yer almaya baÅŸlamıştır.

DiÄŸer hikâye; yine aynı zamanlarda Almanya’nın Württemberg eyaletinin küçük bir köyünde yaÅŸamakta olan ve Stuttgart’ta sanat meslek okuluna devam eden Richard Steiff, bölgedeki hayvanat bahçesini gezerken ayılardan çok etkilenir.Steiff, yengesine ait oyuncak eÅŸya firmasının bezden yapılmış hayvancıklar yelpazesine bir de hareket edebilen oyuncak ayıları dahil etmeyi planladı.Bir örnek hazırlayarak Amerikan pazarına satışa sundu.Bu ilk örneklerle daha sonra tiftikten yapılan ve firmanın amblemini taşıyan PB 55 kodlu oyuncak ayılar, 1903′teki Leipzig Fuarı’nda bir tüccarın ilgisini çekip 3000 adet sipariÅŸ etmesine kadar bu pazarda ilgi görmedi.

Oyuncak ayılar özellikle 1980′li yılların ortalarından itibaren bir koleksiyon malzemesi haline geldi.Çok sevilenler, hiç oynanmamış olanlar, eskiler, yeniler ve daha birçok çeÅŸit, ünlü koleksiyonlarda yerlerini aldılar.

Oyuncak ayının gördüğü ilgi karşısında, örnek ayıyı Beyaz Saray’a göndererek baÅŸkandan isim babası olmasını istedi.Roosevelt isteksiz davransa da, sonunda Teddy Bear (Ayı Teddy) ismini buldu (1903).

İnsanlara her alanda destek veren bu varlıklar, hiçbir zaman bir kahraman olmadılar.Edebiyatta da ayılardan hiçbir zaman bir kahraman olarak söz edilmez, genellikle iyi huyluluÄŸu ve ezilmiÅŸliÄŸi temsil eder.Alan Alexander Milne tarafından 1926 yılının sonbaharında Londra’da yazılan Winnie-the-Pooh ve iki yıl sonra yazılan The House at Pooh Corner, bu konuda yazılan en önemli eserler olarak tanınıyor. Bir çok dile çevrilen bu kitaplar dünyanın birçok yerinde milyonlarca sattı. Buna raÄŸmen Pooh bir kahraman olamadı. Tam tersine, zevkine düşkün, tembel ve kendi deÄŸerlendirmesiyle zeka düzeyi düşük bir ayı idi. Fakat Winnie-the-Pooh en güzel çocuk kitaplarından bir tanesi olarak ve oyuncak ayıları gerçek anlamda iyi anlayabilen tek kitap olarak kaldı.

Eski ABD baÅŸkanlarından Theodore Roosevelt’in, Louisiana ve Mississippi arasında sürmekte olan sınır sorununa bir son vermek ve arabuluculuk etmek amacıyla güney eyaletlerine bir gezi düzenledi.Gezi sırasında, ayı avına meraklı olan baÅŸkana bir jest yapmak isteyen vatandaÅŸlar bir yavru ayıyı yakalayarak vurması için Rooosevelt’in karşısına çıkarmışlardı.Ama baÅŸkan bu olaya ÅŸiddetle karşı çıktı.Bu olayın Washington Post gazetesinde bir karikatüre konu olmasından sonra, bu hikâyeden etkilenen Rus göçmen Morris Michtom, eÅŸi Rose’a pelüşten bir ayı yapmasını istedi.Washington Post’da yayımlanan Berryman’ın çizdiÄŸi karikatürle birlikte bu oyuncak ayıyı Brooklyn’de sahibi olduÄŸu dükkânın vitrinine yerleÅŸtirdi.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Oyuncak_ay%C4%B1

Tags: , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

1948 tarihi

Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:28
  • 15 AÄŸustos- Kore, Güney Kore ve Kuzey Kore olarak ikiye ayrıldı.
  • 14 Mayıs – İsrail bağımsızlığını ilan etti.
  • 31 Aralık- Donna Summer, ABD’li sanatçı
  • 10 Åžubat – Sergei Eisenstein, Rus yönetmeni
  • 26 – Musa Kazım Karabekir
  • 16 Kasım – Robert Lange, İngiliz müzisyen ve yapımcı
  • 19 Temmuz – Argentina Menis, Rumen atlet
  • 16 Mart – Cemil İpekçi, İstanbul moda tasarımcısı
  • 7 Nisan – Dünya Örgütü kuruldu.
  • 11 Eylül – Muhammed Ali Cinnah, Nobel Barış Ödülü sahibi Pakistan’ın kurucusu.
  • 21 Temmuz – Cat Stevens
  • 29 Eylül – Theo Jörgensmann, Alman müzisyen
  • 13 Haziran – Osamu Dazai, Japon yazar (d. 1909)
  • ?-Devlet Bahçeli,Mhp genel baÅŸkanı
  • 30 Ocak – Mahatma Gandhi, Hintli düşünür ve önder
  • 29 Temmuz – Ramiz Azizbeyli, Azeri oyuncu
  • 2 Haziran – Recep YazıcıoÄŸlu (ö. 8 Eylül 2003), kaymakam, vali
  • 30 Ocak – Hintli pasifist lider Mahatma Gandhi, Nathuram Godse tarafından öldürüldü.
  • 10 Aralık – DuÅ¡an Bajević, Bosnalı futbolcu, teknik direktör
  • 22 Kasım – 27 Kasım arasında, İstanbul’da, 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleÅŸtirildi, özel giriÅŸimciliÄŸin teÅŸviki istendi.
  •  ? – Rüştü Kazım Yücelen, Türk siyasetçi.
  • 21 Aralık – Samuel L. Jackson, ABD’li oyuncu
  • 15 Mayıs – Arap-İsrail Savaşı
  • 27 Aralık – Gerard Depardieu, oyuncu
  • 23 Aralık – Hideki Tojo, Japon asker, düşünür ve devlet adamı
  • 4 Mart – James Ellroy, ABD’li yazar.
  • 17 Aralık-Kemal KılıçdaroÄŸlu,Chp’li aday.
  • 1 Mayıs – Hürriyet gazetesi kuruldu.
  • 28 Nisan – Terry Pratchett, İngiliz fantastik komedi yazarı
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1948

    Tags: , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

    1951 tarihi

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:28
  • 25 Temmuz – Nazım Hikmet Ran Bakanlar Kurulu kararı ile T.C. vatandaÅŸlığından çıkarıldı.
  • 20 Åžubat – Gordon Brown, İngiltere baÅŸbakanı
  • 29 Nisan – Osman Batur, DoÄŸu Türkistan’ın Çin’e karşı bağımsızlığını savunan, kulakları kesildikten sonra idam .
  • 4 Mart – Kenny Dalglish, eski İskoç futbolcu ve teknik direktördür
  • 27 Nisan – Hülya Darcan, oyuncu
  • 10 Temmuz – Veli Åžahmurov, Azeri biliminsanı ve profesörü
  • 5 Mayıs – Ali Åžefik Özdemir, (d. 1869) TBMM 6. dönem Siirt milletvekili.
  • 27 Haziran – Mary McAleese, İrlanda cumhurbaÅŸkanı
  •  ??? – Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı.
  •  ??? – Achim Heukemes, Alman ultramaraton koÅŸucusu
  • 28 Temmuz – Santiago Calatrava, İspanyalı ünlü bir mimar ve inÅŸaat mühendisi
  •  ??? – Sharon Maas, Guyanalı yazar.
  • 20 Nisan – Luther Vandross, ABD’li ÅŸarkıcı, ÅŸarkı sözü yazarı ve prodüktör
  • 15 Kasım – Beverly D’Angelo, ABD’li aktris.
  • 30 AÄŸustos – Gediminas Kirkilas, Litvanyalı siyasetçi, baÅŸbakan. Litvanya Sosyal Demokrat Partisi genel baÅŸkanı.
  •  ??? – Åžener Koltuk, Türk deneme pilotu. (ö. 12 Haziran 2008)
  • 13 Temmuz – Arnold Schönberg, Avusturyalı besteci (d. 1874)
  • 26 Åžubat – Ferhan Åžensoy, Türk tiyatro oyuncusu, yazar
  • 5 Eylül – Michael Keaton ABD’li aktör
  • 19 Åžubat – André Gide, yazar (d. 1869)
  • Amerika BirleÅŸik Devletleri, Avustralya ve Yeni Zelanda arasında Anzus Paktı imzalandı.
  • 12 Eylül – Bertie Ahern, İrlandalı siyasetçi
  • 29 Temmuz – Galatasaray BaÅŸkanı Ali Sami YEN (d. 1886).
  • 19 Aralık – Avrupa Kültür AnlaÅŸması, Cenevre’de imzalandı
  • 10 AÄŸustos – Denizcilik Bankası KuruluÅŸ Kanunu kabul edildi. 500 milyon sermayeli kuruluÅŸun 1 Mart 1952 günü faaliyete geçeceÄŸi açıklandı.
  •  ??? – Nureddin Rüştü Büngül, Türk gazeteci ve yazar. (d. 1882)
  • 29 Eylül – Michelle Bachelet, Åžilili politikacı, devlet baÅŸkanı
  • 12 Haziran – Andranik Markaryan, Ermeni politikacı
  • 2 Nisan – Adana’da Demokrat Partili iÅŸ adamı Muzaffer Dinçaslan öldürüldü.
  • 6 Eylül – Melih Kibar, müzisyen (ö. 2005)
  • 9 AÄŸustos – Ücretli Hafta Tatili Kanunu yürürlüğe girdi. İşçilerin resmi tatil günleriyle hafta tatilinde çalıştıkları yerlerden yarım yevmiye almaları karara baÄŸlandı.
  • 1 Temmuz – Tadeusz Borowski, Polonyalı ÅŸair ve yazar.
  •  ??? – Aslan Mashadov, Çeçen lider (ö. 2005)
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1951

    Tags: , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , ,

    1946 tarihinde

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:27
  • 7 – Demokrat Parti kuruldu.
  •  ? – Pacita Abad, Filipinli ressam (ö. 2004)
  • 15 Haziran – Demis Roussos, Yunan ÅŸarkıcı
  • 4 Kasım – Robert Mapplethorpe, sanatçısı
  • 31 Mayıs – Varto’da meydana gelen 5.7 lik depremde 839 kiÅŸi öldü.
  • 22 Ocak – Cihan Ünal, tiyatro sanatçısı
  • 25 Ocak – İş ve İşçi Bulma Kurumu kuruldu.
  • 9 Temmuz – Ankara Valisi Nevzat TandoÄŸan intihar etti.
  • 5 Nisan – Yavuz Turgul, Türk gazeteci, filmi yönetmeni ve senarist.
  • 7 AÄŸustos – John C. Mather, ABD’li astrofizikçi
  • 19 Nisan – Duygu Asena, Türk gazeteci, yazar
  • 30 Haziran – Nikolay Morozov, Rus adamı ve Yeni Kronoloji’nin kurucusu (d. 7 Temmuz 1854)
  • 15 Mart – Mahir Çayan, Türkiye Halk KurtuluÅŸ Partisi-Cephesi lideri (30 Mart 1972).
  • 5 Åžubat – Charlotte Rampling, İngiliz oyuncu
  • 20 Mayıs – Cher, ÅŸarkıcı, oyuncu
  • 15 Åžubat – Yves Cochet, politikacı, yazar
  • 4 Kasım – BirleÅŸmiÅŸ Milletler EÄŸitim, Bilim ve Kültür Örgütü kuruldu
  • 5 Eylül – Freddie Mercury, İngiliz sanatçı
  • 30 Aralık – Patti Smith, ABD’li müzisyen ve ÅŸair
  • 21 Temmuz – Türkiye’de muhalefetin de katıldığı ilk genel ve tek dereceli seçim yapıldı.CHP 396, DP 61, BaÄŸ. 7 milletvekilliÄŸi kazandı.
  • 6 Temmuz – George W. Bush
  • 7 Eylül – TL devalüe .
  • 6 Temmuz – Sylvester Stallone, ABD’li sinema oyuncusu, senarist ve yönetmen
  • 12 Åžubat – Ajda Pekkan, Türk müzisyen
  •  ? – Dion Fortune, Tam tarih belli deÄŸil
  • 20 Haziran – Zülfü Livaneli, Türk besteci, yazar, politikacı, yönetmen.
  • 24 Mayıs – Ayten UncuoÄŸlu, Türk oyuncu
  • 23 Åžubat – Hacıyunuszade Mehmet GüneÅŸdoÄŸdu (d. 1871) TBMM 4. ve 5. dönem Samsun milletvekili.
  • 4 Temmuz – Ankara Üniversitesi kuruldu.
  • 1 Ekim – Ewa KÅ‚obukowska, Polonyalı atlet
  • 23 Haziran – Amerikan basketbol ligi kuruldu.
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1946

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1945 tarihi

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:27
  • 13 Mart – Anatoli Fomenko, Rus matematikçi ve Yeni Kronoloji’nin yazarlarından biri
  • 24 Nisan – Ernst-Robert Grawitz, II.Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nda doktor ve SS-Reichsarzt (d. 1899)
  • 14 Mayıs – Yochanan Vollach, İsrailli futbolcular
  • Wilhelm Canaris, Nazi Almanyası’nda Abwehr baÅŸkanı (d. 1887)
  • Eva Braun, Adolf Hitler’in uzun süreli hayat arkadaşı ve kısa bir süre için nikahlı eÅŸi (d. 1912)
  • 16 AÄŸustos – Mahmut Yesari, Türk roman ve oyun yazarı. (d. 1895)
  • Andor Endre Gelleri, Macar yazar. (d. 1908)
  • 22 Haziran – Fuat Tuksal, Türk devlet adamı
  • 9 AÄŸustos – Japonya’nın Nagasaki kentine atıldı.
  • Robert Desnos, ÅŸair.
  • 4 Åžubat – Ümran Baradan, Türk seramik sanatçısı, ressam
  • Tadamichi Kuribayashi, II. Dünya Savaşı sırasında Japon İmparatorluÄŸu generali (d. 1891)
  • 2 Mayıs – Hans Krebs, Nazi Almanyası Piyade Generali ve OKH baÅŸkanı (d. 1898)
  • 1 Eylül – Mustafa Balel, Türk yazar
  • 14 Åžubat – Otto Kittel, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nın en çok düşüren 4. As Pilotu (d. 1917)
  • 6 AÄŸustos – Amerika BirleÅŸik Devletleri baÅŸkanı Harry S. Truman’ın emriyle Japonya’nın HiroÅŸima kentine bombası atıldı.
  • 3 Ocak – Türkiye, Japonya ile iliÅŸkisini kesti.
  • Nisan – Amerika BirleÅŸik Devletleri birlikleri Leipzig, Karl-Marx-Stadt ve Münih’i aldı.
  • 19 Mart – Cem Karaca, (ö. 2004)
  • 18 AÄŸustos – Subhas Chandra Bose, Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi lideri, (d. 1897)
  • 31 Mart – Hans Fischer, Alman kimyager (d. 1881)
  • 28 Haziran – Türkan Åžoray, oyuncusu
  • KiyoÅŸi Miki, Japon felsefeci (d. 1897)
  • Pınar Kür, Türk yazar
  • 29 Temmuz – Mircea Lucescu, Romanyalı eski futbolcu ve teknik direktör
  • 14 AÄŸustos – Mahir Çayan, Türkiye Halk KurtuluÅŸ Partisi lideri (ö. 1972)
  • 22 Nisan – Käthe Kollwitz, Alman ressam, oymabaskı sanatçısı ve heykeltıraÅŸ (d. 1867)
  • 12 Mart – Friedrich Fromm, Nazi Almanyası’nın Generaloberst’i (d. 1888)
  • 24 Ekim – BirleÅŸmiÅŸ Milletler kuruldu.
  • Lutpulla Mutellip, Uygur ÅŸair (d. 1922)
  • 8 Mayıs – Almanya Rusya karşısındaki yenilgiyi takiben “müttefik devletlerine” teslim oldu.
  • Elisabeth de Rothschild, Yahudi asıllı Rothschild Ailesi mensubu (d. 1902)
  • 24 Ekim – Vidkun Quisling, Norveçli politikacı (d. 1887)
  • Hüseyin Avni UlaÅŸ, Son Mebusan Meclisi ve Birinci TBMM milletvekili (d. 1887)
  • Heinrich Himmler, Nazi Almanyası’nda SS lideri ve ideoloÄŸu (d. 1900)
  • 30 Mart – Eric Clapton, blues gitaristi, ÅŸarkıcı ve besteci.
  • 23 Åžubat – TBMM,Almanya ve Japonya`ya savaÅŸ ilan etti.
  • Volin, Rusyalı anarÅŸist (d. 1882)
  • Yalvaç Ural, Türk yazar
  • Heinrich Krippel, Avusturya’lı heykeltıraÅŸ, ressam, bakır oymacısı ve illüstratör (d. 1883)
  • Hans Oster, Nazi Almanyası’nda Wehrmacht generali (d. 1887)
  • 19 Ekim – Yücel Erten, Türk tiyatro yönetmeni, oyuncu, yazar
  • 26 Mart – David Lloyd George, Britanyalı siyasetçi, 1916-1922 arasında baÅŸbakan. (d. 1863)
  • 20 Kasım – Nuremberg Mahkemeleri baÅŸladı.
  • 29 Ocak – Tom Selleck, Emmy Ödülü sahibi aktör
  • 11 Ocak – Velid Ebüzziya, Türk gazeteci ve yayımcı (d. 1884)
  • 12 Kasım – Neil Young, Kanada doÄŸumlu rock sanatçısı
  • Josef Kramer, Adolf Hitler’in baÅŸ yardımcısı ve emir subayı (d. 1906)
  • 16 Temmuz – Çetin Tekindor, Türk tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve seslendirme sanatçısı
  • 16 Kasım – BirleÅŸmiÅŸ Milletler EÄŸitim, ve Kültür Örgütü’nun yasası Londra’da 44 ülkenin katılımıyla kabul
  • 24 AÄŸustos – Vince McMahon, ABD’li güreşçi ve WWE baÅŸkanı
  • Karl Otto Koch, Nazi Almanyası’nda Albay ve toplama kampı komutanı (d. 1897)
  • 25 Nisan – Özdemir Özok, Türk hukukçu (ö. 2010)
  • 3 Åžubat – Roland Freisler, Nazi Almanyası’nın Adalet Bakanı ve müsteÅŸarı (d. 1893)
  • Dietrich Bonhoeffer, Nazizm karşıtı Alman teolog (d. 1906)
  • 31 Ekim – Zahra Rahnavard, İranlı yazar, ressam, heykeltıraÅŸ ve siyasetbilimci
  • Aleksey Nikolayeviç Tolstoy, Rus ÅŸair, roman ve oyun yazarı (d. 1883)
  • Uluslararası Adalet Divanı, BM nezdinde Hollanda’nın Lahey ÅŸehrinde kuruldu.
  • Yüksel Önaçan, Türk yazar
  • 12 Nisan – Franklin D. Roosevelt, Amerika BirleÅŸik Devletleri’nin 32. BaÅŸkanı. (d. 1882)
  • Adolf Hitler, 1934-1945 yılları arasında Almanya’nın lideri (d. 1889)
  • 11 Mayıs – Åžirin Cemgil, 1968 kuÅŸağının gençlik hareketinin öncülerinden, hukukçu (ö. 2009)
  • Karl Hanke, Nazi partisi subayı (d. 1903)
  • 20 Temmuz – Valéry Fransız yazar ve ÅŸair.
  • 31 Ocak – Eddie Slovik, II. Dünya Savaşı sırasında ABD ordusunda er rütbesinde asker (d. 1920)
  • İstemihan TaviloÄŸlu, Türk besteci ve müzik eÄŸitimcisi (ö. 2006)
  • 17 Ekim – Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
  • 10 AÄŸustos – Japonya’nın teslim olmasıyla II. Dünya Savaşı bitti.
  • Hüsnü Savman, BJK’li Türk futbolcu. (d. 1908)
  • 3 Ocak – Edgar Cayce, ABD’li ünlü medyum (d. 1877)
  • 26 Haziran – Türkiye hükümeti, San Francisco’da BirleÅŸmiÅŸ Milletler AntlaÅŸmasını imzaladı.
  • 24 Mayıs – Krasnodar Kray içindeki Åžapsığ Ulusal Rayonu laÄŸvedildi.
  • 16 Aralık – Fumimaro Konoe, Japon siyaset adamı ve baÅŸbakan (d. 1891)
  • Béla Bartók, Macar besteci (d. 1881)
  • 22 Aralık – Tülay Eratalay, Türk sinema yönetmeni, prodüktör, senaryo yazarı
  • 31 Ekim – Henry Ainley, İngiliz sahne ve sinema oyuncusu (d. 1879)
  • 3 Mayıs – YaÅŸar ÇaÄŸbayır, Türk yazar ve araÅŸtırmacı
  • 22 Åžubat – Osip Brik, Rus avangart yazar ve edebiyat eleÅŸtirmeni (d. 1888)
  • 20 Kasım – Francis William Aston, Nobel ödülü sahibi Britanyalı kimyager ve fizikçi (d. 1877)
  • 21 Aralık – George S. Patton, ABD’li asker
  • 28 Nisan – Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı sırasında İtalya’nın baÅŸbakanı. (d. 1883)
  • 9 Aralık – Ahmet Hamdi Martonaltı, Türk İstiklal Madalyası sahibi memuru (d. 1891)
  • Walter Krüger, Nazi Almanyası’nda Waffen SS generali (d. 1890)
  • 4 Mayıs – Nadir Mutluay, KurtuluÅŸ Savaşı sırasında görev yapmış müftü (d. 1897)
  • Irma Grese, Nazi Almanyası’nda toplama kamplarında görevli memur (d. 1923)
  • 27 Mart – Halit Ziya UÅŸaklıgil, Türk yazar (d. 1866)
  • 18 Ekim – Yıldo, Türk ÅŸovmen, dizi oyuncusu
  • 29 Haziran – Yunus Nadi AbalıoÄŸlu, Cumhuriyet Gazetesi’nin kurucusu, gazeteci (d. 1880)
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1945

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1942

    Yazan: admin | Genel | Cumartesi 7 AÄŸustos 2010 16:26
  • 14 Mart – Emin ÇölaÅŸan, gazeteci.
  • 6 Ekim – Britt Ekland, İsveçli oyuncusu.
  •  ? – Ömer Barutçu, Türk politikacı.
  • 9 Eylül – TuÄŸbay Åževki SavaÅŸcı (d. 1878, Trabzon) İstiklal Savaşı gazisi.
  • 5 Nisan – Pascal Couchepin, İsviçreli politikacı
  • 27 Kasım – Jimi Hendrix, ABD’li gitarist, ÅŸarkıcı, söz yazarı, kültürel ikon
  • 2 Mayıs – Ömür Göksel, Türk pop müziÄŸi sanatçısı.
  • 26 Haziran – Candan Tarhan, Türk futbolcu ve teknik adam. (ö. 18 Nisan 1989, KuÅŸadası)
  •  ? – Ayvaz Gökdemir, Türk siyasetçi
  • 17 Temmuz – Harrison Ford, ABD’li aktör.
  • 17 Kasım – Martin Scorsese, ABD’li yönetmen
  • 2 Temmuz – Ahmet Türk, Demokratik Toplum Partisi genel baÅŸkanı Türk siyasetçi.
  •  ? – Cengiz Tuncer, Türk politikacı.
  • 13 Mart – Scatman John, ABD’li sanatçı. (ö. 3 Aralık 1999)
  • 14 Temmuz, Atılay faciası. Atılay denizaltısı eÄŸitim dalışı yaptı, bir daha su yüzüne çıkmadı. 37 subay ve er öldü.
  • 1 Nisan – SavaÅŸ Dinçel, Türk tiyatro sanatçısı, karikatürist, oyuncusu ve yönetmeni.(ö. 20 Aralık 2007)
  • 26 Nisan – Manfred Korfmann, Alman arkeolog (ö. 11 AÄŸustos 2005)
  • 14 Temmuz – Fethi Yüceses, Hamiyet Yüceses’in eÅŸi.
  • 2 AÄŸustos – Isabel Allende, Åžilili yazar.
  • 15 Kasım – Daniel Barenboim, Arjantin asıllı İsrailli orkestra ÅŸefi ve piyanisti
  •  ? – Hüseyin Suat Yalçın, Türk yazar ve ÅŸair (d. 1867)
  • 17 Haziran- DoÄŸu Perinçek, İşçi Partisi (Türkiye) Genel BaÅŸkanı, yazar
  • 29 Mayıs – John Blyth Barrymore, ABD’li aktör (d. 14 Åžubat 1882)
  • 30 Haziran – Åžener Kökkaya, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, sahne amiri, yönetmen
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1942

    Tags: , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , ,

    Sonraki Sayfa »