Fotoğrafçılık

Yazan: admin | Genel | Çarşamba 9 Mart 2011 17:43

Fotoğrafçılık, Kamerayla ışığı hassas bir yüzey üzerine kaydederek görüntü oluşturma işidir. İşlevsel uygulamaları nedeniyle bir zanaat olduğu gibi, estetik yönüyle bir sanat olarak kabul edilir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Foto%C4%9Fraf%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k

Tags: , ,

Etiketler:, ,

Film (sinema)

Yazan: admin | Genel | Çarşamba 9 Mart 2011 17:43

, tarihi bakımdan ilkin hareketli resimlerin kaydı ve gösterilmesi için kullanılan bir terimdi. Ancak daha sonra genelleştirilmiştir. Film terimi ile birlikte ”, “Gümüş ekran” gibi terimler de kullanılmaktadır. Herhangi bir oyuncu veya yönetmenin; oynadığı, yönettiği, yazdığı vb. tüm filmlerin listesine ise filmografi denir.

Bağımsız filmler genellikle Hollywood dışında veya diğer büyük stüdyo sistemleri tarafından yapılır. Bağımsız bir film büyük sinema stüdyoları tarafından finansmanı veya dağıtımı yapılmayan filmdir. Alternatif arayışlar, iş dünyası ve teknolojideki gelişmeler 20.yüzyılın sonunda ve 21.yüzyılın başlarında bağımsız film yapımının gelişmesine katkıda bulunan unsurlardır.

Film eleştirisi filmlerin analiz ve değerlendirmesidir. Genellikle akademisyenlerce yapılan akademik eleştirmenlik ile ve diğer medyalarda görülen gazeteci film eleştirmenliği şeklinde ikiye ayrılır.

Film kuramı film/sinemaya bir sanat olarak uygulanacak özlü, sistematik kavram arayışıdır. Klasik film kuramı teknik, öyküleme, tür, öznellik, yazarlık gibi klasik konular için uygulanacak yapısal bir çatı sağlamaktadır. Daha yakın dönemde analizler psikoanalitik film kuramı, yapısalcı film kuramı, feminist film kuramı ortaya çıkmıştır.

İki boyutlu imajların hareketli olarak gösterilmesi mekanizmasının varlığı 1860′lı yıllara kadar geri gider. Bu yıllarda zoetrope ve praxinoscope denilen basit optik aygıtların gelişmişi olan aygıtlar kullanılmaktaydı.

Filmler gerçek insan ve objelerin kamerayla kayıt edilmesiyle veya animasyon teknikleri ve/veya özel efektlerle her iki unsurun yaratılmasıyla üretilir. Filmlerle bir seri tekil çerçeveler oluşturulur ancak bu imajlar ardışık ve hızlıca gösterildiğinde, izleyicide hareket illüzyonu denilen bir göz yanılgısı oluşur. Çerçeveler arası geçişler görülmediğinden göz imajı sürekli bir akış halinde algılar.

İlk öykülü film 1902 yılında Georges Méliès tarafından Le Voyage dans la Lune (Aya Seyahat) adlı filmle gerçekleştirildi. 19. yüzyıla kadar hareketli resimler tamamen görsel bir sanat olmasına karşın ilk sessiz filmlerin kamu tarafından beğenilmişti. 20. yüzyılın başında filmler öyküsel bir yapı geliştirmeye başladı. hareketleri filmin hikâyesini daha etkili kılacak şekilde uygulanmaya başladı. Filmler sessiz olduğundan seyirciler salon sahipleri filmdeki hikâyenin geçiş şekline göre müzik üretecek bir piyanist veya orkestra kiralamaya başladılar. 1920′lerin başlarında çoğu film için bu amaçla hazır müzik listeleri oluşturuldu.

Gazete, dergi ve kablolu yayıncılıkta görülen film eleştirmenliği temelde yeni yapımlara göz atıştır. Bu alanlarda yer alan eleştirmenlerin filmleri seyredip görüşlerini yayına hazırlamaları için önlerinde kısa bir süre vardır. Bundan dolayı bu tarz eleştiriler, derin bir film analizi olmayıp izleyicileri filmin konusu, türü, yönetmeni hakkında kısaca bilgilendiren ve filme karşı eleştirmenin tavrını (beğeni ya da hoşnutsuzluğunu) gösteren tanıtıcı makalelerden ibarettir. Kitlesel tüketime giren aksiyon, korku ve komedi filmleri için yapılan eleştirilerin bu tarz filmlerin hasılatına yapabileceği etki azımsanamayacak boyuttadır. Kitleleri etkileme gücü nedeniyle gazeteci film eleştirileri, sinema sektöründe önemli bir yere sahiptir.

Akademik film eleştirmenleri ise filmlere daha akademik bir bakış açısıyla yaklaşır, filmi gerçek anlamda analiz etmeyi amaçlar. Bu tip çalışmalar film kuram veya film çalışmaları şeklinde bilinir. Bu film eleştirilerinde filmin niçin yapıldığı, nasıl sürdüğü ve insanlar üzerindeki etkileri anlaşılmaya çalışılır. Bu tip eleştiriler bilimsel dergilerde veya kitap olarak yayımlanır.

Fotoğrafçılıkta hâlâ kullanılan selüloid filmin geliştirilmesiyle nesnelerin gerçek zamanlı hareketini yakalamak mümkün olmuştur. İlk versiyonlarda izleyicinin akış halindeki görmesi için özel bir aygıtın içine bakması gerekiyordu. 1880′lere kadar olan gelişmelerle kameraların gerçek zamanlı görüntüleri yakalaması filme kayıt etmesi ve perde üzerine yansıtarak tüm bir izleyici kitlesine izletilmesi mümkün olmuştur. “Hareketli resimler” (motion pictures) denilen bu gösterilerde görüntüler üzerinde herhangi bir sinema tekniği kullanılarak oynanamamaktaydı.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Film_(sinema)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Dagerreyotipi

Yazan: admin | icatlar | Çarşamba 9 Mart 2011 17:43

Sülfür ile gümüş plaka üzerine işlenmesi esasına dayanır.Kalitesi, yüzeyinin pürüzsüzlüğü ile doğru orantılıdır.Zorluğu ve fiyatı, fotoğrafın kapladığı alan arttıkça logaritmik olarak artar.Bu tekniğin çekici yanı, teorik olarak sonsuz çözünürlük sağlamasıdır.Tabii ki bu çözünürlük daha önce de belirtildiği üzere, yüzeyin pürüzsüzlüğüne bağlıdır.Örnek olarak, mikroskopla fotoğraftaki ufacık bir şeyi inceleyip, katilin belirlenebilmesi ancak daguerrotype uygulanmış bir gumus plakada gerçekleştirilebilir.Pozlama süresi çok uzun olduğundan dolayı, hareketli cisim ya da hareket anında çekmek için uygun bir yöntem degildir.Stüdyoda bu teknikle fotogrtaf cekilirken, arkadan sırtınızın ve kolunuzun sabit durmasının kolaylaşması için bağlı oldukları birer aparat mevcuttur.İşte bu yüzden, mevcut tüm fotograflardaki insanlar dimdik bir şekilde pozlanmış olarak görülmektedirler.

Oldukça pahalı bir yöntem olması nedeni ile, ticari olarak dünyada sadece 10 kisi tarafından uygulanmaktadır ve bunun sebebi masrafların herkes tarafından kolaylıkla karşılanamayacak olmasıdır.Özellikle Amerikada, lüks tüketimin en elit ürünlerinden birisidir.Elit ürün sayılmasının nedenleri olarak; yüzyıllarca saklanabilmesi, maksimum çözünürlüğe sahip olması, gümüşün çekiciliği, renk dokusu ve pahalı olması gibi sebepleri düşünebiliriz.

Dagerreyotipi, gümüş nitratla ışığa duyarlı hale getirilen bakır levhaların, camera obscura içinde 10 ila 20 dakika pozlanarak, cıva buharına tabi tutulup geliştirilmesiyle fotoğrafik görüntü elde etme yöntemidir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Dagerreyotipi

Tags: , , , , , ,

Etiketler:, , , , , ,

Samuel Morse

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:10

’un mekanik araştırmalara merakı genç yaşlarında başlamıştır. 1832 senesinde yaptığı okyanus seyahatinde, Jackson’un ilgili son gelişmeleri anlatması üzerine, New York Üniversitesinde elektromanyetik konularında öğrendikleri konular, kafasında elektrikli telgraf fikrini doğurdu. Morse’un elektrikli telgrafı, bir devresinde bobinin bir kolu çekmesi ile rulo kağıdı üzerine izler bırakması esasına dayanıyordu. Kısa ve uzun çekmeler, kısa ve uzun izler bırakıyordu. 1835 senesinde başlayan bu çalışmalarına destek bulmak için Avrupa devletlerine başvurularda bulundu. Ancak bir netice elde edemedi. Bunun üzerine arkadaşı Chamberlain’i İstanbul’a gönderdi. Onlar ilme ve ilim adamlarına fevkalade destek veren ülkesinden çok ümitliydiler. Nitekim Chamberlain İstanbul’da büyük bir ilgi ve destek gördü. Fakat elindeki alet henüz pek ilkel bir vaziyetteydi. Bu sebeple aleti Viyana’da iyi bir işçilikle tekrar yapmak ve ondan sonra padişaha takdim etmek üzere geri döndü. Ancak Tuna Nehri yoluyla Viyana’ya hareket eden Chamberlain’in gemisi yolda batarak beş arkadaşı ile birlikte öldü. Böylece Devletinde telgraf kurulması için yapılmak istenen birinci teşebbüs sonuçsuz kalırdı.

Morse telgrafı 24 ’ta yüksekokullarda sergiledi. Morse elektrikli telgrafın ilk halka açık sunuşunu 8 Şubat 1838’de Philadelphia Pensilvanya’da bulunan Franklin Enstitüsü’nde bir bilim komitesinin karşısında gerçekleştirdi(İlk çalışma tarihi 6 ’tır). Morse 21 Şubat’ta telgrafı başkan Martin Van Buren’e sundu. Kısa bir zaman sonra, Birleşik Devletler Ticaret Temsilcileri Komitesi başkanı F.O.J. Smith Maine, Morse’un arkadaşı oldu ve Kongrede 30,000 Amerikan Dolarını geçmeyen telgraf hattı projesini önerdi. Morse ayrıca bir su kütlesi üstünden, demiryolu altından veya iletken herhangi bir şeyden sinyal gönderebilen radyo telgrafın icadına öncülük etti.

Morse, ilk elektrikli telgraf denemesini 1844 senesinde Washington ile Baltimore arasına 65 kilometrelik bir hat çekimiyle yaptı. Osmanlı Devleti ilk defa 1855 senesinde Kırım Savaşı esnasında Morse telgraf sistemini kullanmıştır. (Bkz. Telgraf)

Samuel Finley Breese Morse (d. 27 Nisan 1791) – (ö. 2 Nisan 1872), Amerikan , portre ve tarih sahnesi ressamı.

1836′da Morse çalışan ilk telgraf örneğini bitirdi. Bu telgraf tek elementli bir ve basit bir manyetizma kullanıyordu. Bu örnek 13 – 14 gibi çok kısa mesafelerde çalışıyordu. 1836 kışında Morse ilk örneğini Leonard Gale’e gösterdi. Gale, Joseph Henry’nin elektromanyetik röleler üzerine çalışmalarından haberdardı. Bu bilgilere dayanarak Gale, Morse’a birkaç gelişme tavsiyesinde bulundu ve Henry’nin bu gelişmeleri anlatan 1831 tarihli bilimsel yayınlarını okuması için teşvik etti. Bu gelişmelerle birlikte Morse ve Gale 16 kilometrelik bir alandan gelen mesajları kaydedebilecekti. Aynı yılın Eylül ayında, Alfred Vail New York Üniversitesi’nde telgrafın gösteriminde asistanlık yaptı. Vail’in babası iyi bağlantıları olan mucit, avukat, topluluk lideri ve teknoloji yatırımcısıydı. Morse’un telgraf üstündeki çalışmalarını finanse etti.

Samuel F. B. Morse coğrafyacı ve papaz Jedidiah Morse ile Elizabeth Ann Breese Morse’un ilk çocukları olarak Massachusetts, Charlestown’da doğdu. Daha küçük bir çocukken Phillips Akademisi’ne katıldı daha sonra 14 yaşında yüksekokula başladı. Kendini sanata ve çok tanınan bir Amerikan ressam olan Washington Allston’ın öğrencisi olmaya adadı. Yale Üniversitesi’nde iken, Benjamin Silliman ve Jeremiah Day’in elektrik hakkındaki konferanslarına katıldı. Portre resimler yaparak kazandı. Ondokuz yaşında 1810 yılında Yale Üniversitesi’nden mezun oldu. Morse daha sonra 1811′de Allston’a Avrupa’ya giderken eşlik etti. Gidip döndükten sonra portre çizimi revaçta olduğu için ağırlığını portreye verdi. Eski Millet Meclisi (The Old House of Represantatives), Louvre Galerisi (The Gallery of The Louvre), Herkülün Sonu (The Dying Hercules) en ünlü tablolarıdır. Morse bir taşı ya da mermeri 3 farklı boyutta yontabilen mermer kesme makinesini etti. Morse bunun patentini alamadı, çünkü 1820′de Thomas Blanchard’ın benzer bir icadı vardı. 1826 senesinde Milli Güzel Sanatlar Akademisinin kurulmasında rol oynadı ve ilk başkanı oldu. 1832 senesinde New York Üniversitesi Resim ve Heykel Bölümü Profesörlüğüne getirildi. Telgraf çalışmalarına başlayınca portre çizimine ara verdi.

1839’da (Paris’den) Louis Daguerre tarafından Daugerreptype Fotoğrafçılığın ilk Amerikan tanımlamasını yayınladı. Morse Amerikan daugerreptypelara öncülük etti. 24 Mayıs 1844’de Morse Washington D.C.’de bulunan Yüksek Mahkeme binasından Baltimore, Maryland’de bulunan asistanı Alfred Vail’e şu telgraf mesajını gönderdi; “What hath God wrought” (İncil’den alıntı, Numaralar 23:23).

1872 yılında 80 yaşında New York 5 West 22. Sokakta ki evinde öldü ve Brooklyn, New York’ta bulunan Gren-Wood Mezarlığına gömüldü

Morse 1837′de elektrikli telgrafı icat etti. Joseph Henry, bugün Princeton Üniversitesi’nde bulunan çalışan ilk prototipi yapmıştı. Henry ayrıca, Morse’un O’Reilly’ye karşı dava açmasına rağmen yayınlayamadığı bilimsel dokümanlara da sahipti. Patent denemesi sürecinde, Morse’un avukatı, Morse’un kendi el yazısıyla yazılmış olan bilimsel dokümanların yakıldığını iddia etti. Joseph Henry zamanının açık kaynaklı teşebbüs sahiplerindendi ve Morse gizlilik avantajlarını elinde bulunduruyordu. 1837′de Morse cihazın patentini aldı. 1832′de, Morse elektomanyetik telgraf ve Dr. Charles T. Jackson’la yaptığı telgraf görüşmelerinde kullandığı Morse Kodları olarak bilinen sinyal alfabesi fikirlerini geliştirdi.

1830′da Roma’da öğrenim görürken, Danimarkalı/İzlandalı heykeltıraş Bertel Thorvaldsen tarafından eğitildi; Bazen bu iki sanatçı Antik Roma yıkıntılarında yürüyüşe çıkardı. Morse ayrıca Thorvaldsen’in portresini de yaptı. 1835 sonbaharında, Morse hareketli kâğıt şerit üstüne kayıt yapan bir telgraf geliştirdi ve sergiledi. 1836 başlarında, Morse kayıt yapan telgrafını Dr. Leonard Gale’e sundu. Aynı yıl topladığı 1496 oyla New York belediye başkanlığı seçimlerinde başarısız oldu.

Telfraf alıcısı

1838’de, Morse her harfe bir nümerik kod atanmış olan telgrafik sözlüğünü, telgrafik bir şifreyle değiştirdi. Alfred Vail ilk günlerden beri tartışılan bu basit kodların asıl mucididir. Bu konuda ki birçok yazıya göre Vail gerçek mucitti, buna karşın Morse ve taraftarları bunun akisini iddia etti.

1850’ler de Morse Kopenhag’a gitti ve heykeltıraşın mezarının da bulunduğu Thorvaldsen müzesini ziyaret etti. Kral VII. Frederick tarafından kabul ve Thorvaldsen’in 1830’da yapmış olduğu portresini vasiyeti gereği kraliyet ailesine bağışladı. Thorvaldsen’in portresi halen Danimarka Kraliçesi II. Margaret’tedir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Samuel_Morse

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Chester Carlson

Yazan: admin | Mucitler | Salı 28 Aralık 2010 12:08

Buradaki çalışmalarının ve patent çizimlerinin kopyalarını çıkarmakta yaşadığı güçlükler sonucu daha çabuk ve pratik şekilde kopya elde edeileceği yöntemler aradı. O dönemde pek çok şirketin çekerek ya da kimyasal yollarla kopya üretmeye çalıştığını biliyordu bu yüzde de Carlson elektrostatiğe yöneldi ve dört yıllık bir çalışmanın sonunda 1938 yılında kserografik kopyayı elde etmeyi başardı. Bu buluşa daha sonra eski ’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden “Xerografi” adı verildi. Carlson’ın bu buluşu ileriki yıllarda gelişmiş , , tarayıcı ve dijital baskı sistemleri gibi ürünlerin de ortaya çıkmasına neden oldu.

Carlson 1940 yılında bu buluşunun patentini aldı ancak sonraki yıllarda geliştirmek ve pazarlamak konusunda pek çok sıkıntıyla karşılaştı. 20′den çok şirket tarafından geri çevrildi, bu buluşa yatırım yapmaya değecek kadar önemli olmadığını düşündüler. Bu şirketler arasında IBM, General Electric, Kodak gibi büyük firmalar da vardı.[1] Uzun uğraşlar sonunda 1944 yılında Battelle Anıtsal Enstitüsü bu konuda ikna oldu. Daha sonra 1947 yılında New York’lu küçük bir şirket olan “Haloid Company” bugünkü adıyla Xerox Corporation kserografinin ticari haklarını satın aldı ve 11 yıl sonra ilk makinesini piyasaya sürdü.

California Teknoloji Enstitüsü bölümünü bitirdikten (1930) sonra bir süreliğine Bell Telephone Company’de çalıştı. Daha sonra New York’ta P.R. Mollary Company’nin patent bölümüne girdi.

Chester Floyd Carlson (d. 8 Şubat 1906, Washington – ö. 19 Eylül 1968, New York), ABD’li fizikçi. Elektrostatik kuru basım yöntemi olan kserografinin diğer bir deyişle fotokopinin mucidi.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Chester_Carlson

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,

Napalm

Yazan: admin | Genel | Pazartesi 20 Aralık 2010 02:15

Napalm bombası, belirli sayıda yanıcı sıvıların pelteleştirilmiş benzin ile karışımı.

Yapımı tehlikeli ve sakıncalıdır.

ABD, Vietnam Savaşı’nın sonlarına doğru daha güçlü bir Napalm’e ihtiyacı olduğunu, başlıca napalm tekeli olan DOW Checmical’a bildirdi. Ve böylece, daha korkunç olan Napalm-B karışımı ortaya çıktı. Bu karışımda ana yanıcı madde olarak, geleneksel Napalm’den daha farklı bir yön çizilerek KEROSEN ( Yakıtı jp-4 jp-8 vb.) kullanıldı. Bu ,da daha yüksek bir ısı ortaya çıkmasını sağladı. Hiçbir uluslararası kanun askeri amaçlı Napalm kullanımını yasaklamıyor[1], fakat sivil halka karşı kullanım 1980 yılında Birleşmiş Milletler kararıyla yasaklanmıştır. ABD, Fransa, İngiltere ve birçok Nato üyesi ülkede, ‘kimyasal silahları en kolay şekilde yok etme aracıdır’ görüşü nedeniyle hâlâ kullanılmaktadır.

Ceza Kanuna göre seferberlik vb. durumlar harici bu silahın siviller veya sivil mensublarca üretilmesi kanunen suçtur.

Napalm Bombası, aşağıdaki ülkelerde ya da ülkelerce bir savaşta kullanılmıştır:

Günümüzde kullanılan Napalm-B (Süper NAPALM)’ nin bileşenleri şunlardır:

II. Dünya Savaşı’nda, Harvard Üniversitesi’nden Fieser’in başkanlık ettiği bir grubu tarafından geliştirildi. İlk olarak Pasifik’te Tinian Savaşı’nda kullanıldı. Vietnam Savaşı fotoğrafçısı olan Kim Phuc, bir sözünde “Napalm hayal edebileceğiniz en korkunç silahtır. Su 100 derecede kaynar, napalm 800-1200 derece sıcaklık üretir.” demiştir. Bazı durumlarda, hızlı öldürdüğünden dolayı, kurbanlar fazla acı çekmez. Fakat sağ kurtulanlarda 3. ve 2. dereceden yanık oluşur.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Napalm

Tags: , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , ,

nükleer

Yazan: admin | icatlar | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:32

Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Kütlenin enerjiye dönüşümünü ifade eden, ’ a ait olan E=mc² (E: Enerji, m: kütle, c: Işığın sabit hızı) formülü ile ilişkilidir.

Nükleer enerji, 1896 yılında fizikçi Henri Becquerel tarafından kazara, uranyum maddesinin plakaları ile yanyana durması ve karanlıkta yayılan X-Ray ışınlarının farkedilmesi ile keşfedilmiştir.

Bunun gibi nedenlerle günümüzde dünyanın birçok yerinde ve Türkiye’de de nükleer karşıtı gruplar oluşmuştur. Bunlardan en ünlüleri; Yeşiller Partisi, Yeşil Barış (Greenpeace), Nükleer Karşıtı Platfom (NKP) ve Küresel Eylem Grubu (KEG) ‘dir. Nükleer enerji santralı yapılması istenilen Sinop ve Akkuyu’da ayrıca yerel bazlı nükleer-karşıtı örgütlenmeler de mevcuttur. Nükleer enerjinin sorununa hiçbir şekilde çözüm olmadığını bilimsel ve siyasi olarak da savunan bu grupların yanı kömüre oranla daha az karbondioksit salınımına sebep olduğu için çevreci olduğunu iddia eden nükleer lobi grupları da mevcuttur. [2]

Bununla beraber, kütle – enerji denklemi, tepkimenin nasıl oluştuğunu açıklamaz, bunu daha doğru olarak nükleer kuvvetler yapar. Nükleer enerjiyi zorlanmış olarak ortaya çıkarmak ve diğer enerji tiplerine dönüştürmek için nükleer reaktörler kullanılır.

26 Nisan 1986′da Ukrayna’daki Çernobil nükleer reaktöründe meydana gelen patlama ve sonucunda yayılan radyoaktif madde Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya’da yaşayan 336.000 insanın tahliyesine, 56 kişinin ölümüne, 4.000 doğrudan ilişkili kanser vakasına ve 600.000 kişinin sağlığının ciddi şekilde etkilenmesine sebep olmuştur [1]. Nükleer kalıntıların ürettiği radyoaktif bulut patlamadan sonra tüm Avrupa (Türkiye’de özellike Karadeniz ve Marmara bölgesi) üzerine yayılmış ve Çernobil’den yaklaşık 1100 km uzaklıktaki İsveç Formsmark Nükleer Reaktöründe çalışan 27 kişinin elbiselerinde radyoaktif parçacıklara rastlanmış ve yapılan araştırmada İsveç’teki reaktörün değil Çernobil’den gelen parçacıklar olduğu tespit edilmiştir.

Nükleer enerji, üç nükleer reaksiyondan biri ile oluşur:

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/N%C3%BCkleer

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

1954 tarihi

Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:32
  • 13 Temmuz – Frida Kahlo (d. 1907)
  • 7 Şubat – Dieter Bohlen, Alman müzisyen (Modern Talking).
  • 5 Haziran – Haluk Bilginer, oyuncu ve yönetmen.
  • 12 Eylül – Gülsin Onay, piyanist
  • 26 Nisan Burdur şeker fabrikası kuruldu
  • Edebiyat – Ernest Hemingway
  • 3 Ekim – Stevie Ray Vaughan, ABD’li blues gitaristi.
  • 14 Kasım – Condoleezza Rice
  • 3 Kasım – Henri Matisse (d. 1869)
  • 13 Temmuz – Sezen Aksu
  • 26 Şubat – Recep Tayyip Erdoğan 59. ve 60. hükumetler dönemi T.C Başbakanı.
  • 17 Temmuz – Angela Merkel, Alman politikacı, başbakan.
  • 7 Haziran – (d. 1912)
  • 15 Haziran – UEFA kuruldu.
  • 29 Kasım – Dink Johnson (d. 1892)
  • 9 Ekim – Dennis Stratton, İngiliz gitarist
  • 22 Ağustos – Veysel Çolak (şair, romancı)
  • 20 Temmuz – Keith Scott, Kanadalı müzisyen
  • 14 Temmuz – Jacinto Benavente (d. 1866)
  • 11 Temmuz – Henry Valentine Knaggs (d. 1859)
  • 12 Şubat – Dziga Vertov (d. 1896)
  • 14 Kasım – Yanni
  • 2 Mayıs – 1954 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri
  • Adanaspor Kuruldu.
  • 15 Temmuz – Mario Kempes, Arjantinli eski milli futbol oyuncusu
  • – Max Born, Walther Bothe
  • 28 Kasım – (d. 1901)
  • 29 – Oprah Winfrey
  • 25 Ocak – Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği, Berlin Konferansı’nda buluştu.
  • 25 Mayıs – Robert Capa (d. 1913)
  • 24 Ocak – Ferenc Herczeg, Macar yazarı (d. 1863)
  • 20 Temmuz – Nevşehir il oldu.
  • Kış aylarında istanbul boğazı karlar altında kalmıştı ve üstünde yürünilebilecek seviyeye kadar gelmişti.
  • – Linus Carl Pauling
  • 30 Mart – Kanada’nın ilk yeraltı geçidi Toronto’da açıldı.
  • 11 Ekim – Vojislav Šešelj, Sırp siyasetçi
  • 25 Aralık – Annie Lennox
  • İnegölspor Kuruldu.
  • 21 Eylül – Şinzo Abe, Japonya başbakanı
  • 19 Ocak – Cindy Sherman, ABD’li sanat fotoğrafçısı ve yönetmeni.
  • 18 Nisan – Albay Cemal Abdülnasır, Mısır’da krallığı darbeyle devirerek iktidarı ele geçirdi.
  • 14 Haziran – Sakarya ve Adıyaman il oldu.
  • 20 Mart – Mehmet Emin Kalmuk (d. 1869, İstanbul), hendese (Geometri) muallimi, ve müderrisi (Medrese hocası).
  • Muhsin Yazıcıoğlu Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı, 19. – 20. ve 23. dönem Sivas Milletvekili (ö. 2009)
  • 28 Aralık – Denzel Washington
  • DNA keşfedildi
  • 17 Mart – Türkiye Milli Futbol Takımı, Roma’da İspanya ile 2-2 berebere biten maç sonunda kura atışlarıyla tarihinde ilk kez FIFA Dünya Kupası finallerine katılmaya hak kazandı.
  • 27 Ocak – Köy Enstitüleri kapatıldı.
  • Kenan Onuk (ö. 2005)
  • 15 Şubat – Matt Groening, Simpsonlar’ın yaratıcısı ABD’li karikatürist.
  • 16 Ağustos – James Cameron, yönetmenlik yanında senarist ve prodüktördür
  • 26 Kasım – Kapalı Çarşı’da büyük bir yangın çıktı.
  • 30 Kasım – Wilhelm Furtwängler (d. 1886)
  • 22 veya 23 Kasım – Sait Faik Abasıyanık, yazarı (d. 1906)
  • Tıp – John Franklin Enders, Huckle Weller, Frederick Chapman Robbins
  • Barış – Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1954

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1946 tarihinde

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:27
  • 7 – Demokrat Parti kuruldu.
  •  ? – Pacita Abad, Filipinli ressam (ö. 2004)
  • 15 Haziran – Demis Roussos, Yunan şarkıcı
  • 4 Kasım – Robert Mapplethorpe, sanatçısı
  • 31 Mayıs – Varto’da meydana gelen 5.7 lik depremde 839 kişi öldü.
  • 22 Ocak – Cihan Ünal, tiyatro sanatçısı
  • 25 Ocak – İş ve İşçi Bulma Kurumu kuruldu.
  • 9 Temmuz – Ankara Valisi Nevzat Tandoğan intihar etti.
  • 5 Nisan – Yavuz Turgul, Türk gazeteci, filmi yönetmeni ve senarist.
  • 7 Ağustos – John C. Mather, ABD’li astrofizikçi
  • 19 Nisan – Duygu Asena, Türk gazeteci, yazar
  • 30 Haziran – Nikolay Morozov, Rus adamı ve Yeni Kronoloji’nin kurucusu (d. 7 Temmuz 1854)
  • 15 Mart – Mahir Çayan, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi lideri (30 Mart 1972).
  • 5 Şubat – Charlotte Rampling, İngiliz oyuncu
  • 20 Mayıs – Cher, şarkıcı, oyuncu
  • 15 Şubat – Yves Cochet, politikacı, yazar
  • 4 Kasım – Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü kuruldu
  • 5 Eylül – Freddie Mercury, İngiliz sanatçı
  • 30 Aralık – Patti Smith, ABD’li müzisyen ve şair
  • 21 Temmuz – Türkiye’de muhalefetin de katıldığı ilk genel ve tek dereceli seçim yapıldı.CHP 396, DP 61, Bağ. 7 milletvekilliği kazandı.
  • 6 Temmuz – George W. Bush
  • 7 Eylül – TL devalüe .
  • 6 Temmuz – Sylvester Stallone, ABD’li sinema oyuncusu, senarist ve yönetmen
  • 12 Şubat – Ajda Pekkan, Türk müzisyen
  •  ? – Dion Fortune, Tam tarih belli değil
  • 20 Haziran – Zülfü Livaneli, Türk besteci, yazar, politikacı, yönetmen.
  • 24 Mayıs – Ayten Uncuoğlu, Türk oyuncu
  • 23 Şubat – Hacıyunuszade Mehmet Güneşdoğdu (d. 1871) TBMM 4. ve 5. dönem Samsun milletvekili.
  • 4 Temmuz – Ankara Üniversitesi kuruldu.
  • 1 Ekim – Ewa Kłobukowska, Polonyalı atlet
  • 23 Haziran – Amerikan basketbol ligi kuruldu.
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1946

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Chester F. Carlson kimdir

    Yazan: admin | Mucitler | Cumartesi 7 Ağustos 2010 16:26

    Buradaki çalışmalarının ve patent çizimlerinin kopyalarını çıkarmakta yaşadığı güçlükler sonucu daha çabuk ve pratik şekilde kopya elde edeileceği yöntemler aradı. O dönemde pek çok şirketin çekerek ya da kimyasal yollarla kopya üretmeye çalıştığını biliyordu bu yüzde de Carlson elektrostatiğe yöneldi ve dört yıllık bir çalışmanın sonunda 1938 yılında kserografik kopyayı elde etmeyi başardı. Bu buluşa daha sonra eski ’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden “Xerografi” adı verildi. Carlson’ın bu buluşu ileriki yıllarda gelişmiş , , tarayıcı ve dijital baskı sistemleri gibi ürünlerin de ortaya çıkmasına neden oldu.

    Carlson 1940 yılında bu buluşunun patentini aldı ancak sonraki yıllarda geliştirmek ve pazarlamak konusunda pek çok sıkıntıyla karşılaştı. 20′den çok şirket tarafından geri çevrildi, bu buluşa yatırım yapmaya değecek kadar önemli olmadığını düşündüler. Bu şirketler arasında IBM, General Electric, Kodak gibi büyük firmalar da vardı.[1] Uzun uğraşlar sonunda 1944 yılında Battelle Anıtsal Enstitüsü bu konuda ikna oldu. Daha sonra 1947 yılında New York’lu küçük bir şirket olan “Haloid Company” bugünkü adıyla Xerox Corporation kserografinin ticari haklarını satın aldı ve 11 yıl sonra ilk makinesini piyasaya sürdü.

    Chester Floyd Carlson (d. 8 Şubat 1906, Washington – ö. 19 Eylül 1968, New York), ABD’li fizikçi. Elektrostatik kuru basım yöntemi olan kserografinin diğer bir deyişle fotokopinin mucidi.

    California Teknoloji Enstitüsü bölümünü bitirdikten (1930) sonra bir süreliğine Bell Telephone Company’de çalıştı. Daha sonra New York’ta P.R. Mollary Company’nin patent bölümüne girdi.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Chester_F._Carlson

    Tags: , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

    Sonraki Sayfa »