10 gigabit Ethernet standartları ailesi tekli mod fiber (uzun erimli), çoklu mod fiber (300 m’ye kadar), bakır arkayüzey (1 m’ye kadar) ve bakır bükülü tel çifti (100 m’ye kadar) için ortam tiplerini ihtiva eder. İlk olarak IEEE Std 802.3ae-2002 olarak yayımlanmıştır, ancak halihazırda IEEE Std 802.3-2008 içinde bir bölümdür.
Ethernet bu öncel ve göreceli olarak basit kavramdan, günümüzdeki pek çok LAN altyapısını oluÅŸturan karmaşık aÄŸ teknolojisi yapısına evrimleÅŸmiÅŸtir. EÅŸmerkezli kablolamanın yerini düşük kurulum masrafı, yüksek güvenilirlik, noktadan-noktaya aÄŸ yönetimi ve arıza bulma kolaylıkları gibi avantajlar sebebiyle Ethernet hub ‘lar ile birleÅŸtirilmiÅŸ noktadan-noktaya baÄŸlantılar ve/veya aÄŸ anahtarları almıştır. StarLAN Ethernet’in eÅŸmerkezli kablolama yapısından hub ile yönlendirilen bükülü tel çifti aÄŸ yapısına evrimleÅŸmesindeki ilk adımdır. Bükülü tel çifti kablolamanın geliÅŸi kurulum masraflarını eski Ethernet teknolojileri de dahil olmak üzere benzer teknolojilere kıyasla dramatik olarak düşürmüştür.
2009 yılı itibarıyla, 40 Gigabit Ethernet ve 100 Gigabit Ethernet (100GbE) standartları halen taslak aşamasındadır.
İlk eşikler CPU üzerinde çalışan bir yazılım ile her paketi tek tek incelemekteydi ve bazıları trafik yönlendirmede özellikle de aynı anda pek çok porta servis verdiklerinde hublara oranla çok daha yavaştı. Bu durum kısmen, Ethernet paketlerinin bir arabelleğe alınması, hedef adresinin bilinen MAC adresleri tablosuyla karşılaştırılıp paketin başka bir alana yönlendirilip yönlendirilmemesi kararının verilmesi gerektiğinden kaynaklanmaktaydı.
Bükülü tel çifti ya da fiber baÄŸlantılı bir alan her iki ucu da bir hub’a baÄŸlanmadan kullanıldığında bu alanda tam çift yönlü(İngilizce: full-duplex) Ethernet kullanılabilir. Tam çift yönlü modda her iki aÄŸ aygıtı herhangi bir çakışma olmaksızın aynı anda birbirlerine veri gönderip alabilirler. Bu yöntem kullanılan veri baÄŸlantısının bant geniÅŸliÄŸini iki katına çıkarır ve zaman zaman “iki kat baÄŸlantı hızı” (örnek: 200 Mbit/s) olarak da lanse edilmektedir. Ancak bu terminoloji yanlıştır, zira performan ancak her iki yönde giden paketleri birebir olduÄŸunda tam olarak ikiye katlanabilecektir, ki bu da pratikte pek mümkün olmamaktadır. Çakışma alanının ortadan kaldırılması aynı zamanda—bazı fiber Ethernet türevlerinde çok belirgin olduÄŸu üzere—baÄŸlantının bant geniÅŸliÄŸinin tamamen kullanılabilmesi ve alan mesafesinin çakışma önleme donanımları gereksinimi ile sınırlı olmaması anlamına gelmektedir.
Bu sorunları gidermek için donanım katmanını soyutlayarak veri baÄŸlantısı katmanında iletiÅŸime olanak veren eÅŸikleme geliÅŸtirildi. EÅŸikleme sayesinde bir Ethernet alanından diÄŸerine sadece doÄŸru biçimlendirilmiÅŸ paketler yönlendirilmekte, çakışmalar ve hatalı paketler tecrit edilmektedir. EÅŸikler MAC adresleri ‘ni izleyerek aÄŸ aygıtlarının nerelerde olduklarını tespit etmekte ve hedef adresi doÄŸru istikamette konumlandıramadıklarında alanlar arasında paket yönlendirmeye izin vermemektedirler.
2009 yılı itibarıyla, 10 gigabit Ethernet taşıyıcı ağlarda baskın teknoloji olmuştur ve 10GBASE-LR ile 10GBASE-ER kaydadeğer pazar payına sahiptir.
Halihazırda, kullanılan fiziksel ortam ve hız yönünden farklılıklar gösteren pek çok Ethernet türü vardır. En yaygın olarak kullanılan türler 10BASE-T, 100BASE-TX, ve 1000BASE-T ‘dir. Her üçünde de 8P8C modüler konnektör kullanılır. Sırasıyla 10 Mbit/s, 100 Mbit/s, and 1 Gbit/s veri hızlarında çalışmaktadırlar. Ancak her birinin çalışabilmesi için farklı kablolama grektiÄŸinden kurulumcular sunuculara yapılan kısa baÄŸlantılar haricinde 1000BASE-T yi kullanmaktan uzak durmaktadırlar.
Ethernet’in uluslararası standart olarak kabulü de Fromm’un IEC TC83 ve ISO TC97SC6 arasındaki diplomatik çalışmaları sayesinde gerçekleÅŸti ve ISO/IEEE 802/3 Uluslararası Standartı 1984 yılında onaylandı.
Çakışmalar doÄŸaları gereÄŸi çıktıyı düşürürüler. Pek çok sunucunun çok sayıda kısa veri çerçevesi göndermeye çalıştığı en kötü koÅŸulda çakışmalar çıktıyı dramatik olarak düşürebilir. Ancak 1980 yılında Xerox tarafından yayınlanan bir rapor 20 hızlı uç noktanın aynı Ethernet bölümünde farklı boyuttaki paketleri mümkün olduÄŸunca hızlı göndermeye çalıştığı bir senaryonun sonuçlarını özetlemektedir.[4]. Sonuçlar 64 Bayt’lık en küçük Ethernet çerçevelerinde dahi aÄŸdaki çıktı standardının %90 olduÄŸunu ortaya koymaktadır. Bu oran aÄŸa eklenen her yeni aÄŸ aygıtının andaç beklemelerinden dolayı ciddi çıktı azalmasından muzdarip olan token ring, token bus gibi andaç geçirmeli aÄŸlar ile kıyaslanabilir.
Novell NetWare 1990′ların ortalarına kadar bu çerçeve tipini varsayılan çerçeve olarak kullanmış, ve o dönemde Netware IP’den daha yaygın olduÄŸundan dünya Ethernet trafiÄŸinin büyük bölümü IPX taşıyıcı “taslak” 802.3 protokolünde taşınmıştır. Netware 4.10′dan beri Netware, IPX kullanımında varsayılan çerçeve tipi olarak LLC kullanılan IEEE 802.2′yi benimsemiÅŸtir(Netware Frame Type Ethernet_802.2).(Bakınız: Kaynakça “Ethernet Framing”)
Ethernet ilk olarak ortak bir eÅŸeksenli kablo üzerinden birbirine baÄŸlanan bilgisayarların yayın iletimi yöntemiyle haberleÅŸmesi fikrine dayalıydı. Kullanılan yöntemler kısmen radyo sistemlerine benzemekteydi, ancak, kablolu bir yayın iletimi sistemindeki çakışmaları saptamanın radyo yayınına kıyasla çok daha kolay olması gibi temel farklılıklar da mevcuttu. “Ethernet” adı iletiÅŸim kanalını oluÅŸturan ortak kablonun ether ‘e benzetilmesinden gelmekteydi.
802.2 LLC başlık kısmı incelenerek sonraki başlık kısmının SNAP (subnetwork access protocol) protokolünde olup olmadığı tespit edilebilir. Özellikle OSI ağ yığını için tasarlanmış bazı protokoller, veri-bloğu ve bağlantı yönelimli ağ hizmetleri sunan 802.2 LLC üzerinde doğrudan çalışırlar. LLC başlık kısmı hizmet erişim noktası(İngilizce: service access point)ya da OSI terminolojisinde SAP denilen ilave iki adet 8-bitlik adres alanı içerir; hem kaynak hem de hedef SAP alanına 0xAA yazıldığında bu SNAP hizmeti isteği anlamına gelmektedir. SNAP başlık kısmı EtherType değerlerinin tüm IEEE 802 protokolleriyle kullanımına izin vermesinin yanında özel protokol ID alanlarını da destekler. IEEE 802.3x-1997 ile Ethernet standardı MAC adresi alanlarından sonra gelen 16-bitlik alanın uzunluk ya da tip alanı olarak kullanılmasına izin verecek şekilde değiştirilmiştir.
10/100 Mbit/s’de autonegotiation gerekli olmamakla birlikte IEEE 802.3u tarafından varsayılan uygulama olarak önerilmektedir. Ancak 1000baseT aygıtların zamanlayıcı kaynağını belirlemek için autonegotiation yapması gereklidir. Her aÄŸ noktasında autonegotiation’ın etkinleÅŸtirilmesi 10/100Mbit/s’den 1000baseT anahtar ve LAN’a geçiÅŸi kolaylaÅŸtırır.
Eşmerkezli kablo kullanan ethernet kartlarıdır. Eşmerkezli kablonun ucuna BNC konnektörü takılır. 10 Mbit/s veri iletimini sağlar.
Ethernet tekrarlayıcı kullanarak daha uzun kablolama yapmak mümkündür. Tekrarlayıcılar bir Ethernet kablosundan aldığı zayıflamış işareti yükselterek diğer kabloya gönderirler. Eğer bir çakışma saptanırsa tekrarlayıcı çakışmanın diğer cihazlar tarafından da saptanmasını garantilemek için ağ üzerindeki tüm veri giriş/çıkış noktalarına bir karıştırma işareti yollar. İki sunucu arasında üçüne bağlı cihazlar olabilen en fazla beş adet Ethernet bölümü olabilecek şekilde tekrarlayıcılar kullanılarak bağlantı yapılabilir. Tekrarlayıcılar sürekli çakışmaları algılayarak doğru sonlandırılmamış bağlantıları ağın diğer bölümlerinden ayırabilirler. Dolayısıyla kablo kırıklarından kaynaklanan problemleri hafifletirler: Herhangi bir eşmerkezli Ethernet kablosu kırıldığında, bu bölümdeki cihazlar çalışmaya devam edemeyecek, ancak tekrarlayıcılar sayesinde diğer ağ bölümleri çalışmaya devam edebilecektir. Ancak arızalı bölümün ağ yapılandırmasındaki konumu yüzünden diğer ağ bölümleri önemli sunuculara erişemeyeceğinden bu kullanım çok da etkin olmayabilir.
Ethernet trafiğinin trafik mühendisliği ile benzerlikler gösterdiği gözlemlenmiştir.[kaynak belirtilmeli]
Kullanıcılar yıldız aÄŸ topolojisinde kablolamanın, öncelikli olarak sadece yıldız baÄŸlantı noktasındaki hataların kötü bir aÄŸ bölümlemesi ortaya çıkarması gibi avantajlarını keÅŸfettiler ve üreticiler de yıldız noktasında daha az tekrarlayıcı gereksinimi oluÅŸturacak çok portlu tekrarlayıcılar üretmeye baÅŸladılar. Çok portlu Ethernet tekrarlayıcılar “Ethernet Hub” olarak adlandırılmaya baÅŸlandı. en:Digital Equipment Corporation DEC ve SynOptics gibi aÄŸ sistemleri üreticileri pek çok 10BASE2 eÅŸmerkezli alanı birbirine baÄŸlayan hub’lar ürettiler. Ayrıca çok portlu alıcı-göndericiler ya da “fan-out” ‘lar da bulunmaktaydı. Bunlar birbirlerine ve/veya eÅŸmerkezli omurgaya baÄŸlanabilmekteydi. DEC’in DELNI ‘si bilinen erken dönem cihazlardan biridir. Bu cihazlar AUI baÄŸlantılı birden fazla sunucunun aynı alıcı-göndericiyi paylaÅŸmasına imkân veriyordu. Aynı zamanda eÅŸmerkezli kablo kullanmaksızın küçük çaplı ayrık Ethernet bölümleri oluÅŸturulmasına da olanak saÄŸlamaktaydılar.
Tekrarlayıcılar kablo kırıkları gibi Ethernet alanlarıyla ilgili bazı sıkıntıları gidermekle beraber yine de tüm trafiği tüm ethernet aygıtlarına yönlendirmekteydiler. Bu durum bir Ethernet ağının en fazla kaç makine tarafından kullanılabileceğini pratik olarak kısıtlamaktaydı. Ayrıca tüm ağ bir çakışma ortamı idi, tüm sunucular ağ üzerinde herhangi bir noktadaki çakışmaları algılayabilmek zorunda idi ve en uzak iki nokta arasındaki tekrarlayıcı sayısı sınırlıydı. Son olarak da tekrarlayıcılarla birbirlerine bağlanan Ethernet alanları aynı hızda çalışmak zorundaydı, dolayısıyla aşamalı olarak geliştirme yapmak imkânsızdı.
İlave olarak her dört Ethernet çerçeve tipi seçmeli olarak hangi Sanal AÄŸ’a (İngilizce: Virtual LAN(VLAN)) ait olduklarını ve IEEE 802.1p önceliklerini belirtmek için bir IEEE 802.1Q etiketi kullanabilirler. Bu enkapsülasyon IEEE 802.3ac ‘de tanımlanmıştır ve maksimum çerçeve boyutunu 4 bayt artırarak 1522 bayt’a yükseltir.
Normal ağ kablosundaki renk dizilimi şöyledir; Turuncu beyaz turuncu , yeşil beyaz mavi , mavi beyaz yeşil , kahverengi beyaz kahverengi,
Modelleme nominal kapasitenin 40%’ı gibi yüklenmelerin çakışma tabanlı aÄŸları kararsız hale getirebileceÄŸini gösterdiÄŸinden bu rapor tartışmalıdır. İlk dönemlerde pek çok araÅŸtırmacı CSMA/CD protokolünün inceliklerine hakim olmadıklarından gerçek Ethernet’ten farklı (kötü anlamda) aÄŸ modellemeleri yapmışlardır.[5]
DEC’ten Gary Robinson, Intel’den Phil Arst ve Xerox’tan Bob Printis “Blue Book” olarak bilinen LAN spesifikasyonu olmaya aday ilk CSMA/CD spesifikasyonunu yayınladı. IEEE üyeliÄŸi öğrenciler de dahil tüm profesyonellere açık olduÄŸundan bu yeni teknoloji üzerine sayısız yorum geldi.
IEEE 802.1Q etiketi, eÄŸer mevcutsa, Kaynak MAC ve EtherType ya da Uzunluk alanları arasına yerleÅŸtirilir. Etiketin ilk iki baytı 0×8100 deÄŸerinde olan Etiket Protokol Tanımlayıcısıdır (İngilizce: Tag Protocol Identifier (TPID)). Etiketsiz çerçevelerde bu EtherType/Uzunluk alanı ile aynı yerde bulunur, dolayısıyla EtherType alanında bulunan 0×8100 deÄŸeri çerçevenin etiketli olduÄŸunu belirtir ve gerçek EtherType/Uzunluk deÄŸeri etiketten sonra gelir. Etiket içinde TPID’yi Etiket Kontrol Bilgisi(İngilizce: Tag Control Information (TCI)) takip eder (IEEE 802.1p önceliÄŸi (hizmet kalitesi) bilgisi ve Sanal AÄŸ kimliÄŸi).
“BaÄŸlantı Ünitesi Arayüzü” (İngilizce: Attachment Unit Interface (AUI)) alıcı-vericisi bilgisayarların sırayla kabloya eriÅŸimini saÄŸlamaktaydı (daha sonraları thin Ethernet ‘in çıkmasıyla alıcı-vericiler aÄŸ baÄŸdaÅŸtırıcının içine entegre edildi. Pasif kablolama küçük Ethernet aÄŸları için yüksek seviyede güvenilir olmakla birlikte tek bir noktadaki kablo hasarı ya da arızalı bir konnektör bütün bir Ethernet alanını kullanılamaz hale getirebileceÄŸi için büyük ve geniÅŸletilmiÅŸ aÄŸlarda pek de günenilir deÄŸildi. Çok noktalı aÄŸlarda ise bazı nodların düzgün çalışmasına raÄŸmen diÄŸerlerinin elektriksel bir hata yüzünden düzgün çalışmamasından kaynaklanan çözülmesi oldukça zor arıza karakteristikleri olabilmekteydi.
Anahtarlamalı basit Ethernet ağlarının hub tabanlı Ethernet ile bir miktar gelişme olmasına rağmen yine de bazı sıkıntıları vardır, bunlar özetle:
Teknik kabiliyetlerine raÄŸmen Ethernet’in baÅŸarısı hızlı standartlaÅŸtırılmasına baÄŸlıydı. Bunun için Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (İngilizce: Electrical and Electronics Engineers (IEEE)), Avrupa Bilgisayar Üreticileri BirliÄŸi(İngilizce: European Computer Manufacturers Association (ECMA)), Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (İngilizce: International Electrotechnical Commission (IEC)) ve Uluslararası StandartlaÅŸtırma Kurumu (İngilizce: International Organization for Standardization (ISO)) içinde koordineli çalışmalar yürütülmesi gerekliydi.
AÅŸağıdaki tablodan 10 Mbit/s Ethernet’in net bit oranının yaklaşık olarak 9.75 Mbit/s olduÄŸu hesaplanabilir (1500′er baytlık maksimum boyutlu paketlerin ardarda gönderildiÄŸi varsayılmıştır):
Ethernet istasyonları birbirlerine donanım katmanı üzerinden veri bloklarından oluÅŸan ve ayrı ayrı gönderilip alınan veri paketleri göndererek haberleÅŸir. DiÄŸer IEEE 802 LAN’larda olduÄŸu gibi her Ethernet istasyonunun paket gönderme ve alma adreslerini belirleyen 48-bitlik kendine özgü MAC adresleri vardır. AÄŸ baÄŸdaÅŸtırıcı kartları (İngilizce: Network Interface Card (NIC)) ya da çipleri normalde diÄŸer Ethernet istasyonlarına gönderilen paketleri kabul etmezler. BaÄŸdaÅŸtırıcılar genellikle kendine özgü tek bir global adrese sahip olarak gelir ancak kart deÄŸiÅŸtirildiÄŸinde adres çakışması olmaması ya da yerel yönetim aÄŸları içinde kullanıldıklarında bu adres deÄŸiÅŸtirilebilir.
Günümüzde RJ-45 konnektörlü ethernet kartları üretilmektedir. Bu kartlar 10 Mbit/s, 10/ 100 Mbit/s, 1000 Mbit/s veri aktarım hızlarına sahiptir.
Fiziksel yıdız topolojisine raÄŸmen hub’lı Ethernet aÄŸları halen minimal hub aktivitesi ve paket çakışmaları için çakışma güçlendirme sinyali ile yarı-duplex ve CSMA/CD kullanmaktadırlar. Her paket hub üzerindeki her bir port’a gönderilir, dolayısıyla bant geniÅŸliÄŸi ve güvenlik problemleri ile ilgilenilmez. Hub’ın toplam çıktısı tek bir baÄŸlantınınki ile sınırlıdır ve tüm baÄŸlantılar aynı hızda çalışmak zorundadır.
Farklı çerçeve tipleri farklı formatlara ve MTU değerlerine sahiptir, ancak aynı paylaşımlı ortamda birarada bulunabilirler.
StarLAN ile baÅŸlayıp 10BASE-T ile devam eden Zırhsız bükülü tel çifti kablo üzeri Ethernet (İngilizce: Ethernet on unshielded twisted-pair cables (UTP)) yalnızca noktadan-noktaya baÄŸlantılar için tasarlanmış olup tüm sonlandırma cihazların içine yerleÅŸtirilmiÅŸti. Bu durum hub’ları büyük aÄŸları birbirine baÄŸlayan özelleÅŸmiÅŸ bir cihaz olmaktan çıkarıp ikiden fazla aÄŸ aygıtından oluÅŸan her bükülü tel çifti ağının kullanmak zorunda olduÄŸu bir cihaz haline getirdi. Bu durumdan kaynaklanan aÄŸaç yapısı bir uç noktada ya da kablosundaki arızanın aÄŸ üzerindeki diÄŸer aygıtları etkilemesini engelleyerek Ethernet aÄŸlarını daha güvenilir kılmıştır. Yine de bir hub ya da hublar arası bir nakil hattı arızası pek çok kullanıcıyı etkileyebilmektedir. Ayrıca bükülü tel sistemlerin noktadan-noktaya olması ve sonlandırma donanımının cihaz içinde bulunması bir port için gerekli boÅŸ panel alanını ciddi oranda küçülterek pek çok porta sahip hub’ların tasarımına ve Ethernet’in bilgisayar anakartlarına entegre edilmesine olanak saÄŸlamaktadır.
Bükülü kablo çifti kullanan ethernet kartlarıdır. Bükülü kablo çiftinin ucuna RJ-45 konnektörü takılır. 10, 100, 1000 Mbit/s hızlarında veri iletimini sağlarlar.
Ethernet ilk olarak 1973-1975 yılları arasında Xerox PARC tarafından geliÅŸtirildi.[2] 1975 yılında Xerox Robert Metcalfe, David Boggs, Chuck Thacker ve Butler Lampson adına bir patent baÅŸvurusunda bulundu (U.S. Patent 4.063.220: Multipoint data communication system (with collision detection)). 1976′da, sistemin PARC’da kullanıma girmesinin ardından Metcalfe ve Boggs taslak bir metin yayımladılar.[3]
8P8C modüler konnektör yapısının (RJ45 ile karıştırılmamalıdır) kullanıldığı bükülü tel çifti Ethernet sistemleri için 10BASE-T yarı çift yönlü, 10BASE-T tam çift yönlü, 100BASE-TX yarı çift yönlü,… gibi çok farklı alternatif iletiÅŸim modları mevcuttur ve aÄŸ aygıtlarının büyük çoÄŸunluÄŸu da farklı iletiÅŸim modlarıyla uyumludur. 1995 yılında birbirine baÄŸlı iki aÄŸ arayüzünün karşılıklı uzlaÅŸma (İngilizce: Autonegotiation) ile en uygun iletiÅŸim modunu belirlemesine olanak veren IEEE 802.3u (100baseTX) standardı yayımlanmıştır. Bu sistem tüm cihazların autonegotiate edecek ÅŸekilde ayarlandığı aÄŸ yapılarında baÅŸarıyla çalışmaktadır.
802.2 Ethernet türleri günümüzde henüz IP üzeri Netware’e güncellenmemiÅŸ büyük kurumsal Netware altyapıları dışında yaygın olarak kullanılmamaktadır. GeçmiÅŸte pek çok kurumsal aÄŸ Ethernet ile IEEE 802.5 Token Ring ya da FDDI aÄŸları arasında çevrim yapabilmek için 802.2 Ethernet’i desteklemiÅŸtir. Bugün kullanılmakta olan en yaygın çerçeve tipi Internet Protokolü-tabanlı aÄŸlar tarafından en çok kullanılmakta olan ve IPv4 için EtherType alanında 0×0800, IPv6 için 0x86DD bulunan Ethernet Version 2′dir.
Bekleme süreleri yüzünden çift yönlülük uygunsuzluğunun etkisi tamamen devre dışı değil ancak son derece yavaş bir ağ işlevselliği olmaktadır. Düşük trafikli bağlantılarda bu tolere edilebilir ancak bant genişiliği yüksek transferlerde çok ciddi olarak sorun yaratır, hatta iletişimin tamamen kesilmesine neden olabilir.
İlk Ethernet aÄŸlarında (10BASE5) CSMA/CD paylaşım ortamı olarak vampir tapası ile birlikte kalın sarı kablolama kullanılmaktaydı. Sonrasında 10BASE2 Ethernet’te CSMA/CD paylaşım ortamı olarak daha ince eÅŸmerkezli kablolama ve BNC konnektörler kullanılmıştır. Daha yeni olan StarLAN 1BASE5 ve 10BASE-T Ethernet’te 8P8C modüler konnektör ile Ethernet hub ‘lara baÄŸlanılan eÅŸmerkezli kablolama kullanılmıştır.
Ethernet Yerel Ağlar (İngilizce: Local Area Network(LAN)) için kullanılan Veri Çerçevesi (İngilizce: Data Frame) tabanlı bir bilgisayar ağı teknolojileri ailesidir. Kelimenin kökeni ether den gelmektedir. OSI ağ modelinin Donanım Katmanı için Veri Bağlantısı Katmanı/ Ortam Erişim Kontrolu (İngilizce: Media Access Control(MAC)) üzerinden ağ erişimi yoluyla bir dizi kablolama ve sinyalleşme standardı ve ortak bir adresleme formatı tanımlar.
Donanım katmanının tüm iÅŸlevselliÄŸi (hız, çift yönlülük, zamanlayıcı kaynağı ve akış denetimi) autonegotiation ile denetlendiÄŸinden tüm aygıtlarda etkinleÅŸtirilmesinde bir sakınca yoktur. ÖrneÄŸin tek hızlı bir baÄŸlantı için negotiation’u etkinleÅŸtirip sadece tek hız için negotiate edilebilinir. Autonegotiation etkin olmayan eski metod anahtar ve LAN kartları tarafından artık kullanılmamaktadır.
Ethernetin çok yaygın olması, donanım maliyetinin giderek düşmesi ve bükülü tel çifti Ethernet arayüzünün fazla yer kaplamaması nedeniyle pek çok üretici PC anakartlarına Ethernet arayüzü koymakta, böylelikle ayrı bir ağ bağdaştırıcı kartına gerek kalmamaktadır.
Bütün iletiÅŸim tek bir kablo üzerinden gerçekleÅŸtiÄŸi için bir bilgisayar tarafından gönderilen bilgi belirli bir noktaya hedeflenmiÅŸ olsa dahi aÄŸa baÄŸlı tüm bilgisayarlarca alınmaktadır. AÄŸ baÄŸdaÅŸtırıcı kartı yalnızca kendisine gönderilen paketleri yakaladığında baÄŸlı olduÄŸu CPU ‘ya kesme gönderir, gelen her pakette CPU ‘ya kesme göndermek için özel bir moda geçirilmediÄŸi sürece kendisine gönderilmeyen paketleri dikkate almaz. “Biri konuÅŸur, herkes dinler” ÅŸeklindeki bu özellik paylaşımlı ortam kullanan Ethernet için bir güvenlik zaafı oluÅŸturur. Zira Ethernet ağındaki herhangi bir nod isterse tüm aÄŸ trafiÄŸine kulak misafiri olabilmektedir. Ayrıca tek bir ortak kablo kullanımı da bant geniÅŸiliÄŸinin paylaşıldığı anlamına geldiÄŸinden, örneÄŸin enerji kesilip geri gelmesi gibi durumlarda tüm Ethernet nodları yeniden baÅŸlayacağından aÄŸ trafiÄŸinin son derece yavaÅŸlamasına neden olabilmektedir.
Yüksek Hızlı Ethernet ‘in ilk zamanlarında Ethernet AÄŸ Anahtarları göreceli olarak pahalı cihazlardı. Hub’ların sıkıntısı aÄŸa herhangi bir 10BASE-T aÄŸ aygıtı baÄŸlanması durumunda tüm ağın 10 Mbit/s hızında çalışması zorunluluÄŸuydu. Bu nedenle Dual hızlı hub olarak bilinen, iÅŸlevsellik olarak aÄŸ anahtarı ile hub için bir ortayol sayılabilecek cihazlar geliÅŸtirildi. Bu cihazlarda 10BASE-T (10 Mbit/s) ve 100BASE-T (100 Mbit/s) Ethernet alanlarını birbirinden ayıran iki noktalı dahili bir anahtar mevcuttu. Cihaz tipik olarak ikiden fazla fiziksel aÄŸ baÄŸlantısına sahipti. Herhangi bir aÄŸ baÄŸlantısına baÄŸlı olan bir istasyon aktif hale geçince cihaz bunu uygun olarak ya 10BASE-T alanına ya da 100BASE-T alanına baÄŸlamaktaydı. Bu cihazlar sayesinde 10BASE-T ‘den 100BASE-T aÄŸlarına geçiÅŸ süreci “ya hepsi ya da hiçbiri” yöntemiyle yapılmaktan kurtulmuÅŸ oldu. BU cihazlar hub olarak deÄŸerlendirilirler, çünkü aynı hızda baÄŸlanan cihazlar arasındaki aÄŸ trafiÄŸini anahtarlamazlar.
Paketler genelde yalnızca hedeflenen port’a ulaÅŸtırıldığından anahtarlamalı Ethernet paket trafiÄŸi paylaşımlı ortam Ethernet’e oranla biraz daha az umuma açıktır. Buna raÄŸmen ARP spoofing ya da MAC flooding gibi yöntemlerle kolaylıkla çökertilebileceÄŸinden halen güvensiz bir aÄŸ teknolojisi olarak deÄŸerlendirilmelidir. Bant geniÅŸliÄŸi avantajları, aÄŸ aygıtlarının birbirinden biraz daha fazla soyutlanmış olması, farklı hızdaki aÄŸ aygıtlarını kolaylıkla biraraya getirilebilmesi ve anahtarlamasız Ethernet’teki zincirleme sınırlamalarının elimine edilmiÅŸ olması gibi artıları anahtarlamalı Ethernet’i en yaygın aÄŸ teknolojisi durumuna getirmiÅŸtir.
Ethernet kampında, bu Xerox Star iÅŸlemcisi ve 3COM’un Ethernet LAN ürünlerinin pazara sürülmesinde risk oluÅŸturmaktaydı. Kafalarında bu iÅŸ kaygıları ile David Liddle(GM Xerox Office Systems) ve Bob Metcalfe(3Com) Siemens Private Networks ‘ten Fritz Röscheisen’in geliÅŸen ofis iletiÅŸim pazarında iÅŸbirliÄŸi önerisini kuvvetle desteklediler, böylece Ethernet’in uluslararası standart haline gelmesi için Siemens ‘in desteÄŸini arkalarına aldılar (10 Nisan, 1981). IEEE 802′deki Siemens temsilcisi Ingrid Fromm Avrupa standardizasyon kuruluÅŸu ECMA içinde ECMA TC24 (Yerel AÄŸlar) adında bir iÅŸ grubu kurarak Ethernet’e IEEE dışında geniÅŸ bir destek saÄŸladı. Mart 1982 gibi kısa bir sürede ECMA TC24 üye ÅŸirketleri IEEE 802 taslağına dayanan bir CSMA/CD standartı üzerinde kendi aralarında uzlaÅŸmaya vardılar. ECMA’nın hızlı hareket etmesi IEEE içindeki farklı görüşlerin birleÅŸmesini ve 1982 yılı sonuna doÄŸru IEEE 802.3 CSMA/CD ‘nin onaylanmasını saÄŸladı.
Metcalfe 1979 yılında Xerox’tan ayrılarak kiÅŸisel bilgisayarların ve Yerel AÄŸların kullanımını yaygınlaÅŸtırmak amacıyla 3Com’un kurucu ortağı oldu. DEC, Intel ve Xerox ‘u Ethernet’i “Digital/Intel/Xerox” ‘tan gelen “DIX” standartı olarak teÅŸvik etmek için birlikte çalışmaya ikna etti. Bu standartta 48-bit kaynak ve hedef adresi alanları ile evrensel bir 16-bit paket tipi alanı olan 10 Mbit/s hızında bir Ethernet tanımlanmıştır. Standartın ilk taslağı 30 Eylül 1980′de IEEE tarafından yayınlandı. Standart Token Ring ve Token Bus adlı mevcut iki tescilli standarta rakip olmuÅŸtur. Ethernet CSMA/CD standardının finalizasyonunda IEEE içindeki zor karar süreci ve IBM tarafından desteklenen rakip Token Ring taslağından kaynaklanan gecikmelerin üstesinden gelmede CSMA/CD standardının ECMA, IEC ve ISO gibi diÄŸer standarlaÅŸtırma kuruluÅŸları içinde desteklenmesi önemli bir faktördü. Tescilli sistemler kısa süre içinde Ethernet ürünlerinin istilası ile büyük ölçüde pazar kaybettiler. 3COM bu süreci destekleyen baÅŸlıca firma olmuÅŸtur. 1981′de 3COM ilk 10 Mbit/s Ethernet adaptörünü üretti. Bunu kısa süre sonra Digital Equipment’in Unibus Ethernet adaptörü izledi.
OSI Modeli
Mac OS Ethernet (“EtherTalk”) üzerindeki AppleTalk V2 protocol ailesinde 802.2/SNAP çerçevesi, TCP/IP içinse Ethernet II çerçevesi kullanır.
Ethernet IEEE 802.3 olarak standartlaÅŸtırılmıştır. Uç sistemleri aÄŸa baÄŸlamakta kullanılan Bükülü Tel Çifti ve site iskeletlerinde kullanılan Fiber Optik kablolama yöntemlerinin birleÅŸimi kullanılan en yaygın ‘Kablolu Yerel AÄŸ’ (İngilizce: Wired Local Area Network(WLAN)) teknolojisidir. Token Ring, FDDI ve ARCNET gibi diÄŸer muadil aÄŸ teknolojilerinin yerini büyük ölçüde alarak 1980′li yıllardan günümüze kadar kullanılagelmiÅŸtir.[1]
IEEE 802.3 ‘te belirtilen en kısa veri boyutu olan 64 baytın altındaki çerçevelere “Kısa çerçeve” denir. Olası nedenleri çakışma, altında çalışma, arızalı aÄŸ baÄŸdaÅŸtırıcısı ya da yazılımıdır.[12][13]
Fiberoptik daha çok yapısal kablolama uygulamalarında kullanılmaktadır. Bu tip Ethernet kurumsal veri merkezi uygulamalarında çoklukla kullanılmakla birlikte maliyet ve kullanım kolaylığı yönünden son kullanıcı uygulamalarında tercih edilmemektedir. Performans, elektriksel yalıtım ve bazı versiyonlarında onlarca km’ye varan mesafe avantajları vardır. Sürekli daha hızlı yeni fiber Ethernet versiyonları çıkmaktadır. 10 gigabit Ethernet kurumsal uygulamalarda ve taşıyıcı aÄŸlarda giderek daha yaygınlaÅŸmaktadır, ayrıca 40 Gbit/s Ethernet ve 100 Gbit/s Ethernet geliÅŸtirilmeye baÅŸlanılmıştır[6][7][8]. Robert Metcalfe 2015 yılı itibarıyla ticari terabit Ethernet uygulamalarının baÅŸlayacağına inandığını, terabit Ethernet standardına ulaÅŸmak için mevcut Ethernet standartlarının iptal olabileceÄŸini belirtmiÅŸtir.[9]
IP versiyon 4 trafiÄŸini IEEE 802.2 çerçevesi içine LLC/SNAP baÅŸlık kısmı ile birlikte gömmek için bir Internet standardı ‘da mevcuttur.[11] Bu standart FDDI, token ring, IEEE 802.11 ve diÄŸer IEEE 802 aÄŸlarında kullanılmasına raÄŸmen Ethernet üzerinde neredeyse hiç kullanılmamaktadır. IP trafiÄŸi IEEE 802.2 LLC çerçevesi içine SNAP olmadan gömülemez, çünkü IP için bir LLC protokol tipi olmasına raÄŸmen ARP için bir LLC protokol tipi yoktur. IP Version 6 ‘da LLC/SNAP ile birlikte IEEE 802.2 kullanılarak Ethernet üzerinden gönderilebilir, ancak yine bu da neredeyse hiç kullanılmamaktadır.
Birkaç farklı Ethernet çerçevesi vardır, bunlar:
Bükülü Tel Çifti Ethernet sistemleri geliÅŸtirilmesine 80′li yılların ortalarında StarLAN adıyla baÅŸlanmış ancak sonrasında geniÅŸ ölçüde 10BASE-T olarak adlandırılmıştır. İlk Ethernet sistemleri zırhsız ‘Bükülü Tel Çifti’ ile birleÅŸtirilen dağıtım soketleri ile sunulduÄŸu için eÅŸeksenli kablo ‘nun yerini almış, daha sonrasında CSMA/CD yapısı yerine daha yüksek performans saÄŸlayan anahtarlamalı full duplex yapısı kullanılmıştır.
Müşterek çalışabilme sorunları yüzünden bazı ağ yöneticileri ağ aygıtlarının çalışma modlarını elle sabit ayarlara getirmektedir. Oluşması muhtemel bir durum, bir ağ aygıtının autonegotiate yapamayıp herhangi bir varsayılan moda ayarlanmasıdır. Bu çoğunlukla çift yönlülük ayarlarında uygunsuzluğa neden olur. Özel olarak bir tanesi autonegotiation yapan, diğeri ise sabit olarak tam çift yönlü modda çalışan iki ağ aygıtı birbirine bağlandığında autonegotiation işlemi başarısız olup varsayılan mod olarak yarı çift yönlü mod kullanılacağından çift yönlülük uygunsuzluğu oluşur. Bu durumda tam çift yönlü modda çalışan ağ aygıtı aynı anda hem alma hem de gönderme yapacağından yarı çift yönlü modda çalışan ağ aygıtı göndermekte olduğu Ethernet çerçevesini iptal eder. Yarı çift yönlü modda çalışan ağ aygıtı bir Ethernet çerçevesi almaya hazır durumda olmadığından çakışma işareti gönderir, geri çekilme süresi boyunca gönderimler durdurulur. Paketler tekrar gönderilmeye başladığında aynı durum tekrarlanır ve geri çekilme süreleri gitgide uzar. En sonunda yeterli bekleme süresi tesadüfi olarak gerçekleşir ve paketler gönderilir ama bu durum da ağın aşırı yüklenmesine ve pek çok çakışma oluşmasına neden olur.
CSMA/CD’nin yanı sıra IBM tarafından desteklenen Token Ring ve General Motors tarafından seçilmiÅŸ daha sonrasında desteklenmiÅŸ olan Token Bus’da LAN standartı olmaya aday teknolojilerdi. IEEE’nin tek bir standart ile yola devam etmek istemesi ve her üç tasarımın arkasında kuvvetli firmaların bulunması LAN standartı üzerinde gerekli uzlaÅŸmanın saÄŸlanmasını büyük ölçüde geciktirdi.
AÅŸağıdaki tablo 1500 baytlık maksimum iletim birimi için gönderildiÄŸi haliyle, bütün bir Ethernet çerçevesini göstermektedir. Daha yüksek hızlı bazı gigabit Ethernet uygulamaları “jumbo frame” denilen daha büyük çerçeve boyutlarını desteklemektedir. Dikkat edilmesi gereken nokta GiriÅŸ ve Çerçeve BaÅŸlangıç Sınırlayıcı alanlarındaki bit düzenlerinin bayt olarak deÄŸil karakter dizisi olarak yazılmış olmasıdır. Bu gösterim IEEE 802.3 standardında kullanılan ile uyuÅŸmaktadır. Bir Oktet modern bilgisayarlarda “bayt” olarak adlandırılan sekiz bitlik veri anlamındadır.
Ethernet baÅŸlarda paylaşım ortamı olarak eÅŸeksenli kablo (İngilizce: coaxial cable) kullanmıştır. BaÄŸlı bilgisayarların iletiÅŸim kanalını kullanma kuralları “Çakışma Saptamalı Çoklu Taşıyıcı EriÅŸimi”(İngilizce: Carrier Sense Multiple Access with Collision Detection(CSMA/CD)) olarak adlandırılan yöntemle belirlenmiÅŸtir. Bu yöntem rakip Token Ring ya da Token Bus teknolojilerine göre daha basitti. Herhangi bir bilgisayar veri göndermek istediÄŸinde aÅŸağıdaki algoritmayı kullanmaktaydı:
Bu yöntem bir yemek masasındaki tüm konukların müşterek bir ortamı kullanarak (hava) birbirleriyle konuÅŸmasına benzetilebilir. KonuÅŸmaya baÅŸlamadan önce her konuk kibarca o anda konuÅŸmakta olan konuÄŸun sözünün bitmesini bekler. EÄŸer iki kiÅŸi aynı anda konuÅŸmaya baÅŸlarlarsa her ikisi de durur ve rastgele bir süre beklerler (Ethernet’te bu süre mikrosaniye mertebesindedir). Her ikisinin de rastgele bir süre beklemelerinden amaçlanan aynı anda tekrar konuÅŸmaya baÅŸlamayıp tekrar çakışmamalarıdır.Birden fazla baÅŸarısız gönderme giriÅŸimi olması durumunda “Kırpılmış ikilik üstel geri çekilme” algoritması ile hesaplanan ve katlanarak artan geri çekilme süreleri kullanılır.
İşaretin bozulması ve zamanlama sınırlamaları yüzünden eÅŸmerkezli kablolama kullanan Ethernet alanları için, kullanılan ortama bağımlı olarak boyut sınırlamaları vardır. ÖrneÄŸin, 10BASE5 eÅŸmerkezli kabloların uzunluÄŸu 500 metreyi (1,640 ft) geçemez. Ayrıca pek çok yüksek hızlı veriyolu’nda olduÄŸu gibi Ethernet alanları da empedans uyumluluÄŸu için her iki uçta birer direnç ile sonlandırılmalıdır. EÅŸmerkezli kablo kullanan Ethernet için kablonun her iki ucuna 50 Ohm(Ω) ‘luk bir sonlandırma direnci konulur. Bu sonlandırma direnci tipik olarak BNC ya da N tipi erkek bir konnektörün içine yerleÅŸtirilir ve veriyolu üzerindeki son cihaza, eÄŸer vampir tapası kullanılıyorsa son cihazdan sonraki kablonun ucuna iliÅŸtirilir. EÄŸer sonlandırma yapılmazsa ya da kabloda bir kırık olursa veriyolu üzerindeki alternatif akım iÅŸareti ağın sonuna ulaÅŸtığında sönümlenmek yerine yansır. Bu yansıyan iÅŸaretin bir çakışmadan ayırt edilmesi imkânsız olduÄŸundan veriyolu üzerinde hiçbir iletiÅŸim gerçekleÅŸtirilemez.
Åžubat 1980′de IEEE Yerel AÄŸların (LAN) standartlaÅŸtırılması için IEEE 802 adında bir proje baÅŸlattı.
10/100Mbit alıcı/gönderici çipleri (MII PHY) bir seferde 4 bit alıp gönderecek ÅŸekilde çalışmaktadır. Dolayısıyla GiriÅŸ Alanı 0101 + 0101 verisinin 7 kez tekrarlanması, Çerçeve BaÅŸlangıç Sınırlayıcı ise 0101 + 1101 verisi olacaktır. 8-bit veriler, önce aÅŸağı 4-bit, sonra yukarı 4-bit olacak ÅŸekilde gönderilir. 1000Mbit alıcı/gönderici çipleri (GMII) bir seferde 8 bit alıp gönderecek ÅŸekilde, 10 Gbit/s (XGMII) PHY’ler ise bir seferde 8 bit alıp gönderecek ÅŸekilde çalışırlar.
Novell’in “taslak” 802.3 çerçeve formatı erken dönem IEEE 802.3 çalışmasına dayanmaktadır. Novell bunu kendine ait olan IPX Ethernet üzeri aÄŸ protokolünü geliÅŸtirmede baÅŸlangıç noktası olarak almıştır. LLC baÅŸlık kısmı kullanılmamakta, bunun yerine uzunluk alanından hemen sonra IPX paketi gelmektedir. Bu uygulama IEEE 802.3 standardına uygun olmamakla birlikte diÄŸer Ethernet uygulamalarıyla aynı fiziksel ortamı kullanabilmektedir.
10 Mbit/s hızındaki eşmerkezli kablodan 1 Gbit/s hızındaki noktadan-noktaya bağlantıya kadar tüm Ethernet türevleri aynı veri çerçevesi formatını (dolayısıyla üst katmanlarda aynı arayüzü) kullandıklarından kolaylıkla birbirlerine bağlanabilirler.
1989 yılında Kalpana firması ilk Ethernet aÄŸ anahtarını EtherSwitch adıyla piyasaya sürdü. Bu cihaz mevcut Ethernet aÄŸ anahtarlarından farklı olarak çalışmakta ve gelen paketin baÅŸka bir alana yönlendirip yönlendirilmeyeceÄŸine karar vermek için sadece baÅŸlık kısmına bakmaktaydı. Bu yöntem paket yönlendirmedeki gecikmeyi ve aÄŸ aygıtındaki iÅŸlem gereksinimini en aza indirerek aÄŸ performansında ciddi iyileÅŸme saÄŸlamaktaydı. Bu yöntemin önemli bir dezavantajı paket içindeki baÅŸlık kısmından sonra gelen bölümde bir hata olması durumunda paketin doÄŸru paket gibi algılanıp yönlendirilmesidir, dolayısıyla doÄŸru çalışmayan bir istasyon halen tüm ağı karıştırabilmektedir. Buna çözüm olarak “yükle-ve-yolla”(İngilizce: store-and-forward) anahtarlama yöntemi geliÅŸtirildi. Bu yöntemde paketler bütün olarak arabelleÄŸe alınıp saÄŸlama toplamına bakılmakta ve yollanmaktadır. Bu yöntem orijinal eÅŸikleme yaklaşımına bir çeÅŸit geri dönüş olmakla birlikte uygulamaya yönelik ve daha güçlü iÅŸlemcilerin avantajlarından faydalanılmaktadır. Dolayısıyla artık, eÅŸikleme, paketlerin tam kablo hızında yollanmasına olanak verecek ÅŸekilde donanımsal olarak yapılmaktadır. “AÄŸ Anahtarı” terimi 802.3 standardında geçmemekte olup aÄŸ aygıtı üreticileri tarafından kullanılan bir adlandırmadır.
Bir Ethernet çerçevesi gönderildikten sonra göndericinin bir sonraki çerçeveden önce 12 oktetlik boÅŸ karakter süresince beklemesi gereklidir. Bu süre 10 Mbit/s için 9600 ns, 100Mbit/s için 960 ns ve 1000Mbit/s için 96 ns’dir.
Digital/Intel/Xerox (DIX) Ethernet ÅŸartnamesi’nin 1.0 ve 2.0 versiyonlarında EtherType adlı 16-bit alt-protokol etiketi alanı bulunmaktadır. Yeni IEEE 802.3 Ethernet ÅŸartnamesi’nde bunun yerini 16-bit uzunluÄŸundaki ve MAC baÅŸlık kısmı’ndan sonra gelen Mantıksal BaÄŸlantı Kontrolu (LLC) alanı almıştır. Etiketsiz klasik Ethernet v2 ve IEEE802.3 çerçeveleri için maksimum çerçeve uzunluÄŸu 1518 bayt, 802.1p ya da etiketli 802.1q çerçevesi için ise 1522 bayttı. Nihai olarak bu iki format EtherType alanındaki 64 ile 1522 arası bir deÄŸer uzunluk bilgisi olan yeni 802.3 Ethernet formatını, desimal 1536 (hexadecimal 0600) ve daha büyük bir deÄŸer ‘EtherType’ alanı olan orijinal DIX ya da Ethernet II çerçeve formatını ifade edecek ÅŸekilde birleÅŸtirildi.[10] Bu kural yazılımın aynı fiziksel ortamda birlikte bulunabilecek Ethernet paketleri içinden herhangi bir çerçevenin Ethernet II formatında mı yoksa IEEE 802.3 formatında mı olduÄŸunu anlayabilmesine olanak saÄŸlamıştır. Ayrıca Bakınız:Jumbo Frames
Autonegotiation standardında hızı algılamak için bir mekanizma olmasına rağmen Ethernet çiftinin çift yönlü iletişim ayarlaması için autonegotiation kullanılmamaktadır. Normal koşullarda, autonegotiate eden bir ağ aygıtının karşıdaki eşi autonegotiation yapmayan ve sadece yarı çift yönlü iletişim modunu destekleyen bir hub olacağından ağ aygıtları karşıdaki eşin negotiate etmediği durumlarda varsayılan ayar olan yarı çift yönlü moda geçerler. Karşıdaki cihaz eğer yarı çift yönlü modda çalışıyorsa bu kombinasyon düzgün çalışır, ancak karşıdaki cihaz eğer tam çift yönlü modda çalışıyorsa bir çift yönlülük uygunsuzluğu durumu oluşur. Bu durum ağın çalışmasını engellemez ancak nominal hızından çok daha yavaş çalışıp çakışmaların artmasına sebep olur. Bu durumu engellenmek için ağın bir ucundaki cihazın tam çift yönlü modda çalışıp diğerinin autonegotiate yapmasına izin verilmez.
Farklı Ethernet alanlarına baÄŸlı aÄŸ aygıtlarından oluÅŸan mimari oluÅŸturulmadan önce eÅŸikler (ve aÄŸ anahtarları) hemen hemen hub’lar ile aynı iÅŸlevi görmekte, yani tüm trafiÄŸi alanlar arasında yönlendirmekteydi. Sadece eÅŸikler her port ile ilintili adresleri bildikleri için aÄŸ trafiÄŸini sadece gerekli olan alanlara yönlendirerek genel performansı yükseltmekteydiler. Yayın (İngilizce: Broadcast) trafiÄŸi halen tüm aÄŸ alanlarına yönlendirilmektedir. EÅŸikler aynı zamanda Yüksek Hızlı Ethernet ile birlikte önem kazanan iki sunucu arasındaki toplam alan sınırlamasını kaldırmış ve farklı hızlardaki alanların birbirlerine baÄŸlanabilmesini saÄŸlamıştır.
Bazı ağ anahtarları bu sorunların üstesinden gelmek için çeşitli yöntemler sunmaktadır:
Bu metinde tanımlanan deneysel Ethernet 3 Mbit/s hızındaydı ve 8-bit kaynak ve hedef adresi alanlarını içermekteydi, yani ilk Ethernet adresleri bugün kullanılan MAC adresleri deÄŸildi. Yazılım konvansiyonuna göre kaynak ve hedef adresi alanlarından sonra gelen 16 bit paket tipi alanıydı, ancak, metinde söylendiÄŸi gibi “farklı protokoller ayrık paket tipi kümeleri kullanabilmekteydi”, dolayısıyla bunlar Ethernet’in bugünkü halindeki, kullanılmakta olan protokolü tanımlayan paket tiplerinden ziyade belirlenen protokolün içerdiÄŸi paket tipleriydi.
Kablo üzerindetaşınan bir veri paketine “çerçeve (frame)” denilmektedir. Gerçek fiziksel ortamda görüntülenen bir çerçeve diÄŸer verilerin yanı sıra “GiriÅŸ (Preamble)” ve “Çerçeve BaÅŸlangıç Sınırlayıcı (Start Frame Delimiter)” alanlarını içermelidir. Bu alanlar tüm fiziki donanımlar için gereklidir. Bu alanlardaki bitler aÄŸ aygıtı tarafından iÅŸlemciye aktarılmadan önce çıkartıldığından paket izleme programları tarafından görülmezler. CRC32 bitleri ise genellikle aygıt sürücü yazılımı tarafından çerçeveden ayrılırlar.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Ethernet
Tags:
1995,
2009,
akım,
alternatif akım,
apple,
aygıt,
bilgisayar,
bus,
diÄŸerler,
Direnç,
edildi,
elektrik,
elektronik,
fizik,
HESAP,
icat,
intel,
kek,
kombi,
kombinasyon,
makine,
masa,
metre,
motor,
mum,
oyun,
rad,
radyo,
sıra,
tartı,
UYDU,
yazı,
zincir
Etiketler:1995, 2009, akım, alternatif akım, apple, aygıt, bilgisayar, bus, diğerler, Direnç, edildi, elektrik, elektronik, fizik, HESAP, icat, intel, kek, kombi, kombinasyon, makine, masa, metre, motor, mum, oyun, rad, radyo, sıra, tartı, UYDU, yazı, zincir