İtalyanların yaptığı icatlar

Yazan: admin | KategorilenmemiÅŸ | Cuma 5 Åžubat 2010 18:28

(Satın alma gücü paritesi)

2 2002 öncesi: İtalyan Lireti.

İtalya, yüzyıllar boyunca çok çeÅŸitli Avrupa uygarlıklarına ev sahipliÄŸi yapmıştır. Etrüskler ve Antik Romalıların İtalya topraklarını kendilerine yurt edinmelerinin yanı , Rönesans hareketi de İtalya’nın Toskana kentinde doÄŸmuÅŸ ve tüm Avrupa’ya buradan yayılmıştır. İtalya’nın baÅŸkenti Roma, yüzyıllar boyunca Batı uygarlığının merkezi olmuÅŸ, mimaride barok üslûbunun doÄŸuÅŸuna tanıklık etmiÅŸ ve eskiden beri Katolik Kilisesi’nin merkezi olmuÅŸtur.

Günümüzde İtalya demokrasiyle yönetilmekte olan bir cumhuriyettir ve ülkelerin kiÅŸibaşına nominal gayrisafi yurtiçi hasıla sıralamsında yirminci,[1] insanî geliÅŸme endeksi sıralamasında yirminci, yaÅŸam kalitesi endeksinde sekizinci sırada yer alan geliÅŸmiÅŸ bir ülkedir. İtalya, 1957yılında baÅŸkent Roma ‘da imzalanan Roma AntlaÅŸması’yla kurulan Avrupa BirliÄŸi adlı siyasi ve ekonomik örgütlenmenin kurucu üyelerindendir. Yedinci en büyük gayri safi yurtiçi hasılasıyla G8 Zirveleri’nin, NATO’nun, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliÄŸi Örgütü’nün, Avrupa Konseyi’nin, Batı Avrupa BirliÄŸi’nin ve Schengen AntlaÅŸması’nın da katılımcılarındandır. 1 2007 tarihinde sürekli üye sıfatı olmaksızın BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi’nde iki yıllık sürecek üyelik dönemine baÅŸlamıştır.

İtalya sözcüğünün kökeni (İtalyanca: Italia) Latince Italia sözcüğüne dayanmaktadır.[2] Ancak baÅŸlı başına bu sözcüğün ne anlama geldiÄŸi belirsizdir. Yaygın biçimde inanılan savlardan biri, İtalya sözcüğünün antik dönemlerde Campania bölgesinin kuzeyinde yaÅŸayan toplumların dili aracılığıyla Antik Yunancadaki Víteliú (anlam olarak genç sığır, Latince: Vitulus – buzağı) sözcüğünden geldiÄŸini öne sürmektedir. Víteliú sözcüğü ise hayvanlar tanrısı Mars adına verilmiÅŸtir.[3] Büyük olasılıkla bununla ilgili olarak boÄŸa figürü uzun yıllar güneydeki İtalyan boylarının simgesi olmuÅŸ ve çoÄŸunlukla Roma’nın kurt figürünü boynuzlarken betimlenmiÅŸtir. Bu betimlemeler bağımsız İtalya’nın simgesi olarak Samnit SavaÅŸları’nda sık sık kullanılmıştır.

İtalya adı ilk önceleri yalnızca, bugünkü İtalya’nın güneyindeki bir bölgeyi anlatmak için kullanılıyordu. Sirakuzalı Antiochus’a göre bu ad Calabria yarımadasının (o dönemki adıyla Bruttium) güney kesimleri için kullanılıyordu. Zamanla İtalya adı çevre bölgeleri de kapsayacak biçimde geniÅŸ bir kullanım alanı edindi. Antik Yunanistanlılar da bu bu adı daha geniÅŸ bir bölge için kullandılarsa da bu adın tüm yarımadayı anlatacak biçimde kullanılması ancak Romalıların bölgeyi ele geçirmesiyle oldu.[4]

İtalya Yarımadasındaki insan varlığının izleri bu İtalik kavimlerin yarımadaya ulaÅŸmalarından çok öncelerine, 200 binyıl öncesi Yeni TaÅŸ Çağı’na kadar dayanır.[5] Lombardiya’daki Val Camonica vadisinde M.Ö. 8000 yılında kayalara oyulmuÅŸ resimler bulunmuÅŸtur. M.Ö. 1500-1100 yılları civarında kuzey İtalya’da izlerine rastlanan Terramare kültürü ise Tunç Çağına ait balta, kılıç ve hançer gibi cisimlerle günümüze kadar ulaÅŸmıştır. Demir Çağının örnekleri ise M.Ö. 11.-7. yüzyıllar arasında Toskana civarında yerleÅŸmiÅŸ Villinova kültürüne aittir.

M.Ö. 800 yılından sonra ortaya çıkan Etrüskler İtalya yarımadasında Antik Roma kültüründen önce ortaya çıkmış en önemli kültürdür. Etrüsklerin kökeni hakkında birçok değişik hipotez mevcuttur. Konuştukları dilin bir Hint-Avrupa dili olmadığı bilinmektedir. Roma kentinin kendisi Etrüsk topraklarına dâhildi. M. Ö. 396 yılında Etrüsklerin en büyük kenti olan Veio kentinin Romalılar tarafından istila edilmesiyle sona eren bu uygarlık Roma kültürüne damgasını vurmuş, Roma kültürü, mimarisi ve sanatına çok büyük bir etki yapmıştır.

Daha yakın dönemlerde, 8. ve 7. yüzyıllarda İtalya Yarımadası’nın güney kıyılarında ve Sicilya Adası’nda Yunan sömürge ÅŸehirleri kurulmuÅŸ ve bu bölgelere yoÄŸun olarak Yunanlar yerleÅŸmiÅŸtir. Daha sonraları bu nedenle Romalılar bu bu bölgeye Magna Graecia (Türkçe: Büyük Yunanistan) adını vermiÅŸlerdir.[6][7][8] Antik Roma, baÅŸlangıçta İ.Ö. 8. yüzyılda küçük bir tarım köyü olarak kurulmuÅŸ ancak yüzyıllar geçtikçe büyüyerek bütün Akdeniz’i çeveleyen muazzam bir uygarlık hâlini almıştır. Ele geçirdiÄŸi bölgelerde hâkim olan Yunan kültürüyle Roma kültürü birleÅŸerek ortak bir uygarlık oluÅŸturmuÅŸ; hukuk, devlet yönetimi, sanat ve felsefede bugün çaÄŸdaÅŸ Avrupa uygarlığının temelini oluÅŸturan bir zemin yaratmıştır. Yaklaşık 12 yüzyıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma uygarlığı bir monarÅŸiden oligarÅŸi ve cumhuriyetin bileÅŸimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluÄŸa dönüşmüştür. Roma İmparatorluÄŸu zaman içinde düşüşe geçmiÅŸ ve çökmüştür. Hispanya, Galya ve İtalya’yı içine alan batı imparatorluÄŸu 5. yüzyılda bağımsız krallıklara bölündü. Batı imparatorluÄŸunun 476 yılında sona ermesi Roma’nın yıkılışı ve Orta ÇaÄŸ’ın baÅŸlangıç tarihi kabul edilir.

İtalya Yarımadası’nın İ.S. 6. yüzyılda Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından Ostragotlardan kısa süreli geri alınmasından sonra İtalya içlerine yeni bir Germen boyları dalgası baÅŸladı. Bu süreçte Lombardlar İtalya’nın kuzeyine gelerek buraya yerleÅŸti. Yüzyıllar boyunca Bizans orduları, Arapların, Kutsal Roma İmparatorluÄŸu’nun ve Papalık Devleti’nin birleÅŸik bir İtalyan Krallığı kurmasını engelleyecek güçteydi. Ancak Bizans aynı zamanda Roma İmparatorluÄŸu’nun eski topraklarını yeniden ele geçirecek güçten de yoksundu. Yine de Orta ÇaÄŸ boyunca İtalya üzerindeki güç dengeleri çeÅŸitli devlet ya da hanedanlar arasında deÄŸiÅŸkenlik gösterdi.

İtalya’nın bölgeleri 19. yüzyıla kadar ya bağımsız yönetimler olarak kaldı ya da komÅŸu devletlerin yönetimleri altında bulundu. Bu otorite boÅŸluÄŸu sırasında İtalyan ÅŸehirlerinde anarÅŸik koÅŸullar hüküm sürüyordu ve ÅŸehirler derebeylik düzenine göre birbirlerinden ayrılmış biçimde yönetiliyordu. İtalya bu dönemde ticaret cumhuriyetleriyle ünlenmiÅŸti. Bu ÅŸehir devletleri oligarÅŸiye göre yönetilen tüccarların ayrıcalık sahibi olduÄŸu yönetimlerdi. Venedik, Cenova, Pisa ve Amalfi bu dönemin deniz ticaret konusunda öne çıkan ÅŸehirleridir.

Özellikle Venedik ve Cenova ticarette Avrupa’nın DoÄŸu’ya açılan kapısıydı. Venedik, yöreye özgü bir tür camın üretilmesi ile ünlüydü. Floransa, ipek, yün, bankacılık ve mücevheratın önde gelen merkezlerindendi. Denizcilikte ileri bu ÅŸehir devletleri ayrıca DoÄŸu’ya düzenlenen Haçlı seferlerinde de başı çeken güçlerdi.

Kara ölüm olarak da anılan 1348 tarihli veba salgını, İtalya nüfusun neredeyse üçte birini öldürerek İtalya’nın tarihine damgasını vurmuÅŸtur.[9] Bu salgının yaralarının sarılmasının ardından İtalyan ÅŸehirleri gerek ticaret gerekse ekonomi alanında büyümüştür. Bu iyileÅŸme durumu daha sonra gerçekleÅŸen hümanizm ve Rönesans hareketine ortam hazırlamıştır.

Orta Çağın sonlarında İtalya daha da küçük ÅŸehir devletlerine ve bölgelere bölündü: Napoli Krallığı İtalya’nın güneyinde etkili olan bir güçtü, Floransa Cumhuriyeti ve Papalık Devleti orta İtalya’yı yönetmekteydi, Cenova ve Milan kuzey ile batıda söz sahibi olan güçtü, Venedik ise doÄŸu İtalya’da etkiliydi. 15. yüzyıl İtalyası Avrupa’nın en yoÄŸun nüfuslanmış bölgelerinden biriydi ve sanatta Rönesans hareketinin de doÄŸumyeridir. Dante Alighieri (1265–1321), Francesco Petrarch (1304–1374) ve Giovanni Boccaccio (y. 1313–1375)’nun yazıları ve Giotto di Bondone (1267–1337)’nin resimleriyle özellikle de Floransa bu kültür-sanat hareketinin merkezi olarak görülmektedir. Bu dönemde Niccolò de’ Niccoli ve Poggio Bracciolini gibi düşünürler kütüphanelerde Plato, , Öklid, Ptolemy, Cicero ve Vitruvius gibi ünlü Antik Yunan filozoflarının yapıtlarını incelemiÅŸlerdir.

1494 yılında Fransa Kralı VIII. Charles, İspanya’yı ele geçirebilmek amacıyla 16. yüzyıla dek sürecek olan saldırılar dizisinin ilk ayağını baÅŸlattı. Bu saldırılar ve rekabet sonunda İspanya Cateau-Cambrésis AntlaÅŸması’yla galip taraf oldu. Böylece İspanya, Milan Düklüğü ve Napoli Krallığı üzerinde egemen güç durumuna geldi. Daha sonra İtalya üzerindeki etkili güç olma durumu, Utrech AntlaÅŸması’yla Avusturya’ya geçti. Avusturya etkisi altında İtalya’nın kuzeyinde güçlü bir ekonomik dinamizm ve entelektüel canlılık oluÅŸtu. Devrimi ve Napolyon SavaÅŸları (1796-1815) İtalyanlar arasında eÅŸitlik, demokrasi, hukuk ve ulus olma bilinci gibi düşünceler uyandırdı.

19. yüzyılın ilk yıllarında İtalya I. Napolyon tarafından iÅŸgal edilerek Fransız etkisi altına girdi. Viyana Kongresi İtalya’nın Fransız iÅŸgalinden önce yöneten hanedanlara geri verilmesini öngörüyordu. Böylece Papalık Devleti, Sardinya-Piemonte Krallığı, Toskana Grandüklüğü, Modena Düklüğü ve Lombardiya-Venedik Krallığı tekrar kuruldu. Ancak Carbonari adı verilen gizli dernekler İtalya’nın birleÅŸmesi için çalışmaya baÅŸladılar. Giuseppe Mazzini ve Giuseppe Garibaldi birleÅŸme hareketinin öncüleri arasında yer alıyorlardı. Ayrıca Sardinya kralı II. Victor Emmanuel de bu birleÅŸme hareketini destekleyenler arasındaydı.

1848 yılında Lombardiya Avusturya’nın elinde bulunuyordu. İtalya’yı birleÅŸtirmek konusunda Fransa’nın desteÄŸini almayı baÅŸaran İtalya, 1859′da Fransa ile birlikte Avusturya’yı maÄŸlup etti ve 11 Kasım 1859′da Avusturya ile Piyemonte arasında Zürih’te barış antlaÅŸması yapıldı. Buna göre; Avusturya, Lombardiya’yı Piyemonte’ye verdi. Venedik dâhil olmak üzere diÄŸer İtalyan Devletleri arasında bir konfederasyon oluÅŸturulması ve konfederasyonun fahri baÅŸkanının papa, fiilî baÅŸkanının Piyemonte olması kabul . Bir süre sonra Kuzey İtalya’daki küçük devletler de Piyemonte’ye katılma kararı aldılar. Böylece bütün Kuzey ve Orta İtalya Piyemonte’ye katılmış oldu. 1870′de Roma ve 1886′da Venedik, İtalya birliÄŸine dâhil oldular. Bunların da katılımı sonucu İtalyan Millî BirliÄŸi tamamlanmış oldu. İtalya Krallığı kuruldu.

İtalya, Roma devrinden sonra ilk kez tek bir ülke hâline gelebilmiÅŸti. Yeni İtalyan Krallığı’nda 20. yüzyılda kuzey İtalya hızlı sanayileÅŸerek geliÅŸirken, güney İtalya’da nüfus hızla yükseliyor ve milyonlarca insan daha iyi bir yaÅŸam için yurdışına göç etme yolları arıyordu. 1861 yılında ülkede çıkarılan anayasa insanlara pek çok temel hak ve özgürlüğü saÄŸlıyordu. Ancak seçme ve seçilme hakları bunun dışındaydı ve varlıklı olmayan kiÅŸilerle eÄŸitimsiz sınıfın oy kullanma hakkı yoktu. Daha sonra, 1913′te ülkedeki tüm erkeklere oy kullanma hakkı tanındı. Böylece sosyalist parti liberalleri ve muhafazakârları alt ederek ana politik parti hâline geldi. 19. yüzyılın son yirmi yılından baÅŸlayarak İtalya da diÄŸer Avrupa ülkeleri gibi sömürgeleÅŸme yoluna gitti. Osmanlı Devleti’na karşı yaptığı Trablusgarp Savaşı’nı kazandı. Batı Türkiye’de Oniki Ada; Afrika’da Libya, Etyopya ve Somali gibi bazı ülkeleri de iÅŸgal ederek sömürgeleÅŸtirdi.[10] I. Dünya Savaşı baÅŸladığında önce tarafsızlığını ilan eden İtalya, sonuç olarak 1915′te Londra Paktı ile İtilaf Devletleri arasına katıldı. İtalya’ya savaÅŸa girmesi koÅŸuluyla Trento, Trieste, Istria, Dalmaçya ve Osmanlı Devleti’nin bazı bölgeleri vadedildi. SavaÅŸ süresince 600.000 İtalyan askeri yaÅŸamını yitirdi ve İtalya ekonomisi çöktü. Savaşın sonucunda İtalya’ya verilen sözlerden çoÄŸu tutulmadı. St. Germain AntlaÅŸması ile İtalya galip tarafta olmasına karşın yalnızca Trento, Trieste ve Bolzano’yu alabildi. Bu sonuç İtalyan toplumu arasında büyük hoÅŸnutsuzluklara yol açtı.

I. Dünya Savaşı’nın neden olduğı yıkımdan sonra oluÅŸan karışılık ortamında, 1917 Ekim Devrimi’nin ateÅŸlediÄŸi hareketlilik bir anarÅŸi ve kargaÅŸa ortamı yarattı. Sosyalist bir devrimden kaygı duyan liberal görüşler Benito Mussolini önderliÄŸinde küçük bir Ulusal FaÅŸist Parti kurdular. Ekim 1922′de faÅŸistler krala karşı bir darbe giriÅŸiminde bulundular. Kral, ordularına darbeci güçlere karşı koymamaları yönünde buyruk verdi ve Mussolini ile iÅŸ birliÄŸi yapma yoluna gitti. Bunu izleyen birkaç yıl içinde Mussolini tüm siyasi partileri kapattı ve birtakım kiÅŸisel özgürlükleri kısıtlayarak kendi diktatörlük rejimini ilân etti. 1935′te İtalya HabeÅŸistan’ı görece uzun süren bir direniÅŸ sürecinin ardından iÅŸgâl edince Milletler Cemiyeti olaya müdâhil oldu. Buna karşılık faÅŸist İtalya, Nazist Almanya ile anlaÅŸma ve iÅŸ birliÄŸi yoluna gitti. Nazi Almanya ile ilk antlaÅŸma 1936 yılında yapıldı. Ardından 1938′de Çelik Paktı geldi. İspanya İç Savaşı’nda İtalya, Franco’yu sonuna kadar destekledi. Avusturya’nın ve Çekoslovakya’nın Almanya’ya baÄŸlanması giriÅŸimlerinde de Hitler’e destek verdi.

İtalya, Güney Avrupa’da anakaradan Akdeniz’e çıkıntı yapan uzun, çizme biçimindeki İtalya Yarımadası ile bu yarımada ve Alpler arasındaki topraklar üstüne kuruludur. Ülke, en büyükleri Sicilya ve Sardinya olmak üzere Akdeniz’de irili ufaklı pek çok adanın da sahibidir. Toplam yüz ölçümü 301.230 kilometrekaredir. Bunun 294.020′sini kara, 7.210′unu ise sular oluÅŸturmaktadır.

Adalar da iÅŸin içine katıldığında İtalya Adriyatik, İyon ve denizleri aracılığıyla toplamda 7.600 kilometre uzunluÄŸunda deniz kıyısına; İsviçre ile 740, Fransa ile 488, Avusturya ile 430, Slovenya ile 232, San Marino ile 39 ve Vatikan ile 3.2 kilometre kara sınırına sahiptir. Mikrodevletler olarak anılan Vatikan ve San Marino tümüyle İtalya içinde yer alır ve tek komÅŸusu İtalya’dır. Benzer olarak İtalya’nın da İsviçre içinde kalan Campione d’Italia adında, yaklaşık 1.5 kilometrekare büyüklüğünde ve 2.500 nüfuslu bir eksklav beldesi vardır.

Apenin DaÄŸları yarımadayı boydan boya aÅŸar ve Alplerin bir koludur. Alpler ise ülkenin kuzey sınırında, İsviçre ile İtalya arasında yer alır. Ülkenin en büyük gölleri, kuzeyde yer alan 143 kilometrekarelik Garda Gölü ve ülkenin orta kesimlerinde bulunan Trasimeno Gölü’dür. Ülkenin en büyük akarsuyu Po Nehri, Alplerden baÅŸlayarak Padan Ovası’nı geçer ve batı sınırında Adriyatik Denizi’ne sularını boÅŸaltır. İtalya’da ayrıca pek çok aktif volkan bulunur. Bunlardan Etna Avrupa kıtasındaki en büyük yanardaÄŸdır. İtalya’nın diÄŸer önemli yanardaÄŸları, Vezüv, Stromboli ve Vulcano’dur.

İtalya’da iklim özellikleri son derece çeÅŸitlidir ve bölgenin coÄŸrafi özelliÄŸine göre ülkenin büyük bölümünde egemen olan tipik Akdeniz ikliminden büyük farklılıklar gösterebilir. ÖrneÄŸin Turin, Milano ve Bologna gibi ÅŸehirlerin bulunduÄŸu İtalya’nın iç kuzey bölgeleri Köppen iklim sınıflandırmasında Cfa kategorisinde yani karasal iklim bölgesi olarak gösterilir. Ligurya Bölgesi’nin kıyı kesimleri ve Floransa’nun güneyinde kalan bölgeler genel olarak Akdeniz iklimine uysa da, yarımadanın kıyı kesimleriyle yüksek rakımlı iç bölgeler ve vadiler arasındaki büyük iklim farklılıkları göze çarpar. Özellikle kış ayları boyunca yüksek yerler soÄŸuk, yağışlı ve çoÄŸu zaman da karlı olur. Bunun yanında kıyı kesimlerinde ise ılıman kışlar ile ılık ve yağışız yazlar geçirilir.

İtalya’nın yönetim biçimi çok partili ve parlementer demokrasi ile iÅŸleyen cumhuriyettir. İtalya’nın politikaları bu baÄŸlamda oluÅŸturulur. Yürütme erki, bakanlar kurulunun elindedir ve bu kurula ülkenin cumhurbaÅŸkanı baÅŸkanlık eder. Yasama organı, ulusal meclis ve bakanlar kurulu tarafından ortaklaÅŸa yürütülür. Yargı, yasama ve yürütme erklerinden bağımsızdır. İtalya 2 Ocak 1946′dan bu yana demokratik cumhuriyet olarak yönetilmektedir. Bunun öncesinde ülkede bulunan kraliyet sistemi halkoylaması sonucu kaldırılmıştır. İtalyan Anayasası ise 1 Ocak 1948 tarihinde yürürlüğe girmiÅŸtir.

İtalya Cumhuriyeti’nin cumhurbaÅŸkanı (İtalyanca: Presidente della Repubblica) her yedi yılda bir ulusal meclis ve az sayıda bölgesel temsilci tarafından seçilir. İtalya’da cumhurbaÅŸkanları tarafsız bir biçimde ülkenin birlik ve bütünlüğü simgelemekle yükümlüdürler. Daha önceleri İtalya krallarına verilen hakların büyük bölümünü elinde bulundurur. CumhurbaÅŸkanı, yasama, yürütme ve yargı erklerinin ortasında tüm bunların iÅŸlerliÄŸini saÄŸlamakla görevlidir. Yöneticileri atamak, yargıya baÅŸkanlık etmek ve ülke ordusunun baÅŸkomutanı olmak gibi görevleri de yürütmektedir. Seçim ile iÅŸbaşına gelmiÅŸ partiler içinden çıkacak baÅŸbakanı da cumhurbaÅŸkanı atar ve baÅŸbakana kabineyi kurma görevi verir. Kabinenin onaylanması ulusal mecliste yürütülen güven oylamasına baÄŸlıdır.

İtalya’da iki meclisli sistem uygulanmaktadır ve bu meclisler halk tarafından oylama yöntimiyle seçilir. Halk meclisinde 630 sandalye varken, sentadodaki sandalye sayısı 315′tir. Senatoda bunun yanısıra az sayıda ömürboyu katılım hakkına sahip olan temsilci de yer alır. İtalya’da halk meclisine katılacak temsilcileri seçmek için yapılan oylamalara 18 yaşını doldurmuÅŸ olan her İtalyan vatandaşı katılabilir. Ancak senato üyelerini seçerken oy kullanma yaşı alt sınırı 25 olarak belirlenmiÅŸtir. Her iki meclis de 5 yıllık süreler için seçilir. Ancak cumhurbaÅŸkanının bazı olaÄŸanüstü hâllerde meclisi feshetme hakkı vardır. Bu durumun örnekleri 1972, 1976, 1979, 1983, 1994, 1996 ve 2008 yıllarında yaÅŸanmıştır.

İtalyan Parlamentosu’nun kendine özgü (sui generis) özelliklerinden biri de İtalya’nın kalıcı olarak yurtdışında yaÅŸayan İtalyan vatandaÅŸlarına da temsil hakkı vermesidir. Günümüzde çoÄŸunluÄŸu eski sömürge ülkelerinde olan 2.5 milyon yurtdışında yaÅŸayan İtalyan vatandaşı vardır. 630 ulusal meclis temsilcisi içinde 12, 315 senato temsilcisi içindeyse 6 kiÅŸi yurtdışındaki İtalyan vatandaÅŸları arasından seçilmiÅŸtir. Bu olay ilk kez Nisan 2006′ta yaÅŸanmıştır ve bu milletvekillerine İtalya’dan seçilenler ile eÅŸit haklar verilmektedir. İtalyan hukuk sistemi büyük ölçüde Roma hukuku üstüne kuruludur. İtalya Anayasa Mahkemesi yasaların anayasaya uygunluÄŸunu ve anayasanın korunmasını denetler. İtalya’da anayasa mahkemesi İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan yeniliklerdendir.

İtalya, günümüzdeki anlamıyla Avrupa BirliÄŸi’ne dönüşmeden önce oluÅŸturulam Avrupa TopluluÄŸu’nun kurucu üyelerindendir. Ülke, 1955 yılında BirleÅŸmiÅŸ Milletler’e kabul edilmiÅŸtir ve NATO’nun da en büyük destekçilerinden ve üyelerindendir. Ayrıca Avrupa Güvenlik ve İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel AnlaÅŸması/Dünya Ticaret Örgütü ve Avrupa Konseyi gibi örgütler de İtalya’nın üyesi olduÄŸu bazı diÄŸer kuruluÅŸlardır. 1994 yılında Avrupa Güvenlik ve İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı’nın, 2001 ve 2003 yıllarında Avrupa BirliÄŸi’nin, ve G8 topluluÄŸunun dönüşümlü baÅŸkanlık görevlerini de yürütmüştür.

İtalya BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir. İtalyan ordusu çeÅŸitli zamanlarda Somali, Mozambik ve DoÄŸu Timor’da barışgücü askeri olarak görev yapmış; Bosna, Kosova ve Arnavutluk’ta NATO ile BirleÅŸmiÅŸ Milletler operasyonlarına katılmıştır. Åžubat 2003′te Afganistan’a 2.000 asker yollamıştır. İtalya Irak’ta istikrar ve güvenliÄŸin saÄŸlanabilmesi amacıyla yürütülen uluslararası çalışmalara da destek vermektedir. Irak’a göndermiÅŸ olduÄŸu askerlerden 3.200 kadarını Kasım 2006′da geri çekmiÅŸse de günümüzde yalnızca insanî yardım ve sivil güvenlik ekipleri ile hizmet vermeyi sürdürmektedir.

İtalya’nın asker gönderdiÄŸi bir baÅŸka ülke de 2006 yılında Lübnan olmuÅŸ ve BirleÅŸmiÅŸ Milletler aracılığıyla 2.450 İtalyan askeri bölgede konuÅŸlandırılmıştır.[11]

İtalyan silahlı kuvvetleri, İtalya Cumhuriyeti cumhurbaÅŸkanı tarafından baÅŸkanlık edilen Yüksek Savunma Konseyi’nin komutasındadır. 2008 yılında ordu 186.798 kiÅŸilik personelden oluÅŸmaktadır. Bunun yanısıra 114.778 kiÅŸilik bir jandarma ekibi de görev yapmaktadır.[12]

İtalya’da askerlik görevi 2003 yılından bu yana zorunlu olmaktan çıkarılmıştır. 18 yaÅŸ ve üstü kiÅŸiler istedikleri taktirde orduya katılabilirler. İtalya’nın 2007 yılı askerî harcaması 33.1 milyar dolar olmuÅŸtur. (ulusal gelirin %1.8′i) [13]

İtalyan ordusu (İtalyanca: Esercito Italiano) İtalya Cumhuriyeti’nin savunma birimleri içinde en temel olanıdır. Ülkede, 2003 yılından bu yana katılımın isteÄŸe baÄŸlı olduÄŸu profesyonel ordu görev yapmaktadır. 2008 yılında İtalyan ordusunun asker sayısı 109.703 olarak bildirilmiÅŸtir. İtalya’nın elinde bulundurduÄŸu önemli savunma araçları içinde Dardo piyade savaÅŸ aracı, Centuaro tank imha edici, Ariete tanklar; hava savunma araçları içindeyse A-129 taktik taarruz saldırı helikopteri bulunmaktadır. İtalyan ordusu pek çok kez BirleÅŸmiÅŸ Milletler kararları uyarınca dünyanın çeÅŸitli yerlerinde görev yapmıştır.

İtalyan Donanması (İtalyanca: Marina Militare) 2008 yılı itibarıyla 43.882 gemi ve uçak gemisi, muhrip, fırkateyn, denizaltı ve daha küçük boyutlu araÅŸtırma gemisine sahiptir. [14] Marina Militare olarak anılan donanma son dönemlerde daha yüksek kapasiteli uçak gemileri, muhripler, denizaltılar ve çok amaçlı fırkateynler ile donatmaktadır. (Cavour gibi). İtalyan donanması NATO’nun bir üyesi olan İtalya adına dünyanın çeÅŸitli bölgelerinde görevler yürütmüştür.

İtalyan Hava Kuvvetleri (İtalyanca: Aeronautica Militare) İtalyan ordusunun en önemli ve geliÅŸmiÅŸ birimlerinden biridir. İtalyan havacılık tarihi 1884 yılına kadar uzanmaktadır ve İtalya, 1911 yılında Osmanlı Devleti ile İtalya arasında yapılan Trablusgarp Savaşı’nda uçağı dünya üzerinde ilk kez savaÅŸ aleti olarak kullanarak tarihe geçmiÅŸtir. ÇaÄŸdaÅŸ İtalyan havacılık kuvvetleri ise 28 Mart 1923 tarihinde kurulmuÅŸ ve bugün 45 bin personel ve 763 hava aracıyla hizmet vermektedir. İtalya 29 adet havaüssüne ve kendi ürettiÄŸi çok sayıda patentli hava savaÅŸ aracına sahiptir.

İtalyan jandarma askerlerine Carabinieri adı verilir. Bunlar asker donanımına sahip polis ekipleridir. Ülkede sivil güvenliÄŸin saÄŸlanmasından sorumlulardır. İtalyan jandarmasının geçmiÅŸi Savoy dükü I. Victor Emmanuel’e dayanmaktadır. Mussolini iktidarı dönemi faÅŸist İtalya’da jandarma askerleri her türlü karşı eylem ve gösteriyi bastırmak için kullanılmıştır. Jandarma askerlerinin üniformaları lacivert renkli bir takım, yaka ve manÅŸetlerde gümüşî ÅŸeritler ile gümüş rengi apoletlerden oluÅŸmaktadır. Bu birimin kullandığı araçlar bölgeye göre deÄŸiÅŸen gereksinimler doÄŸrultusunda otomobil, motorsiklet, zodyak bot ya da unimoglar olabilir.

İtalya, 20 adet bölgeye ayrılmıştır (çoÄŸul: regioni, tekil regione). Bunların beÅŸ tanesi, yerel sorunları çözmek için yasalar uygulayabilmelerine izin veren özerk statüye sahiptir; bu bölgeler, aÅŸağıdaki tabloda bir yıldız (*) iÅŸareti ile etiketlenmiÅŸ. Ek olarak ülke toplam 109 il (province) ve 8.101 kömün’e (comuni) bölünmüştür.

Italie par régions sans noms.svg

2008 yılının sonunda, İtalya’nın toplam nüfusu 60 milyonu aÅŸtı.[15] Bu sayılar ışığında, İtalya günümüzde Avrupa BirliÄŸi içinde Almanya, Fransa ve BirleÅŸik Krallık’tan sonra dördüncü, dünya genelindeyse yirmi üçüncü en kalabalık ülkedir. İtalya’da kilometrekareye düşen kiÅŸi sayısı 199.2′dir ve bu yoÄŸunluk da İtalya’yı Avrupa BirliÄŸi içinde en yoÄŸun nüfuslu beÅŸinci ülke yapar. Ülkenin en yoÄŸun nüfuslu bölgesi Kuzey İtalya’dır ve ülkenin yüzölçümünün yaklaşık üçte birini oluÅŸturan bu bölge, ülkenin toplam nüfusunun ise neredeyse yarısını barındırmaktadır.

İkinci Dünya Savaşı’nın sonrasında İtalya, uzun süreli bir ekonomik yükseliÅŸ sürecine girmiÅŸ ve bu dönemde ülkenin kırsal kesimlerinden büyük kentlere göç patlaması yaÅŸanmıştır. Bunun yanısıra ülke göç ile nüfus yitiren bir ülke olmaktan çıkmış, göçmen kabul eder hâle gelmiÅŸtir. Bu ekonomik canlılık ve atılım süreci 1970′lere dek sürmüştür.[16] Buna karşın, son yirmi yılda İtalya’nın aldığı yoÄŸun dış göç sayesinde İtalya 2000′li yıllarda yeni doÄŸum oranlarında gözle görülür bir artış yaÅŸamaktadır. Bu artış özellikle uzun süredir düşük oranlarda seyreden kuzey bölgelerinin nüfuslarında görülmektedir.[17]

Kadın başına düşen çocuk sayısı da gerek göçmen annelerin, gerekse İtalyan kadınlarının dünya getirdikleri çocuklarla geçen yıllara oranla artış göstermiÅŸtir. 2005 yılında kadın başına düşen çocuk sayısı 1.32 iken, 2008 yılında bu sayı 1.41′e kadar çıkmıştır.[18]

OECD raporlarına göre İtalya’daki metropoller ÅŸunlardır:,[19]

İtalyan hükûmetinin yaptığı açıklamaya göre İtalya’da Ocak 2009 tarihinde toplam 3.891.295 göçmen yaÅŸamaktadır. Bu rakam İtalya’nın toplam nüfusunun %6.5′ine denk gelmektedir. [20] Avrupa BirliÄŸi’nin son yıllarda gerçekleÅŸtirdiÄŸi geniÅŸleme giriÅŸimleri sonucu İtalya’ya yapılan en yeni göç dalgası komÅŸu Avrupa BirliÄŸi üyesi ülkeler ve DoÄŸu Avrupa ülkelerinden gelmiÅŸtir. Önceden en yoÄŸun göçün alındığı Kuzey Afrika’nın yerine günümüzde öne çıkan gruplar Asyalı göçmenlerdir. İtalya’da en büyük göçmen grup resmî olarak kayıtlı yaklaşık 800 bin kiÅŸiyle Romenlerdir. Romenler son yıllarda Arnavutları ve Faslıları sayıca geçerek İtalya’daki en büyük azınlık durumuna gelmiÅŸlerdir. Bazı gayrıresmî varsayımlar ve savlar, İtalya’da yaÅŸayan Romenlerin sayısının belirtilen rakamdan iki katı kadar hatta daha fazla olduÄŸunu öne sürmektedir.[21] 2009 Yılı itibarıyla İtalya nüfusu içinde yurtdışında doÄŸmuÅŸ olanların sınıflandırılması şöyledir: Avrupa (53.5%), Afrika (22.3%), Asya (15.8%), Amerika (8.1%) ve Okyanusya (0.06%). İtalya’da yaÅŸayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise olduka dengesizdir. Ülkedeki göçmenlerin %87.3′ü ülkenin ekonomik olarak en geliÅŸmiÅŸ yerleri olan kuzey ve orta kesimlerinde yaÅŸarken, yalnızca %12.8′i yarımadanın güney kesimlerinde yaÅŸar.

1800′lerin sonunda İtalya topraklarında ulusal birliÄŸin saÄŸlanmasının ardından İtalya’da yurtdışına verilen kitlesel göçler baÅŸladı. 1898 ve 1914 yılları arasında tüm dünya ülkelerinde İtalyan diasporası kayde deÄŸer ölçüde büyüdü. Bu süreçte her yıl yaklaşık 750 bin İtalyan yurtdışına göç etti.[22] İtalyan toplulukları, önceleri İtalya’nın eski Afrika sömürgelerinde büyüme gösterdi. Bu dönemde Eritre’de (İkinci dünya savaşı baÅŸladığındaki sayıları 100 bin)[23], Somali’de ve Libya’da (150 bin nüfusla toplam ülke nüfusunun %18′ini oluÅŸturuyorlardı) pek çok sayıda İtalyan bulunuyordu. Ancak Libya’da yaÅŸayan İtalyanlar 1970 yılında tümüyle ülkeden uzaklaÅŸtırıldılar. [24] İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen on yıllık dönemde yaklaşık 350 bin İtalyan kökenli kiÅŸi Yugoslavya’yı terk etti.[25] GeçmiÅŸte İtalyanların göç ettikleri bölgelerde bugün onların soyundan gelen milyonlarca insan bulunmaktadır: Brezilya (25 milyon),[26] Arjantin (20 milyon),[27] Amerika BirleÅŸik Devletleri (17.8 milyon),[28] Uruguay (1.5 milyon),[29] Kanada (1.4 milyon),[30] Venezuela (900,000)[31] ve Avustralya (800,000).[32]

İtalya’da pek çok etnik grup hükûmet tarafından resmî olarak tanınmakta ve bu gruplara azınlık hakları çerçevesinde bazı ayrıcalıklar verilmektedir. Bu haklar uyarınca kimi azınlıkların dilleri, yaÅŸadıkları bölgelerde ikinci bir resmî dil olarak kabul edilebilmektedir.

Sözkonusu bu bölgelerde hazırlanan resmî belge ve tabelalar ve trafik levhaları ikidillidir. Ladincenin konuşulduğu bölgelerde ise üçdilli olarak da hazırlanabilmektedir. azınlık okullarının bulunduğu yerlerde azınlık dillerinde eğitim göre olanağı bulunabilmektedir.

Ülkedeki en eski dinî azınlık grubu ise Yahudilerdir. GeçmiÅŸte İtalya’nın en büyük Hıristiyan olmayan azınlığı olarak anılan Yahudilerin bugün İtalya’daki sayısı ortalama 45.000 kadardır. Son yıllarda Orta DoÄŸu ve Kuzey Afrika’dan aldığı yoÄŸun göçler sayesinde ülkede 825 bin kiÅŸiden oluÅŸan bir Müslüman azınlık oluÅŸmuÅŸtur.[35] Müslümanlar İtalya nüfusunun %1.4′ünü oluÅŸturmaktadır ama bunların içinden yalnızca 45.000′inin İtalyan vatandaÅŸlığı vardır. Ülkede ayrıca 50 bin kadar budist [36][37] 70 bin kadar Sih[38] ve 70 bin kadar da Hindu yaÅŸamaktadır.

Uluslararası Fonu’nun verilerine göre İtalya, 2008 yılında dünyanın en büyük yedinci, Avrupa’nın ve Avrupa BirliÄŸi’nin ise dördüncü ekonomisidir. Ülkenin kuzeyinde geliÅŸmiÅŸ bir sanayi ile köklü ve zengin özel ÅŸirketler öne çıkarken, ülkenin güney kesimleri devlet destekli tarım ve ufak çaplı sanayi alanları ile ayakta durmaktadır.

Geride bırakılan son 10 yıl içinde ülke ekonomisinin yıllık ortalama büyümesi %1.23 olmuÅŸtur. Bu sayı Avrupa BirliÄŸi ortalaması için %2.28′dir.[39] Son yıllarda yaÅŸadığı ekonomik durgunluk, siyasi çalkantılar ve reform programlarını uygulamadaki aksaklıklar nedeniyle basın tarafından Avrupa’nın hasta adamı biçiminde anılmaktadır.[40][41] Ancak yapılan son istatistiksel araÅŸtırmalar ışığında İtalyanların satın alım gücünün Avrupa BirliÄŸi ortalaması deÄŸerlerine yakın olduÄŸu gözlenmektedir. [42]

İtalya’da genel olarak ülkenin coÄŸrafi yapısından kaynaklanan nedenlerden ileri gelen yapısal sorunlar vardır. Hammadde eksikliÄŸi ve enerji kaynaklarının azlığı da öne çıkan baika sorunlardır. Ülkenin coÄŸrafi yapısı genel olarak daÄŸlıktır. Bu nedenle yoÄŸun tarım yapılabilecek topraklar oldukça kısıtlıdır. Enerji sektöründe büyük ölçüde dışa bağımlılık sözkonusudur. 2006 yılı verilerine göre ülkede tüketilen toplam enerji miktarının %86′sı dış kaynaklardan saÄŸlanmıştır.(katı yakıtların %99.7′si, petrolün %92.5′i, doÄŸalgazın %91.2′si ve elektriÄŸin %15′i.)[43][44]

İtalya ekonomisi ayrıca altyapı yatırımlarının geliÅŸmemesi, pazara yönelik reformların uygulanamaması ya da yapılmaması ve araÅŸtırma konusunda yatırımlar yapılmaması nedeniyle güç yitirmektedir. Dünya Ekonomik Özgürlük Endeksi, 2008 yılında yayınladığı çalışmada ülkenin sırasını dünyada 64. Avrupa’da ise 29. olarak belirlemiÅŸtir. Böylece İtalya, avro alanı içinde en son sıraye yerleÅŸmiÅŸtir. Dünya Bankası’na göre İtalya iÅŸ kurma, yatırım yapma ve ticaret konularında oldukça uygun ülkeler arasında gösterilmektedir. Buna karşın, ülkede bürokrasi alanında, mülkiyet haklarının korunması ve yüksek vergilendirmeler konusunda sorunlar göze çarpmaktadır.[45] Bununla birlikte son yapılan araÅŸtırmalarda İtalya’nın 2006 yılında araÅŸtırma ve geliÅŸtirme konularına ayırdığı bütçe gayrisafi millî hasılanın %1.14′üyle sınırlı kalmış ve böylece, %1.84′lük Avrupa BirliÄŸi ortalamasının ve %3′lük Lizbon Stratejisi hedeflerinin oldukça altında kalınmıştır.[46]

İtalya ekonomisinin büyüklüğündeki diÄŸer ülkelerde karşılaÅŸtırıldığında İtalya’da oldukça az sayıda dünya çapında çokuluslu ÅŸirket vardır. Buna karşın İtalya’daki küçük ve orta ölçekteki ÅŸirket sayısı oldukça fazladır. Bu durum İtalya’da üretim sektöründe tek bir ürünün öne çıkmasına neden olmuÅŸtur. İtalya’nın dışsatımını yaparak ekonomisini canlı tuttuÄŸu lüks tüketim malları son dönemlerde Çin gibi yükselmekte olan ve iÅŸgücünün ucuz olduÄŸu ülkelerle rekabet içine girmektedir.[47] İtalya’nın dışarıya sattığı ürünler içinde en önde gelenler motorlu araçlar (Fiat Group, Aprilia, Ducati, Piaggio); kimyasal ve petrokimyasal ürünler (Eni); enerji ve mühendisliÄŸi sistemleri (Enel, Edison); elektrikli ev gereçleri (Candy, Indesit); uzay ve savunma teknolojileri (Alenia, Agusta, Finmeccanica); ateÅŸli silahlar (Baretta); moda ve tekstil ürünleri (Armani, Valentino, Versace, Dolce & Gabbana, Robert Cavalli, Benetton, Prada, Luxottica); gıda ürünleri (Ferrero, Barilla, Martini & Rossi, Campari, Parmalat) ve lüks arabalar ((Ferrari, Maserati, Lamborghini, Pagani) ile yatlardır (Ferretti, Azimut)

İtalya’da turizm ise ülkede en hızlı geliÅŸen ve en çok kâr getiren sektörlerdendir. Her yıl 43.7 milyon turist ülkeyi ziyaret etmekte ve ülkeye 4.7 milyar dolar bırakmaktadır. İtalya dünya sıralamasında en çok ziyaret edilen beÅŸinci ülke, turizmden en çok kazanan dördüncü ülkedir.[48]

2004 yılında İtalya’da ulaşım sektörü, yaklaşık 119.4 milyon avroluk iÅŸ hacmine ulaÅŸtı ve ulaşım alanında hizmet veren 153.700 ÅŸirkette 935.700 kiÅŸiye istihdam saÄŸlandı. Ulusal yol ağında bakıldığında, 2002 yılında İtalya’da iÅŸ görür durumda toplam 668.721 kilometre uzunluÄŸunda karayolu vardır. Bunun 6.487 kilometresi bir özel ÅŸirket tarafından iÅŸletilen devlet yollarıdır.

2005 yılında İtalya’da 34.667.000 otomobil (Her bin kiÅŸiye 590 otomobil) ve 4.015.000 yük taşıtı olduÄŸu kayda geçmiÅŸtir. Devlete ait olan ancak yine bir özel ÅŸirket tarafından yönetilmekte olan demiryolları da 2003 yılında toplam 16.287 kilometre olarak ölçülmüştür. Ülkedeki demiryolu ağının %69′u elektrikli olup demiryollarında toplam 4937 lokomotif ve vagon çalışmaktadır. Fréjus Demiryolu Tüneli, Alpleri aÅŸarak ülkeyi Fransa ile baÄŸlayarak demiryolu ulaşımında önemli bir yer tutmaktadır. Yapımı sürmekte olan Brenner Tüneli ise Avusturya ile İtalya’yı demiryolu ile birbirine baÄŸlayacaktır.

Ulusal sınırlar içinde kalan akarsu ağı genelinde toplam uzunluÄŸu 1.477 kilometreyi bulan ırmak ve kanallarda ulaşım ve taşımacılık yapılabilmektedir. Ülkede ayrıca 2004 yılı itibarıyla büyük çapta havalimanlarının sayısı 30, büyük limanların sayısı ise 43 olarak saptanmıştır. Cenova limanı İtalya’nın en büyük, Akdeniz’in ise ikinci büyük limanıdır. 2005 yılında İtalya’da 389 bin birimlik sivil havacılık filosu ve 581 gemilik bir ticaret filosu bulunmaktadır.[49]

İtalya, 1861 yılında ulusal birliÄŸini saÄŸlayana dek tek bir ülke deÄŸildi. İtalya topraklarındaki küçük devlet ve krallıklar birbirleri arasında farklılık gösterebilen kendi kültürlerini geliÅŸtiriyorlardı. Bu nedenle günümüzde İtalyan geleneÄŸi ya da İtalyan kökenli olarak adlandırılan ÅŸeyler bölge ve kökenlerine göre ayrılabilir. İtalya’nın Avrupa’nın kültürel ve tarihî mirasına katkısı çok büyüktür. Roma İmparatorluÄŸu gibi dünyanın köklü devletlerine ev sahiplliÄŸi yapmış olması ve Hıristiyanlığın en önemli merkezi Vatikan’ı içinde bulundurması nedeniyle kültürel miras ögeleri bakımından son derece zengindir. İtalya, günümüzde UNESCO’nun 44 Dünya Kültür Mirası alanına ev sahipliÄŸi yaparak birinciliÄŸi elinde bulundurmaktadır.

İtalya’da resim sanatı tarihin hemen her döneminde geliÅŸim göstermiÅŸtir. Tiziano Vecellio ve Caravaggio İtalyan resminin en seçkin erken örneklerini vermiÅŸlerdir. İtalyan ressamların iÅŸlerinde çoÄŸunlukla dinî figürler öne çıkmıştır. Bunda ülkenin Vatikan ile olan yoÄŸun iliÅŸkisi etkili olmuÅŸtur. İtalya’da resim sanatında verilen yapıtlar çoÄŸu zaman Avrupa’nın en önde gelen sanat eserleri olmuÅŸtur. Romanesk ve Gotik sanattan, Rönesans ve Barok üslubuna kadar her sanat akımında İtalyan ressamlar kaydadeÄŸer ürünler vermiÅŸlerdir. Bu dönemlerde yapıtlar veren ressamlar arasında Michelangelo, , Donatello, Botticelli, Fra Angelico, Tintoretto, Caravaggio, Bernini, Titian ve Raphael sayılabilir. Bu dönemlerden sonra İtalya dış güçler tarafından sürekli baskılarla maruz kalmış ve bu da ülkede ilginin sanattan, daha çok politik sorunlara kaymasına neden olmuÅŸtur. Tüm bunlar sonucunda İtalya Avrupa’da sanat alanında elde ettiÄŸi otoriteyi yitirmiÅŸtir. Daha sonraları İtalyan resminde ilk canlanma 20. yüzyılda Fütürizm akımıyla olmuÅŸ ve bunu metafizik resim akımı izlemiÅŸtir. Bu akımda en önemli katkıları Giorgio de Chirico vermiÅŸ ve kendinden sonra gelecek olan kuÅŸak ve gerçeküstücülük akımı temsilcileri üzerinde büyük etkiye sahip olmuÅŸtur.

İtalyan dilinin temelleri, 1300′lü yıllarda Floransalı ÅŸair Dante Alighieri tarafından atılmıştır. İtalyan yazınının en erken ve önemli temsilcileri arasında sayılan Dante’nin İlahî Komedya adlı yapıtı Orta ÇaÄŸlarda Avrupa’da üretilen en önemli yazınsal eserlerden biridir. Bunu dışında Giovanni Boccaccio, Giacomo Leopardi, Alessandro Manzoni, Torquato Tasso, Ludovico Ariosto ve Petrarch gibi ünlü İtalyan edebiyatçıları yüzyıllar boyu Avrupa yazınına katkıda bulunmuÅŸlardır. Felsefe alanında öne çıkan düşünürler arasında Giordano Bruno, Marsilio Ficino, Niccolò Machiavelli ve Giambattista Vico sayılabilir.

ÇaÄŸdaÅŸ İtalyan yazınını temsilcileri arasında ise pek çok Nobel ödüllü yazar bulunur. Nobel ödülü almış İtalyan edebiyatçılar ÅŸunlardır: ulusalcı ÅŸair Giosuè Carducci (1906)’da, realist yazar Grazia Deledda (1926)’da, çaÄŸdaÅŸ tiyatro yazarı Luigi Pirandello (1936)’da, ÅŸair Salvatore Quasimodo (1959)’da, Eugenio Montale (1975′te), satirist tiyatro yazarı Dario Fo (1997′de)[50]

İtalyan tiyatro sanatı incelenecek olursa, kökenleri Yunan tiyatrosu etkisinde kalmış Roma tiyatrosuna kadar indirilebilir. Roma dönemi drama yazarları genelde Yunanca oyunları çevirmiÅŸlerdir. 16. yüzyılda ve 18. yüzyıla kadar Commedia dell’arte akımı doÄŸaçlama tiyartonun bir dalı olarak kalmıştır ve bugün bile İtalya sahnelerinde görülebilmektedir. İtalya’da yaygın olan bir baÅŸka tiyatro geleneÄŸi de canovaccio adı verilen gezici tiyatro truplarıdır. Bu truplardaki sanatçılar gittikleri yerlerde açıkhava sahneleri kurarlar ve kabataslak bir senaryo çerçevesinde hokkabazlık ve akrobasi ile karışık eÄŸlence ÅŸovları düzenleyerek tiyatro yaparlar.

Yüzyıllar boyunca, İtalya’dan pek çok bilim insanı yetiÅŸti. Bu bilim insanlarının çeÅŸitli alanlarda insanlığa kazandırdıkları buluÅŸlar ile kendilerinin ve ülkelerinin adını duyurdular. Bunlar içinde en bilinen isimlerden biri de Leonardo da Vinci’dir. Da Vinci, biyolojiden teknolojiye pek çok alanda çaÄŸdaÅŸ bilime rehberlik eden buluÅŸlara imza attı. Aynı ÅŸekilde Galileo Galilei fizik, matematik ve astronomi alanlarında çalışan ve pek çok buluÅŸa imza atan bir baÅŸka İtalyan bilim insanıdır. Galilei teleskobun geliÅŸtirilmesine önemli katkılarda bulunmuÅŸ ve bir bölümünü kendi gerçekleÅŸtirdiÄŸi sayısız astronmik buluÅŸa olanak saÄŸlamıştır. Nobel ödülü de kazanan fizikçi Enrico Fermi dünyanın ilk nükleer reaktörünü oluÅŸturan gruba önderlik etmiÅŸ, kuantum teorisinin oluÅŸturulmasına verdiÄŸi destek ve fizik alanındaki diÄŸer önemli çalışmalarıyla adını duyurmuÅŸtur.

İtalya’da bilim alanında önemli katkılar veren araÅŸtırmacılar arasında GüneÅŸ Sistemi ile ilgili pek çok buluÅŸa imza atan gökbilimci Giovanni Domenico Cassini, pili bulan fizikçi Alessandro Volta, matematikçiler Lagrange, Fibonacci ve Gerolamo Cardano, mikroskopik anatominin kurucusu doktor Marcello Malpighi, hücre teorileri, hayvan üremesi ve insan bedeninin iÅŸlevleri konusunda yeni bilgiler ortaya çıkarak biyoloji araÅŸtırmacısı Lazzaro Spallanzani, kendisiyle aynı adla anılan golgi aygıtını bularak Nobel ödülü kazanan bir diÄŸer İtalyan bilim insanı Camillo Golgi ve radyoyu icat ederek, yine Nobel kazanan bir baÅŸka İtalyan olan Guglielmo Marconi sayılabilir.

İtalyan folk müziÄŸinden, Avrupa klasik müziÄŸine kadar, müzik her zaman İtalya kültüründe önemli bir rol oynamıştır. Opera’ya hayat veren İtalya, klasik müziÄŸin temellerinin atıldığı yerdir. Aynı zamanda piano ve violin gibi klasik müzikle ilgili çalgılarında ortaya çıkış yeri İtalya’dır. Senfoni, konçertove sonata da köklerini İtalya’da 16. ve 17. yüzyıllarda geliÅŸen akımlardan alan müzik türleridir. İtalya’nın en önde gelen bestecileri arasında, Rönesans dönemi bestecisi Palestrina ve Monteverdi, Barok besteciler Alessandro Scarlatti, Corelli ve Vivaldi, klasik dönem besteciler Paganini ve Rossini ile romantik besteciler Verdi ve Puccini sayılabilir.

ÇaÄŸdaÅŸ İtalyan besteciler Berio ve Nono elektronik müzik konusunda önemli eserler vermiÅŸlerdir. Ülkede çok sayıda iÅŸler hâlde operaevinin bulunmasından dolayı ülkede klasik müziÄŸin hâlâ tutunmakta olduÄŸu görülmektedir. Milano’daki La Scala ve Napoli’deki San Carlo operaevleri ve Maurizio Pollini ile Luciano Pavarotti dünyaca ünlü tenörler İtalya’nın klasik müzik alanındaki baÅŸarı ve egemenliÄŸinin birer göstergesidir.

Ülkede ilk olarak 1920′lerde ortaya çıkan caz müziÄŸi hızla tutuldu ve İtalya’da geniÅŸ kitlelere yayıldı. FaÅŸist dönemin Amerikan karşıtı politikalarına karşın caz müziÄŸi ülkede hep popüler kaldı. 70′li yıllarda Progressive rock hareketinin başını çeken ülkelerden oldu ve rock müzik alanında dünyaya PFM ve Goblin gibi gruplar kazandırdı. Pop müzik sanatçısı Mina Anna Mazzini, Andrea Bocelli, Laura Pausini ve Eros Ramazzotti İtalya’nın son dönemlerde uluslararası düzeyde sükse yapmış sanatçılarıdır.

İtalyan sinema tarihi, Lumière KardeÅŸlerin hareketli resimler ile sinema tekniÄŸini bulmasının kısa süre sonra baÅŸladı. İlk İtalyan filmi, dönemin papası XIII. Leo’nun kameraya karşı kutsama yapan görüntüsünden oluÅŸan birkaç saniyelik, oldukça kısa bir kayıttı. Gerçek anlamda İtalyan sinema endüstrisi 1903 ve 1908 yılları arasında kurulan Società Italiana Cines, Ambrosio Film ve Itala Film adlarında üç film ÅŸirketiyle doÄŸdu. Daha sonra Milano ve Napoli’de de film ÅŸirketler boy göstermeye baÅŸladı. Kısa süre içinde bu ÅŸirketler büyüyerek nitelikli iÅŸler çıkartmaya baÅŸladılar ve İtalyan filmleri dışarıya da gönderilmeye baÅŸlandı. İtalya’da sinema Benito Mussolini iktidarı döneminde bir tür siyasi propaganda aracı olarak da kullanıldı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalyan filmlerinin yıldızı parladı ve 1980′lerde televizyonun yaygınlaÅŸmaya baÅŸlamasıyla İtalyan sineması bir gerileme sürecine girdi. Dünyaca tanınmış İtalyan film yönetmenleri arasında Vittorio De Sica, Federico Fellini, Sergio Leone, Pier Paolo Pasolini, Michelangelo Antonioni ve Dario Argento sayılabilir. Tatlı Hayat, İyi, Kötü ve Çirkin, Hırsızları gibi eski dönem İtalyan filmleri dünya sinemasında yer etmiÅŸ yapımlardır. Daha yakın geçmiÅŸte çekilen ve uluslararası düzeyde sükse yapan İtalyan filmleri arasında Roberto Benigni tarafından yönetilen Hayat Güzeldir ve Massimo Troisi’nin baÅŸrolünde oynadığı Postacı vardır.

İtalya’da yapılan popüler sporlar futbol, basketbol, voleybol, sutopu, eskrim, ragbi, bisiklet ve motor yarışları ile buz hokeyidir. (ÇoÄŸunlukla Milano, Trentino-Alto Adige ve Veneto bölgelerinde yapılır) CoÄŸrafi koÅŸulların elveriÅŸli olmasından dolayı kuzey bölgelerde en yaygın sporlar kış sporlarıdır. İtalyanlar kış sporları kategorilerinde yapılan yarışma ve karşılaÅŸmalarda öne çıkmaktadırlar. İtalyan ÅŸehirlerinden Torino 2006 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliÄŸi yapmıştır. İtalya’da spor türleri, çoÄŸu zaman festivallerle birleÅŸtirilir. Bir tür at yarışı olan palio Palio di Siena festivalinde, gondol yarışları da her eylül ayının ilk pazar günü Venedik’te gerçekleÅŸir. İtalya sporu Antik Roma’da gladyatör dövüşlerinin yapıldığı Kolezyum’dan, çaÄŸdaÅŸ Roma’da futbol kulüplerinin yarıştığı çaÄŸdaÅŸ Stadio Olimpico’ya varan uzun bir yol katetmiÅŸtir.

İtalya’da en çok oynanan spor türü futboldur. İtalyan futbolunun en üst ligi olan Serie A, yalnızca ülke içinde deÄŸil tüm dünyada ilgiyle izlenmektedir. İtalya Millî Takımı, bugüne dek kazanmış olduÄŸu 4 FIFA Dünya Kupası ile dünyanın en baÅŸarılı ikinci takımıdır. İtalya Millî Takımı’nın kazandığı ilk dünya kupası 1934 yılındadır. Kriket de İtalya’da yeniden önem kazanmaya baÅŸlamış olan ve hızla popülerlik kazanan bir spor dalıdır. İtalya’da kriket sporu İtalya Kriket Federasyonu (İtalyanca: Federazione Cricket Italiana) tarafından düzenlenmektedir ve İtalyan Millî Kiriket Takımı dünya sıralamasında 27. sırada yer almaktadır.

İtalyan mutfağı dünyanın en zengin mutfaklarından biridir ve karakteristik özellikleriyle öne çıkmaktadır. İtalyan mutfağının geçmişi M.Ö. 4. yüzyıla kadar uzanmakla birlikte 18. yüzyılda Yeni Dünya keşifleriyle mutfaklara giren birtakım sebze ve meyveler sayesinde büyük bir değişime uğramıştır. İtalyan mutfağı bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir. Sebze ve hamur işleri ağırlıktadır. Peynir ve şarap İtalyan mutfağının önemli ögeleri arasındadır. Geniş bir Kahve çeşitliğine sahip olan İtalyan mutfağında özellikle espresso önemli bir yer tutar. İtalyan mutfağının dünyaya mâl olmuş yemekleri arasında pizza, spagetti ve bazı makarnalar ile bunların kendilerine özgü sosları, risotto, parmesan peyniri, lazanya ve tiramisu sayılabilir.


Üyeler:

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talyan

Benzer icatlar veya konular:

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yok »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yap