Antibiyotik icadı

Yazan: admin | icatlar | Çarşamba 9 Mart 2011 17:43

Bilinçsiz ve aşırı antibiyotik kullanımı bakterilerin kullanılan antibiyotiğe karşı kazanmasına neden olabilir. Eğer mikroplar bir antibiyotiğe karşı kazanırlarsa, artık o antibiyotiğin o mikroba karşı etkisi olmaz. Bu nedenle her bakteriye uygun olan antibiyotik kullanılmalıdır. Hastalığa neden olan etkenin bulunması ve bu etkene etkili olacak antibiyotiği bulmak için bir Kültür-Antibiyogram Testi denen laboratuvar testi yapılır. Sadece etkin olduğu mikroplara karşı kullanılmalıdırlar. Grip, nezle gibi virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı etkili değillerdir. düşürücü ya da ağrı kesici etkileri yoktur. Antibiyotikler mutlaka doktor tavsiyesiyle ve reçetesine uygun olarak kullanılmalıdırlar. Bilmeden kullanılan antibiyotikler hastalığı iyileştirmezler, vücuda zarar da verebilirler.

Bazı antibiyotikler ise patojenleri hücre zarlarına müdahale ederek yok ederler. Hücre zarına yapılan müdahaleler, hücre zarının yapısını değiştirerek onun birçok özelliğini de kaybetmesine yol açar. Bu hücre sitoplazmasının hücre dışına akması gibi hücrenin yıkımıyla sonuçlanacak olaylara yol açabilir.

Antibiyotiklerin iki çeşidi vardır; biyosidal, mikroorganizmaları öldüren antibiyotikler ve biyostatik, mikroorganizmaların büyümesini ve çoğalmasını (üremesini) önleyen antibiyotikler. Her ne kadar “sadece” mikroorganizmaların (çoğunlukla bakteriler, ve bazı fungi) ürettiklerine “antibiyotik” tanımı verilebilse de, bugün “antibiyotik” terimi patojenlere zarar veren her türlü kimyasal için kullanılmaya başlanmıştır. Bu yüzden, mikroorganizmalar, ve bitkiler tarafından doğal olarak üretilen bu tür kimyasallara “antibiyotik” demekteyiz. Aynı zamanda, doğal olarak üretilen birçok antibiyotik madde suni yollardan daha etkili olmaları için modifiye edilmektedir. Örnek vermek gerekirse, doğal olarak üretilen penisilinler bugün kimyasal olarak modifiye edilerek daha etkili olmaları sağlanıyor. Bir başka örnekte, kloramfenikol isimli antibiyotiktir. Eskiden tamamiyle doğal yollardan elde edilen bu antibiyotik bugün tamamiyle sentetiktir.

, vankomisin, florokinolon ve sefalosporin gibi antibiyotikler bugün en çok kullanılan antibiyotiklerdendir. Bu antibiyotiklerin hepsi bakterilerin hücre çeperlerini zayıflatırlar. Bakterilerin hücre çeperleri uzun peptidoglikan zincirlerinden oluşur. Antibiyotikler bu molekülleri bir arada tutan peptit bağlantılarının sentezini önlerler. Böylece hücre çeperleri zayıflar ve bakteri patlar (lizis). Peptidoglikandan oluşan hücre çeperleri sadece bakterilerde bulunur, hayvan hücre çeperi bulunmazken bitki hücrelerinde selülozdan oluşan hücre çeperleri bulunur. Böylece, antibiyotikler sadece bakterilere zarar verirler.

Bugün, bakteriyel hastalıklarla savaşmakta kullanılan antibiyotikler selektif yani seçicidirler. Buna karşın doğada seçici olmayan birçok antibiyotik de bulunur. Seçici antibiyotikler, işleyişleri (mekanizmaları) dolayısıyla sadece bakteri () hücrelerine zarar veren antibiyotiklerdir. Yukarıda verilen antibiyotik tiplerinin hepsi seçicidir. Seçici olmayan antibiyotikler ise mikroba zarar verirken, mesela, insanın vücud hücrelerine de zarar verebilirler. Aynı zamanda antibiyotiklerin yan etkileri de olabilir, bir hastalığı iyileştirirken başka sorunlara yol açabilirler.

Antibiyotik, herhangi bir mikroorganizma tarafından, başka bir mikroorganizmayı öldürmek veya çoğalmasını durdurmak için üretilen her türlü madde. Antibiyotik üretimi, onu üreten mikroorganizma için selektif bir avantaj sağlar. Örnek olarak, Penicillium tarafından üretilen antibiyotikler, doğada rekabet halinde olduğu diğer mikroorganizmaların büyümesini önleyerek Penicillium’a rekabette önemli bir avantaj sağlar.

Rifampisin ve antrasiklin gibi antibiyotikler ise nükleik asit sentezine müdahale ederler. Antrasiklinler bunu DNA replikasyonunu önleyerek yaparken, rifampisin transkripsiyonu önler.

Antibiyotikler etkili oldukları mikropların metabolik işlemlerine müdahale ederek çalışırlar. Antibiyotikler müdahale ettikleri metabolik işlemlere göre spesifiktir. Bu metabolik işlemlere örnek olarak; protein sentezi, hücre çeperi sentezi, nükleik asit sentezi veya hücre zarı fonksiyonlarını verebiliriz.

Streptomisin, eritromisin, tetrasiklin ve kloramfenikol gibi antibiyotikler ise ya protein sentezini önlerler ya da anormal proteinlerin sentezlenmesine yol açarlar. Antibiyotikler bunları bakterilerin ribozomlarına bağlanarak yaparlar. Bakteri ribozomları ökaryotik ribozomlardan (insan ribozomları gibi) daha küçük oldukları için, bu tür antibiyotikler sadece bakterileri etkiler. Böylece bakterilerin saldırdığı canlıya zarar vermezler.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Antibiyotik

Tags: , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , ,

Aktinyum nedir

Yazan: admin | icatlar | Çarşamba 9 Mart 2011 17:43

Aktinyum (Ac)

Aktinyum, 1899 yılında kimyacı André- Debierne tarafından ana bileşeni uranyum dioksit (UO2) olan uraninit mineralinden ayrıştırılmıştır. Element ayrıca 1902 yılında Alman kimyacı Friedrich Oskar Giesel tarafından da bulunmuştur.

Aktinyum sözcüğü, Eski Yunan dilinde kiriş veya ışın anlamlarına gelen aktis veya aktinos sözcüklerinden kökenlenmektadir.

Aktinyum, sembolü Ac, numarası 89, ağırlığı 227 olan radyoaktif element. Aktinyum elementi, doğada Uranyum cevherlerinde az miktarlarda bulunur. Bir ton uranyum cevherinde yaklaşık on gram kadar aktinyuma rastlanmaktadır. Radyum’a oranla 150 kat daha radyoaktif olan aktinyum, uygulamada nötron kaynağı olarak kullanılır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Aktinyum

Tags: , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , ,

Degauss

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:43

Terim ilk kez 2.Dünya Savaşı sırasında RCNVR komutanı F. Goodeve tarafından Alman manyetik mayınlarına karşı koymaya çalışırken kullanılmıştır. Bunlar İngiliz donanmasına çok zarar veren mayınlardı. Mayınlar artan manyetik alanı tespit ediyordu.

Degaussing istenmeyen bir manyetik alanı azaltma ya da yok etme sürecidir. Carl Friedrich Gauss’un manyetik alan üzerine yaptığı ilk araştırma sonucunda bu ismi araştırmacısından almıştır. Manyetik histerezis’den dolayı, manyetik alanın tamamen sıfıra indirgenmesi mümkün değildir. Yine de degaussing genellikle, bias olarak adlandırılan çok küçük bilinen bir alana kadar azaltır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Degauss

Tags: , ,

Etiketler:, ,

Fark makinesi

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:43

Uzun bir aradan sonra 1822 ‘de İngiliz matematikçi Babbage (1791 – 1871), oldukça gelişmiş bir makinenin tasarımına başladığını duyurmuştur. Fark makinesi, bir değerler serisini otomatik olarak hesaplayabilmeyi öngörüyordu. Sonlu farklar yönteminden yararlanarak, çarpma ve bölme işlemlerinden yararlanmaksızın hesaplama yapmak mümkündü.

Babbage geliştirdiği ikinci Fark makinesi ile birlikte çalışabilecek, değişken sütun ve satır özelliklerine sahip, çıktı formatı programlanabilmesi gibi şaşırtıcı özelliklere sahip bir tasarlamıştır. Fark makinesinin tamamlanmasından dokuz yıl sonra, Müzesi, 19. yüzyıl cihazları için oldukça karmaşık sayılabilecek bu yazıcıyı da tamamlamıştır.

Fark makinesi, projenin ilk haliyle, 2,5 mt yüksekliğinde, 15 ton ağırlığında olacak ve 25.000 parçadan oluşacaktı. Babbage, projesine mali kaynak bulabilmesine rağmen onu tamamlayamamıştır. Daha sonra Fark makinesinin geliştirilmiş bir modelini tasarlamasına rağmen bunun yapımına hiç başlayamamıştır. 19. Yüzyılın olanak tanıdığı ölçüsel toleranslarla 1989-1991 yılları arasında tamamlanan bu , Londra Bilim Müzesi’nde çalıştırıldığı zaman ortalama bir makinesinden çok daha öteye giderek 31 basamağa kadar doğru yapabildiği görülmüştür.

Fark makinesi, polinom işlevlerin (fonksiyonların) hesaplanması için tasarlanmış bir mekanik hesap makinesidir. Toplama çıkarma yapabilen bir makine yapmak yüzyıllar boyunca bilim adamlarının ilgisini çekmiştir. 1642 yılında bir vergi memurunun oğlu olan Blaise Pascal, babasına yardım amacıyla böyle bir makine tasarlamıştır. 1694 yılında, Gottfired Wilhelm von Leibniz, Pascal’ın tasarladığı bu makineyi geliştirerek, aynı zamanda çarpma ve bölme işlemlerini de yapabilen bir makineyi tamamladığını duyurmuştur. Daha sonra 1786′da J.H. Müller de benzeri bir makineyi tasarladığını duyurmuş ancak yapımını gerçekleştirememiştir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Fark_makinesi

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

Pilot ACE

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:43

Hernekadar, prototip amaçlı olarak üretilmiş olsa da, sonraları özellikle de dönemin bilgi işlem makinalarının azlığı nedeniyle oldukça faydalı bir kaynak olduğu kabul edilmiştir. Daha pratik kullanımı amaçlayan birkaç güncellemeden sonra 1951′de hizmete girmiş ve sonraki yıllarda oldukça fazla kullanılmıştır.

Yaklaşık 800 adet lambasına sahipti ve hafızası için civalı bir geciktime hattı kullanılıyordu. Makinenin orijinal hafızası 128 32 bit kelimeydi fakat daha sonra bu hafıza 352 kelime olarak geliştirilmişti. 1954 yılında ise 4096 kelimelik ( drum memory ) manyetik tamburlu hafıza eklenmişti. Temel hızı ( ya da vurum sıklığı ) 1 megahertz’di ve İngiltere’de dönemin en hızlı bilgisayarıydı.

Pilot ACE Mayıs 1955′de kapatıldı ve bugün halen sergilendiği Londra Müzesi’ne bağışlandı.

o kadar başarılıydı ki English Electric adlı şirket DEUCE adıyla ticari bir versiyonu yapıp satmıştı.

İngiltere’de 1950′li yılların başlarında yapılan ilk bilgisayarlardan biriydi.( the National Physical Laboratory – NPL ) Ulusal Labaratuar’ında tarafından tasarlanan nihai ACE ( Automated Computing Engine ) bilgisayarının ilk versiyonuydu. Turing’in NPL’den ayrılmasından sonra James H. Wilkinson projeyi devralmıştı. Pilot ACE ilk programını 10 Mayıs 1950′de çalıştırmıştı , kamuoyuna takdim ise Aralık 1950′de yapılmıştı.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Pilot_ACE

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Turing makinesi

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:43

, ilk başta d0 durumunda olacak. Bu tabloya bakarak görebiliriz ki, d2 son durum olacak ve makinenin kafası şu işlemi yapacak:

Buna ek olarak, anlatılan Turing makinesi belirlenimci (determinist) bir makinedir, başka bir deyişle aynı girdi için her zaman aynı çıktıyı üretir:

Anlatılan Turing makinesi, yapılabilecek en basit makinedir. Bunu şu şekilde geliştirebiliriz:

Bu amaca ulaşabilmek için, {‘d0′, ‘d1′, ‘d2′} şeklinde üç durum kullanacağız. Bu durumların geçiş tablosu ise şu şekilde olacak:

Bu tablo, o Turing makinesinin çalıştırdığı algoritmadır. Turing makinesi, her adımda:

Turing makinesi, Karmaşık matematiksel hesapların belirli bir düzenek tarafından yapılmasını sağlayan makinesi. Karmaşık hesapların belirli bir düzenek tarafından yapılıp yapılanamayacağı 20.yy’ın başlarında büyük bir tartışma konusu olmuştu. Öteden beri el ile veya zihinden yapılan hesaplamalar çok zaman almakla birlikte, birçok hatayı da beraberinde getiriyordu. Tüm bu tartışmalar sürerken, 1936 yılında, ünlü matematikçi Alan M. Turing “Saptama Problemi Hakkında Bir Uygulamayla Birlikte Hesaplanabilir Sayılar” (İngilizce On computable numbers, with an application to the Entscheidungsproblem) isimli bir makalesini yayınladı. Makalesinde teorik ve matematiksel temellere dayalı sanal bir makineden bahseden Turing, her türlü matematiksel hesabın bu sanal makineyle yapılabileceğini iddia ediyordu. Turing’in 1950 yılında yayınlanan “Hesaplama Mekanizması ve Zeka” (İngilizce Computing Machinery and Intelligence) isimli ikinci makalesi ise, makineler ve zekayla ilgili birçok tartışmalı konuya cevap niteliğindeydi. İşte bu makalelerde sözü geçen sanal makine daha sonraları Turing Makinesi (İngilizce The Turing Machine) olarak isimlendirildi.

Birkaç denemeyle bu makinenin istediğimiz işlemi yaptığını görebiliriz.

Örneğimizdeki Turing makinesi sembol havuzu (yani alfabe) olarak {‘B’, ’1′} kullanmaktadır. Bu makineni amacı, verilen girdinin en sağına 1 ekleyip girdinin en soluna geri dönmektir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Turing_makinesi

Tags: , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , ,

Bilgisayarlı tomografi

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:43

İlk bilgisayarlı tomografi cihazlarında, tek bir kesit oluşturabilmek için gerekli verileri toplamak 5 dakika gibi uzun bir süre gerektirmekteydi. Bu olay bilgisayarlı tomografi’nin kullanılmasını engellemiş ve geciktirmiştir. Bilgisayarlı tomografi uygulaması sadece beyin incelemesinden ibaret kalmış, sürenin uzunluğu dolayısı ile solunum, intestinal peristaltizm gibi sınırlamalar bilgisayarlı tomografinin toraks, batın gibi uygulama alanlarında da kullanılmasını geciktirmiştir. Bilgisayarlı tomografi cihazları, geliştirilme ve rutinde kullanılma aşamalarında bir dizi evrim geçirmiş ve bu gibi dezavantajlarından arındırılmıştır.

Bilgisayarlı tomografi, 1963 yılında Cormak tarafından teorize edilmiş ve radyolojide yeni bir çığır açmış kesitsel görüntüleme yöntemidir.Temeli cihazına dayanmaktadır.Bir nesnenin değişik açılardan çok sayıda iki boyutlu X ışını görüntüleri alınarak o nesnenin iç yapısının üç boyutlu görüntüsü elde edilmeye çalışılır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilgisayarl%C4%B1_tomografi

Tags: , , , ,

Etiketler:, , , ,

Antik Çağ silahlarının listesi

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:42

Sabit silahlar

Atlı silahları

Sırık silahlar

Menzilli silahlar

Yakın dövüş silahları

Kuşatma silahları

Denizcilik

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Antik_%C3%87a%C4%9F_silahlar%C4%B1n%C4%B1n_listesi

Tags: ,

Etiketler:,

Pasif radar

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:42

Bu tip radarlar dünyada askeri savunma sanayi teknolojisi çok ileri olan ülkeler üretebiliyor. Bunların içinde ise, ABD, Rusya, İsrail, İngiltere ve Ukrayna gibi ülkeler de yer alıyor. [1]

Pasif radar sitemlerinden bazıları hedefin kendiliğinden yayınladığı ışıma tiplerini ( ve radarları, IFF vericileri, telsiz yayınları) kullanır. Bazıları ise ucuz ve çok sayıda FM verici benzeri karasal antenlerden hedefe çarpıp yansıyan dalgalarını dinleyerek hedef tespiti yaparlar.

Pasif radar sistemleri herhangi bir ışıma yaymadan hedef tespiti yapabilen radar sistemlerine verilen genel isimdir.

Pahalı ve hareketli olmayan askeri arama radarlarına göre son derece ekonomik ve pratik bir çözüm sunarlar. Son zamanlarda hızlanan bilgisayarlar sayesinde oldukça başarılı prototipler üretilmiştir. İlerleyen teknolojisi sayesinde bir merkezden yayın yapıp hedeften geri dönen radyo dalgasını dinleyen klasik radarların yerini almaya aday bir sistemdir.

Hedefin aydınlatılması için alıcılardan uzakta, ucuz ve çok sayıda verici kullanılması sayesinde daha pahalı olan alıcı devrelerin ve yine kıymetli olan yetişmiş personelin düşman gözünden/ tespitinden korunması önemli bir stratejik avantajdır.

Vericiler o kadar ucuz olmaktadır ki, vericiyi imha için atılan akıllı bombanın maliyeti daha fazla olabilmektedir. Bir savaşta düşman hava kuvvetlerinin ilk hedefinin karşı tarafın hava savunma sistemi (gözetleme radarları) olduğu düşünülürse, kalıcılık kabiliyeti yüksek ve ucuz bir hava gözetleme ağının önemi daha iyi anlaşılır.

istihbarat birimlerinin verdiği bilgiye göre PKK’nın elinde 2 adet “pasif radar” var.[2][1] Çeşitli tezler olsa da, bu radarları PKK’ya kimin verdiği tam olarak bilinmiyor. Savaş uçaklarını ve insansız hava araçlarını önceden tespit edebilen ve takip edebilen bu pasif radar sisteminin kullanılabilmesi için teknik eğitim de şart.[1]

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Pasif_radar

Tags: , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , ,

Silah icadı

Yazan: admin | icatlar | Cuma 14 Ocak 2011 15:42

Her ne kadar bir olmamakla birlikte, üzerlerinde çeşitli silahlar taşıyan ve birer savaş aracı olan savaş uçağı, savaş gemisi, , gemisi, tank da komplike ve dolaylı bir silah olarak kabul etmek mümkündür. Barış zamanlarında politik, istihbarat ve propaganda faaliyetleriyle kültürel ve sosyal yapı üzerinde tahribat yapmak için kullanılan usuller ve yapılan işler de bir silahtır. Savunmada bir vasıta olarak kullanılan radar, sonar, lidar gibi sistemler, ve yapay da birer silah grubu teşkil ederler.

Ramses II at Kadesh.jpgGustavus Adolphus at the Battle at Breitenfeld.jpgM1A1 abrams front.jpg

Güdümlü mermiler, deniz hedeflerine karşı kullanılan torpidolar, çeşitli tipteki bombalar, roketler ve mayınlar da ateşli silahlar grubuna dahil edilebilir. Kara, deniz ve hava birliklerince kullanılan bu silahların bazısı saldırı, bazısı savunma, bazısı da hem saldırı hem de savunma gayesi güder. Mesela uçaklarda saldırı için kullanılan , top, , güdümlü mermi ve çeşitli bombalar bulunabildiği gibi uçaklara karşı savunmada kullanılan güdümlü uçaksavar silahları da vardır. Yine zırhlı bir savaş aracı olan tankta kullanılan , top, roket, alev makineleri, sis ve makineleri yanında tanklara karşı kullanılan tanksavar topları, roketleri, bombaları, füzeleri bu silahların değişik gayelerde kullanılmasına misaldir.

Gürz, bıçak, kılıç, mızrak, kargı, kırbaç, yay, cirit, bumerang, kalkan, zırh, mancınık, koçbaşı, hançer, balta, kama ve bunlara benzer pekçok çeşitte silah geliştirildi. Bunların savaşta en yaygın olanı kılıçtı. Meç, şimşir, gaddare, yatağan gibi çeşitleri vardı. Ateşli silahların bulunuşuna kadar yaygın olarak kullanılan diğer bir silah oktu. Mancınık, gülleleri ve büyük okları fırlatmaya yarayan bir aletten çok bir mekanizmaydı. Günümüzde hala kullanılmakta olan kasatura, tüfeğin ucuna takılan dürtücü ve kesici ateşsiz bir silahtır. Koçbaşı, ucunda demir bir koçbaşı bulunan asılı bir kirişten ibarettir. Kale kapılarını yıkmak için kullanılır.

Askeriye Portalı   g • t • d 

Doğu ülkelerinde bulunan barutun, Ortadoğu ve Avrupa’ya geçmesiyle ateşli silahlarda da önemli gelişmeler oldu. Suriye’den Bizans’a geçen bir ateşli silah şaşkınlıkla karşılandı. Çok eskiden beri Asya’da Türkler ve Çinliler tarafından kullanılan sonradan roket, top ve gibi silahlarda kullanılmaya başlandı. Selçuklu ve Osmanlılar döneminde bu tür silahlarda büyük gelişmeler kaydedildi. Kosova Meydan Muharebesi’nde ve özellikle Fatih Sultan Mehmed Han tarafından, İstanbul’un fethinde toptan büyük ölçüde faydalanıldı. Yavuz Sultan Selim Han zamanında, orduda yaygın bir şekilde kullanılmaktaydı. Top namlularına ilk yivi veren de Yavuz Sultan Selim Han’dır. O zamanlar top tekniği Avrupalılardan çok üstündü.

Silah insanların ve toplumların bir başka insana veya toplumlara karşı savunma ve saldırı amaçlı kullandığı bir araçtır.

Zamanla büyük değişikliğe uğrayan ateşli silahlar, tabanca, tüfek, bombaatar, top, obüs, havan gibi çeşitli adlar altında, değişik vasıflara sahip birçok çeşitlere ayrıldı. Bunların her birinin kullanılma gayesine göre özellikleri vardır. Ayrıca bunların makineli, yarı otomatik tipleri gelişti.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Silah

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »