Dinamitin icadı

Yazan: admin | icatlar | Perşembe 25 Şubat 2010 12:45

Dinamit bazı silahlı kuvvetler tarafından, düşmanı yavaşlatmak üzere yol ve köprülerin tahrip edilmesinde de kullanılmıştır.

Nitrogliserin kendi başına çok kuvvetli bir patlayıcıdır ve saf hali şoka duyarlıdır. Yani ani hareketler patlamasına sebep olabilir. Nitrogliserin, üretimi üzerinden zaman geçtikçe daha da kararsız maddelere dönüşür ve taşınmasındaki tehlike artar. Diatomite adsorbe edildiği zaman nitrogliserinden doğan tehlike azaltılmış olur.

Dinamit, 3 ölçü nitrogliserin, 1 ölçü diatomit ve küçük bir miktar sodyum karbonatın karıştırılmasıyla elde edilir. Hamur halinde olan karışım klasik çomak şekline getirilir ve kağıda sarılır.

Dinamit, nitrogliserinin diatomite adsorbe edilmesiyle üretilen bir patlayıcı türüdür. İsveçli kimyager Alfred Nobel tarafından 1866′da keşfedilmiş ve 1867 yılında patenti alınmıştır. Genellikle 20 cm. uzunluğunda ve 2,5 cm. çapında çomaklar halinde satılır ancak başka boyları da mevcuttur.

Dinamit kelimesi Eski Yunanca Güç manasına gelen δυναμις (dunamis) ve ιτης (-itēs) ekinden oluşturulmuştur.

Wikipedia: Dynamite

Yaygın inanışın aksine kasalar gibi korumalı eşya ve odaların patlatılmasında dinamit değil, dinamitin kaynatılıp oluşan sıvının üzerindeki nitrogliserin kaymağının alınmasıyla elde edilen nitrogliserin kullanılmaktaydı.

Dinamit, kara baruttan daha güçlü ve güvenle kullanılabilecek ilk patlayıcıydı. Keşfinin patentini Ekim 1867′de alan Nobel, buluşunu ilk defa Nobel’in Güvenli Patlayıcı Tozu adıyla satmıştır. Piyasaya çıkışından hemen sonra, barut ve nitrogliserinden güvenli bir alternatif olarak görülmüştür. Nobel, buluşunun patent haklarını çok sıkı biçimde korumuş ve izinsiz kopyacıların fabrikalarının kapatılmasını sağlamıştır. Nobel’in çabalarına rağmen bazı fabrikalar, hafifçe değiştirilmiş bir formül kullanarak kendi dinamitlerini üretmişlerdir. Nobel, patent haklarını çiğneyenlere rağmen dinamit sayesinde büyük bir servet edinmiş ve Nobel Ödülü’nü başlatmıştır.

1940′lardan sonraki yıllar boyunca dünyanın en büyük dinamit üreticisi Güney Afrika’ydı. De Beers 1902 yılında Sommerset West’de bir fabrika kurmuştu. Bu fabrika daha sonra Afrika Patlayıcı ve Kimyasal Endüstrileri isimli kuruluş tarafından işletilmeye başlanmıştı. Ülkedeki büyük dinamit talebinin sebebi Witwatersrand ve çevresindeki altın madenleridir.

Dinamitin sorunlarından birisi, üretiminde ortaya çıkan tehlikelerdir. 1960′larda Somerset West’de çok büyük iki patlama olmuştu. Bu patlamalarda can kaybı yaşanmasına rağmen fabrikanın modüler yapısı ve etrafındaki ağaçların basıncı emmesi zararı azaltmıştı. Bu fabrika 1985 yılında kapatılmıştır.

Dinamitin ana kullanım alanları inşaat, madencilik ve yıkımdı, son yıllarda daha üstün özelliklere sahip patlayıcıların piyasaya sürülmesiyle kullanımı azalmıştır. Şu anda, su altı yıkımlarında asıl patlayıcı ve diğer alanlarda da ek patlayıcı olarak kullanılmaktadır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Dinamit

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

Alfred Bernhard Nobel kimdir

Yazan: admin | Mucitler | Perşembe 25 Şubat 2010 12:45

Alfred Bernhard Nobel (21 Ekim 1833, Stokholm, İsveç – 10 Aralık 1896, San Remo, İtalya), İsveçli kimyager ve mühendis, dinamitin mucidi. Vasiyetiyle Nobel Ödülleri’ni başlatmıştır.

Babası onu kimya mühendisliği eğitimi görmesi için yurtdışına gönderir. İki yıllık süre içinde İsveç, Almanya, Fransa ve ABD’de bulunur. Paris’te bulunduğu süre zarfında dönemin ünlü kimyageri T. J. Pelouze’nin laboratuvarında çalışır. Burada ayrıca güçlü bir patlayıcı sıvı olan nitrogliserini keşfeden İtalyan kimyager Ascanio Sobrero ile tanışır. Alfred Nobel de nitrogliserin ile ilgilenmektedir. Nitrogliserin, baruttan daha güçlü olmasına karşın, basınç ve sıcaklığın etkisiyle kolayca patlamaktadır. Nobel’e göre bu durum nitrogliserinin pratik kullanımını sınırlandırmaktadır.

Nitrogliserin’i patlayıcı madde olarak kullanma yollarını araştırdı. 1863 yılında Stokholm’de az miktarda nitrogliserin yapmaya başladı. Birkaç ay süren araştırmaların sonunda bir patlama ile laboratuvar yıkıldı. Çalışmalarına devam eden Alfred Nobel 1865′te yeni bir fabrika kurdu, bir süre sonra ikinci fabrikasını da açtı. 1864 yılında araştırmalarının sonucunu aldı ve dinamit barutunu buldu. Araştırmalarına devam eden Nobel, 1877′de Balistit adını verdiği yeni bir çeşit barut tasarladı. 1879′da, Paris yakınlarındaki Servan’da bir laboratuvar kuran Nobel, buradaki çalışmaları sırasında dumansız barut adını verdiği ve eşit miktarlarda nitrogliserinle nitroselüloz karışımından oluşan, itici barutu buldu.

Alfred Nobel, 1852′de ailesi tarafından St. Petersburg’a geri çağrılır. Nobel, nitrogliserin ile ilgili çalışmalarına burada devam etmeye çalışır. Ancak, babası Immanuel Nobel’in işleri bozulmaya başlar. Kırım Savaşı’nın sona ermesini takiben Rus ordusu baba Nobel’in işletmesinden silah sipariş etmeyi keser. Baba Nobel, bir kez daha iflas eder. Bunun üzerine baba Nobel iki oğlu Alfred ve Emil ile ile birlikte Stokholm’e geri döner (Diğer oğulları Robert ve Ludvig ise St. Petersburgda kalır).

Birkaç yıl sonra kordit adlı patlayıcı madde konusunda İngiliz hükümeti aleyhine dava açtı, ancak davayı kaybetti. Bu dönemde Fransa’ya karşı kurulan bir ittifakta İtalya ile işbirliği yapan Nobel, aleyhindeki kampanyalar sonucunda Paris’i terk ederek İtalya’nın San Remo şehrine yerleşti, laboratuvarını da oraya taşıdı.

Alfred Nobel, 1863 yılından itibaren nitrogliserin ile ilgili çalışmalarına Stokholm’de devam eder. 1864 yılında çalışmalarını yürütürken bir patlama olur. Kazada, küçük kardeşi Emil ile birlikte dört kişi hayatını kaybeder. Alfred Nobel’in Stokholm şehri sınırları dahilinde çalışma yapması yasaklanır. Bunun üzerine Alfred çalışmalarına Malaren Gölü yakınlarındaki bir mavnada devam eder.

Sentetik bir element olan Nobelyum onun anısına bu isim ile anılmıştır.

Ardımdan bıraktığım gayrimenkulumun ve servetimin tamamı, aşağıdaki şekilde dağıtılacaktır. Kapital, emniyetli bir şekilde Fon’da toplanmalıdır. Bu fon’un geliri her yıl Insanlığa en büyük hizmeti yapan kişilere dağıtılmalıdır. Bu gelir beş ana bölüme ayrılmalı ve aşağıdaki şekilde dağıtılmalıdır. Bir kısım fizik sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım kimya sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısmı fizyoloji ya da tıp alanında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım edebiyat sahasında en büyük eseri yazan kişiye verilmelidir. Bir kısım Milletlerarası barış ve kardeşlik için en büyük çalışmayı yapan kişiye verilmelidir. Fizik ve kimya konusundaki keşifler, Isveç ilim konseyince değerlendirilmelidir. Tıp konusundaki çalışmalar Stokholm’deki Caroline Enstitüsü tarafından değerlendirilmelidir. Edebiyat ve barış konusundaki mükafatlar İsveç Parlementosu tarafından seçilen beş kişilik bir heyet tarafından değerlendirilmelidir. En büyük ve kesin arzum mükafatlar adaylara dağıtılırken kesinlikle milliyet tefrika yapılmamasıdır. En mühimi, mükafatı alacak şahıs bir İskandinavyalı da olabilir, olmayabilir de.

Nobel, San Remo’da 1896 yılında beyin kanaması sonucu öldü. Vasiyetinde, mirasının Nobel Ödüllerinin enstitüleştirilmesi yönünde kullanılmasını ve 33.200.000 kronunun her yıl insanlığa hizmette bulunanlara sunulmasını istemiştir.

Bu ödüller, fizik, kimya, tıp veya fizyoloji, edebiyat ve barışa hizmet olmak üzere toplam beş dalda verilecekti. Nobel’in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı. Ancak 1900 yılında İsveç hükümetinin Nobel Vakfı’nı kurmasıyla, Nobel Ödülleri düzenli olarak verilmeye başlandı. Daha sonra 1968′de İsveç Bankası Alfred Nobel’in anısına bir ekonomi ödülü vermeyi kararlaştırdı, ödül ilk kez 1969′da verildi.

Alfred Nobel, özel öğretmenler tarafından eğitilir. Doğa bilimleri, dil ve edebiyat alanlarına yoğunlaşır. On yedi yaşına geldiğinde İsveççe, Rusça, Fransızca, İngilizce ve Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşabilmektedir. Fizik ve kimyanın yanısıra, onun bir mühendis olmasını isteyen babasının pek hoşuna gitmese de Alfred İngiliz edebiyatına ve şiire de ilgi duymaktadır.

Nobel ödülleri her sene ölüm tarihi olan 10 Aralık’ta verilmektedir.

1833′te varlıklı bir aileden gelen anne Andriette Ahlsell ile mühendis baba Immanuel Nobel’in üçüncü oğulu olarak Stokholm’de dünyaya geldi. Alfred doğduğunda, babası iflas etmişti, dolayısıyla ailesinin maddi durumu iyi değildi. Nobel ailesi 1837′de Finlandiya’ya, 1842 yılında ise St. Petersburg’a taşınır. St. Petersburg’da babası Immanuel Nobel bir atölye açar, annesi ise bir bakkal dükkânı işletir. Baba Nobel, St. Petersburg’da büyük başarı kazanır ve Rus ordusu için silah üretmeye başlar.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Alfred_Bernhard_Nobel

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

1865 tarihi

Yazan: admin | Önemli tarihler | Perşembe 25 Şubat 2010 12:45
  • 14 Nisan – Abraham Lincoln ABD başkanı suikast sonucu öldürüldü (d. 1809)
  • 30 Nisan – Robert FitzRoy İngiliz meteorolog ve denizci (d. 1805)
  • Möbius Şeridi
  • Dolunay ilk kez semada görülmedi. (Şubat)
  • 17 Mart – Gabriel Narutowicz, seçilen ilk Polonya devlet başkanı (ö. 16 Aralık 1922)
  • Amerikan İç Savaşı sona erdi
  • Maxwell Denklemleri geliştirildi
  •  ??? – Bekir Sami Bey (Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Dışişleri Bakanı)
  • 12 Kasım – Elizabeth Gaskell, İngiliz romancı (d. 29 Eylül 1810)
  • 24 Eylül – Mollie McConnell, ABD’li sinema oyuncusu (ö. 1920)
  • Karamuklu köyü kuruldu
  • 13 Haziran – William Butler Yeats, İrlandalı şair, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1939)
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1865

    Tags: , , ,

    Etiketler:, , ,

    Periyodik elementler tablosunu

    Yazan: admin | -1 | Perşembe 25 Şubat 2010 12:45

    Daha sonraları elementlerin atom ağırlıkları yeniden belirlenip periyodik tabloda düzeltmeler yapıldıysa da, Mendeleyev ile Meyer’in 1871 deki tablolarında özelliklerine bakılarak yerleştirilmiş olan bazı elementlerin bu yerleri, atom ağarlıklarına göre dizilme düzenine uymuyordu. Örneğin argon – potasyum, kobalt – nikel ve tellür – iyot çiftlerinde, birinci elementlerin atom ağırlıkları daha büyük olmakla birlikte periyodik sistemdeki konumları ikinci elementlerden önce geliyordu. Bu tutarsızlık atom yapısının iyice anlaşılmasından sonra çözümlendi.

    Mendeleyev’in hazırladığı ilk periyodik tablo 17 grup (sütun) ile 7 periyottan oluşuyordu ; periyotlardan, potasyumdan broma ve rubidyumdan iyoda kadar olan elementlerin sıralandığı ikisi tümüyle doluydu ; bunun üstünde, her birinde 7 element bulunan (lityumdan flüora ve sodyumdan klora) iki kısmen dolu periyot ile altında üç boş periyot bulunuyordu. Mendeleyev 1871 de tablosunu yeniden düzenledi ve 17 elementin yerini (doğru biçimde) değiştirdi. Daha sonra Lothar Meyer ile birlikte, uzun periyotların her birinin 7 elementlik iki periyoda ayrıldığı ve 8. gruba demir, kobalt, nikel gibi üç merkezi elementin yerleştirildiği 8 sütunluk yeni bir tablo hazırladı.

    b) Atom çapı ve hacmi büyür.

    19. yüzyıl başlarında kimyasal çözümleme yöntemlerinde hızlı gelişmeler elementlerin ve bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ilişkin çok geniş bir bilgi birikimine neden oldu. Bunun sonucunda bilim adamları elementler için çeşitli sınıflandırma sistemleri bulmaya çalıştılar. Rus kimyacı Dimitriy İvanoviç Mendeleyev 1860′larda elementlerin özellikleri arasındaki ilişkileri ayrıntılı olarak araştırmaya başladı.

    Periyodik sistemin bugün kullanılan uzun Periyotlu biçiminde, doğal olarak bulunmuş ya da yapay yolla elde edilmiş olan 107 element artan atom numaralarına göre yedi yatay periyotta sıralanır ; lantandan (atom numarası 57) lütesyuma (71) kadar uzanan lantanitler dizisi ile aktinyumdan (89) lavrensiyuma (103) aktinitler dizisi bu periyotların altında ayrıca sıralanır. Periyotların uzunlukları farklıdır. İlk periyot hidrojen periyodudur. Ve burada hidrojen (1) ile helyum (21) yer alır. Bunun ardından her birinde 8 element bulunan iki kısa periyot uzanır. Birinci kısa periyotta lityumdan (3) neona (10) kadar olan elementler, ikinci kısa periyotta ise sodyumdan (11) argona (18) kadar olan elementler yer alır. Bunları, her birinde 18 elementin bulunduğu iki uzun periyot izler. Birinci uzun periyotta potasyumdan (19) kriptona (36), ikinci uzun periyotta rubidyumdan (37) ksenona (54) kadar olan elementler bulunur. Sezyumdan (55) radona (86) kadar uzanan 32 elementlik çok uzun altıncı periyot, lantanitlerin ayrı tutulmasıyla 18 sütunda toplanmıştır ve özellikleri birinci ve ikinci uzun periyottaki elementlerinkine çok benzeyen elementler bu elementlerin altında yer alır. 32 elementlik en son uzun periyot tamamlanmamıştır. Bu periyot ikinci en uzun periyottur ve atom numarası 118 olan elementlerle tamamlanacaktır.

    Periyodik Tablonun Tarihçesi

    I. grup alkali metaller grubudur ; lityum ve sodyumun yanı sıra potasyumdan fransiyuma kadar inen metalleri kapsayan bu grup, farklı özelliklere sahip Ib grubu metallerini içermez. Aynı biçimde, berilyumdan radyuma kadar inen elementleri kapsayan II. grup toprak alkali metallerdir ve IIb grubundaki elementleri kapsamaz. III. grubu oluşturan bor grubu elementlerinin özellikleri, IIIa grubunun mu yoksa IIIb grubunun mu, bu grupta yer alacağı sorusuna kesin bir yanıt getirmez, ama çoğunlukla IIIa grubu elementleri bor grubu olarak düşünülür. IV. grubu karbon grubu elementleri oluşturur ; bu grup silisyum, kalay, kurşun, gibi elementleri kapsar. Azot grubu elementleri V. grupta toplanmışlardır. VI. grup oksijen grubu elementlerinden, VII. grup ise halojenlerden oluşur.

    f) Elementlerin, oksitlerin ve hidroksitlerin baz özelliği artar, asit özelliği azalır.

    Bir Grupta Yukarıdan Aşağıya Doğru İnildikçe ;

    g) Elementlerin indirgen özelliği artar, yükseltgen özelliği azalır.

    e) Elementlerin metal özelliği artar, ametal özelliği azalır.

    c) İyonlaşma enerjisi artar.

    e) Elementlerin metal özelliği azalır, ametal özelliği artar. (8A hariç)

    d) İyonlaşma enerjisi, elektron ilgisi ve elektronegatiflik azalır.

    Periyodik cetvel kimyasal elementlerin sınıflandırılmasına yarayan tablodur. Bu tablo bilinen bütün elementlerin artan atom numaralarına (buna proton sayısı da denir) göre bir sıralanışdır. Periyodik cetvelden önce de bu yönde çalışmalar yapılmış olmakla birlikte, icadı genellikle Rus kimyager Dimitri Mendeleyev’e maledilir. 1869′da Mendeleyev, tabloyu, atomların artan atom ağırlıklarına göre sıralandıklarında belli özelliklerin tekrarlanıyor olmasından oluşturmuştur.

    b) Atom çapı ve hacmi küçülür.

    Bir grupta yukarıdan aşağıya inildikçe,

    Hidrojen elementi bazı tablolarda Ia grubunda gösterilmekle birlikte kimyasal özellikleri alkali metallere ya da halojenlere çok benzemez ve elementler arasında benzersiz özelliklere sahip tek elementtir. Bu nedenle hiç bir grubun kapsamında değildir. Uzun periyotların (4., 5. Ve 6. periyotlar) orta bölümünde yer alan IIIb, IVb, Vb, VIIb, Ib gruplarındaki ve VIII. gruptaki 56 elemente geçiş elementleri denir.

    c) Değerlik elektron sayısı değişmez.

    1869′da, elementlerin artan atom ağırlıklarına göre dizildiklerinde özelliklerinin de periyodik olarak değiştiğini ifade eden periyodik yasayı geliştirdi ve gözlemlediği bağlantıları sergilemek için bir periyodik tablo hazırladı. Alman kimyacı Lothar Meyer de, Mendeleyev’den bağımsız olarak hemen hemen aynı zamanda benzer bir sınıflandırma yöntemi geliştirdi. Mendeleyev’in periyodik tablosu o güne değin tek başına incelenmiş kimyasal bağlantıların pek çoğunun birlikte gözlemlenmesini de olanaklı kıldı. Ama bu sistem önceleri pek kabul görmedi. Mendeleyev tablosunda bazı boşluklar bıraktı ve bu yerlerin henüz bulunmamış elementlerle doldurulacağını ön gördü. Gerçekten de bunu izleyen 20 yıl içinde skandiyum, galyum ve germanyum elementleri bulunarak boşluklar doldurulmaya başlandı.

    d) Elektron ilgisi ve elektronegatifliği artar. (8A hariç)

    Helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radondan oluşan altı soy gaz, tümüyle dolu altı periyodun sonunda yer alır ve bunlar periyodik sistemin 0 grubunu oluştururlar. Lityumdan flüora ve sodyumdan klora kadar uzanan ikinci ve üçüncü periyottaki yedişer element ise sırasıyla I., II., III., IV., V., VI., VII. grupları oluştururlar. Dördüncü periyotta yer alan, potasyumdan broma kadar sıralanan 17 elementin özellikleri farklıdır. Bunların periyodik sistemde 17 alt grup oluşturdukları düşünülebilir, ama bu elementler geleneksel olarak 15 alt grupta toplanırlar ve demir, kobalt, nikel ve bundan sonraki periyotta benzer özellikte olan elementler tek bir grupta, VIII. Grupta yer alırlar. Potasyumdan (19) manganeze (25) kadar olan elementler sırasıyla Ia, IIa, IIIa, IVa, Va, VIa, VIIa alt gruplarında, bakırdan (29) broma (35) kadar olan elementler de Ib, IIb, IIIb, IVb, Vb, VIb, VIIb, alt gruplarında toplanırlar.

    Yaklaşık 1910′da Sir Ernest Rutherford’un ağır atom çekirdeklerin- den alfa parçacıkları saçılımı üzerine yaptığı deneyler sonucunda çekirdek elektrik yükü kavramı geliştirildi. Çekirdek elektrik yükünü elektron yüküne oranı kabaca atom ağırlığının yarısı kadardı. A. van den Broek 1911′de, atom numarası olarak tanımlanan bu niceliğin elementin periyodik sistemindeki sıra numarası olarak kabul edilebileceği görüşünü ortaya attı. Bu öneri H.G.J. Moseley’in pek çok elementin özgün X ışını tayf çizgi- lerinin dalga boylarını ölçmesiyle doğrulandı. Bundan sonra elementler periyodik tabloda artan atom numaralarına göre sıralanmaya başladı. Periyodik sistem, Bohr’un 1913′te başlattığı atomların elektron yapıları ve tayfın kuvantum kuramı üzerindeki çalışmalarla açıklığa kavuştu.

    a) Proton sayısı, nötron sayısı, elektron sayısı, çekirdek yükü, Atom no, Kütle no artar.

    Bir Periyotta Soldan Sağa Doğru Gidildikçe ;

    a) Atom no, kütle no, proton sayısı, atom kütlesi, nötron sayısı, elektron sayısı, değerlik elektron sayısı artar.

    f) Elementlerin oksitlerinin ve hidroksitlerinin baz özelliği azalır, asitlik özellik artar. (8A hariç)

    Lord Rayleigh (Jonh William Strutt) ve Sir William Ramsay’in 1894 den başlayarak soygazlar olarak anılan helyum, neon, argon, kripton, radon ve ksenonu bulmalarından sonra, Mendeleyev ve öbür kimyacılar periyodik tabloya yeni bir “sıfır” grubunun eklenmesini önerdiler ve sıfırdan sekize kadar olan grupların yer aldığı kısa periyotlu tabloyu geliştirdiler. Bu tablo 1930′lara değin kullanıldı.

    Bir periyotta soldan sağa doğru gidildikçe,

    g) Elementlerin indirgen özelliği azalır, yükseltgen özelliği artar. (8A hariç)

    Sağdan sola doğru gidildikçe ise tam tersi olur… aşağıdan yukarı gidildikçe ise tam tersi olur… Bu yüzden çaprazlama gidilirse atom çapı her zaman büyür.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Periyodik_elementler_tablosu

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

    Rus mucitler

    Yazan: admin | Mucitler | Perşembe 25 Şubat 2010 12:45

    Rus (Rusça: Русские—Russkie), genellikle Rusya Federasyonu’nda yaşayan Doğu Slav halkı veya bu halkın soyundan olan kimselere denir. Dünya çapında yaklaşık 136 milyon kişi civarında bir nufüsa sahiptirler.

    Rusların ataları erken ortaçağ zamanlarında Doğu Avrupa Ovası’na göç eden doğu slav boylarıdır. Rusların ayrı bir etnik grup olarak ilk kez tanınması 15. yüzyıla rastlar. Bu sıralarda onlara moskova çarlığı’nın bölgesel bir güç olarak birleşmesinden dolayı Muskovit Rusları deniliyordu. 17. ve 19. yüzyıllar arasında Sibirya ve Rus Uzak Doğusu’na yerleşen Rus göçebeler sayesinde etnik Rus’ların yaşama alanı genişledi.

    Çoğunlukla Ortodoks Hıristiyan ve Moskova merkezli Rus Ortodoks Kilisesi’ne bağlıdırlar. Ateist ve Agnostik olanları da çoktur.

    137 milyon (tahmin)

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Rus

    Tags: , , , , ,

    Etiketler:, , , , ,

    Dmitri Mendeleev kimdir

    Yazan: admin | Mucitler | Perşembe 25 Şubat 2010 12:45

    Daha 32 yaşında iken St. Petersburg Üniversitesi’nde kimya profesörü oldu. Düzenlilikleri araştırmak için, elementleri özeliklerine göre sıraladı. Böylece kimyacıların sessiz bilgisayarı olan periyodik cetveli elde etti. Bu cetvelden yola çıkarak o zaman henüz bilinmeyen bazı elementlerin bulunacağını ve onların bazı özeliklerini öngördü.

    Periyodik tablo, Mendeleyev’in mükemmel yorumculuğu ve üretici zekasının çarpıcı bir ürünüdür. Mendeleyev’in 25 büyük kitaptan oluşan diğer çalışmaları da oldukça ilginçtir. O’nun izomorfizm hakkındaki bilgileri organize etmesi, jeokimyanın gelişmesini sağlamıştır. Ayrıca, kritik kaynama noktasını bulup, çözeltilerin hidrat teorisini geliştirmesi onun büyük bir fizikokimyacı olarak anılmasına sebep olmuştur. Mendeleyev, 70 kadar akademi ve ilim topluluğunun üyesi idi. Kendi deyimiyle onun birinci hizmeti ilmi araştırmaları, ikincisi ise öğretmenlikti.

    1955 yılında Glenn Seaborg başkanlığındaki ABD’li fizikçiler tarafından sentezlenen 101 atom numaralı elemente, Dimitri Mendelyev onuruna “mendelevyum” adı verilmiştir.

    Mendeleyev, St. Petersburg (Leningrad) Üniversitesi’nde kendini tanıttı ve doktorasını ilginç bir konu olan “alkol ve suyun birleşmesi” tezi üzerinde yaptı. Fransa ve Almanya’daki incelemeleri, ona, 1858 Karlsruhe Kimya Konferansına katılma olanağını sağladı. Bu konferansta Avogadro Hipotezi üzerinde ateşli tartışmalar yapılmıştı. Daha sonra, ilk petrol kuyusunu görmek için Pennsylvania’daki petrol bölgelerini gezdi. Rusya’ya döndükten sonra yeni bir ticari damıtma yöntemi geliştirdi.

    Ailesinin 17 çocuğundan en küçüğü olan Mendeleyev’in büyük babası Sibirya’nın ilk gazetesini çıkarıyordu; babası ise bir lise müdürüydü. Mendeleev, ilköğretimini sürgünde yaptı; babası ölünce annesi ona daha iyi öğrenim koşulları sağlamak amacıyla batıya göçtü.

    Bu yorulmaz deneyci ve öğretmen, toplumsal konularla da ilgiliydi. Hükümetin işlerine karışmaması için, verilen emri dinlemektense profesörlükten istifa etmeyi uygun buldu. Liberal düşünceleri destekliyor, saçlarını kestirmeyi reddediyor ve Çar’ın isteklerine karşı koyuyordu. Buna karşın “Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu” müdürlüğüne atandı. Mendeleyev, ilk periyodik cetveli bastırdığı zaman henüz 63 element biliniyordu. Ölümünden bir yıl sonra bilinen element sayısı 86 ya çıkmıştı. Bu hızlı artış, kimyanın en önemli genellemesi olan periyodik cetvel yoluyla sağlanmıştır.

    Varlığını bildirdiği elementlerden bazıları birkaç yıl sonra bulununca periyodik tablonun önemi anlaşıldı ve Mendeleev, büyük bir bilgin olarak tanındı.

    Dimitri İvanoviç Mendeleev, kiril alfabesiyle: Дми́трий Ива́нович Менделе́ев (Dmitriy İvanoviç Mendelyeev)(d. 8 Şubat 1834 Tobalska – ö. 2 Şubat 1907 St. Petersburg), Rus bilimadamı.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Dmitri_Mendeleev

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , ,

    1869 hakkında

    Yazan: admin | Önemli tarihler | Perşembe 25 Şubat 2010 12:44
  •  ? – Abdullah Atıf Osmanlı devleti divan şairi lugatçı (ö. ? )
  • 22 Ocak – Grigori Yefimoviç Rasputin, Rus mistik (ö. 1916).
  •  ? – Abdullah Zühdü Osmanlı Devleti gazeteci (ö. 1925)
  • Jean Louis Marie Poiseuille
  • Mısır’da Süveyş kanalı’nın açılışı
  • 16 Eylül – Thomas Graham, İskoç kimyacı (d. 1805).
  •  ? – Mehmet Emin Kalmuk (ö. 20 Mart 1954), hendese (Geometri) muallimi, telgraf ve telefon müderrisi (Medrese hocası).
  • 8 Ekim – Franklin Pierce, 14. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (d. 1804).
  •  ? – Rakım Elkutlu Klâsik Türk mûsıkisi bestekârı (ö. 1948)
  • 28 Şubat – Alphonse de Lamartine (Alphonse-Marie-Louis de Prat de Lamartine), Fransız yazar, şair ve politikacı (d. 1790).
  • 31 Mart – Allan Kardec, Fransız yazar, Deneysel Spiritüalizm’in kurucusu (d. 1804).
  • 31 Aralık – Henri Matisse, Fransız ressam (ö. 1954)
  •  ? – Barutçubaşı Hovannes Bey Dadyan, Osmanlı döneminde yaşamış Ermeni asıllı mühendis ve müteşebbis (d. 1799).
  •  ? – Ali Şefik Özdemir, (ö. 5 Mayıs 1951) TBMM 6. dönem Siirt milletvekili.
  • Japon İmparatoru Mutsuhito çeşitli sanayi ve finans kuruluşlarıyla üniversitelerin gelişmesi için gerekli adımların atılmasını sağladı. Hiroşima,Tokyo ve Kyoto gibi büyük şehirlerde Tersane,Fabrika ve Üniversiteler kuruldu.
  • 1 Mayıs – (Prens) Aleksandr Menşikov, Kırım Savaşı’nın ilk iki yılında Rus kuvvetlerinin komutanı (d. 1787).
  • 6 Mart – Rus kimyager Dimitriy İvanoviç Mendeleyev Elementlerin periyodik tablosunu yayınladı
  • İlk Çocuk dergisi “Mümeyyiz”, aynı adı taşıyan gazetenin eki olarak yayınlanmaya başladı.
  •  ? – Ahmet Ağaoğlu, yazar ve siyaset adamı (ö. 1939)
  • 9 Eylül – Abdullah Cevdet, Jön Türkler hareketinin önderlerinden, düşünür (ö. 1932).
  • 27 Haziran – Emma Goldman, anarko-komünist yazar (ö. 1940).
  • 23 Aralık – İlk gülmece dergisi Diyojen yayımlandı
  • Maarif Nezareti adı altında Milli Eğitim Bakanlığı kuruldu.
  • Japonya da ilk Gazete basıldı, Demiryolu ağı yapımına başlandı. İlk banka kuruldu ve Genel Nüfus sayımı yapıldı.
  • 22 Kasım – André Gide, Fransız yazar (ö. 1951).
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/1869

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , ,

    metronun icadı

    Yazan: admin | icatlar | Perşembe 25 Şubat 2010 12:44

    Hızlı taşımacılık için kullanılan şehiriçi raylı sistem ve bu sistemde çalışan tren. Metro hatları diğer demiryolları gibi zeminde yer alırlar. Fakat demiryollarından farklı olarak yer altına da inebilirler. Metro sanıldığı gibi sürekli yer altından gitmez.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Metro

    Tags:

    Etiketler:

    Londra

    Yazan: admin | Kategorilenmemiş | Perşembe 25 Şubat 2010 12:44

    Londra metrosu, dünyanın en eski metrosudur. 1863 yılında Metropolitan Railway ismiyle açılmıştır. Burası açıldıktan sonra Madrid ve New York’ta da benzer metrolar yapıldı. Argoda Londra metrosuna Tube denilmektedir. Toplamda 274 istasyon bulunmaktadır. Metroda sigara içmek yasaklanmıştır.

    En önemli turistik mekanları, Parlamento Binası,Tower Bridge, Tower of London (Londra Kulesi), Buckingham Sarayı, Trafalgar Meydanı ve Londra gözü(ingilizce: London eye)’dür (Londra Dönmedolabı). Londra, Merkez şehir (City of London) ve 32 ilçeden oluşur.

    Yurtiçi şubeleri

    Londra (İngilizce: London; telaffuz: ˈlʌndən (Yardım·bilgi)), İngiltere’nin başkenti. 0 derece meridyeninin geçtiği Greenwich Londra yakınlarındadır.

    Adana – Ankara – Antalya – Bursa – Denizli – Diyarbakır – Edirne – Erzurum – Eskişehir – Gaziantep – İskenderun – İstanbul – İzmir – İzmit – Kayseri – Konya – Malatya – Mersin – Samsun – Trabzon – Van

    Londra, etnik olarak dünyanın en mültikültürel şehirlerinden biri. Londra’da yaklaşık 300 farklı dil konuşulmaktadır.[2]

    Londra dünyanın en önemli iş ve finans merkezlerinden biridir. Yaklaşık 8 milyonluk nüfusuyla AB’nin 1. kalabalık kentidir. Bağlı yerleşim birimleri ile birlikte (Greater London) nüfusu 12-15 milyondur. Km²’ye 4.573 kişi düşmektedir. Avrupa’da en fazla beyaz ırk harici insanın yaşadığı şehirdir. 300′den fazla farklı dil konuşulmaktadır.

    Greater london outline map bw.png


    Yeşili bol olan bir şehirdir. Londra’da 143 adet kayıtlı park ve bahçe vardır. Thames Nehri şehri ikiye böler.

    Londra yaklaşık 2 bin yıl önce Romalılar tarafından kurulmuştur. M.Ö. 43 yılında Roma İmparatorluğu’nun Britanya’yı işgali sonrasında Londonium ismi ile kurulmuştur. İsmin kökeni ile ilgili kesin bilgiler olmamakla beraber, anlamının “akan nehir” olabileceği düşünülmektedir. Londra dünyanın dünyanın en eski kentlerinden birisidir. Turizm bakımından ise tarihi eserler büyük müzelerde sergilenmektedir. Kültürleri gerçekten bin yıl önceden dünyaya yayılmaya başlamıştır. Londra’ya dünyanın her tarafından gelenler vardır. Bu da Londra’ nın tarihi bir şehir olmasının sonucudur.

    Uluslararası turizmin kesişme noktasıdır. Dünyanın en kalabalık hava trafiği Londra hava trafiğidir. 5 uluslararası havaalanı bulunmaktadır. Bunların en büyüğü Heathrow’dur. Heathrow dünyanın en fazla uluslararası yolcu taşıyan havaalanıdır [1].

    Yurtdışı temsilcilikleri

    Koordinatlar: 51°30′28″N, 00°07′41″W

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Londra

    Tags: , , , , ,

    Etiketler:, , , , ,

    İngiltere hakkında

    Yazan: admin | Kategorilenmemiş | Perşembe 25 Şubat 2010 12:44

    Birleşik Krallık, I. Dünya Savaşı’ndan zaferle çıktı. Savaş sonunda imparatorluğun en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Ancak sömürgeler yavaş yavaş elden çıkıyordu. 1922 yılında bir ayaklanmayla İrlanda, Birleşik Krallıktan ayrıldı ve 1949’da İrlanda Cumhûriyeti kuruldu. İrlanda Adasının kuzeydoğusunda kalan kısmı Birleşik Krallığa kaldı. 1936′da Mısır bağımsız oldu. Sudan’da İngiliz-Mısır ortak yönetimi kuruldu.

    İngiltere’de her yıl Haziran ayında tenis sporunun en eski turnuvası olan Wimbledon Tenis Turnuvası düzenlenmektedir. Ülke ragbi ve kriket sporlarının da beşiği olarak bilinir.

    İngiltere’nin önemli gelir kaynağı eskiden bu yana ticaretti. Sömürgelerden ve geri kalmış ülkelerden alınan hammaddeler işlenerek yine bu ülkelere satıldığından ekonomik zenginlik büyük boyutlara ulaşmıştı. Sömürgeler bağımsızlıklarını kazandıktan sonra bu durum değişmiştir. Bununla birlikte çok uluslu İngiliz şirketleri (British Petroleum, Imperial Chemical Ins. ve Shell gibi) ve büyük bir ticaret filosu ticaret dengesini ülke lehine destekleyici etmenlerdir. Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Dolayısıyla İngiltere giderek eski ekonomik gücünü yitirmektedir.

    Tudor Hanedanı’ndan 7. Henry ve 8. Henry (1458-1541), parlamentoyu kullanarak ülkede düzen ve birliği sağlamlaştırdılar, krallık otoritesinin halkın kabullenmesini sağladılar. 8. Henry kilisede de reform yaptı ve İngiliz deniz gücünü kurdu. 1. Elizabeth (1558-1603) Anglikanizmi İngiltere’nin resmi dini olarak kabul edip Katolik direnişini kırdı; yenilmez İspanyol armadası’nı bozguna uğratarak, İrlanda’yı İngiltere topraklarına kattı. Saltanatı döneminde edebiyat ve sanatta önemli gelişmeler yaşandı.

    1. Elizabeth’in uzun ve başarılı saltanatında İskoçya’da İngiliz etkisinde farklılık görülmeye başlandı. İngiltere’deki Tudor hanedanıyla, İskoçya’daki Stuart hanedanı arasındaki evlenmeler, iki geleneksel düşmanı birbirine yaklaştırdı. İskoçya Kralı 1. James İngiltere kralı oldu. 1707 yılında iki krallığı birleştiren bir antlaşma imzalandı. Bu tarihten sonra Büyük Britanya tarihi başlar.

    Çalışan nüfusun %40′ını sanayi kollarındakiler oluşturur. İngiltere sanayi devrimini Avrupa’da ilk gerçekleştiren ülkedir. Sanayi 18. yüzyıl’ın ikinci yarısında zengin taş kömürü yataklarının işletilmesiyle başlamıştır. Günümüzde taşkömürü üretimi azalmıştır (yılda 122 Mt) ve hepsi iç tüketimde kullanılmaktadır. Enerjinin ancak üçte biri kömürden sağlanmaktadır. Buna karşılık hidrokarbon tüketimi artmıştır. Bunun önemli bir bölümü (53 Mt petrol, 40 milyar doğalgaz) Kuzey Denizi’nden çıkartılmaktadır. Yine de yılda 20 Mt petrol dışalımı yapılmaktadır. Elektrik üretimi 288 milyar KWh’yi bulur ve bunun 37 KWh’si nükleer santrallardan sağlanır. Çelik üretimi, çoğu dışarıdan satın alınan demir cevherinden olmak üzere yılda 20 Mt kadardır. Gemi yapımı ve motorlu taşıt endüstrileri çok gelişmiştir (2 milyona yakın taşıt, bunun %80′i binek otosu). Uçak sanayi ile birlikte daha birçok sanayi dalını bunlara eklemek gerekir (takım tezgahları, tarım ve demiryolu makineleri, elektrikli makineler vb.)


    Endüstrinin yanında tarım ikinci plandadır. Çalışan nüfusun ancak %5′i tarım alanındadır. Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir. Yetiştirilen başlıca ürünler; buğday (5-10 Mt), patates, şeker pancarı, sebze ve meyvedir. Hayvancılık, tarıma göre daha geniş bir yer tutar: 15 milyon baş sığır, 30 milyon baş koyun. Yılda 1 Mt balık tutulmaktadır. Yoğun gübre kullanımına karşın tarım üretimi nüfusu beslemeye yetmemektedir.

    İngiltere’nin bilinen ilk yerlileri Keltlerdir. Romalılar, Batı Avrupayı istila ederken İngiltere’yi de fethedip (MS 1. yy) adaya “Britania” adını verdiler. Roma egemenliğinin dört yüzyıl sürmesine karşın ülke bu durumdan fazla etkilenmedi. 5. yy’dan itibaren Anglus ve Sakson halklarının karışımından oluşmuş Anglosakson akınları, Keltleri kuzeydeki (İskoçya) ve batıdaki (Galler) dağlık yörelere göç etmek zorunda bıraktı. Bu göçler sonrasında İngiltere büyük ölçüde Anglosakson kültürü etkisine girdi.

    Bu bölümde İngiltere tarihi konu edilmiştir. Birleşik Krallığın tümünün genel tarihi için bkz. Birleşik Krallık tarihi

    İngiltere adı, 5. yüzyıl’da Saksonlar’la birlikte adayı istila eden Cermen halkı Anglus’lardan (İngilizce: kaynaklanır. Angleland (Anglus Diyarı) olarak kullanılan isim, zamanla England şekline dönüşmüştür.

    En eski endüstri kolu tekstildir. Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır. Bununla birlikte dışarıdan alınan pamuk ve hem yerli hem ithal yünle yılda 90.000 ton pamuklu, 185.000 ton yünlü üretilmektedir. Sentetik tekstil üretimi ise 400.000 ton dolayındadır. Kimya endüstrisi tekstile göre daha yeni olmasına karşın büyük bir hızla gelişmiştir. Petrokimya sanayinin (plastik madde, sentetik iplik, kauçuk, vb.) önemi de diğer kimya dallarına (gübre, boya, sabun, vb. üretimi) göre daha fazladır.

    İngiltere, Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden en geniş ve en kalabalık olandır. 60 milyondan fazla olan Birleşik Krallık nüfusunun %85′i (yaklaşık 50 milyon kişi) İngiltere’de yaşamaktadır.

    Üçüncü Henry, Galler ülkesinde uç beyliklerinin gelişmesini destekledi ve 1170 yılında İrlanda’da “Pale” sömürgeleri kuruldu. Birinci Edward, Galler ülkesini fethetti. Etkisini İskoçya’ya kabul ettirmeyi denedi. Daha sonra 14 ve 15. yüzyıllarda İngiltere Krallığı birtakım sosyal, dini, siyasi karışıklıklara sahne oldu.

    İngiltere, dünya çapında ün yapan futbol ligi FA Premier Lig’in anavatanıdır. İngiltere’nin Avrupa kupalarında başarılı olmuş bazı takımları, Liverpool, Nottingham Forest, Manchester United, Aston Villa, Chelsea, Arsenal, Tottenham Hotspur, Everton, Newcastle United, Leeds United’tır.

    Anglosaksonlar 6 ve 7. yüzyıllarda birbirine rakip küçük krallıklar kurdular. Sekizinci yüzyılda Roma İmparatorluğu ve İrlanda’nın etkisiyle Hıristiyanlığı kabul ettiler. 795’te başlayan İskandinav istilası 11. yüzyılın başına kadar birkaç defa tekrarlandı. Danimarkalı Büyük Knud, Büyük Britanya adasını tamamen fethetti. Anglosakson hanedanından Edward (1042-1066) İngiltere’nin bağımsızlığını sağladı. Onun ölümü üzerine tahta geçen Harold’u tanımayan Normandiya Dükü I. William (Fatih William diye de bilinir), taht üzerinde hak iddia etti ve ülkeye beş yıl süren savaşlar sonucunda egemen oldu. Normandiya kralları ve özellikle ilk Anjou’lu hükümdarlar Fransa’da geniş ve zengin topraklara sahiptiler. İngiltere Krallığı bir süre Avrupa’da Somme Vadisinden Pirene Dağları’na kadar uzanan büyük bir mülkün uzantısı gibi yaşadı. Norman işgalinin önemli bir sonucu, Anglosakson kültürüyle Fransa’dan gelen Norman kültürünün birbirine karışması oldu. İngilizce dili de bu kültür karışımından önemli ölçüde etkilendi.

    İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini, ayrıca çevredeki adaları (en büyükleri Isle of Wight) kaplar. Kuzeyde İskoçya, Batıda Galler ile komşudur. Britanya takımadalarında kıta Avrupası’na en yakın olan ülkedir: Fransa’dan sadece 52 km uzunluğundaki Manş Denizi ile ayrılır. Manş Tüneli, ülkeyi kıta Avrupası’na bağlar. Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından geçer. ÇÖŞKŞ İngiltere’nin büyük kısmı alçak tepelerle kaplıdır. Ancak kuzeye doğru biraz daha dağlık bir görünüm alır, Pennine Dağları ülkeyi kuzeyden güneye doğru ikiye ayırır. Buna karşın dağlar fazla yükselmez. En yüksek nokta, 978 m. irtifadaki Scafell Pike zirvesidir.[4] Tepelik bölgeyle dağlık bölge arasındaki sınırı Tees-Exe hattının oluşturduğu kabul edilir. Doğuda düz bir bataklık bölge olan the Fens yer alır. Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla kurutulmuştur. İngiltere’nin en büyük kentlerinin hangileri olduğu tartışmalı bir konudur. Sıralama “kent” kelimesinin farklı tanımlanmasıyla değişmektedir, oturdukları şehrin önemini yüksek göstermek isteyenler kendilerine uygun tanımı seçmektedir. Ancak hangi tanım esas alınırsa alınsın, Londra İngiltere’nin en büyük kenti olduğu gibi dünyanın da önemli kentleri arasındadır. Özellikle merkezi ve kuzey İngiltere’deki bazı kentler nüfus ve faaliyetler açısından önem taşır: Manchester, Birmingham, Leeds, Liverpool, Newcastle, Sheffield, Bristol, Coventry, Leicester, Nottingham ve Hull gibi.

    1929-1930 dünya ekonomik buhranı büyük ölçüde İngiltere’yi de etkisi altına aldı. Ülke, 2. Dünya Savaşı’ndan da zaferle çıktıysa da batı dünyasının liderliğini Amerika Birleşik Devletleri’ne bırakmak zorunda kaldı.

    İngiltere futbol’un merkezi olarak adlandırılır.

    1979′da iktidara gelen Muhafazakâr Parti lideri Margaret Thatcher yönetimindeki yeni hükümet sıkı para politikası ve ücretlerin dondurulması siyaseti ve enflasyonu yenmeye, ülkeye eski istikrarlı ekonomik gücünü kazandırmaya çalıştı. Ancak İrlanda’daki Katolik tehdiş hareketleri ve içerde yabancılara karşı başlayan düşmanlık Thatcher Hükümeti’ni uğraştıran önemli sorunlar oldu. Thatcher’in 1990 yılının sonlarında istifa etmesi üzerine yerine John Major başbakan oldu.

    (Satın alma gücü paritesi)

    İngiltere (İngilizce: England), Birleşik Krallığı meydana getiren dört devletten en büyük ve merkezi olanı. Avrupa’nın batısında, Büyük Britanya adasında bulunur.

    Hindistan, Pakistan, İrlanda ve Afrika’da birçok sömürge bağımsızlıklarına kavuştu. Savaş sonrası seçimleri İşçi Partisi kazandı. 1951′de Muhafazakârlar yeniden iktidara geldilerse de bazı iç ve dış güçlüklerle karşılaştılar. 1952′de Kraliçe II. Elizabeth tahta çıktı. 1951-1964 arasında iktidarda bulunan, Muhafazakâr Parti (Churchill, Eden, Macmillan, Douglas-Home hükümetleri) sosyal ve ekonomik güçlükleri yenmede başarılı olamadı. İşçi Partisi iktidarı döneminde (1964-1970), sterlin devalüe edildiyse de ekonomik bunalım tam olarak giderilemedi. Kuzey Denizi’nde petrol bulunması ülke ekonomisini bir ölçüde rahatlattı.

    İngiltere adı günümüzde yaygın olarak uluslararası medyada ve zaman zaman da resmi düzeyde Birleşik Krallık yerine kullanılır.[3]

    İngiltere, Dünya Kupası’nı kazanan (1966) ülkeler arasındadır.

    Üyeler:

    18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılda İngiltere, sömürgelerden gelen hammadeleri işleme ve bunlara pazar bulma ihtiyacı sayesinde büyük bir sanayi devleti ve sömürge gücü haline gelen bir ülkeydi. 19. yüzyılın başlarında Avustralya, Kanada, Hindistan, Afrika’daki bazı gelişmemiş, güçsüz; fakat hammedesi bol devletlerle, Antil Adaları ve Hong Kong gibi dünyanın büyük bir kısmına yayılan dev bir sömürge imparatorluğu kurulmuştu. Kraliçe Victoria (1837-1901) zamanında İngiltere dünyanın en büyük gücü durumuna geldi. 1877′de Hindistan sömürgeleştirildi. 1882′de Mısır ele geçirildi.

    1642-1651 yılları arasında gerçekleşen İngiltere İç Savaşı sonucunda krallık devrildi. Bunun yerine önce parlamento idaresinde (1649–1653) sonra da Oliver Cromwell iktidarında (1653–1659) kısa süren bir cumhuriyet kuruldu. Cromwell’in ölümünün ardından parlamento iç karışıklıkları önlemek için sürgündeki kral 2. Charles’ı krallığı yeniden kurmak üzere İngiltere’ye davet etti.

    İngiltere’nin en büyük doğal limanı merkezi güney kıyıda yer alan Poole’dür. Bu limanın, Avusturalya’daki Sydney’den sonra, dünyanın en büyük ikinci doğal limanı olduğu iddia edilir.[5]

    Avrupa ile ilişkiler İngiltere Krallığı ile Fransa Krallığını uzun savaşlara sürükledi. Bunların başlıcası 1337-1453 seneleri arasında süren Yüzyıl Savaşlarıdır.

    Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngiltere

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Sonraki Sayfa »